2018-01-18 - 16:25
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Olağanüstü Hal'in (OHAL) 19 Ocak Cuma günü saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Eskişehir Milletvekil Utku Çakırözer, Avrupa'da yaşayan Türklerin sorunlarına değindi.
Geçtiğimiz hafta Almanya'da katıldığı bir etkinlikte Türk vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Çakırözer, başta Almanya olmak üzere yurt dışında yaşanan tüm Türk kökenli vatandaşların, kendilerine yönelik "ötekileştirme" faaliyetlerinden rahatsız olduklarını söyledi.
Yurt dışında yaşayan Türklerin yüzde 30'unun işsiz olduğunu, yüzde 40'ının ise sosyal yardımlar desteğiyle yaşayabildiklerini gördüğünü aktaran Çakırözer, "Avrupa'da yaşayan yurttaşlarımızın sorunlarına duyarsız kalamayız. İşe Avrupa'ya karşı kavgalı bir Türkiye imajını ortadan kaldırmakla başlayabiliriz. OHAL'i ortadan kaldırarak devam edebiliriz." ifadesini kullandı.
AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan da Mersin'e yönelik yatırımları ele aldı.
AK Parti'nin, siyasetinin merkezine vatandaşı yerleştirdiğini ve bu yönde yürütülen çalışmaları sürdürdüklerini belirten Özkan, "Seçim bölgem olan Mersin, ülkenin gelişmesine katkı sağlayan önemli bir şehirdir. Bu zamana kadar Mersin'e toplam 24 milyarlık bir yatırım gerçekleştirildi. Mersin, Türkiye tarihinden aldığı güçle geleceğini barış üzerine inşa etmeye devam edecektir." dedi.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise OHAL ve KHK'lere yönelik eleştiride bulundu.
Doğan, OHAL'in ilan edildiği 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren Türkiye'nin evrensel hukuk ve özgürlüklerden hızla uzaklaştığını öne sürdü.
Halkın OHAL'den etkilenmediğini söylemenin mümkün olmadığını iddia eden Doğan, "OHAL'in ne olduğunu siz hissetmeyebilirsiniz ama bunu sokaktaki vatandaş çok iyi biliyor. Olumsuzluklara karşı inatla 'OHAL değil demokrasi istiyoruz' diyeceğiz." dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ın, yerinden söz verdiği MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Kazakistan'da meydana gelen otobüs kazasında 52 kişinin yaşamını yitirdiğini öğrendiklerini ve kazanın üzüntüsünü yaşadıklarını aktardı.
Kazakistan İçişleri Bakanının açıklamalarından yaşamını yitirenlerin Özbekistan vatandaşı olduğunun ortaya çıktığına değinen Usta, yaşamını yitirenlere Allah'tan Rahmet diledi.
Erhan Usta, FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında başlatılan soruşturmalar kapsamında ihraç edilenlere yönelik verilen mahkeme kararlarını da değerlendirdi.
Mahkemenin kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verdiği kişilerin yeniden işlerine dönebilmesi için adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Usta, şunları kaydetti:
"Mahkeme kararlarına rağmen işe iadesi sağlanmayan kişilerin durumu toplumda ciddi bir sıkıntı haline gelmeye başladı. Bu kişilerin işe iadelerine ilişkin kurumlar çok fazla adım atmıyor. Kurumlar topu OHAL İnceleme Komisyonuna atıyor. Komisyonun herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu kişilerin görevlerine iade konusu biran evvel çözülmesi gereken bir konudur."
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, yarın Hırant Dink'in ölüm yılı olduğunu, dava sürecinde herhangi bir gelişmenin hala yaşanmadığını savundu.
