2013-07-05 - 15:00
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ CANİKLİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, düzenlediği basın toplantısında, halen TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan ''Torba Kanunu'' teklifinde bazı değişiklikler yapılacağını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, düzenlediği basın toplantısında, halen TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan ''Torba Kanunu'' teklifinde bazı değişiklikler yapılacağını söyledi.

Canikli, ehliyet yenileme bedeli konusunda teklifde bir düzenleme yapılacağını ifade ederek. ''Ehliyetlerle ilgili rakam düşürülmüştü, tekrar düşürüyoruz. Sadece maliyeti karşılayacak kadar düşürüyoruz. 13 liralık maliyet bildirildi, bu alınacak, 2 lira da vakfın tahsilatı olacak. Toplam 15 lira olacak. Bu konudaki önergemiz hazır. Teklif içine konulacak'' dedi.

Muhtar ve köy korucuları ile ilgili düzenleme yapılacak

Teklife, muhtarlar ve geçici köy korucularının özlük hakları düzenlemesinin de monte edileceğini bildiren Canikli, şöyle konuştu:

''Uzun zamandan beri köy korucularının emekli maaşları ve muhtarların ödenekleriyle ilgili beklenti vardı. Bununla ilgili çalışmalar tamamlandı, Başbakanımızın talimatıyla bitirildi. Teklife konulmak üzere önergeler de hazırlandı. Bu kapsamda muhtarların aylık ödeneklerinde yüzde 90'lık artış öngörülmektedir. AK Parti hükümetleri görevi devraldığında muhtarların aldığı aylık ödenek 97 liraydı. Bugün Temmuz itibarıyla köy ve mahalle muhtarlarımız net aylık 457 lira almaktadır. Bu 2002 yılına göre yüzde 369'luk artış anlamına gelmektedir. Muhtarlara yapılan artış enflasyonun çok çok üzerindedir. Önerdiğimiz artışla, muhtar ödenekleri 457 liradan 875 liraya çıkacaktır. Bugüne kadar böyle yüksek oranlı artış hiç uygulanmamıştı. Köy muhtarları kendileri en düşük 228 lira sigorta primi ödemektedir. Pirimden sonra bu artışla, köy muhtarlarının elinde net 647 lira kalacak. Mahalle muhtarlarımızın ödemese gereken en düşük sigorta primi 342 liradır. Artıştan sonra ellerine net 533 lira geçecektir. Bu düzenlemenin bütçeye maliyeti yıllık 261 milyon liradır. Uygulama, 1 Ocak 2014 tarihinden başlayacak.''

Canikli, geçici köy korucularının emekli aylıklarına ilişkin de düzenleme yapılacağını ifade ederek, ''Şu anda geçici köy korucu emeklisi en az 384 lira, en yüksek ise 614 lira almaktadır. Yine geçici köy korucu emekli aylığı dul eş için en düşük 288 lira, en yüksek 461 liradır. Önergemizle, geçici köy korucularının emekli aylıklarında yüzde 70'lik artış öngörülmektedir. Bu artışla, geçici köy korucusu en düşük emekli aylığı 384 liradan 653 liraya, en yüksek emekli aylığı ise 614 liradan 883 liraya yükseltilecektir. Yüksek maaş alanlarda artış ise yüzde 43,8 oranındadır. Aynı şekilde dul eş için en düşük emekli aylağı 288 liradan 490 liraya, en yüksek aylık ise 461 liradan 662 liraya yükselmektedir. Bunun da bütçeye maliyeti 51 milyon liradır. Uygulama, Eylül sonu ya da ekim başında başlayacak'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, çözüm süreci ile ilgili tüm konuların görüşüldüğünü, konuşulduğunu ve değerlendirildiğini. hiçbir engel ve sıkıntı olmadığını belirterek, bu nedenle özel bir mekanizmaya gerek olmadığını söyledi.

Canikli, Meclis'in 24. Dönemi'ne ilişkin çalışmaları hakkında da bilgi verdi. TBMM'nin 24. Dönem'de 272 birleşim gerçekleştirdiğini ve 1648 saat çalıştığını, 85 bin 347 sayfa tutanak tutulduğunu anlatan Canikli, ihtisas ve araştırma komisyonlarının 2548 saat çalışarak 57 bin 635 sayfa tutanak tutulduğunu belirtti.

24. Dönem içinde 412 grup önerisi verildiğini, bunların 59'unun AK Parti, geriye kalanların muhalefet tarafından getirildiğini anlatan Canikli, dönemin başından bu güne kadar Hükümet'in 502 kanun tasarısını Meclis'e sevk ettiğini, bugüne kadar 259 düzenlemenin yasalaştığını, bunun 171'inin uluslararası sözleşmeleri içerdiğini, 88'inin ise önemli düzenlemeler olduğunu, halen Genel Kurul gündeminde 12 kanun tasarısı, 3 yasa teklifi, 191 uluslararası sözleşmenin onaylanmasını içeren yasa tasarısı bulunduğunu söyledi.

Canikli, 29 gensoru önergesi verildiğini, 9'unun geri alındığını, 18'inin görüşüldüğünü ve reddedildiğini belirterek, birinin ise iade edildiğini, bunun da Meclis tarihinde ilk kez yaşandığını belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında iki soruşturma önergesinin de reddedildiğini kaydetti.

