2019-06-18 - 16:25
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Askeralma Kanunu Teklifi'nin ilk 30 maddesini içeren birinci bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin vefatına ilişkin, "Ona bu muameleyi reva görenler silahların gölgesi altındaki yönetimleriyle hiçbir zaman gerçek manada iktidar olamayacaklar ve hayatlarının geri kalanını kendi halklarından korkarak geçirmek zorunda kalacaklardır." dedi.

Bilgiç'in başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulunda, Mısır'da mahkeme salonunda hayatını kaybeden ülkenin demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi için başsağlığı mesajları paylaşıldı.

Bilgiç, dün akşam saatlerinde Mısır'ın demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin şehadetini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Mursi'nin, 2012'de halk oyuyla seçiminin hemen ertesinde kanlı bir darbe ile devrildiğini, 6 yıllık gayri insani koşullarda geçen hapishane hayatının sonunda cunta mahkemesinin önünde Hakk'ın rahmetine kavuştuğunu ifade eden Bilgiç, şunları söyledi:

"Darbelerden çok çekmiş bir ülke olarak Mısır halkının ve Mursi'nin demokrasi mücadelesine Türkiye olarak yakinen şahitlik ettik ve bu süreçte seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'nin hep arkasında olduk. Sayın Mursi, kendi büyük tarihsel misyonunu dün itibarıyla tamamladı. Daha doğrusu o büyük misyonu tamamlamasına fırsat verilmedi. Fakat biz bundan sonra da Mısır'ın demokrasi özlemi çeken halkının yanında olmaya devam edeceğiz."

Mursi'nin verdiği demokrasi ve adalet mücadelesinin Mısır'ın kadim tarihinde bir dönüm noktası olduğunu belirten Bilgiç, tarihin emperyalist güçlerin ve zillet içindeki yerli iş birlikçilerinin Mısır'da iktidarı silah zoruyla hukuksuz bir biçimde gasbedilişini ve buna göz yumanları utançla kaydedeceğini vurguladı.

TBMM Başkanvekili Bilgiç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ona bu muameleyi reva görenler silahların gölgesi altındaki yönetimleriyle hiçbir zaman gerçek manada iktidar olamayacaklar ve hayatlarının geri kalanını kendi halklarından korkarak geçirmek zorunda kalacaklardır. Nitekim Mursi'nin naaşının, ailesine teslim edilmesine ve doğduğu topraklara defnedilmesine mani olanların içinde bulunduğu ruh hali tam da budur. Cenazeye ve ölüye saygı en temel evrensel insani vecibe iken Mursi'nin naaşına ve sevenlerine yapılan bu saygısızlığın da başka bir izahı yoktur. Gerçek özgürlük, insanın zihnen ve vicdanen özgür olmasıdır. Mursi'nin bedeni hapsedilmişti fakat vicdanı hür ve temizdi. Bu sebeple o, Mısır halkının ve demokrasiye samimi bir şekilde inanan bütün insanların gönlünde ebediyen taht kuracaktır. Onu hukuksuzca hapsedenler ise bugün belki bedenen özgürler ama Mısır halkının vicdanında ebediyen mahkum olmuşlardır.

Uluslararası camianın Mısır'da bundan 6 sene önce demokrasiye karşı yapılan darbeyi içine sindirmekte hiç zorlanmadığını biliyoruz. Temennim odur ki Mursi'nin vefatı uluslararası kamuoyunda bir vicdan muhasebesine vesile olur. Bir kez daha Mısır'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye Allah'tan rahmet, Mısır halkına ve tüm İslam dünyasına başsağlığı diliyorum."

Bilgiç, konuşmasının ardından üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Mursi'nin şehadetine ilişkin yaptığı konuşmada, mert bir adamın Hakk'a yürüdüğünü belirterek, "Mursi artık özgürdür. Allah kendisine rahmet eylesin." dedi.

İşler, "Ben eminim ki ümmet-i Muhammet ve aziz milletimizin vicdan sahibi her bir bireyi Mursi'nin katilleri gibi yaşamaktansa onun gibi şehit olmayı arzulamaktadır. Anadolu'nun ve İslam coğrafyasının mümbit topraklarında Mursi ile ile aynı yolda yürüyecek binlerce genç yetişmektedir. Onun kurduğu hayal bir gün muhakkak gerçekleşecektir." diye konuştu.

Emrullah İşler, konuşmasının ardından Mursi için dua istedi. Milletvekilleri oturdukları sıralardan Mursi için Fatiha okudu.

