2021-12-14 - 23:59
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2022 yılı bütçeleri ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ilk dört maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşları Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığının 2022 yılı bütçeleri ele alınacak.
2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 1. ve 2. maddesi oylanacak, 3. ve 4. maddesi ise görüşülüp oylamaya sunulacak.
Bütçeler üzerinde ilk sözü HDP Grubu adına Van Milletvekili Sezai Temelli aldı.
HDP grubu adına söz alan Van Milletvekili Sezai Temelli, bütçe harcamaları fonksiyonel dağılımı açısından ele alındığında, en büyük payın güvenlik ve kamu düzenini sağlamaya yönelik olduğunu, kamu düzeninin, bu tür harcamalarla sağlanamayacağını savundu. Temelli, kamu düzeninin, toplumsal barışı dinamitleyen değil, toplumsal barışı var eden harcamalarla sağlanabileceğini kaydetti.
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Israrla savaş sanayisi ve inşaat, emlak sektöründe yaratılan rantları korumaya ve büyütmeye dair faiz indirme politikası sürdürmeniz nedeniyle 8 milyona varan bir işsizlik yarattınız ve istihdam oranı yüzde 45 gibi tarihin en düşük düzeyine ulaştı, enflasyon yüzde 40'a vardı, dolar ben içeriye girerken 14 lira 20 kuruştu, çıktığımızda bakalım kaç lira olacak. İşsizliği ve enflasyonu TÜİK'in manipülasyonlarıyla düşürmeye çalışıyorsunuz. Finansal krizler, beraberinde döviz krizini getirdi. Şimdi artık önümüzde bizi bekleyen bankacılık krizi var. Siz ise göle yoğurt çalmaya faiz indirimleri yaparak devam ediyorsunuz.
Bu bütçe ne ekonomik krizi ne de bugün içinde yaşadığımız salgının etkilerini ortadan kaldırabilir, ne işsizlikle ne enflasyonla mücadele edebilir. Bütçeyi hazırladığınızda dolar 9 lira 20 kuruştu, 14 lira 20 kuruş olmuş, bütçe zaten yüzde 35 şu anda küçülmüş, bütçenin üçte birini kaybettik. O yüzden ne yapmalı? 5018 sayılı yasa çok açık; ek bütçe yapmalı. Eğer ek bütçe yapmazsanız, kurumlar ödenek üstü harcamaya gidecekler, yani yasayı yok sayacaklar."
HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ise "Ali'siz Alevilik" sözünün Ailevileri ayrıştırmak ve birbirine düşürmek için ortaya atılan bir tartışma olduğunu söyledi.
Ali'yi sevmekle, Alevilik olmayacağını ifade eden Özen, "Sünni tarikatlar arasında, tarikatlar arasında yorum farklılıkları, fıkıh, tercüme farklılıkları var ama ben bir Alevi olarak buraya girmeyi haddim olarak görmem. Ama kimsenin, Alevi inancını asimile etmeye, onu ayrıştırmaya, ötekileştirmeye haddi ve hakkı yok. Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan da olsa." dedi.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de Diyanet İşleri Başkanlığının her konuda fetva verdiğini dile getirdi.
Diyanetin, "Kadınlar, kocalarınıza itaat edin", "Yoksulluğa takvayla cevap verin" gibi fetvalar verdiğini kaydeden Bülbül, "Sevgili Diyanet İşleri Başkanı ve yetkilileri, bu memlekette yoksulluk, açlık, işsizlik ve din adını kullanarak vakıflarda eğitim yapan çocukların taciz edildiği yerler var. Her gün yolda, sokakta kadınların taciz edildiği, tecavüze uğradığı bir ülke var. Sen bununla ilgili niye bir tane bir şey söylemiyorsun?" sorusunu yöneltti.
Bülbül, Diyanet İşleri Başkanlığının yapısal bir sorun yaşadığını ileri sürdü.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir ise Türkiye'nin, en çok savunma harcaması yapan 40 ülke içerisinde 16. sırada yer aldığını ifade etti.