Hrant Dink davasının, ezenin ezilenin, Türk ve Türk olmayanlara devlet yaklaşımının bir özetini ortaya koyduğunu iddia eden Yıldırım, "Hrant Dink'in arkadaşları olarak onun anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. O bir Türkiye sevdalısıydı. Yaşamış olduğu acılara rağmen, bütün sorunların çözümünü uluslararası arenada değil, Türkiye içinde arayan bir Türkiye sevdalısıydı. Onun anısına, yürüttüğü mücadeleyi sürdüreceğimizi belirtmek isterim." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise CHP olarak yaklaşık iki haftadır OHAL ve KHK uygulamalarının yanlışlığını dile getirdiklerini belirtti.
Arzu ettikleri şeyin TBMM'de milletvekillerinin itibarının zedelenmemesi olduğunu vurgulayan Özkoç, şunları kaydetti:
"Millet iradesiyle seçilmiş milletvekillerimizin yasama görevlerini layıkıyla yapabilmelerini istiyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan seçilmiş tüm milletvekillerinin görevlerini yapmalarını talep ediyoruz. OHAL millet iradesini yok ediyor, milletvekillerinin görevlerini yapması önünde büyük engel teşkil ediyor. Bu yolla çıkan KHK'lerin gündeme gelmemesi millet iradesinde rahatsızlık yaratmaktadır. Elbette burada fikirlerimizi söyleyeceğiz ama asıl amaç üzüm yemek olmalı. Biz birbirimizin değerlerine değer katarak daha fazla şeyler yapabiliriz. Bu nedenle OHAL bir an önce durdurulmalı, KHK'ler de Meclis gündemine getirilmelidir. Millet iradesi Mecliste tesis ettirilmelidir."
Daha sonra söz isteyen CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, İçtüzük gereği OHAL sürecinde çıkarılan KHK'lerin kısa sürede Meclisin gündemine gelmesini istedi.
Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, KHK'lerin Meclis Başkanlığınca doğrudan Meclis gündemine alındığını anımsattı.
KHK'lerin görüşülme sırasının ise Danışma Kurulu kararı veya grup önerisi üzerine Genel Kurulun onayı sonrasında belirlendiğine işaret eden Aydın, Meclis Başkanlığının, üzerine düşen görevi yaptığını belirtti.
Aydın, ayrıca Meclis Başkanlığının gündem belirleme görevinin olmadığını da vurguladı.
Danışma Kurulu toplanamadığından HDP, CHP ve AK Parti'nin grup önerileri Genel Kurulun onayına sunuldu.
HDP Grubunun, "Hrant Dink cinayeti" konusundaki araştırma önergesinin bugün gündeme alınmasına ilişkin önerisi, kabul edilmedi.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan öneriye ilişkin konuşmasında, AK Parti iktidarının cinayet konusunda gerekli duyarlılığı göstermediğini ileri sürdü. Cinayette sorumluluğu olanların tümünün ortaya çıkarılmasını beklediklerini ve bunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Paylan, konuşmasını Ermenice bir cümle ile tamamladı.
CHP Grubunun, OHAL kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin (KHK) Genel Kurul gündeminde diğer işlerin önüne alınmasıyla ilgili çalışma takvimi önerisi de kabul edilmedi.
CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel önerinin görüşmelerinde yaptığı konuşmada, iktidarın ülkeyi yönetemediğini, OHAL sonrası çıkarılan KHK'lerin arkasına saklanarak bu durumu gizlemeye çalıştığını ileri sürdü.
Daha sonra görüşülen AK Parti Grubunun, Genel Kurulun çalışma gündem ve saatlerine ilişkin önerisi ise kabul edildi.
Buna göre, Genel Kurulun bugünkü birleşiminde; OHAL'in 19 Ocak Cuma günü saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi'nin, görüşmeleri yapılacak.
Genel Kurul, çalışmalarını tezkerenin görüşmeleri tamamlanana kadar sürdürecek. Görüşmelerin tamamlanamaması halinde ise Genel Kurul, yarın saat 14.00'te toplanarak görüşmeler bitene kadar çalışacak.
Ayrıca öneriyle Çin, Katar, Tunus ve Lübnan ile imzalanan uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair altı kanun tasarısı da Genel Kurul gündeminin üst sıralarına çekildi.
