2010-11-10 - 16:20
TBMM GENEL KURULU...
Büyük Önder Atatürk'ün ebediyete intikalinin 72. yılı nedeniyle TBMM Genel Kurulunda 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Büyük Önder Atatürk'ün ebediyete intikalinin
72. yılı nedeniyle TBMM Genel Kurulunda 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Genel Kurul, Başkanvekili Nevzat Pakdil'in başkanlığında toplandı.

Pakdil, bugün ulu Önder Atatürk'ün ölümünün 72. yılı olduğunu
anımsatarak, Genel Kurulu Atatürk'ün aziz hatırası önünde 2 dakikalık saygı
duruşuna davet etti.

Saygı duruşunun ardından Pakdil, Atatürk ve silah arkadaşlarıyla 1.
Mecliste görev yapan milletvekillerini minnet ve şükranla yad ettiğini
kaydetti.

Gündem dışı söz alan AK Parti Milletvekili İbrahim Yiğit, Büyük Önder'i
şükran ve minnetle andıklarını ifade etti. Büyük Atatürk'ün yok olma sürecinde
bir imparatorluktan çağdaş bir ülke ortaya çıkardığını, eşsiz dehasıyla
imkansızlıklar içerisinde kendilerine çağdaş Türkiye Cumhuriyeti devletini teslim
ettiğini belirten Yiğit, ''Bize düşen en büyük görev ise ülkemizi O'nun istediği
seviyeye ulaştırmaktır'' dedi.

O'nu anmanın en güzel şeklinin Büyük Önder'i anlamaya çalışmak olduğunu
ifade eden Yiğit, Büyük Önder'in birçok alanda büyük devrimler gerçekleştirdiğini
vurguladı.

Atatürk'ün, kurduğu Cumhuriyetle, bireylerin ülke yönetiminde söz sahibi
olmasının sağladığını, öğretim birliğinin kabulüyle, eğitimdeki ikili uygulamaya
son verildiğini, harf devrimini gerçekleştirerek kurduğu devletin daha çağdaş
olması için önemli adımlar atıldığını belirten Yiğit, Atatürk ve arkadaşlarının
özgürlük ve bağımsızlık konusunda tutsak ülkelere örnek olduklarını kaydetti.

Yiğit, her 10 yIlda yapılan anti-demokratik uygulamalar ve darbelere
rağmen halkın onurunu koruyarak demokrasiye sahip çıktığını kaydetti.

Yiğit, ''Önemli olan O'nu ölüm yılında ve benzeri önemli günlerde değil
her zaman hatırlamak ve çizdiği yolu geliştirmek ve ilerletmek olmalıdır''
dedi.

İzmir Milletvekili sıfatıyla söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural,
7 düvele karşı milli mücadelenin önderi olan Gazi Mustafa Atatürk'ü rahmet,
minnet ve şükranla andığını söyledi.

Aradan geçen 72 yıllık sürede hem şahsına ve hem de eserlerine yönelik
içerden ve dışardan yapılan hayasız saldırılara rağmen Atatürk'ün aziz
hatırasının ve kurduğu kurumların hala dimdik ayakta olduğunu belirten Vural,
''O'nun en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Buna
yürekten inanıyoruz ve bu konuda kararlıyız'' dedi.

Atatürk'ün çeşitli konuşmalarından alıntılar yapan Vural, ''Gerçek itibar
milli benliğe sahip çıkmakla olur. Milleti yamalı bohçaya dönüştüren anlayışla,
milli benliğe yapılan saldırılarla, dışarıdan gelecek alkışlarla itibar
kazanamazsınız. Olsa olsa milletin intizarını alırsınız. Tarihle, milletle,
vicdanla ağır helalleşme sorunları yaşarsınız. Kimliğini ve benliğini
çatıştırarak, parçalayarak itibar kazanılmaz. Yabancı başkentlerde planlanan
küresel projelerle Türkiye itibar kazanmaz'' diye konuştu.

CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, Atatürk'ün bağımsız bir ülke için
yola çıktığını belirterek, bir Cumhuriyet kurmak istediğini ve Cumhuriyeti
''kimsesizlerin kimsesi'' olarak tarif ettiğini vurguladı. Küçük, ''İki büyük
eser bırakıyorum'' diyerek CHP ve Türkiye Cumhuriyetini işaret ettiğini
kaydetti.