Dünya'da birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de savunma sanayisine büyük kaynaklar harcandığını öne süren Taşdemir, "Tüm dünyada, savaş ve karışıklık çıkararak silah satan, insani acıları paraya dönüştüren bir sektörle karşı karşıyayız. Daha fazla silah satmak için veya daha fazla silah almak için bilinen, bilinmeyen envaiçeşit düşman yaratılıyor. Halkları karşı karşıya getirerek, aslında bu düzen sürdürülmek isteniyor." diye konuştu.
Taşdemir, "Çözüm sürecinde AKP Ekonomi İşleri Başkanlığı bünyesinde hazırlanan bir rapor da savaş ekonomisi maliyetinin, bu ülkeye hem maddi hem manevi kayıplarının çok fazla olduğunu göstermiştir." sözlerini sarf etti.
CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2022 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.
CHP Konya Milletvekili Şener, Türkiye'nin bir yangın yerine döndüğünü, fiyatların füze gibi yükseldiğini savunarak, "bu durumun sorumlusunun ne yapacağını bilmeyen, ikide bir politika değiştiren, istikrarlı bir çözüm yolu ortaya koyamayan hükümet olduğunu" öne sürdü.
Hükümetin, ülkedeki firmaların yapısını bilmeden ekonomi modeli belirlediğini iddia eden Şener, 860 bin şirketin giderlerine ilişkin incelemede faiz giderlerinin, toplam giderler içindeki payının sadece yüzde 3 olarak belirlendiğini anlattı. Şener, "Siz 'Faizi düşüreceğiz; firmaları, şirketleri, ihracatçıyı ayağa kaldıracağız' diyorsunuz. Ama kur şirketler açısından daha büyük bir bela, 122 milyar dolar kur açığı var ve bu şirketler 586 milyar Türk lirası zararla, kur zararıyla karşı karşıyalar." diye konuştu.
Merkez Bankası'nın son dönemdeki kararlarını eleştiren Şener, "Daha geçen gün Hazine borçlandı, yüzde 15 ile Merkez Bankasından aldığı parayı hemen birkaç gün içerisinde bankalar Hazine'ye yüzde 27,7 ile yani yüzde 51 karla verdi. Devletin bir cebinden aldığı parayı devletin öbür cebine koydular ve yüzde 50 kar yaptılar. Hani faizi düşüyordunuz siz?" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı surelerden ayetler okuduğunu hatırlatan Şener, "Cübbeli Ahmet Hoca'nın bile hükümeti bu konuda uyardığını", bu tür söylemlerin insanları İslam'dan soğutabileceğini söyledi. Şener, "Bu neye benzer? Hazreti Ali'nin ifadesiyle, belli bir grubu tanımlarken 'Onlar Allah'ın hak kelamını batıl murat ederek söylemektedirler' demişti. Onun için batıl konularda Hakk'ı murat ediyormuş gibi konuşulamaz. Bu yanlıştır ve bu yanlışlık elbette ülkeye zarar verdiği gibi hükümet edenleri de yanlış bir kulvara sokmaktadır." sözlerini sarf etti.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, kürsüye yem, gübre, un ve bebek beziyle çıktı.
İktidarın vatandaş için değil yandaş müteahhitler için bütçe hazırladığını iddia eden Köksal, bütçede, iktidarın payına sefa sürmenin, vatandaşın payına ise cefa çekmenin düştüğünü; bu nedenle bu bütçenin "ah'lı bütçe" olduğunu öne sürdü.
Annelerin bebeklerine adetle bez aldığını savunan Köksal, AK Parti'li milletvekillerinin kendisine tepki göstermesi üzerine, "Sizin çocuklarınız Porsche'larda, Mercedes'lerde pudra şekeri çekerken, bu ülkede anneler çocuklarına bez ve mama alamıyorlar." dedi.
