2020-10-27 - 16:54
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, tarım arazilerinin hobi bahçeleri gibi uygulamalarla bölünmelerinin engellenmesi, taklit ve tağşiş ürünleri üreten ve piyasaya arz edenlere yönelik yaptırımların ağırlaştırılmasını da içeren Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Celal Adan, Meclis'in, İstiklal Harbinin en çetin zamanlarından itibaren Türk milletinin vicdanı olduğunu belirtti.

Bugün de aziz milletin vicdanını yaralayan bazı süreçler yaşandığına işaret eden Adan, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron, sulh ve selamet kaynağı olan İslamiyet'i bir yıkım ve terör odağı gibi göstermeye çalışmaktadır. Yüce dinimize hunharca saldırmakta ve İslamofobi'yi her geçen gün kışkırtmaktadır. Maalesef bu hareketler, Fransız Cumhurbaşkanı'nın ne ilk ne de son rezaletidir. Kendisi her fırsatta insanlık onurunu zedeleyecek girişimlerde bulunmaktadır." diye konuştu.

Son yıllarda bu tavrın muhatabının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu belirten Adan, "Türk milletine düşmanlık güden hangi odak varsa derhal onlarla beraber saf tutmayı bir şiar haline getirmiştir. Doğu Akdeniz'de 'Mavi Vatan' hamlemizi baltalamak için Yunanistan'ı kışkırtma vazifesini üzerine alanlardan birisi kendisidir. Libya'dan Suriye'ye kadar nerede terörist, nerede darbeci, nerede katliamcı varsa Fransa Cumhurbaşkanı onların yanında hazır ve nazır durumdadır." değerlendirmesinde bulundu.

Celal Adan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Aziz milletimizi köşeye sıkıştırmak gibi boş hayallere sık sık kapılan Macron'un son umudu ise işgalci bir terör devleti olan Ermenistan'dır. Ermenistan'a silah yardımından diplomatik desteğe kadar pek çok alanda yardımcı olmaktadır. Arkasını yasladığı güce güvenen bu işgalci güruh da iyice kendini kaybederek, Azerbaycanlı kardeşlerimize saldırmaktadır. Üstelik bu saldırıları, savaş meydanlarında cesaretle savaşarak değil, sivil vatandaşların üzerine roket yağdırarak yapmaktadır. Çocukları, kadınları, ihtiyarları katletmek için gözünü karartan Ermenistan'a da onların hamiliğini üstlenen Fransa gibi kirli oyunculara da gereken cevabı Azerbaycan ordusunun kahraman askerleri vermektedir. Her geçen gün Karabağ'da ilerleyiş sürmekte ve esir Azerbaycan toprakları azat edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığıyla, yokluğuyla arkalarında olduğunu bilen kardeşlerimiz bu insanlık düşmanı katil şebekesini Karabağ'dan söküp atacaktır. Buna inancımız tamdır. Anadolu ne kadar Türk yurduysa, Karabağ da aynı derecede vatan toprağıdır. Tarihten silemedikleri mührümüz, yeniden o topraklarda parlayacaktır. Karabağ Türk'tür, Karabağ Azerbaycan'dır."

Adan, konuşmasını vefat eden Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş'a rahmet dileyerek tamamladı.

Adan, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, "Erzurum'un sorunları ve beklentileri", AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, "Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırıları", CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" konularında birer konuşma yaptı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ayrım, Ermenistan'ın Gence'de bir hukuk cinayeti işlediğini belirterek, "Uluslararası kurumlara sesleniyorum: aklınızı başınıza alın. Azerbaycan'ın işgal edilmiş topraklarını iade edin." dedi.

CHP Milletvekili Levent Gök, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın yasaklarla engellenecek bir bayram olmadığını belirterek, uygun şartlarda Cumhuriyet Bayramı'nın kutlanması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, PYD'nin Suriye'de mevzilenmesi üzerine Hatay'ın teröristlerce hedef haline getirildiğini söyledi.

Hataylılara geçmiş olsun dileklerini ileten Dervişoğlu, "Allah ülkemizi her türlü saldırıdan ve felaketten korusun." dedi.

Karaman Ermenek'ten maden ocağı işçilerinin yeniden Ankara'ya yürüyüş kararı aldıklarını belirten Dervişoğlu, yürüyüşü yakından takip ettiklerini, madencilerin haklı mücadelesini desteklediklerini ifade etti.

