2018-07-25 - 14:46
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda, terörle mücadelede yeni düzenlemeler içeren, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Bedelli düzenlemesinin de olduğu "torba teklif" kabul edildi
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı.

Gündem dışı söz alan AK Parti Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, kente sağlık alanında yapılan yatırımlara değindi.

AK Parti'nin 16 yıllık iktidarında Çorum'a sağlık başta olmak üzere birçok alanda önemli yatırımlar yapıldığını anlatan Ceylan, özellikle sağlık yatırımlarında amacın halkın verilen hizmetlerinden yerelde yararlanması olduğunu vurgulayarak, "Yatırımlar sayesinde vatandaşlarımız dışarıya gitmenin eziyetinden kurtuldu." dedi.

CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar da kentin sorunları hakkında söz aldı. 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin üzerinden 2 yıl geçtiğini, bu süre zarfında hak ve adalet olgusunun işlediğinden şüphe duyduklarını söyledi.

Seçim bölgesi Denizli'de de yurt genelinde olduğu gibi hakkında soruşturma bile açılmadan ihracına karar verilen birçok kişinin bulunduğunu öne süren Sancar, "Vicdan muhasebesi yapılmasını istiyorum." ifadesini kullandı.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan ise sağlıkta şiddet konusuna değindi.

Türkiye'de 600 binden fazla sağlık çalışanının 24 saat esasına dayalı olarak vatandaşlara hizmet vermeye çalıştığını belirten Aycan, "Her mesleğin zorluğu bulunmaktadır ancak hekimlik birçok meslekten daha zordur." diye konuştu.

Sağlık çalışanlarının her dönemde şiddete maruz kaldığını, son dönemde bu tür haberlerin arttığına işaret eden Aycan, şunları kaydetti:

"Yapılan araştırmaların sonucu fiziki şiddet sözlü şiddetin önünde yer almaktadır. Fiziki şiddet özellikle acil servis ve 112 Acil servis çalışanlarına yöneliktir. Kamu hastanelerindeki yoğunluk çalışanlar için risk teşkil etmektedir ve biran önce önlem almak gerekmektedir."

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, FETÖ ile mücadeleye ilişkin, "Devasa bir kavgayı, devasa bir mücadeleyi gölgeleyen yaklaşımlarda daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Başkanvekili Mustafa Şentop, grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında yaşanan mağduriyetleri giderecek mekanizmanın sağlıklı işlemesi gerektiğini söyledi. Ağıralioğlu, "Bize müracaat edenlere adres olarak MHP'yi gösterdik ve 'Siyasi olarak onların sözünü dinliyorlar' diyerek mağduriyet gidermeye kalktık. Adalet böyle aranan bir şey değildir." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, 15 Temmuz'da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir ihanet girişimi yaşandığını vurgulayarak, o günden bugüne mücadeleye destek verdiklerini ifade etti.

Zaman zaman mücadelede ortaya çıkan mağduriyetlere de değindiklerini anlatan Usta, şunları söyledi:

"FETÖ ile mücadelede itiraf meselesi belli noktalarda iftira sistemine dönüştü. Birileri kendini kurtarmak için 'Şunu şurada yemekte gördüm, burada şununla gördüm' gibi ifadelerle mağduriyetleri ortaya çıkarmaktadırlar. Bu, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir husustur. Hakim ve savcılarımızın daha titiz davranması gerekir. Gerçek FETÖ'cüler çok küçük cezalarla yırtarken gerçekten suçsuz insanlar işinden ekmeğinden oluyor. FETÖ'cü olanların gerçekten gözünün yaşına bakılmasın. Ancak onların ekmeğine yağ sürecek mücadeleden de vazgeçmememiz lazım. FETÖ'nün kripto damarı halen faaldir. FETÖ'cü olmayanların cezalandırılması yanlış olmaktadır."

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da Yunanistan'da çıkan orman yangınlarında yaşamını yitirenler için Yunanistan'a başsağlığı diledi.