Atatürk'ün eğitime verdiği öneme işaret eden Küçük, toplumu din ve ümmet
toplumu olmaktan çıkardığını ve ulus devleti kurduğunu söyledi. Küçük, ''Laikliği
temel aldı, bu ülkenin çimentosu yaptı. Onun için Türkiye Cumhuriyeti bugün
dünyada çoğunluğu Müslüman olup da laik ve demokratik olan tek ülkedir. Bu
rastgele bir şey değildir. Bu, Mustafa Kemal'in ileri görüşlülüğüdür'' diye
konuştu.

Bugün Atatürk'ü anlamayanların, yeteri kadar anlaşılmasını istemeyenlerin
olduğunu ve sıradanlaştırmak isteyenler bulunduğunu ifade eden Küçük, ''O elbette
bir insandı ama aynı zamanda çok büyük önder ve liderdi. Onun aydınlık yolunda
kararlı bir şekilde yürüyeceğiz. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının ruhu şad olsun,
Türk milletinin başı sağ olsun'' diye konuştu.

Pakdil, gruplar adına da parti temsilcilerine yerlerinden söz verdi.

BDP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Mustafa Kemal ve
çalışma arkadaşlarını saygıyla andığını kaydetti.

''Bizim Mustafa Kemal'i nasıl andığımız kadar Mustafa Kemal'in de bizi
nasıl anladığı önemli'' diyen Uras, yıllarca İstanbul Üniversitesi'nde ''Devrim
Tarihi'' dersi verdiğini anımsattı.

Mustafa Kemal'in en sevdiği cümlesinin ''Benim havarilerim yoktur''
olduğunu kaydeden Uras, şöyle devam etti:

''Ama ortalık havariden, mirasyediden ve reddi miras yapanlardan
geçilmiyor. Egemenliğin kaynağının halk olmasıyla, halkın kendi kendini yönetmesi
birbirini tamamlayan ilkelerdir. Cumhuriyeti kim denetler, sorusunun tek yanıtı
demokrasilerde vardır. Cumhuriyeti Mustafa Kemal kurdu, demokratik sosyal bir
cumhuriyeti yaratmak halen önümüzde bir hedeftir. Söylediklerimizle yaptıklarımız
arasındaki farkla yüzleşmek bizim hedefimizdir. Ulus devlet nasıl neo liberal
devlete dönüştü, nasıl herkesin kendi kimliği, kültürü, dili ve diniyle
yaşayacağı ve tek dil ilkesinin Lozan ile bağdaşmadığı bir zeminde bu dönüşümü
nasıl yapacağız meselesini önümüze alırsak, 10 Kasım'ları daha hayırla
anarız.''

CHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Atatürk'ün milli
mücadele, başkaldırı, Kurtuluş Savaşı, direniş ve kalkınma olduğunu belirterek,
ölümünün 72. yılında sevgi ve saygıyla andığını söyledi.

Atatürk'ün eserlerinin aradan 72 yıl geçmesine rağmen günümüzde de
öneminden hiçbir şey kaybetmediğini, her gün daha fazla değer kazandığını
kaydeden İnce, ''10 Kasım, kazanımlarımızı sahiplenme, güçlendirme ve geleceğe
taşıma günüdür. 10 Kasım, bir kararlılık günüdür, Atatürk'ün gösterdiği yolun ve
koyduğu hedeflerin her zamankinden daha fazla sahiplenilmesi gereken gündür.
CHP'liler olarak ilke ve devrimlerine bağlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz''
diye konuştu.

MHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Atatürk'ün
kişiliği ve fikirlerinin milli mücadelenin başlatılmasında çok önemli olduğunu
vurguladı.

O fikirlere iyi bakmak gerektiğini ifade eden Şandır, manda istenen
günlerde Atatürk'ün iradesinin bugünkü cumhuriyeti belirleyen çok temel bir
faktör olduğunu belirtti.

Atatürk'ün devleti, bu topraklarda yaşayan halkın adı olarak tanımladığı
Türk milletinin üzerinde bir milli devlet olarak kurduğunu belirten Şandır,
''Şimdi bu kurucu hukuku değiştirmeye dönük siyaset ve hukuk geliştirme
Atatürk'ün iradesine ve hatırasına haksızlıktır'' diye konuştu.