TBMM İdare Amiri ve CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, vatandaş yoksulluk ve açlıkla mücadele ederken, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin milyarlarca lira masraf yaptığını iddia ederek, "2021 yılına göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin günlük harcaması 59 milyon, devasa para. Yani saray, dakikada 41 bin lira bir parayı harcıyor ve benim beş dakikalık konuşmam bittiğinde yaklaşık 205 bin lirayı harcamış olacak. Vatandaş yoksullukla, açlıkla mücadele ederken sarayın koruma ordusuna günde 870 bin, ayda 26 milyon 200 bin lira ödeniyor, devasa para. Asgari ücrete vuracak olursak isek 9.275 asgari ücretlinin maaşı aylık korumaya gidiyor." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, AK Parti'nin "adalet ve kalkınma" diye hedef koyduğunu, ancak bunları terk ederek, "yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluğu" kurumsallaştırdığını iddia etti.
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bütçesinde "ziraat giderleri" kalemi bulunduğunu belirterek, bu kapsamda ne yetiştirildiğini sordu. Başarır, "Bence kivi, muz falan değil; siz lale yetiştiriyorsunuz çünkü Lale Devri'ni yaşıyorsunuz, siz Lale Devri'ni yaşıyorsunuz." görüşünü paylaştı.
CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, kürsüye bir kasa portakal ve bazı fotoğrafların bulunduğu dövizlerle çıktı.
Ülkenin gerçeklerini anlatmak istediğini söyleyen Erbay, ekmek kuyruklarında bekleyen vatandaşların fotoğraflarını gösterdi.
Muğla'dan getirdiğini söylediği portakalları kürsünün üzerinden yere döken Erbay, portakal üreticisinin sorunlarının çözülmesini istedi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, Erbay'ın davranışının doğru olmadığını söyledi. CHP'li milletvekilleri portakalları topladı.
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bazı gazete ve muhabirlere yönelik Anıtkabir'de akreditasyon uyguladığını savunarak, "Arada sırada yolu oraya düşenlerin izlemeye gidildiği düşünülürse ve buna izin verilmiyorsa şunu söyleyeyim: Ben, Atatürk'e gitmek için kimseden izin falan almam, böyle bir izne de muhtaç değilim. Ne gazeteci olarak ne siyasetçi olarak." sözlerini sarf etti.
TRT'de yayımlanan Teşkilat dizisinde, karanlık bir karaktere "Geliyor gelmekte olan" sözlerinin sarf ettirildiğini anlatan Berberoğlu, "Buradan Sayın Genel Başkanın ve bizim, CHP'nin sloganını birileri aklınca karalamayı akıl etmiş. Eğer bu akıl da yine aynı Cumhurbaşkanlığından maaş alan iletişimsiz başkanlığına aitse benden önce bu konuda MİT'in harekete geçmesini beklerim." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, kürsüye getirdiği bazı yiyecekler arasından mangoyu göstererek, "Saraydan son yapılan açıklamada diyor ki vatandaşımıza: 'Mangoyla konserve yapın, kurutun ve kullanın'. Mango kaç lira biliyor musunuz? Bu mango 18 ile 27 lira arasında ve nasıl alsın, nasıl kurutsun?" sorularını yöneltti.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu'nun ağabeyi İsmail Hakkı Kalyoncu'nun vefat ettiğini belirterek, Kolyoncu'ya Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile grup başkanvekilleri de İsmail Hakkı Hasan Kalyoncu'ya Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi.
Öte yandan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde düzenlenmek istenen bir foruma polisin engel olmaya çalıştığını iddia ederek, öğrenciler üzerindeki ablukanın kaldırılmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Özgür Özel'in sözünü ettiği duruma ilişkin "Ankara Üniversitesi Cebeci yerleşkesinde gündeme getirdikleri husus. Buradaki durum, karşıt görüşlü öğrenciler arasında sözlü ve fiziki olarak yaşanan tartışmaların büyümemesi, eğitim ve öğretimin aksamaması için Üniversite Rektörlüğünün talebi doğrultusunda ve yasal çerçevede alınmış bir tedbirdir ve mevcut durumda da herhangi bir abluka söz konusu değildir." açıklamasında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Grubu adına konuşan bazı milletvekillerinin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin eleştirilerde bulunduğunu belirterek, bu sistemin milletin kararıyla hayata geçtiğini söyledi.
