2012-12-05 - 17:00
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül, ''21. yüzyılda Türk kadınları olarak bizlere düşen yükümlülük, kadınların eşit temsili, eşit haklara sahip olması ve kadının statüsünün güçlendirilmesine yönelik konularda çalışmalarımıza kararlılıkla devam etmektir'' dedi.
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül, ''21. yüzyılda Türk kadınları olarak bizlere düşen yükümlülük, kadınların eşit temsili, eşit haklara sahip olması ve kadının statüsünün güçlendirilmesine yönelik konularda çalışmalarımıza kararlılıkla devam etmektir'' dedi.
Gönül, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 78'inci yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Ulu Önder Atatürk'ün o dönemde birçok gelişmiş ülkede olmayan bu hakkı Türk kadınlarına sunmuş olmasının bugün her ortamda gururunu yaşadıklarını belirten Gönül, şunları kaydetti.
''21. yüzyılda Türk kadınları olarak bizlere düşen yükümlülük, bu yolda ilerleyerek kadınların eşit temsili, eşit haklara sahip olması ve kadının statüsünün güçlendirilmesine yönelik konularda çalışmalarımıza kararlılıkla devam etmektir. Kadın ve erkeğin toplumsal yaşamın her alanına eşit katılımı, karar alma süreçlerinde eşit temsili, çağdaş demokrasinin bir gereği olup toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadının statüsünün geliştirilmesinin de öncelikli gereklerindendir.
Kadınların eğitimde, siyasette, aile içinde, toplumsal yaşamda, sosyal ve kültürel alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmasına yönelik çalışmaların ilk adımı olan seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık 1934'ten günümüze kadınlarımız, hayatın her alanında başarıyla görev almış ve almaya devam edecektir.''
Gönül, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 78'inci yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Ulu Önder Atatürk'ün o dönemde birçok gelişmiş ülkede olmayan bu hakkı Türk kadınlarına sunmuş olmasının bugün her ortamda gururunu yaşadıklarını belirten Gönül, şunları kaydetti.
''21. yüzyılda Türk kadınları olarak bizlere düşen yükümlülük, bu yolda ilerleyerek kadınların eşit temsili, eşit haklara sahip olması ve kadının statüsünün güçlendirilmesine yönelik konularda çalışmalarımıza kararlılıkla devam etmektir. Kadın ve erkeğin toplumsal yaşamın her alanına eşit katılımı, karar alma süreçlerinde eşit temsili, çağdaş demokrasinin bir gereği olup toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadının statüsünün geliştirilmesinin de öncelikli gereklerindendir.
Kadınların eğitimde, siyasette, aile içinde, toplumsal yaşamda, sosyal ve kültürel alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmasına yönelik çalışmaların ilk adımı olan seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık 1934'ten günümüze kadınlarımız, hayatın her alanında başarıyla görev almış ve almaya devam edecektir.''