Fransa'da başta Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron olmak üzere Fransız yetkililerin, Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunmalarını ve İslam karşıtı açıklamalarını kabul etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, "Macron'un bu açıklamalarının ırkçılıktan farkı yoktur. İnsanları inanç, dil, din, mezhep ve renklerine göre ayırmak Orta Çağ'dan kalma bir zihniyet sorunudur. Bizim için Allah katında hak din olan İslam, onu yapılandırma gibi söylemlerle yıpranmayacak, yeryüzünde var olmaya devam edecek, ezan-ı şerif ebediyen yankılanacaktır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Hatay'da eylem hazırlığındaki iki teröristin etkisiz hale getirildiğini hatırlatarak terörle mücadelede büyük başarılar sergileyen güvenlik güçlerini tebrik etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un son derece vahim, sıkıntılı bir sürecin içerisinde İslam'a ve Müslümanlara yönelik politikasıyla, açıklamalarıyla bütün İslam aleminin tepkisini çektiğini söyleyen Bülbül, "Kendilerinin gittiği yol yol değildir. O, üçüncü sınıf bir Napolyon tarzında sanki Doğu'ya şekil verecek gibi kendisini görmeye devam edebilir fakat tarihe baktığında, Cezzar Ahmed Paşa'dan Akka önlerinde Napolyon'un yediği sille ne şekilde olduysa, aynı silleyi de Allah'ın izniyle vurmaya muktedir olduğumuzu tekrar dile getirmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, yarın Mevlit Kandili'nin idrak edileceğini hatırlatarak İslam dünyasının kandilini kutladı.

İskenderun'daki terör eylemi girişimini en sert biçimde kınadıklarını belirten Oluç, "Sivil yurttaşlarımızın bulunduğu yerlerde her gün ve saatte insanların işine gittiği, alışveriş yaptığı mahallerde bu yaşananlar asla kabul edilemez. İskenderun halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." dedi.

Türkiye'de emekli yoksulluğunun tırmandığını savunan Oluç, emeklilerinin yarısının ya çalıştığını ya da iş aradığını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İskenderun'daki terör eylemi girişiminin kahraman güvenlik kuvvetlerinin cesaret, dikkat ve gayretiyle bertaraf edildiğini dile getirerek "Terör örgütü bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti menşei, kaynağı, aldığı güç noktası neresi olursa olsun hiçbir terör örgütüne pabuç bırakmayacaktır. Hiçbir hak talebi teröriste masumiyet, terörizme meşruiyet sağlamaz. Bunun böyle bilinmesi lazım." ifadelerini kullandı.

Mevlit Kandili'nin 28 Ekim'de, Cumhuriyet Bayramı'nın 29 Ekim'de kutlanacağına işaret eden Altay, "Mevlit Kandili'mizi huşuyla, Cumhuriyet Bayramı'mızı coşkuyla kutlayacağız." diye konuştu.

Hükümet kanadından çelişkili bilgiler aldıklarını söyleyen Altay, "Bir ülke, bir milli bayramı, ki bu milli bayram o ülkenin, o devletin kuruluş miladıysa, büyük Atatürk'ün söylediği gibi en kutlu günse, bu bayramda hükümetin kimi yetkililerinin Kovid-19 bahanesine sığınarak vatandaşlarımızın Cumhuriyeti'mizi coşkuyla, hiç şüphesiz maske, mesafe, hijyen kuralına uyarak kutlamasını engelleyecek tedbirler ve uyarılar ortaya koymasını bir talihsizlik olarak değerlendirmekteyiz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, Kovid-19 tanısı sonrasında 58 günlük bir tedavi süreci geçirdiğini anlatarak bu süreçte destekleri nedeniyle bütün milletvekillerine teşekkür etti.

Hatay'daki terör saldırısını bertaraf eden güvenlik güçlerini tebrik eden Akbaşoğlu, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhuriyet'in 97'nci yılının kutlanacağına işaret eden Akbaşoğlu, "Dün hangi badirelerden geçirilerek böyle bir neticeye gelmişsek, bugün de aynı badirelerle, istiklal ve istikbal anlayışı içerisinde yedi düvelle mücadele içerisinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yüce Meclisimizin iradesiyle bağımsız bir duruş sergiliyoruz." dedi.

Akbaşoğlu, bu sene de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının, pandemi şartları çerçevesinde coşku ve heyecanla kutlanacağını dile getirdi.

Alman polisinin Berlin'de Mevlana Camisi'ne dönük saldırgan tutumunu, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un İslam'a karşı giriştiği savaşı ve bazı aşırı sağcı liderlerin maksadını da çok aşan ifadelerini kınadıklarını kaydeden Akbaşoğlu, "Özellikle Fransa ve Almanya'da İslam'a ve Müslümanlara saldırmaya dönük söz, fiil ve davranışlara mutlaka son verilmesi gerektiği ve bu Avrupalı liderlerin daha tutarlı bir yaklaşım ortaya koymaları, kendi ülkelerinde yaşayan bütün vatandaşların talebi olduğu gibi bütün insanlığın da ortak talebidir. Bu konuda hep beraber Fransa'ya, Macron'a gerekli tepkiyi vermek Meclis'in de gündemindedir." şeklinde konuştu.