Turan, "Dünyada alınan demokratik hakkın geri verilmişlik örneği hiçbir yerde yok. Dolayısıyla ok yaydan çıkmıştır, sistem değişikliği geride kalmıştır." görüşünü paylaştı.
Bazı hatiplerin, kaba bir üslupla "atanmışlar-seçilmişler" kavgasına girdiğini anlatan Turan, bu atanmış yöneticilerin, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olduğunu, TBMM'de yemin ederek göreve başladıklarını ve Yüce Divan'da yargılanmalarının söz konusu olduğunu vurguladı. Devlet yönetimindeki kişilere yönelik ithamların kabul edilemez olduğunu dile getiren Turan, söz konusu milletvekillerine Anayasa'yı okumaları ve yeni sistemi öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu. Turan, "CHP inanmasa da sistem değişti." diye konuştu.
CHP'li Aygun'un mango göstererek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın mango konusundaki açıklamasını aktarmasına cevaben de Turan, Emine Erdoğan'ın, Türkiye'de veya Külliye'de değil, Mali ziyareti sırasında orada bolca üretilen bu meyvenin kurutulması için tavsiyede bulunduğunu anlattı. Turan, "Bu anlamsız tartışmayı, utanmadan, 7 yıldan beri, sanki bilmiyormuş gibi buraya getirmek, aslında CHP'nin 20 yıldan beri neden iktidar olamadığının en büyük cevabı. At yalanı, iftirayı, halk inanacak zannet. Halkımız izan sahibi. O yüzden 20 yıldan beri 'Kriz var' diyorsunuz, buna rağmen iktidar olamamanızın sebebini uzaklarda aramayın, aynaya bakın. Bu üslup devlet, millet adabı değil. Toplum ahlakı bu değil. 20 yıldan beri yüzde 25, yüzde 26 olmuyorsa bu dilden, bu üsluptandır." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti'li Turan'ın sözlerine yanıt verirken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, OHAL şartlarında hayata geçmesi nedeniyle meşruiyetinin tartışılır olduğunu savundu.
Milletvekillerinin üslubunu, atanmışların tavır, tutum ve üslubunun belirlediğini söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öyle bakanlar geliyor ki buraya, en ufak bir ses yükselmesi olmadan, bütçesi geçiyor. Ama öyle bakan geliyor ki sabah milletin seçtiği hatibin ardından küfre başlayınca, 'Sen atanmışsın, seçilmişe bunu yapamazsın' deniliyor. Sunuş konuşmasında son derece beyefendi ve bürokrat, son konuşmada, 'Vurur kaçarım, alkışı alırım. Giderim, ödüllendirilirim' diye son derece nezaketsiz olununca o zaman bu hatırlatmalar yapılıyor.
Müşahhas bir örnekten hareket edelim; Fahrettin Altun. Ne olabilir bizim Beyefendi ile derdimiz? Ama 28 Şubat göndermesi. 'O dönemin mağduruyuz' diyor, o dönemden güç aldığınızı söylüyorsunuz. Aynı akreditasyonu Fahrettin Altun, şimdi muhalif gazetelere, onların emekçi muhabirlerine yapıyorsa, sarı basın kartı subjektif kriterlere bağlanmışsa, Anadolu Ajansı'nda Recep Tayyip Erdoğan'ı bile eleştiriyorum, tırpanlıyor ve bir paragraf geçiyorlar, Sayın Devlet Bahçeli'nin eleştirisine cevap veriyoruz iki satır geçiyor, hodri meydan gidip Fahrettin Altun'u eleştirin ve Anadolu Ajansı bir cümle geçsin. Asla geçmez. Bir muhalefet partisinin, Fahrettin Altun eleştirisi bir satır haber olamıyorsa, cumhurbaşkanı ve muhalefet liderinin eleştirildiği yerde Fahrettin Altun bu kadar ayrıcalıklı bir bürokratsa, elbette onun şahsıyla ilgili değil ama meşruiyetini aldığını iddia ettiğiniz sistemle ilgili bu eleştiriler gelir."