21. Dönem'de milletvekillerince 8240 yazılı soru önergesi verildiğini, bunun 6697'sinin yanıtlandığını ifade ederek. 24. Dönem'de verilen 26 bin 993 yazılı soru önergesinin 6 bin 633'ünün yanıtlandığını, ayrıca 4257 sözlü soru önergesinden 1534'ünün cevaplandırıldığını söyledi.

Canikli, 6 araştırma komisyonu kurulduğunu, ''gezi parkı'' olaylarıyla ilgili araştırma komisyonunun ise yeni yasama yılında kurulacağını söyledi. ''Olayların üzerinden 5 ay sonra komisyon kurulması geç olmaz mı?'' sorusu üzerine Canikli, şunları kaydetti:

"Tam tersine, yaşanırken, çok sıcakken olaylarım bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılması, tespit ve teşhis yapılması çoğu zaman zordur. Çünkü olaylar sürmektedir, çok sıcaktır ve tarafların ifadeleri çok serttir. Böyle ortamlarda insanların birbirini dinleme, anlama özelliği ikinci plana atılabilir. Bazı hususların net şekilde görülmesi, perde arkalarının ortaya çıkarılması, delilerin daha net şekilde kavranması açısından olayların sakinleşmesi, soğuması, üzerinden zaman geçmesi gerekiyor. Bu yönüyle uygundur."

Canikli, Anayasa Mahkemesi'nin uzun tutukluluk hakındaki kararıyla ilgili düzenlemenin tatilden önce gelme ihtimalinin olmadığını belirterek, ''Uzun tutukluluk Türkiye'de bir vaka, bir gerçek. Hepimizin rahatsız olduğunu söylemeliyim. Bu sürelerin azaltılması için ciddi adımlar atıldı, önemli başarılar ortaya çıktı. Uzun yargılama süresinin kısaltılması, bununla doğrudan bağlantılıdır. Anaya Mahkemesi'nin kararı doğru ve yerindedir. Aksini savunmak mümkün değil. Meclis'e verilen bir yıllık süre içinde gerekli düzenleme yapılmıştır. İnşallah yeni dönemde ilk ele alacağımız husus bu olacaktır. Bazı mahkemelerde yargılananların etkilenip etkilenmeyeceğini bilemiyoruz, çünkü her dosya farklıdır'' diye konuştu.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'e verilen 3 birleşim Genel Kurul çalışmalarına katılmama kararına ilişkin alarak Canikli, ''Maalesef TBMM'nin mehabetine yakışmayacak tavır ve yaklaşım içinde. Bunu sadece biz değil, kendi arkadaşları da aynı şeyi söylüyor. İnsani olmayan içerik ve yaklaşımla görevini yürütüyor, hakaret ve küfürden başka bir şey söylemiyor; küfür üretim merkezi gibi çalışıyor. Meclis'te bu tür tartışmaların, konuşmaların olmaması gerekiyor. TBMM çalışma barışını bozacak hakaret ve ağır küfürler söz konusu olduğunda uygulanacak müeyyideler İçtüzükte belirtilmiştir. Dün alınan karar, İçtüzüğün gereğinin yerine getirilmesidir, doğru ve yerinde bir karardır. Böyle olaylar olduğunda TBMM Genel Kurulu buna benzer kararlar alacaktır, almalıdır'' dedi.

Canikli, Meclis'in okulların açılmasının ardından toplanabileceğini belirterek, ancak tarihi henüz kararlaştırmadıklarını bildirdi. Canikli, okulların açılmasıyla milletvekillerinin Ankara'ya geldiğini ifade ederek, Eylül ayında okulların açılmasından sonra Meclis'in erken açılabileceğini söyledi.

Çözüm sürecine yönelik olarak BDP'nin koruculuğun kaldırılması, diyalog makanizması önerdiğinin hatırlatılması üzerine Canikli, şöyle konuştu:

''Görüşmelerle ilgili olarak hiçbir engel söz konusu değil. Görüşme süreciyle ilgli bugüne kadar intikal eden sorun olmadığı için, bu önerilerin ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü ortada bir sorun yok. Ne zaman talep edilmişse görüşmeler gerçekleştirilmiştir, bu tür görüşmelerden beklenen amaç her zaman gerçekleşmiştir. Görüşmeler zaman zaman tıkanır veya istenen amaca ulaşmasında bir takım sıkıntılar ortaya çıktığında öneriler gündeme getirilebilir ama sorun olmadığı için önerileri çok anlamlı bulmuyorum. Süreçle ilgili tüm konular görüşülebilmekte, konuşulabilmekte ve değerlendirilmekte, hiçbir engel ve sıkıntı olmamıştır. O nedenle özel bir mekanizmaya gerek yok.

Bugün itibarıyla koruculuğu kaldırmaya yönelik kararımız yok. Ancak çözüm sürecinin ulaşacağı sonuç, bu konuyla ilgili vereceğimiz kararı da mutlaka etkileyecektir. Bugün özel olarak koruculuğu tasfiye etmek amacıyla emekliliğe teşvik edildikleri düşüncesi doğru değil. Amacımız o değildir. Ama çözüm sürecinin sonunda hepimizin arzu ettiği, istediği, beklediğimiz sonuç geriye dönüşü olmayacak şekilde ortaya çıkarsa, o zaman bu müessesenin de tartışılacağı açıktır. ''