Komşuluk hukukuna dayalı olarak Türkiye'nin Yunanistan'a her türlü yardımı sağlamasını istediklerini ifade eden Kurtulan, "Yunanistan'ın yaralarını sarmak için Türkiye'nin gerekli girişimde bulunması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Yunanistan'daki orman yangınına değindi.

Yunanistan halkına başsağlığı dileklerini ileten Altay, "Komşuda yangın varken ev sahibinin kayıtsız kalması düşünülemez. Yunanistan'ın yaşadığı bu acı durum noktasında yaraların sarılması için Türkiye kendine yakışanı yapacaktır." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup toplantısında Türkiye'nin Yunanistan'a yardıma harız olduğunu belirttiğini anımsattı.

Turan, FETÖ ile mücadele konusunda haksız yapılan bir işlemin kendilerini de vicdanen yaraladığını belirtti.

OHAL işlemlerine yalnız mağdur penceresinden bakılmasının son derece büyük bir tehlikeyi göz ardı etmek anlamına geleceğini vurgulayan Turan, "Meclis, bu konularla ilgili mağduriyetlerin oluşmaması için birçok adım attı. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu gibi daha önce olmayan bir komisyonu hayata geçirdi. Dolayısıyla devasa bir kavgayı, devasa bir mücadeleyi gölgeleyen yaklaşımlarda daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Meclis, bedelli askerlik düzenlemesinin de bulunduğu teklifin yasalaşmasından sonra 1 Ekim Pazartesi gününe kadar tatile girecek.

CHP, Danışma Kurulu toplanamadığından, Çorlu'daki tren kazası ile grup önerisini Genel Kurula getirdi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, kazada 24 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 341 vatandaşın yaralandığını belirterek, "Bölgemiz kazadan sonra acıya boğuldu." dedi.

Kaza ile ilgili adli ve idari sürecin devam ettiğini aktaran Öztrak, "Yetkililer kazaya bölgedeki yoğun yağışın neden olduğunu belirtiyor ama bizim, kazaya ihmal ve denetimsizliğin neden olduğu yönünde kanaatimiz var. Kazanın gerçekleştiği yerdeki en son denetimi ve kontrolü kim, ne zaman yapmıştır? Bunun ortaya çıkartılması lazım." diye konuştu.

AK Parti Sivas Milletvekili Habib Soluk, AK Parti olarak kaza konusunda "Meclis Araştırma Komisyonu kurmayalım" demediklerini, kazayla ilgili devam eden adli ve idari soruşturmanın sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK Parti de Meclisin gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisini Genel Kurula taşıdı.

Kabul edilen öneriye göre, bugün, Kişisel Verileri Koruma Kurulunda boş bulunan üyelik için seçim yapılacak.

Genel Kurulda bugün ayrıca, bedelli askerlik düzenlemesinin de bulunduğu Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve KHK'lerde Değişiklik Yapan Kanun Teklifi görüşülecek. Teklif, "temel kanun" olarak, iki bölüm halinde ele alınacak.

Meclis, bugünkü çalışmalarını, teklifin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar sürdürecek. Çalışmaların bugün bitirilmesi halinde Meclis 1 Ekim Pazartesi günü saat 14.00'de toplanmak üzere tatile girecek.

Teklif görüşmelerinin bugün tamamlanmayıp yarına kalması halinde ise teklifin yasalaşmasının ardından parlamento yarın tatile girecek.

Genel Kurulda daha sonra, Kişisel Verileri Koruma Kurulunda HDP'ye düşen üyelik için seçime geçildi.

HDP Grubu, Kurula seçilecek üyenin iki katı kadar aday olarak Bayram Arslan ve Abbas Kılıçoğlu'nun isimlerini bildirdi.

TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, seçimin nasıl yapılacağını anlattı. Oylamanın sayım ve dökümü için beş kişilik Tasnif Komisyonu oluşturuldu.