Özel, Turan'ın "Ok yaydan çıktı" sözlerinin, demokrasilerde kabul edilemez olduğunu da ifade ederek, sandığa gidip millete hesap verileceğini ve daha sonra da kanun önünde hesap sorulacağını belirtti.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 1. ve 2. maddesi oylanacak, 3. ve 4. maddesi ise görüşülüp oylamaya sunulacak.
Bütçeler üzerinde ilk sözü HDP Grubu adına Van Milletvekili Sezai Temelli aldı.
HDP grubu adına söz alan Van Milletvekili Sezai Temelli, bütçe harcamaları fonksiyonel dağılımı açısından ele alındığında, en büyük payın güvenlik ve kamu düzenini sağlamaya yönelik olduğunu, kamu düzeninin, bu tür harcamalarla sağlanamayacağını savundu. Temelli, kamu düzeninin, toplumsal barışı dinamitleyen değil, toplumsal barışı var eden harcamalarla sağlanabileceğini kaydetti.
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Israrla savaş sanayisi ve inşaat, emlak sektöründe yaratılan rantları korumaya ve büyütmeye dair faiz indirme politikası sürdürmeniz nedeniyle 8 milyona varan bir işsizlik yarattınız ve istihdam oranı yüzde 45 gibi tarihin en düşük düzeyine ulaştı, enflasyon yüzde 40'a vardı, dolar ben içeriye girerken 14 lira 20 kuruştu, çıktığımızda bakalım kaç lira olacak. İşsizliği ve enflasyonu TÜİK'in manipülasyonlarıyla düşürmeye çalışıyorsunuz. Finansal krizler, beraberinde döviz krizini getirdi. Şimdi artık önümüzde bizi bekleyen bankacılık krizi var. Siz ise göle yoğurt çalmaya faiz indirimleri yaparak devam ediyorsunuz.
Bu bütçe ne ekonomik krizi ne de bugün içinde yaşadığımız salgının etkilerini ortadan kaldırabilir, ne işsizlikle ne enflasyonla mücadele edebilir. Bütçeyi hazırladığınızda dolar 9 lira 20 kuruştu, 14 lira 20 kuruş olmuş, bütçe zaten yüzde 35 şu anda küçülmüş, bütçenin üçte birini kaybettik. O yüzden ne yapmalı? 5018 sayılı yasa çok açık; ek bütçe yapmalı. Eğer ek bütçe yapmazsanız, kurumlar ödenek üstü harcamaya gidecekler, yani yasayı yok sayacaklar."
HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ise "Ali'siz Alevilik" sözünün Ailevileri ayrıştırmak ve birbirine düşürmek için ortaya atılan bir tartışma olduğunu söyledi.
Ali'yi sevmekle, Alevilik olmayacağını ifade eden Özen, "Sünni tarikatlar arasında, tarikatlar arasında yorum farklılıkları, fıkıh, tercüme farklılıkları var ama ben bir Alevi olarak buraya girmeyi haddim olarak görmem. Ama kimsenin, Alevi inancını asimile etmeye, onu ayrıştırmaya, ötekileştirmeye haddi ve hakkı yok. Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan da olsa." dedi.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de Diyanet İşleri Başkanlığının her konuda fetva verdiğini dile getirdi.
Diyanetin, "Kadınlar, kocalarınıza itaat edin", "Yoksulluğa takvayla cevap verin" gibi fetvalar verdiğini kaydeden Bülbül, "Sevgili Diyanet İşleri Başkanı ve yetkilileri, bu memlekette yoksulluk, açlık, işsizlik ve din adını kullanarak vakıflarda eğitim yapan çocukların taciz edildiği yerler var. Her gün yolda, sokakta kadınların taciz edildiği, tecavüze uğradığı bir ülke var. Sen bununla ilgili niye bir tane bir şey söylemiyorsun?" sorusunu yöneltti.
Bülbül, Diyanet İşleri Başkanlığının yapısal bir sorun yaşadığını ileri sürdü.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir ise Türkiye'nin, en çok savunma harcaması yapan 40 ülke içerisinde 16. sırada yer aldığını ifade etti.