Genel Kurulda, alınan karar gereği OHAL'in uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmelerine başlandı.
HDP Grubu adına konuşan Bilgen, Türkiye'nin 5 yıl öncesine kadar darbe anayasasından kurtulmaya çalıştığını, bu yönde komisyonlar oluşturulup uzun süre çalışıldığını söyledi.
OHAL uygulamaları karşısında gelinen noktada kazanılmış hakların uygulanması için feryat ettiklerini belirten Ayhan Bilgen, şunları kaydetti:
"Kenan Evren yasalarının iyi noktalarını size söylemeye çalışıyoruz. Elbette ki Anayasa'da tarif edilen OHAL'in gerekçesi ve KHK'larla ilgili düzenlemeyi yok sayabilirsiniz ama suç işlemeye bu kadar cüretkar davranmaya devam ederseniz, yargılanmaktan kurtulamazsınız. Tüm bu yaşananlara 'Fransız' kalınan Meclisimizde ben de Fransa'dan örnekler vermek istiyorum. Fransa örneğinde, OHAL nedeniyle işten atılan yok, mağdur edilen yok. Fransa'da OHAL'in güvenlik için bile bir faydasının olmadığı açıklanıyor. Fransa'da güvenlik için faydası görülmeyen OHAL, Türkiye için hangi noktada faydalı görülüyor?"
Bilgen, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının tartışıldığı bir dönemden geçildiğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesince alınan kararların yerel mahkemeler tarafından dikkate alınmadığının görüldüğünü dile getiren Ayhan Bilgen, "2019'dan sonra başkanlık kararnameleriyle ülke yönetileceği için milletvekillerine de gerek kalmayacak. Kendinizi boştan yere yormayacaksınız. Biz demokrasi adına sizden bir şey istemiyoruz. Türkiye de bir gün OHAL'den mutlaka kurtarılacaktır." diye konuştu.
Görüşmeler sırasında CHP Grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, iktidar partisi ve MHP'nin oylarıyla OHAL'in 6. kez uzatılacağını söyledi.
AK Parti ve MHP'nin "hukuksuzluğa, haksızlığa devam" diyeceklerini belirten Erkek, "Egemenliğin gasp edilmesine bir kez daha onay vereceksiniz. OHAL, anayasal düzeni korumak için alınır. OHAL KHK'ları ile kanunları değiştiremez, kalıcı hükümler tesis edemezsiniz. Siz OHAL'in sebep olduğu durumlar dışında, her konuyu KHK ile düzenliyorsunuz ve ne yazık ki Anayasa Mahkemesi bu durumu seyrediyor. Bile bile anayasa ve içtüzük ihlal ediliyor." iddiasında bulundu.
Muharrem Erkek, hükümetin her fırsatta Fransa örneğini verdiğini ancak Fransa'da uygulanan OHAL döneminde hiçbir zaman hukukun dışına çıkılmadığını savundu.
Fransa'da hukukun olağan şekilde işlediğini savunan Erkek, 15 Temmuz 2016'dan sonra parlamentonun tümüyle demokrasinin yanında olmasına karşı hükümetin, çıkarılan KHK'larla Meclisi sırtından vurduğunu öne sürdü.
