2012-11-01 - 12:52
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, cezaevlerinde devam eden açlık grevleri ile ilgili olarak, hükümetin açlık grevi eylemleri karşısında 'deve kuşu pozisyonu' aldığını iddia etti.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, cezaevlerinde devam eden açlık grevleri ile ilgili olarak, hükümetin açlık grevi eylemleri karşısında 'deve kuşu pozisyonu' aldığını iddia etti.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, beraberindeki İstanbul Milletvekili Melda Onur, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ile TBMM'de basın toplantısı düzenledi.
Devam eden açlık grevlerinin 51. gününde olduğunu ve eylemleri başından beri takip ettiklerini söyleyen Ağbaba, "Bu amaçla 6 farklı hapishanede 50'den fazla eylemciyle görüştük. İlk ziyaretimizi, 19 Ekim 2012 tarihinde, Sincan 1 ve 2 Nolu F tipi Cezaevleri ile, Sincan Kadın Kapalı Cezaevine gerçekleştirdik. Son olarak da 31 Ekim 2012 tarihinde Kandıra 1 ve 2 Nolu F Tipi Cezaevleri ile Bolu F Tipi Cezaevinde açlık grevi eylemini sürdüren mahpuslarla görüştük." dedi.
Açlık grevi eylemleri ile alakalı yoğun bir bilgi kirliliği olduğunu ifade eden Ağbaba, "En büyük bilgi kirliği kaynağı da başta Başbakan olmak üzere hükümet üyeleridir. Başbakan'ın yalnızca bir kişinin ölüm orucunda olduğu yönündeki beyanları da gerçeği yansıtmamaktadır." Şeklinde konuştu.
Ağbaba, sözlerine şöyle devam etti:
"Hükümet açlık grevi eylemleri karşısında "deve kuşu pozisyonu" almıştır. Bu yanlıştır. Bu yanlışın bedeli genç hayatlar olmamalıdır. Bu eylem tarzı da, bu eylemi görmezden gelen zihniyet de sorgulanmaya muhtaçtır.Bu sorunun çözülmesi için atılacak ilk adım ise gerçekçi olmak ve kirli bilgiden kurtulmaktır. Burada başta medya ve yetkili kurum ve kişiler olmak üzere herkese büyük görev düşmektedir. Bu ülkeye 100'den fazla ölüyü, 600'den fazla engelliyi geride bırakan bir "19 Aralık" daha yaşamamalıdır. İnsan canı ve bedeni hiçbir pazarlığın konusu edilemez. Biz CHP olarak adı, sıfatı, cezası ne olursa olsun herkese hukukun eşit şekilde uygulanmasını savunuyoruz.
58 farklı cezaevinde 658 tutuklu ve hükümlü açlık grevi eylemini sürdürmektedir. Görüştüğümüz mahpuslarlasın iddiasına göre: Bazı basın-yayın organlarında açlık grevinin bırakıldığı yönünde yer alan haberler, destek amaçlı açlık grevine katılanlardan ibarettir. Eylemcilerim iaşe bedeli bakanlık tarafından kesilmiştir ve açlık grevi sürecinde eylemcilere hiçbir şey verilmemektedir.
Görüşülen 28 kişiden 11'i tutuklu, 17 ise hükümlüdür. 20 ila 47 yaş arasında bulunan 28 kişinin yaş ortalaması 33'tür. En fazla kilo kaybı 18 kilo gram, en az kilo kaybı 6 kilo gram ve ortalama kilo kaybı 10 kilo gramdır. Dikkat çeken unsur sadece kilo kaybı değildir; pek çok eylemcide çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başlamıştır. Heyetimiz tarafından yapılan inceleme ve görüşmeler sonucunda ziyaret edilen açlık grevi eylemcilerinin "yiyip içtikleri" yönünde bir bulguya rastlanmamıştır. Eylemciler, kamuoyuna yansıyan talepleri dışında herhangi bir talepten bahsetmemiştir. Görüşülen eylemcilerden hiçbiri kendisinin açlık grevine zorlandığını veya bunun için tehdit edildiğini söylememiştir."
Nurettin Demir ise açlık grevinde bulunan mahkumların fiziki olarak çok etkilendiğini söyleyerek" Siyasi istek ve talepleri ne olursa olsun, işin insani yönü ön planda tutulmalıdır." dedi.