Dünya'da birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de savunma sanayisine büyük kaynaklar harcandığını öne süren Taşdemir, "Tüm dünyada, savaş ve karışıklık çıkararak silah satan, insani acıları paraya dönüştüren bir sektörle karşı karşıyayız. Daha fazla silah satmak için veya daha fazla silah almak için bilinen, bilinmeyen envaiçeşit düşman yaratılıyor. Halkları karşı karşıya getirerek, aslında bu düzen sürdürülmek isteniyor." diye konuştu.
Taşdemir, "Çözüm sürecinde AKP Ekonomi İşleri Başkanlığı bünyesinde hazırlanan bir rapor da savaş ekonomisi maliyetinin, bu ülkeye hem maddi hem manevi kayıplarının çok fazla olduğunu göstermiştir." sözlerini sarf etti.
CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2022 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.
CHP Konya Milletvekili Şener, Türkiye'nin bir yangın yerine döndüğünü, fiyatların füze gibi yükseldiğini savunarak, "bu durumun sorumlusunun ne yapacağını bilmeyen, ikide bir politika değiştiren, istikrarlı bir çözüm yolu ortaya koyamayan hükümet olduğunu" öne sürdü.
Hükümetin, ülkedeki firmaların yapısını bilmeden ekonomi modeli belirlediğini iddia eden Şener, 860 bin şirketin giderlerine ilişkin incelemede faiz giderlerinin, toplam giderler içindeki payının sadece yüzde 3 olarak belirlendiğini anlattı. Şener, "Siz 'Faizi düşüreceğiz; firmaları, şirketleri, ihracatçıyı ayağa kaldıracağız' diyorsunuz. Ama kur şirketler açısından daha büyük bir bela, 122 milyar dolar kur açığı var ve bu şirketler 586 milyar Türk lirası zararla, kur zararıyla karşı karşıyalar." diye konuştu.
Merkez Bankası'nın son dönemdeki kararlarını eleştiren Şener, "Daha geçen gün Hazine borçlandı, yüzde 15 ile Merkez Bankasından aldığı parayı hemen birkaç gün içerisinde bankalar Hazine'ye yüzde 27,7 ile yani yüzde 51 karla verdi. Devletin bir cebinden aldığı parayı devletin öbür cebine koydular ve yüzde 50 kar yaptılar. Hani faizi düşüyordunuz siz?" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı surelerden ayetler okuduğunu hatırlatan Şener, "Cübbeli Ahmet Hoca'nın bile hükümeti bu konuda uyardığını", bu tür söylemlerin insanları İslam'dan soğutabileceğini söyledi. Şener, "Bu neye benzer? Hazreti Ali'nin ifadesiyle, belli bir grubu tanımlarken 'Onlar Allah'ın hak kelamını batıl murat ederek söylemektedirler' demişti. Onun için batıl konularda Hakk'ı murat ediyormuş gibi konuşulamaz. Bu yanlıştır ve bu yanlışlık elbette ülkeye zarar verdiği gibi hükümet edenleri de yanlış bir kulvara sokmaktadır." sözlerini sarf etti.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, kürsüye yem, gübre, un ve bebek beziyle çıktı.
İktidarın vatandaş için değil yandaş müteahhitler için bütçe hazırladığını iddia eden Köksal, bütçede, iktidarın payına sefa sürmenin, vatandaşın payına ise cefa çekmenin düştüğünü; bu nedenle bu bütçenin "ah'lı bütçe" olduğunu öne sürdü.
Annelerin bebeklerine adetle bez aldığını savunan Köksal, AK Parti'li milletvekillerinin kendisine tepki göstermesi üzerine, "Sizin çocuklarınız Porsche'larda, Mercedes'lerde pudra şekeri çekerken, bu ülkede anneler çocuklarına bez ve mama alamıyorlar." dedi.
TBMM İdare Amiri ve CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, vatandaş yoksulluk ve açlıkla mücadele ederken, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin milyarlarca lira masraf yaptığını iddia ederek, "2021 yılına göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin günlük harcaması 59 milyon, devasa para. Yani saray, dakikada 41 bin lira bir parayı harcıyor ve benim beş dakikalık konuşmam bittiğinde yaklaşık 205 bin lirayı harcamış olacak. Vatandaş yoksullukla, açlıkla mücadele ederken sarayın koruma ordusuna günde 870 bin, ayda 26 milyon 200 bin lira ödeniyor, devasa para. Asgari ücrete vuracak olursak isek 9.275 asgari ücretlinin maaşı aylık korumaya gidiyor." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, AK Parti'nin "adalet ve kalkınma" diye hedef koyduğunu, ancak bunları terk ederek, "yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluğu" kurumsallaştırdığını iddia etti.