"Adalete dayanmayan kuvvet, zalimdir." diyen Erkek, şunları kaydetti:
"Darbe girişimi sonrasında 115 bin kişi görevinden ihraç edildi. Potansiyel mağduriyetlerle birlikte bu sayı milyonu aştı. Kollektif suç yarattınız. Çocuklarıyla birlikte bir aileyi açlığa mahkum etmek... Tam bir OHAL hali. Çocuklar için, kadınlar için mücadele eden dernekleri kapattınız. OHAL rejimi nedeniyle Türkiye, ilk kez 'özgür değil' kategorisindeki ülkeler arasında yer aldı. Özgürlüğü kısıtlanan 49 ülke içerisindeyiz. OHAL demokrasinin en temel ilkelerini yıkan bir rejimdir. OHAL sürecinde gerçekleştirilen her seçimin meşruiyeti tartışılır. OHAL'in temel amacı FETÖ ile mücadeleydi. Gerçek bir mücadele sergileyebiliyor musunuz? Hayır. Siyasi ayağı ortaya çıkarılmadığı sürece FETÖ ile mücadele etmiş olamazsınız. Güce tapanların bulunduğu yerde barış olmaz. Türkiye Cumhuriyetini şahıs devleti yapmaya çalışanlar en büyük ihanet içindeler. OHAL'de yok ettiğiniz adalet ekmek gibi, su gibidir."
Erkek, uzatılması planlanan OHAL'e karşı adalet için "hayır" diyeceklerini sözlerine ekledi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Kanuni Sultan Süleyman Hastanesindeki "çocuk yaşta gebelik ve doğum vakaları" ile ilgili olarak, "Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır. Gerek kamu görevlisinin suçu bildirmeme, gerekse çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili soruşturmalar devam etmektedir." dedi.
Gül, TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresinin görüşmelerinde söz alarak, konuya ilişkin açıklama yaptı.
Küçükçekmece Başsavcılığının konuyla ilgili soruşturma başlattığını belirten Bakan Gül, sürecin, konunun savcılığa intikal ettiği 3 Ekim tarihinde derhal başlatıldığını aktardı.
Soruşturmanın Türk Ceza Kanunu kapsamında yürütüldüğünü, yine Türk Ceza Kanunun "çocuğun cinsel istismarı" suçu kapsamında da ayrıca bir soruşturmanın sürdüğünü belirten Gül, şöyle konuştu:
"Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır. Gerek kamu görevlisinin suçu bildirmeme, gerekse çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili soruşturmalar devam etmektedir. Bu soruşturmalarla ilgili bir cumhuriyet başsavcı vekili ve 2 cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir."
AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, "Türkiye'nin olağanüstü hal rejimi uygulamasıyla başka bir arayışa girdiği gerçekçi değildir, bunlar Türkiye'nin bugün karşı karşıya bulunduğu sorunları anlamaktan uzak yaklaşımlardır." dedi.
Bilgin, TBMM Genel Kurulunda OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmelerinde grubu adına söz aldı.
OHAL'in, demokratik sistem içinde ortaya çıkan olağandışı şartların giderilmesine, şartların normalleştirilmesine hizmet eden hukuki bir süreç olduğunu belirten Bilgin, hiç kimsenin aklına geldi diye, keyfi şekilde bu uygulamayı hayata geçiremeyeceğini ifade etti.
Türkiye'de hukuk devleti ilkesinin ve anayasal kurumların yürürlükte olduğunu, bunların OHAL içinde de fonksiyonlarını yerine getirdiğini vurgulayan Bilgin, demokrasinin önemine değindi.
Bilgin, "Demokratik devlet düzeninin olmazsa olmaz temel prensibi seçimlerdir. Seçimler başka bir prensibe benzemez. Demokrasinin varlığını ve sürekliliğini belirleyen kriterlerdir. Bir ülkede iktidarlar seçimle değişiyorsa orada bir başka rejim tanımlamaya kalkmak gerçekçi değildir. Seçimler ve milli egemenlik ilkesi demokratik rejimin kurucu ilkeleridir." değerlendirmesinde bulundu.
OHAL'in siyaset ve demokrasi teorisinde tartışılmış bir mesele olduğunu anlatan Bilgin, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine ilişkin de görüşlerini aktardı.
Türkiye'nin artık asla demokratikleşme yolunda geriye düşürülemeceğini vurgulayan Bilgin, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki olağanüstü şartlara işaret etti.
