2009-11-18 - 14:20
CHP GRUPBAŞKANVEKİLİ OKAY'IN BASIN TOPLANTISI...
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında DTP'nin, Tunceli'nin adının ''Dersim'' olarak değiştirilmesine yönelik kanun teklifiyle ilgili soruya ''değerlendiririz'' yanıtını verdi.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında
DTP'nin, Tunceli'nin adının ''Dersim'' olarak değiştirilmesine yönelik kanun teklifiyle
ilgili soruya ''değerlendiririz'' yanıtını verdi.

Okay, Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Veli Beysülen'i kabul etti.
Beysülen, emeklilerin sorunlarının yer aldığı 36 bin imzalı dilekçeyi Okay'a
teslim etti.

Türkiye'nin, iktidar tarafından sanal gündemlerle meşgul edildiğini ve
gerçek sorunların bir türlü tartışılamadığını ifade eden Okay, emeklilerin bu
günlerde bir de eve dönen çocuklarına bakmak zorunda kaldıklarını söyledi. İşsiz
kalan çocukların yeniden baba ocağına döndüğünü anlatan Okay, ''Emekli
arkadaşlarımız açlık grevine başladı. Aslında buna gerek yok zaten açlar''
dedi.

Emekli, yaşlı, dul ve yetimlerin durumunun içler acısı olduğunu savunan
Okay, ''İktidar, Sosyal Güvenlik Yasasıyla emeklileri gözden çıkardı'' diye
konuştu. Okay, huzurevlerinde kalan emeklilerin, bu kurumların ücretini ödeyemez
hale geldiğini de öne sürdü.

TUNCELİ'NİN ADI

Okay, bir gazetecinin DTP'nin, Tunceli'nin adının ''Dersim'' olarak
değiştirilmesi için kanun teklifi verdiğini hatırlatarak, bu teklife nasıl
yaklaştıkları sorusuna, ''Teklifi henüz görmedim. Gelirse inceleriz, oturup
değerlendiririz. Orası, 1935'e kadar Dersim'di. 1935'te adı Tunceli oldu. Pek çok
ilin, yerin adı değiştirildi. Teklif gelirse inceler, bakarız'' yanıtını verdi.

Genelkurmay Başkanlığının, ''3. ihbar mektubu'' ile ilgili dün yaptığı
açıklamanın sorulması üzerine de Okay, şunları söyledi:

''Albay Dursun Çiçek'in tutukluluğu itirazını değerlendirip, tahliye
kararı veren mahkemenin karar gerekçesinin iyi incelenmesi gerekir. O kararda,
delil olarak sunulan belgelerle ilgili detaylı bir değerlendirme yapılıyor.
Sunulan belgelerin tutuklama için yeterli bir kanıt sayılamayacağı ifade
ediliyor. Bunların kanıt olmadığı mahkeme kararına derc ediliyor. Eğer mahkeme
kararı da kanıt olarak kabul edilmiyorsa, söyleyecek bir söz yok. Yargı bir ara
karar verdi. Tahliye kararı. O kararın gerekçesinde sunulan belgelerin kanıt
olarak kabul edilemeyeceği ifade ediliyor.''

YARGIDA TELEFONLARIN DİNLENİLMESİ

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, yargıda telefonların dinlenilmesiyle
ilgili açıklamasına ilişkin soru üzerine de Okay, şunları kaydetti:

''Yargının değil, kafaların değişmesi gerekir. Bu ülkede Adalet Bakanlığı
kendi başsavcılarını dinletiyorsa, Bakanlık müfettişleri hakimlerin telefon
numaralarını verip, şüphe olmadığı halde dinleme kararı aldırıyorsa, Bakanın
söyledikleri konun üstünü örtemeye yetmez. Bu konuda belgeler var. Önce onun
hesabını versin. Hukuk bir gün herkese lazım olur. Dinletenler de dinleniliyor.
Dinletenler de bir gün dinlenecek. Türkiye'de hukuk katledilmiştir. Bakan,
'yargıyı yargıçlar dinletiyor' gerekçesine saklanamaz.''