Genel Kurulda, İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, "Aksaray'ın il oluşunun 30. yıl dönümü", AK Parti Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, "Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü" dolayısıyla gündem dışı söz aldı.

Yerlerinden söz alarak konuşma yapan milletvekilleri de Mursi'nin vefatı dolayısıyla mesajlarını paylaştı.

TBMM Genel Kurulunda, Mısır'da mahkeme salonunda hayatını kaybeden ülkenin demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için başsağlığı mesajları paylaşıldı, Mısır halkı ile dayanışma vurgusu yapıldı.

Genel Kurulda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i, vefatının 4. yılı dolayısıyla saygı ve rahmetle andığını belirtti.

TÜİK'in açıkladığı işsizlik verilerinin, genç işsizliğin geldiği noktayı gözler önüne serdiğini dile getiren Türkkan, "Hükümet bu gerçeği artık görmeli. Tüm yoğunluğunu toplumu boşa uğraştıran meseleler yerine ekonomiye vermelidir." diye konuştu.

Türkkan, Mısır'ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'nin dün mahkeme salonunda hayatını kaybettiğini anımsatarak, "Mısır yönetimi Mursi'nin cenazesini ailesine teslim etmeyi reddederek Kahire'de halk mezarlığına defnedeceğini söyledi. Defin işlemine eşinin katılmasına dahi müsaade edilmedi. İşte maalesef diktatörlük tam da böyle bir şey." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Mursi'nin vefatına ilişkin, "Kendisine rahmet, Mısır halkına başsağlığı diliyoruz. Son derece trajik bir durumdu. Bir siyasetçi yargılama sırasında hayatını kaybetti. Demokrasi alanında faaliyet gösterenlerin tutuklanmasına, siyasi faaliyetleri nedeniyle yargılanmasına dünyanın neresinde olursa olsun karşı çıkıyoruz. Bunların siyasete doğrudan darbe olduğunu her zaman ifade ediyoruz." diye konuştu.

HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın duruşmasının bugün devam ettiğini anımsatan Oluç, hem Figen Yüksekdağ hem Selahattin Demirtaş'ın siyasi faaliyetleri nedeniyle yargılandıklarını savunarak, demokratik siyaset karşısındaki tutumu kınamaya devam ettiklerini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Sayıştayın bugün yaptığı açıklamaya dikkati çekerek, Sayıştayı siyasetin parçası haline getirmenin devlete büyük zarar verdiğini belirtti.

"İstanbul Büyükşehir Belediyesinde israfı ortaya koyan raporlar nedeniyle Sayıştay siyasi cendereye alınmıştır." iddiasını dile getiren Özkoç, CHP'nin raporları paylaşmasının ardından Sayıştayın denetim işlerinden sorumlu başkan yardımcısı ile İstanbul belediyelerinin denetiminden sorumlu grup başkanının görevden alındığını öne sürdü.

Özkoç, rapordaki somut veriler kamuoyunda tartışıldıkça Sayıştayın daha fazla siyasetin içine çekildiğini söyledi.

Engin Özkoç, "Vakıflara kaynak aktarımıyla ilgili bilgi verirken Sayıştayı referans göstermedik. Vakıflara yapılan 2018 yılı ve öncesine ilişkin yaklaşık 1 milyar lirayı bulan kaynak aktarımı İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2018 STK, Okul, Yurt, Faaliyet Raporu içinde yer alıyor. Sayıştayın 2017 yılı denetiminde ortaya koyduğu israf, işte bu tablodadır. Sayıştay ve Sayıştayın kurumsal kimliğini kullanan siyasiler, 'Bu tablodaki veriler yanlıştır.' diyebiliyor mu? Meselenin özü tam da burasıdır. Bu tablodaki israf, doğru mudur yanlış mıdır? Milletimizi ilgilendiren işte budur." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Mısır'da halkın yüzde 52'sinin oyunu alarak seçilen Mursi'nin, 2013'teki darbeyle cezaevine gönderildiğini, 6 yıldan beri ruhsal, psikolojik ve fiziksel işkencelerle büyük acılar çektirildiğini, dün de mahkeme salonunda bu işkenceler neticesinde hayatını kaybederek şehadete ulaştığını ifade etti.