Bilgin, şöyle konuştu:
"15 Temmuz, Türkiye'nin hem bağımsızlığına hem demokrasisine yönelen bir saldırıdır. Bu bakımdan, Türkiye'nin bu olağan şartlar içerisinde bu yapıyla mücadele etmesi, bu uluslararası organizasyonun bir uzantısı olan yapıyla mücadele etmesi imkan dahilinde görülmediği için TBMM olağanüstü hal yönetimini uygulamayı tercih etmiştir. Şunu düşünelim; bu illegal yapılar, bu antidemokratik faşizan cemaat yapısı zaten Türkiye'nin mevcut olağan rejiminin içerisinde çeşitli mekanizmaları ele geçirdikleri için olağan rejim içerisinde bunlarla mücadele etmeye kalksaydık asla bir adım mesafe alamazdık. Suçlularımız, darbe yapan o katiller, halkı kurşunlayan, uçaklarla bomba yağdıran o katiller mahkemelerden ertesi gün salıverilirdi. Onun için, Türkiye'nin olağanüstü hal rejimi uygulamasıyla başka bir arayışa girdiği gerçekçi değildir, bunlar Türkiye'nin bugün karşı karşıya bulunduğu sorunları anlamaktan uzak yaklaşımlardır."
"Türkiye saldırı altındadır. Normal şartlar altında yaşamıyoruz." diyen Bilgin, OHAL'in de bu koşullar nedeniyle sürdürüldüğünü kaydetti.
Olağanüstü Hal'in (OHAL) 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Genel Kurulda, hükümet ve gruplar adına yapılan konuşmaların ardından, OHAL'in, 19 Ocak Cuma günü saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi milletvekillerinin oyuna sunuldu.
Tezkere, yapılan oylama sonucu kabul edildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Genel Kurulda gündem dışı söz alan CHP Eskişehir Milletvekil Utku Çakırözer, Avrupa'da yaşayan Türklerin sorunlarına değindi.
Geçtiğimiz hafta Almanya'da katıldığı bir etkinlikte Türk vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Çakırözer, başta Almanya olmak üzere yurt dışında yaşanan tüm Türk kökenli vatandaşların, kendilerine yönelik "ötekileştirme" faaliyetlerinden rahatsız olduklarını söyledi.
Yurt dışında yaşayan Türklerin yüzde 30'unun işsiz olduğunu, yüzde 40'ının ise sosyal yardımlar desteğiyle yaşayabildiklerini gördüğünü aktaran Çakırözer, "Avrupa'da yaşayan yurttaşlarımızın sorunlarına duyarsız kalamayız. İşe Avrupa'ya karşı kavgalı bir Türkiye imajını ortadan kaldırmakla başlayabiliriz. OHAL'i ortadan kaldırarak devam edebiliriz." ifadesini kullandı.
AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan da Mersin'e yönelik yatırımları ele aldı.
AK Parti'nin, siyasetinin merkezine vatandaşı yerleştirdiğini ve bu yönde yürütülen çalışmaları sürdürdüklerini belirten Özkan, "Seçim bölgem olan Mersin, ülkenin gelişmesine katkı sağlayan önemli bir şehirdir. Bu zamana kadar Mersin'e toplam 24 milyarlık bir yatırım gerçekleştirildi. Mersin, Türkiye tarihinden aldığı güçle geleceğini barış üzerine inşa etmeye devam edecektir." dedi.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise OHAL ve KHK'lere yönelik eleştiride bulundu.
Doğan, OHAL'in ilan edildiği 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren Türkiye'nin evrensel hukuk ve özgürlüklerden hızla uzaklaştığını öne sürdü.
Halkın OHAL'den etkilenmediğini söylemenin mümkün olmadığını iddia eden Doğan, "OHAL'in ne olduğunu siz hissetmeyebilirsiniz ama bunu sokaktaki vatandaş çok iyi biliyor. Olumsuzluklara karşı inatla 'OHAL değil demokrasi istiyoruz' diyeceğiz." dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ın, yerinden söz verdiği MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Kazakistan'da meydana gelen otobüs kazasında 52 kişinin yaşamını yitirdiğini öğrendiklerini ve kazanın üzüntüsünü yaşadıklarını aktardı.