HDP Grubu, Kurula seçilecek üyenin iki katı kadar aday olarak Bayram Arslan ve Abbas Kılıçoğlu'nun isimlerini bildirdi.

Seçim sonucu Kılıçoğlu, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun yeni üyesi oldu.

TBMM Genel Kurulunda, uluslararası komisyonların üyelerinin isimleri de okundu.

Valiler, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde, 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek.

TBMM Genel Kurulunda, terörle mücadelede yeni düzenlemeler içeren, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.

Buna göre valiler, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde, 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek.

Valiler, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek, ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'na "önleme araması" başlığıyla eklenen maddeye göre, tehlikenin ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hakimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde askeri birlik komutanının ya da askeri kurum amiri, hukuk hizmetleri başkanı ve birim amirinin yazılı emri üzerine, askeri mahallerde kişilerin üstü, araçları, özel kağıtları ve eşyası aranabilecek, gerekli tedbirler alınacak, suç delilleri koruma altına alınacak.

Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekecek. Arama kararında veya emrinde aramanın sebebi, konusu ve kapsamıyla yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilecek. Aramanın sonucu, arama kararı veya emri veren merci ya da makama bir tutanakla bildirilecek. Konutta ve yerleşim yerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamayacak.

Asker kişiler dahil askeri mahallere girmek veya çıkmak isteyenler, duyarlı kapıdan geçmek zorunda olacak. Bu kişilerin üstleri duyarlı kapının ikaz vermesi halinde metal dedektörle kontrol edilecek, eşyaları teknik cihazlardan ve güvenlik sistemlerinden geçirilecek, aracı teknik cihazlarla gerektiğinde elle kontrol edilebilecek.

Şüphe halinde veya bu cihazların bulunmadığı yerlerde, herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın kontrol elle yapılabilecek. Teknik cihazların ikazının sürmesi halinde, bu kişiler ancak elle kontrolü kabul ettikleri takdirde askeri mahallere girebilecek.

Teklifle 2017 yılında yapılan değişiklikle sıkıyönetim rejimi Anayasa'dan çıkarıldığından, bu düzenlemeye uyum için Sıkıyönetim Kanunu yürürlükten kaldırılıyor.

AİHM'in ihlal kararı dışında dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon gibi usullerle sonuçlandırılan başvuruları da "yargılamanın yenilenmesi" sebepleri arasına alınıyor. Böylece, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla sonuçlandırılan başvurularda, ihlal kararı verilen başvurularda olduğu gibi yeniden yargılama yoluna başvurulabilmesi mümkün hale getiriliyor, AİHM önündeki başvurularda ihlal kararı verilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'na "erbaş ve erlerin üst ve eşya aramaları" başlığıyla eklenen maddeye göre, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilen sulh ceza hakimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde birlik komutanı ile kurum amirinin yazılı emri üzerine, sahil güvenlik hizmet binaları ve eklentileriyle yüzer unsurlarında, askerlik yükümlülüğünü yerine getiren erbaş ve erlerin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranabilecek, gerekli tedbirler alınacak, suç delilleri koruma altına alınacak.

Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle gösterilmesi gerekecek. Arama kararında veya emrinde aramanın sebebi, konusu ve kapsamıyla yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilecek.

Aramanın sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilecek.

Konutta ve yerleşim yerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamayacak.

Jandarma erbaş ve erlerin üst ve eşya aramaları da aynı esaslara bağlanıyor.

Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, vardiya yatakhaneleri, gazinolar, sosyal tesisler, özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin sermayeleri, bu tesislerin gelirleriyle üye aidatlarına ilave olarak Jandarma Genel Komutanlığı bütçesine konulacak ödenekten oluşacak. Vardiya yatakhaneleri, gazinolar, sosyal tesisler, özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin merkezi yönetim bütçe kanunu ile belirlenen giderleri genel bütçeden karşılanabilecek.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda, Anayasa Mahkemesinin kararları doğrultusunda değişiklik yapılıyor. Buna göre, toplantı ile gösteri yürüyüşünün yer ve güzergahı, vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak.

Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00'e kadar yapılabilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün gece vaktinin başlamasından sonra devam edeceği konusunda geçerli neden bildirilmişse açık yerlerde yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağılma saati mahallin en büyük mülki amirinin kararıyla en geç saat 24.00'e kadar uzatılabilecek.

Yasa ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 30'uncu maddesine yeni fıkralar ekleniyor.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) personelinin kimliğinin gizli tutulmasının zorunluluğu dikkate alınarak, MİT'in tarafı olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk dahil olmak üzere, arabuluculuk usulünün uygulanmaması amaçlanıyor. Böylece, MİT'in taraf olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında, arabuluculuğun dava şartı olarak öngörüldüğü İş Mahkemeleri Kanunu dahil, mevzuatta yer alan arabuluculuğa ilişkin tüm hükümler uygulanmayacak.

MİT, "Bilgi Edinme Hakkı Kanunu" kapsamı dışına çıkarılacak.

Yasayla, Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 17'nci maddesinde atıfta bulunulan Sıkıyönetim Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması nedeniyle söz konusu madde yeni hükümlere göre düzenleniyor.

Seferberlik ve savaş hallerinde, tespit ve ilan edilen bölgeler içinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi, yağma, nitelikli yağma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, radyasyon yayma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, zehirli madde katma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, mühürde sahtecilik, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, kanunlara uymamaya tahrik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması, mal veya hizmet satımından kaçınma, Cumhurbaşkanına hakaret, devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçlarını işleyenler veya bu suçlara iştirak edenler, bölgede yetkili kılınan komutan tarafından gerekli görüldüğü takdirde askeri mahkemelerde yargılanacak.

Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nda belirtilen suçlardan dolayı Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında bölgede yetkili kılınan komutanın kovuşturma yapabilmesi Cumhurbaşkanının, milletvekilleri hakkında TBMM'nin, general ve amiraller hakkında Genelkurmay Başkanlığının, bakan yardımcıları hakkında ilgili bakanların iznine ve yargılama usulüne bağlı olacak.

Valiler ve kaymakamlar ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli general ve amiraller hakkında İçişleri Bakanı; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Sayıştay Başkan ve üyeleri, hakimler ve savcılar ve bu sınıftan sayılanlar hakkında ise özel kanunlarına göre yetkili kurul ve makamlar izin verecek.

Bu kişiler hakkında yetkili kurul ve makamlar tarafından, hakkında bölgede yetkili kılınan komutanca kovuşturma yapılmasına izin verilmediği durumda, özel kanunlarına göre işlem yapılacak.

Diplomatik dokunulmazlıkla ilgili düzenlemeler saklı olacak.

Anayasal düzene karşı işlenen suçlar ile terör suçlarından mahkum olanlar, MGK'ce devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilecek ve silahların mülkiyeti kamuya geçirilecek.

Terörle Mücadele Kanunu'na (TMK) geçici madde ekleniyor.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan gözaltı süreleri, bazı suçlarla ilgili olarak yeniden düzenleniyor ve ek gözaltı süreleri getiriliyor.

Buna göre, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl süreyle TCK'nin "devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları" ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından; gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 48 saati, toplu olarak işlenen suçlarda ise 4 günü geçemeyecek.

Delillerin toplanmasındaki güçlük veya dosyanın kapsamlı olması nedeniyle gözaltı süresi en fazla 2 defa uzatılabilecek. Gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karar, cumhuriyet savcısının istemi üzerine yakalanan kişi dinlenilmek suretiyle hakim tarafından verilecek.

Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem, cumhuriyet savcısı veya cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk güçleri tarafından yapılabilecek.

Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilecek.

Tahliye talepleri, en geç 30'ar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesiyle birlikte dosya üzerinden karara bağlanabilecek.

Tutukluluğun incelenmesi en geç 30'ar günlük sürelerle dosya üzerinden, 90'ar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılacak.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***