Mursi'nin, milli iradenin, demokrasinin peşinden koştuğunu, halkının zenginleşmesi, refahı ve adaleti için mücadele veren bir "milli irade temsilcisi" olduğunu vurgulayan Özkan, onun ortaya koyduğu bu mücadelenin, Mısır halkının ve dünya insanının vicdanında emsalsiz bir yer edindiğini belirtti.

Mısır halkının, Mursi'nin yaktığı demokrasi ve milli irade ateşini ilelebet sürdüreceğini dile getiren Özkan, şunları ifade etti:

"Mısır'da gerçekleştirilen darbe, eş zamanlı olarak bir tarafta 'turuncu devrim' adı altında diğer taraftan da 'Arap baharı' adı altında dünyanın dört bir tarafında belirli çıkar çevreleri tarafından, emperyalistler tarafından sürdürülegelmiştir. Bizim de bugün ülkemizde milli iradeye sahip çıkmamızın altında, bu saldırıları dünyadan, gönül coğrafyamızdan ve ülkemizden bertaraf etme gayretimiz vardır. Onun için dünden bugüne bu mücadeleler devam ederken, Batı'nın maalesef ikiyüzlü, sahteci yaklaşımını gözlemlemekteyiz. Batı'nın bu ilkesiz tavrı, dünya insanlığının gözlerinden kaçmamaktadır. Kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarına hizmet ettiği müddetçe milli irade vurgusu yapan Batı, Mısır'daki darbeye ve ülkemizdeki darbe girişimine maalesef sessiz kalmaktadır.

Kardeş olarak gördüğümüz Mısır halkının iradesine sahip çıkarak, özgürlük mücadelesini gönülden destekliyoruz. Her türlü hukuka aykırılığı, hak ihlali gerçekleştirenlerin ve zalimlerin, zulümlerinin altında ezilmesini, bütün insanlığın demokrasi ve hukuk devleti içerisinde yaşaması arzumuzu yeniden ifade ediyoruz."

Merhum 9. Cumhurbaşkanı Demirel'i, vefatının 4. yılında rahmet ve minnetle andığını söyleyen Özkan, onun da pek çok darbe teşebbüsüyle karşılaştığını, milletten aldığı yetkiyle bu ülkeye hizmet etme gayretini ortaya koyduğunu söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Mursi'nin, kanlı bir darbeyle görevden uzaklaştırılmasının ardından zalimane şekilde devam eden yargılama sırasında, mahkeme salonunda hayatını kaybettiğini belirtti.

Mısır'da demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden Mursi'ye Allah'tan rahmet, Mısır halkına başsağlığı dileyen Akçay, "Bu darbe sürecinde Avrupa Birliği'nin darbeci Sisi'yi ilk tebrik eden kurum olduğunu, ABD'nin darbeci Sisi'ye ne kadar destek verdiğini, Mısır ve Orta Doğu bölgesinde bu emperyalist güçlerin dizayn gayretlerini bir kez daha hatırlıyoruz." dedi.

Demirel'in vefatının 4. yılı olduğunu hatırlatan Akçay, Türkiye'nin gelişme ve kalkınma hamlelerinde önemli hizmetleri Demirel'in, arkasında bıraktığı onca eser ve hatırayla saygıyla anılacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Meclisin 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarını sürdürmesi kararı alındı. Askeralma Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Genel Kurulda, AK Parti'nin, Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Kabul edilen grup önerisine göre, Meclis 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek. Genel Kurul, Askeralma Kanunu Teklifi'nin görüşmelerini yarın ve perşembe günü sürdürecek, tamamlanamaması halinde haftalık çalışma günleri dışında cuma günü de mesai yapacak.

Bu arada, Genel Kurulda İYİ Parti'nin, "Türk Kızılayın faaliyetlerinin incelenmesi" ile ilgili Meclis araştırması açılması önerisi de görüşüldü.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, eski ismiyle Hilal-i Ahmer olan Türk Kızılayın, geçmişten bugüne, Türk insanının başı dara düştüğünde ilk gözünü diktiği yer olduğunu ancak bu dönemde parti kurumu haline getirildiğini savundu.

Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık'ın, geçen hafta sosyal medya hesabından "Gençler, bizim zamanımızda Binali Ağabey gibi halden anlayan da yoktu. Siz şanslısınız." mesajını paylaştığını hatırlatan Türkkan, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'a destek istemek sizlerin, partililerinizin vazifesi. Bundan daha doğal bir şey yok ama yarın bir başka kurumun, bir başkası için destek istemesinin önüne nasıl geçersiniz? Türk Kızılay, 'kan bağışı' çağrısını bırakmış, oy toplamaya başlamış." diye konuştu.