Şandır, cumhuriyetin kuruluşu ve yaşatılmasının ''mucize'' olduğunu
kaydederek, ''Ülkemizin ve milletimizin geldiği bu noktayı ciddi bir başarı
olarak görüyorum'' diye konuştu.

AK Parti Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, ''Biz de
AK Parti Grubu olarak Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikal
edişinin 72. yılında kendisini ve silah arkadaşlarını şükranla, minnetle
anıyoruz'' dedi.

Atatürk ve ekibinin en büyük armağanının cumhuriyet olduğunu kaydeden
Canikli, cumhuriyetin ileri demokrasiyle taçlandırılması, milletin özgür bir
ortamda kendisini ifade etmesinin sağlanmasıyla, içeriğinin doldurulması
gerektiğini kaydetti.

Canikli, ''Bu iradeyi ortaya koyanların hatırasına samimi olarak saygı
duyacak ve izinden gideceksek biraz önce söylediğim hususların yerine getirilmesi
gerekir. Bunları yerine getirebildiğimiz ölçüde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının
hedeflerine ulaşma imkanımız olur ve onların hatıralarına sahip çıkmış oluruz''
dedi.

Türkiye Cumhuriyetinin bu yolda önemli mesafeler aldığını kaydeden
Canikli, ''Bu yolda çalışmaların sürdürülmesi gerekir. Bu doğrultuda
çalışmalarımıza devam edeceğiz'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, Trakya Birlik'in
uyguladığı politikaları ele alınması amacıyla TBMM Araştırması açılması kabul
edildi.

Genel Kurulda, CHP'nin, Trakya Birlik ile ilgili verdiği araştırma
önergesinin bugün ele alınmasına ilişkin önerisi ele alındı.

CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır, Trakya Birlik'in, ayçiçeği
üreticisinin menfaatlerini korumakla yükümlü, fiyatların belirlenmesinde önemli
rolü olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet'in en önemli kurumlarından bir tanesinin Trakya Birlik
olduğunu dile getiren Çakır, ''Trakya Birlik'e sahip çıkmak, etkinliğini ve
önemini artırmaya çalışmak gerekmektedir'' dedi.

Türkiye'de yağ sektörünün uluslararası tekelin altına girdiğini dile
getiren Çakır, ''Böyle devam ederse, ulusal yağ sanayicisi bulamayız'' diye
konuştu.

''Asıl olan Cumhuriyet'in göz bebeği kurumları koruyabilmek'' diyen
Çakır, ''Birliklerin özel hale getirilmesi politikasının yanlış olduğunu''
söylediklerini anımsattı.

Trakya Birlik'in bu politikalarla Türkiye'de ayçiçek üreticisine uzun
yıllar hizmet edemeyeceğini belirten Çakır, ''Trakya Birlik, sadece öngörüsü
yanlış olduğu için hak etmedikleri halde uluslararası ve yerli sanayicilere
önemli bir oranda para transferi yapmıştır'' diye konuştu.

MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı, Ergene nehri için ''kirli''
ifadesini kullanmanın haksızlık olacağını ifade ederek, ''Ergene, resmen zehir,
ölüm saçıyor'' dedi.

''Trakya'da tarım bitiyor'' ifadesini kullanan Nalcı, çiftçinin hem
Ergene konusunda hem de ektiğinin karşılığını alamama noktasında zor durumda
olduğunu savundu.

Trakya'daki su havzalarının tek elden yönetilmesi için kanun teklifi
getirdiklerini ancak bunun kabul edilmediğini anımsatan Nalcı, ''Ergene'nin
akıttığı zehir tahıllara da geçmekte. Trakya, bunun vebalini sizden soracak''
diye konuştu.

MHP Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu, Trakya Birlik'in fiyat
politikasını eleştirdi.

Uslu, bu politikalarla üreticinin ayçiçek ekiminden vazgeçmek zorunda
kalacağını ileri sürdü.

AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, hükümetin yerli üretimin
artırılmasına yönelik desteklemelerde ciddi artış yaptığını ve havza bazlı üretim
modeline geçildiğini kaydetti.