Mevlid-i Nebi haftasını kutlayan Akbaşoğlu, Hazreti Muhammed'e yapılan saldırıları kınadıklarını ifade etti.

TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul'da İYİ Partinin "Hayvancılığın sorunları" grup önerisi görüşüldü.

İYİ Parti adına söz alan Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Türkiye'nin bir tarım ülkesi olduğunu belirterek son yıllarda izlenen olumsuz tarım politikası nedeniyle neredeyse her üründe ithal eder duruma gelindiğini savundu.

Yokuş, artan maliyetler nedeniyle üreticilerin zarar ettiğini ve bu yüzden de vatandaşların tarım sektöründen kaçarak başka sektörlere yöneldiğini belirtti.

Hayvancılıkla uğraşan üreticilerin de borçlarını ödeyemediklerini, devletin bu borçları silmesi gerektiğini dile getiren Yokuş, üreticilerin sorunlarının çözülmesi için kapsamlı bir desteğin sağlanmasını istedi.

AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu, Tarım ve Orman Bakanlığının pandemiye karşı her türlü önlemi aldığını, Türkiye'nin AB ülkeleri arasında toplam hayvan varlığında birinci sırada olduğunu söyledi.

Çivitcioğlu, büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısının her geçen gün arttığını ve bunun da AK Parti iktidarlarının bir başarısı olduğunu vurguladı.

Salim Çivitcioğlu, çiğ süt destekleme fiyatının artırılarak üreticilere destek verildiğini de belirtti.

Partisinin "Grip Salgını"na ilişkin grup önerisi üzerine söz alan HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, Sağlık Bakanlığının pandemi sürecini iyi yönetemediğini ve tüm uyarılarına rağmen grip aşısını zamanında temin edemediğini savundu.

Eksik, İngiltere, Almanya, Yunanistan ve İran gibi ülkelerin grip aşı stoklarını tamamladıklarını ancak Türkiye'nin bu konuda gereken adımları atmadığını ileri sürdü.

CHP'nin "Suudi Arabistan'ın Türk mallarını boykot kararına" ilişkin grup önerisi üzerine CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında çok eskiye dayalı bir dostluk olduğunu, her iki ülke arasındaki ticaretin 6 milyar dolara ulaştığını ama son birkaç yıldır Türkiye'nin bu ülkeyle siyasi kriz yaşadığını belirtti.

Türk mallarının gümrüklerde tutulduğunu, Arabistan'da birçok firmanın Türk markalarını kullanmayacaklarına yönelik bir tutum ortaya koyduğunu ifade eden Güzelmansur, bu durumdan Türk firmalarının çok büyük zarar ettiğini kaydetti.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan da resmi olmayan ambargo söylemlerini takip ettiklerini, Türkiye'nin Suudi Arabistan'la olan tarihi bağlarının, ortaya çıkan sorunları giderecek güçte olduğunu söyledi.

Hükümetin konuya kayıtsız olmadığını dile getiren Özcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümetin ilgili birimlerinin konuyu takip ettiklerini vurguladı.

İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

AK Parti'nin TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi.

Kabul edilen öneriye göre Genel Kurul, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin bugün bitmemesi durumunda, 28 Ekim Çarşamba günü saat 14.00'te toplanacak.

TBMM Genel Kurulunda, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam ediliyor.

Teklifin ikinci bölümü üzerine söz alan İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Pandemi sürecinde bütün dünyanın üzerine titrediği tarım kesiminin yok sayıldığını iddia ederek, yeni ve milli bir tarım politikası oluşturulmasını önerdi.

Tarımsal üretim için kullanılan mazotta ÖTV'yi kaldırmayı tavsiye eden Ataş, çiftçinin tarımda kullandığı elektrikte indirimli tarifeye gidilmesi, çiftçilerin tarım kredi kooperatiflerine ve bankalara olan borçlarını faizsiz, uzun vadeli yapılandırılması gerektiğini savundu.

Çiftçiye doğrudan etki etmeyecek düzenlemeler yerine, çiftçinin beklentilerini karşılayacak düzenlemeler yaparak tarımın hak ettiği yere getirilmesi gerektiğini dile getiren Ataş, "Doğru politikalarla doğru planlama ve bakış açısıyla tarımı ayağa kaldıralım. Tarım, krizde olan ekonomi için tünelin ucundaki ışıktır." diye konuştu.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, teklifin ikinci bölümünde tarım arazilerinin bölünmesinin önlenmesi konusunda maddeler olduğunu, MHP'nin tarım arazilerinin bölünmesine karşı olduğunu söyledi.