Kınık'ın, 617 şube başkanını görevden aldığını söyleyen Türkkan, "Görevden alma gerekçelerini bilen yok. Göreve getirilenlerin önemli bir kısmı AK Parti teşkilatlarında çalışanlar. Türk Kızılayı, AK Parti'nin TÜRGEV'ine, Ensar Vakfına çevirme yolunda hızla yol almaya başladınız." ifadelerini kullandı.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Türkiye'nin en önemli kuruluşlarından Türk Kızılayın, "AKP'nin kuruluşu haline dönüştürüldüğünü" ileri sürerek, "Siz bu kurumu siyasallaştırırsanız yarın ne gönüllü ne de bağış yapan vatandaş bulursunuz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan da Türk Kızılayın, kuruluşundan bu yana bütün insanlığa hizmet götürdüğünü, nerede bir sıkıntı varsa orada güzel işleri hayata geçirdiğini belirtti.

Bir kurumun iyi çalışıp çalışmadığının, Türkiye'de ve bölgede yaşanan doğal afetler ve sıkıntılar karşısında görülebildiğini dile getiren Özkan, Türk Kızılayın bu tür durumlarda eksik veya yetersiz kaldığıyla ilgili bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.

Türk Kızılayın, vatandaşların hayır ve hasenatlarını yalnızca Türkiye'ye değil dünyaya ulaştırdığına işaret eden Özkan, "Türk Kızılayın bütün iş ve işlemleri elbette denetime tabi. AK Parti olarak Türk Kızılayın yönetimiyle ilgili irtibatımız söz konusu değildir. AK Parti ile Türk Kızılayı irtibatlandıran iddiaların hepsini reddediyoruz." dedi.

İYİ Parti'nin önerisi ile HDP'nin "ekonomik sıkıntılara ve işsizliğe bağlı intiharların araştırılması" ve CHP'nin "Türk mühendislerinin ülkemizdeki savunma sanayisi kuruluşlarından ayrılarak yurt dışındaki şirketlere geçiş yapmalarının nedenlerinin araştırılması" ile ilgili verdiği araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri de kabul edilmedi.

Genel Kurulda, İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu'nun, Pasaport Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi de kabul edilmedi.

Daha sonra yeni askerlik sistemine ilişkin Askeralma Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine 3. maddeden itibaren başlandı.

Askeralma Kanunu Teklifi'nin, askerlik süresini 6 ay, yedek subay ve yedek astsubaylık süresini ise 12 ay olarak öngören maddesi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Genel Kurulda, temel kanun olarak görüşülen teklifin, 1. bölümündeki ilk 6 maddesi kabul edildi.

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her erkek askerlik hizmeti yapmaya mecbur olacak, askerlik hizmeti yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve er olarak yerine getirilecek.

Savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde, bu kanuna tabi yükümlülerin askerlik hizmetini yerine getirmek üzere silah altına alınmalarının esasları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

Hizmet süresi, erbaş ve erler için 6 ay, yedek subay ve yedek astsubaylar için 12 ay olacak.

Erbaş ve erlerden istekli olanlar, sıralı disiplin amirlerinin olumlu değerlendirmesiyle terhise hak kazandığı tarihten itibaren Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülecek sayıda ve 6 ay süreyle sınırlı olmak üzere askerlik hizmetine devam edecek, bu sürenin sonunda terhis edilecek.

Bu şekilde askerlik hizmetine devam edenlerin vazgeçme talepleri kabul edilmeyecek. Bu yükümlüler hakkında ilk 6 aylık hizmet süresi için ayrı, diğer 6 aylık hizmet süresi için ayrı terhis belgesi tanzim edilecek.

Bu kapsamda askerlik hizmetine devam edenlerin sayı, istek, tercih durumları ve özlük hakları, ilgili kuvvet komutanlıkları tarafından yürütülecek.

Bu kapsamda askerlik hizmetine devam edenlere, görevlerinin devamı süresince, net asgari ücretten az olmamak üzere Er ve Erbaş Harçlıkları Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenecek.

Teklifin, "Askerlik hizmet sürelerini, ihtiyaca göre bir katına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya Cumhurbaşkanınca karar verilebilebilir" hükmüne, AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti gruplarının verdiği önergeyle "Bu şekilde belirlenen hizmet süresi 6 aydan az olamaz" ibaresi eklendi.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****