Melda Onur ise, yaşanılan bu sorunun TBMM'de çözülmesi gerektğini söyledi.
M.Fatih Kılıç
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, beraberindeki İstanbul Milletvekili Melda Onur, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ile TBMM'de basın toplantısı düzenledi.
Devam eden açlık grevlerinin 51. gününde olduğunu ve eylemleri başından beri takip ettiklerini söyleyen Ağbaba, "Bu amaçla 6 farklı hapishanede 50'den fazla eylemciyle görüştük. İlk ziyaretimizi, 19 Ekim 2012 tarihinde, Sincan 1 ve 2 Nolu F tipi Cezaevleri ile, Sincan Kadın Kapalı Cezaevine gerçekleştirdik. Son olarak da 31 Ekim 2012 tarihinde Kandıra 1 ve 2 Nolu F Tipi Cezaevleri ile Bolu F Tipi Cezaevinde açlık grevi eylemini sürdüren mahpuslarla görüştük." dedi.
Açlık grevi eylemleri ile alakalı yoğun bir bilgi kirliliği olduğunu ifade eden Ağbaba, "En büyük bilgi kirliği kaynağı da başta Başbakan olmak üzere hükümet üyeleridir. Başbakan'ın yalnızca bir kişinin ölüm orucunda olduğu yönündeki beyanları da gerçeği yansıtmamaktadır." Şeklinde konuştu.
Ağbaba, sözlerine şöyle devam etti:
"Hükümet açlık grevi eylemleri karşısında "deve kuşu pozisyonu" almıştır. Bu yanlıştır. Bu yanlışın bedeli genç hayatlar olmamalıdır. Bu eylem tarzı da, bu eylemi görmezden gelen zihniyet de sorgulanmaya muhtaçtır.Bu sorunun çözülmesi için atılacak ilk adım ise gerçekçi olmak ve kirli bilgiden kurtulmaktır. Burada başta medya ve yetkili kurum ve kişiler olmak üzere herkese büyük görev düşmektedir. Bu ülkeye 100'den fazla ölüyü, 600'den fazla engelliyi geride bırakan bir "19 Aralık" daha yaşamamalıdır. İnsan canı ve bedeni hiçbir pazarlığın konusu edilemez. Biz CHP olarak adı, sıfatı, cezası ne olursa olsun herkese hukukun eşit şekilde uygulanmasını savunuyoruz.
58 farklı cezaevinde 658 tutuklu ve hükümlü açlık grevi eylemini sürdürmektedir. Görüştüğümüz mahpuslarlasın iddiasına göre: Bazı basın-yayın organlarında açlık grevinin bırakıldığı yönünde yer alan haberler, destek amaçlı açlık grevine katılanlardan ibarettir. Eylemcilerim iaşe bedeli bakanlık tarafından kesilmiştir ve açlık grevi sürecinde eylemcilere hiçbir şey verilmemektedir.
Görüşülen 28 kişiden 11'i tutuklu, 17 ise hükümlüdür. 20 ila 47 yaş arasında bulunan 28 kişinin yaş ortalaması 33'tür. En fazla kilo kaybı 18 kilo gram, en az kilo kaybı 6 kilo gram ve ortalama kilo kaybı 10 kilo gramdır. Dikkat çeken unsur sadece kilo kaybı değildir; pek çok eylemcide çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başlamıştır. Heyetimiz tarafından yapılan inceleme ve görüşmeler sonucunda ziyaret edilen açlık grevi eylemcilerinin "yiyip içtikleri" yönünde bir bulguya rastlanmamıştır. Eylemciler, kamuoyuna yansıyan talepleri dışında herhangi bir talepten bahsetmemiştir. Görüşülen eylemcilerden hiçbiri kendisinin açlık grevine zorlandığını veya bunun için tehdit edildiğini söylememiştir."
Nurettin Demir ise açlık grevinde bulunan mahkumların fiziki olarak çok etkilendiğini söyleyerek" Siyasi istek ve talepleri ne olursa olsun, işin insani yönü ön planda tutulmalıdır." dedi.
Melda Onur ise, yaşanılan bu sorunun TBMM'de çözülmesi gerektğini söyledi.
M.Fatih Kılıç