Mevcut tarım arazilerini korumanın yanı sıra yeni tarım arazilerinin de edinilmesi gerektiğini kaydeden Aycan, "Hem tarım arazilerinin bölünmesini hem de amaç dışı kullanımı önlememiz gerekiyor." ifadesini kullandı.

Tarım arazilerinde modern sulama sistemlerinin önemine işaret eden Aycan, modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak için yapılacak desteklemeleri doğru ve yerinde bulduklarını belirtti.

Şehir merkezlerinde belediye zabıtalarına da tekrar gıda denetim yetkisinin verilmesini önerdiklerini kaydeden Aycan, "Özellikle perakende satışta mutlaka zabıtalar da devreye girmelidir ve böylece daha etkin bir gıda denetimi yapmamız da mümkün olacaktır." ifadesini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron'un açıklamalarına işaret eden Aycan, "Macron'un, Fransa'nın, beraberinde Avrupa'daki özellikle Hollanda ve Avusturya'nın dinimize, Peygamberimize, devletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yaptığı saldırıları nefretle kınıyorum ve aklını başına almaya davet ediyorum. Türk düşmanlığının, Türkiye düşmanlığının, İslam düşmanlığının körüklenmesinin kimseye yararı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları Oruç, Hatay, Adana ve Mersin'de çıkan orman yangınlara işaret ederek, "Orman yangınlarının en temel sebebi sermayeye, maden şirketlerine, inşaata yer açmak, ruhsatlar vermeyi meşrulaştırmakken bir yandan ama Hatay'daki yangını çok daha farklı ele almak, orada neler oluyor, siyaseten ne amaçlanıyor, bu konuyla ilgili de oranın vatandaşları kaygılı. Bizler de büyük bir kaygı taşımaktayız." diye konuştu.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, iktidarın mutsuz bir çiftçi kitlesi yarattığını iddia ederek, çiftçinin artık üretim yapmak istemediğini savundu.

Çiftçinin borcunu değil ancak faizini ödeyebildiğini kaydeden Gaytancıoğlu, "Ben beklerdim ki tarım torba yasasında 'Biz çiftçinin borcunu nasıl yapılandıracağız?' Bunu konuşalım. Çiftçi, traktörünü ipotek ederek borcunu ödüyor." dedi.

Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'inin çiftçiye destek olarak verilmesi noktasında çıkan yasa üzerinde uzlaşı sağlandığını hatırlatan Gaytancıoğlu, "Siz, hiçbir zaman vermediniz. Biz, size rakamlarıyla hesapladık. Çiftçiye 175 milyar lira borcunuz var. Alacağınız da aşağı yukarı 160 milyar lira kredi borcu. Gelin bu borcu silin. Madem bir torba yasa çıkartıyorsunuz amacına ulaşsın." diye konuştu.

AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, AK Parti hükümetlerinin üretime değer verdiğini belirterek, "Bu yasa teklifi ile yaşanması muhtemel sorunların önüne geçilecek. Üretime omuz verilmiş olacaktır." ifadelerini kullandı.

Bu kanun teklifinin Adana için büyük önem taşıdığına dikkati çeken Doğru, Karataş İlçesinde Tarıma Dayalı İhtisas Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesinin kurulacağını bildirdi.

Proje ile toprak havuzlarda tarla balıkçılığı yapılarak, atıl olan alanların değerlendirileceğini anlatan Doğru, en az 250'si su ürünleri mühendisi olmak üzere yaklaşık 3 bin kişinin istihdam edileceğini söyledi.

Tam kapasite ile çalıştığında yıllık 35 bin ton üretimle yaklaşık 2,5 milyar lira katma değer oluşturacağını bildiren Doğru, Karataş ilçesinde kurulacak Tarıma Dayalı İhtisas Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi alanının yaklaşık yüzde 60'ının toprak havuzlardan oluşacağını açıkladı.

Hükümetin ne pahasına olursa olsun üretimi desteklemeye devam edeceğini vurgulayan Doğru, "Dünyanın içinden geçmekte olduğu bu zorlu süreçte dahi devletimiz bütün kaynakları üretim için seferber edilmiştir. AK Parti hükümetleri olarak üretimi teşvik etmek ve üreticiyi desteklemek adına hiçbir konuda elimizi taşın altına koymaktan çekinmiyor ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. " diye konuştu.

Teklifin ikinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşmelerine geçildi.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****