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bütçesinde "ziraat giderleri" kalemi bulunduğunu belirterek, bu kapsamda ne yetiştirildiğini sordu. Başarır, "Bence kivi, muz falan değil; siz lale yetiştiriyorsunuz çünkü Lale Devri'ni yaşıyorsunuz, siz Lale Devri'ni yaşıyorsunuz." görüşünü paylaştı.
CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, kürsüye bir kasa portakal ve bazı fotoğrafların bulunduğu dövizlerle çıktı.
Ülkenin gerçeklerini anlatmak istediğini söyleyen Erbay, ekmek kuyruklarında bekleyen vatandaşların fotoğraflarını gösterdi.
Muğla'dan getirdiğini söylediği portakalları kürsünün üzerinden yere döken Erbay, portakal üreticisinin sorunlarının çözülmesini istedi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, Erbay'ın davranışının doğru olmadığını söyledi. CHP'li milletvekilleri portakalları topladı.
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bazı gazete ve muhabirlere yönelik Anıtkabir'de akreditasyon uyguladığını savunarak, "Arada sırada yolu oraya düşenlerin izlemeye gidildiği düşünülürse ve buna izin verilmiyorsa şunu söyleyeyim: Ben, Atatürk'e gitmek için kimseden izin falan almam, böyle bir izne de muhtaç değilim. Ne gazeteci olarak ne siyasetçi olarak." sözlerini sarf etti.
TRT'de yayımlanan Teşkilat dizisinde, karanlık bir karaktere "Geliyor gelmekte olan" sözlerinin sarf ettirildiğini anlatan Berberoğlu, "Buradan Sayın Genel Başkanın ve bizim, CHP'nin sloganını birileri aklınca karalamayı akıl etmiş. Eğer bu akıl da yine aynı Cumhurbaşkanlığından maaş alan iletişimsiz başkanlığına aitse benden önce bu konuda MİT'in harekete geçmesini beklerim." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, kürsüye getirdiği bazı yiyecekler arasından mangoyu göstererek, "Saraydan son yapılan açıklamada diyor ki vatandaşımıza: 'Mangoyla konserve yapın, kurutun ve kullanın'. Mango kaç lira biliyor musunuz? Bu mango 18 ile 27 lira arasında ve nasıl alsın, nasıl kurutsun?" sorularını yöneltti.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu'nun ağabeyi İsmail Hakkı Kalyoncu'nun vefat ettiğini belirterek, Kolyoncu'ya Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile grup başkanvekilleri de İsmail Hakkı Hasan Kalyoncu'ya Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi.
Öte yandan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde düzenlenmek istenen bir foruma polisin engel olmaya çalıştığını iddia ederek, öğrenciler üzerindeki ablukanın kaldırılmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Özgür Özel'in sözünü ettiği duruma ilişkin "Ankara Üniversitesi Cebeci yerleşkesinde gündeme getirdikleri husus. Buradaki durum, karşıt görüşlü öğrenciler arasında sözlü ve fiziki olarak yaşanan tartışmaların büyümemesi, eğitim ve öğretimin aksamaması için Üniversite Rektörlüğünün talebi doğrultusunda ve yasal çerçevede alınmış bir tedbirdir ve mevcut durumda da herhangi bir abluka söz konusu değildir." açıklamasında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Grubu adına konuşan bazı milletvekillerinin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin eleştirilerde bulunduğunu belirterek, bu sistemin milletin kararıyla hayata geçtiğini söyledi.
Turan, "Dünyada alınan demokratik hakkın geri verilmişlik örneği hiçbir yerde yok. Dolayısıyla ok yaydan çıkmıştır, sistem değişikliği geride kalmıştır." görüşünü paylaştı.