Trakya Birlik'in siyasetin içine çekilmesine prim verilmemesi gerektiğini
söyleyen Budak, ''Hükümet olarak Trakya Birlik'e fazlasıyla sahip çıktık,
çıkıyoruz. Buna rağmen Türkiye'nin yağ ithal ediyor olmasını sindirmemiz mümkün
değil'' dedi.

Yapılan oylamada, CHP'nin önerisi kabul edildi.

Öngörüşmelerin tamamlanmasının ardından önerge sahipleri ve gruplar adına
söz alan olmayınca oylamaya geçildi ve Trakya Birlik'in uyguladığı politikaları
ele almak için TBMM Araştırma Komisyonu kurulması kabul edildi.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, deprem konutları
yapımı konusunda Tunceli'ye yönelik bir ayrımcılığın kesinlikle söz konusu
olmadığını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin
yasa tasarıları görüşülüyor.

TÜRKSOY'a ek arsa tahsisini öngören anlaşmanın onayına ilişkin tasarı
üzerinde kişisel olarak söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın hafta sonunda Elazığ'da depremden etkilenen vatandaşlar
için yaptırılan konutları teslim ettiğini anımsattı.

Aynı depremde Tunceli'nin bazı yerleşim birimlerinin de etkilendiğini
belirten Genç, evleri etkilenen vatandaşlar için ev yapılmadığını söyledi.

Hükümet adına Genç'e yanıt veren Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, deprem
bölgesinin noktasal olarak belli olduğunu, depremin hangi alanları etkilediğinin
teknik olarak belirlendiğini kaydetti. Yılmaz, ''Burası hukuk devleti, hukuk neyi
emrediyorsa o yapılıyor. Tunceli'ye yönelik ayrımcı muamele kesinlikle söz konusu
değil. Deprem etkinlik raporlarında çıkan sonuç ne ise oralara bu uygulamalar
yapılmaktadır'' dedi.

Kırsal alanda yeterli sağlamlıkta olmayan geniş bir yapı stokunun
bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, bu konuda bir dönüşüm sürecinin yaşandığını
anlattı.

Deprem kapsamına girmediği halde Özel İdare yoluyla pozitif bir
ayrımcılığın yapıldığını dile getiren Yılmaz, Tunceli'de özel bir model
uygulandığını, üniversiteye ciddi yatırımlar yapıldığını, duble yol
uygulamalarında kişi başına bakıldığında Tunceli'nin diğer illere göre çok daha
iyi durumda olduğunu ifade etti.

Yılmaz, ''Milletvekilimiz yok diye Tunceli'ye kesinlikle farklı bir
şekilde bakmadık, bakmayacağız. Tunceli halkına elimizden gelen tüm imkanlarla
hizmet edeceğiz. Geçmişte hiçbir dönemde yapılmadığı ölçüde Tunceli'ye yatırım
yaptık, yapmaya da devam edeceğiz'' diye konuştu.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Kürt sorunu
siyaseten ranta dönüştürülmemelidir'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi
(TÜRKSOY) arasında TÜRKSOY'a İlave Arsa Tahsisi Hakkında Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerinde konuşan Sakık, AK
Parti'nin ''Kürt sorunun çözümüyle ilgili bir projesinin olmadığını'' savundu.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in açıklamalarını anımsatan Sakık, ''Bir
halkın kültürünü, kimliğini yok sayarsan, bu kaba ve yaralayıcı değil midir?''
diye sordu.

Sakık, ''Silahlar sustu diye 'sorun yok' diyemeyiz. Çözüm yeri TBMM'dir.
Kürt sorunu siyaseten ranta dönüştürülmemelidir'' dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, CHP Tunceli Milletvekili
Kamer Genç'in ''Tunceli'ye hiç bir şey yapılmamış gibi'' konuştuğunu ve kamuoyunu
yanlış bilgilendirdiğini belirtti.

Tunceli'de çadırda yaşayan hiç kimse olmadığını dile getiren Ataş,
''Tunceli, 7 yılda, 70 yılda almadığı hizmeti almıştır'' dedi.

Genç de ''Ben daima doğruları söyledim. Mustafa bey, madem ki çok hizmet
getirdin, gel Tunceli'de karşımda aday ol'' diye konuştu.

Tasarının oylamasında toplantı yeter sayısı bulunamayınca, TBMM
Başkanvekili Nevzat Pakdil, yarın saat 14.00 toplanmak üzere birleşimi kapattı.(16.20)