Bazı hatiplerin, kaba bir üslupla "atanmışlar-seçilmişler" kavgasına girdiğini anlatan Turan, bu atanmış yöneticilerin, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olduğunu, TBMM'de yemin ederek göreve başladıklarını ve Yüce Divan'da yargılanmalarının söz konusu olduğunu vurguladı. Devlet yönetimindeki kişilere yönelik ithamların kabul edilemez olduğunu dile getiren Turan, söz konusu milletvekillerine Anayasa'yı okumaları ve yeni sistemi öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu. Turan, "CHP inanmasa da sistem değişti." diye konuştu.
CHP'li Aygun'un mango göstererek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın mango konusundaki açıklamasını aktarmasına cevaben de Turan, Emine Erdoğan'ın, Türkiye'de veya Külliye'de değil, Mali ziyareti sırasında orada bolca üretilen bu meyvenin kurutulması için tavsiyede bulunduğunu anlattı. Turan, "Bu anlamsız tartışmayı, utanmadan, 7 yıldan beri, sanki bilmiyormuş gibi buraya getirmek, aslında CHP'nin 20 yıldan beri neden iktidar olamadığının en büyük cevabı. At yalanı, iftirayı, halk inanacak zannet. Halkımız izan sahibi. O yüzden 20 yıldan beri 'Kriz var' diyorsunuz, buna rağmen iktidar olamamanızın sebebini uzaklarda aramayın, aynaya bakın. Bu üslup devlet, millet adabı değil. Toplum ahlakı bu değil. 20 yıldan beri yüzde 25, yüzde 26 olmuyorsa bu dilden, bu üsluptandır." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti'li Turan'ın sözlerine yanıt verirken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, OHAL şartlarında hayata geçmesi nedeniyle meşruiyetinin tartışılır olduğunu savundu.
Milletvekillerinin üslubunu, atanmışların tavır, tutum ve üslubunun belirlediğini söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öyle bakanlar geliyor ki buraya, en ufak bir ses yükselmesi olmadan, bütçesi geçiyor. Ama öyle bakan geliyor ki sabah milletin seçtiği hatibin ardından küfre başlayınca, 'Sen atanmışsın, seçilmişe bunu yapamazsın' deniliyor. Sunuş konuşmasında son derece beyefendi ve bürokrat, son konuşmada, 'Vurur kaçarım, alkışı alırım. Giderim, ödüllendirilirim' diye son derece nezaketsiz olununca o zaman bu hatırlatmalar yapılıyor.
Müşahhas bir örnekten hareket edelim; Fahrettin Altun. Ne olabilir bizim Beyefendi ile derdimiz? Ama 28 Şubat göndermesi. 'O dönemin mağduruyuz' diyor, o dönemden güç aldığınızı söylüyorsunuz. Aynı akreditasyonu Fahrettin Altun, şimdi muhalif gazetelere, onların emekçi muhabirlerine yapıyorsa, sarı basın kartı subjektif kriterlere bağlanmışsa, Anadolu Ajansı'nda Recep Tayyip Erdoğan'ı bile eleştiriyorum, tırpanlıyor ve bir paragraf geçiyorlar, Sayın Devlet Bahçeli'nin eleştirisine cevap veriyoruz iki satır geçiyor, hodri meydan gidip Fahrettin Altun'u eleştirin ve Anadolu Ajansı bir cümle geçsin. Asla geçmez. Bir muhalefet partisinin, Fahrettin Altun eleştirisi bir satır haber olamıyorsa, cumhurbaşkanı ve muhalefet liderinin eleştirildiği yerde Fahrettin Altun bu kadar ayrıcalıklı bir bürokratsa, elbette onun şahsıyla ilgili değil ama meşruiyetini aldığını iddia ettiğiniz sistemle ilgili bu eleştiriler gelir."
Özel, Turan'ın "Ok yaydan çıktı" sözlerinin, demokrasilerde kabul edilemez olduğunu da ifade ederek, sandığa gidip millete hesap verileceğini ve daha sonra da kanun önünde hesap sorulacağını belirtti.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