Kazakistan İçişleri Bakanının açıklamalarından yaşamını yitirenlerin Özbekistan vatandaşı olduğunun ortaya çıktığına değinen Usta, yaşamını yitirenlere Allah'tan Rahmet diledi.
Erhan Usta, FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında başlatılan soruşturmalar kapsamında ihraç edilenlere yönelik verilen mahkeme kararlarını da değerlendirdi.
Mahkemenin kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verdiği kişilerin yeniden işlerine dönebilmesi için adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Usta, şunları kaydetti:
"Mahkeme kararlarına rağmen işe iadesi sağlanmayan kişilerin durumu toplumda ciddi bir sıkıntı haline gelmeye başladı. Bu kişilerin işe iadelerine ilişkin kurumlar çok fazla adım atmıyor. Kurumlar topu OHAL İnceleme Komisyonuna atıyor. Komisyonun herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu kişilerin görevlerine iade konusu biran evvel çözülmesi gereken bir konudur."
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, yarın Hırant Dink'in ölüm yılı olduğunu, dava sürecinde herhangi bir gelişmenin hala yaşanmadığını savundu.
Hrant Dink davasının, ezenin ezilenin, Türk ve Türk olmayanlara devlet yaklaşımının bir özetini ortaya koyduğunu iddia eden Yıldırım, "Hrant Dink'in arkadaşları olarak onun anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. O bir Türkiye sevdalısıydı. Yaşamış olduğu acılara rağmen, bütün sorunların çözümünü uluslararası arenada değil, Türkiye içinde arayan bir Türkiye sevdalısıydı. Onun anısına, yürüttüğü mücadeleyi sürdüreceğimizi belirtmek isterim." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise CHP olarak yaklaşık iki haftadır OHAL ve KHK uygulamalarının yanlışlığını dile getirdiklerini belirtti.
Arzu ettikleri şeyin TBMM'de milletvekillerinin itibarının zedelenmemesi olduğunu vurgulayan Özkoç, şunları kaydetti:
"Millet iradesiyle seçilmiş milletvekillerimizin yasama görevlerini layıkıyla yapabilmelerini istiyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan seçilmiş tüm milletvekillerinin görevlerini yapmalarını talep ediyoruz. OHAL millet iradesini yok ediyor, milletvekillerinin görevlerini yapması önünde büyük engel teşkil ediyor. Bu yolla çıkan KHK'lerin gündeme gelmemesi millet iradesinde rahatsızlık yaratmaktadır. Elbette burada fikirlerimizi söyleyeceğiz ama asıl amaç üzüm yemek olmalı. Biz birbirimizin değerlerine değer katarak daha fazla şeyler yapabiliriz. Bu nedenle OHAL bir an önce durdurulmalı, KHK'ler de Meclis gündemine getirilmelidir. Millet iradesi Mecliste tesis ettirilmelidir."
Daha sonra söz isteyen CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, İçtüzük gereği OHAL sürecinde çıkarılan KHK'lerin kısa sürede Meclisin gündemine gelmesini istedi.
Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, KHK'lerin Meclis Başkanlığınca doğrudan Meclis gündemine alındığını anımsattı.
KHK'lerin görüşülme sırasının ise Danışma Kurulu kararı veya grup önerisi üzerine Genel Kurulun onayı sonrasında belirlendiğine işaret eden Aydın, Meclis Başkanlığının, üzerine düşen görevi yaptığını belirtti.
Aydın, ayrıca Meclis Başkanlığının gündem belirleme görevinin olmadığını da vurguladı.
Danışma Kurulu toplanamadığından HDP, CHP ve AK Parti'nin grup önerileri Genel Kurulun onayına sunuldu.
HDP Grubunun, "Hrant Dink cinayeti" konusundaki araştırma önergesinin bugün gündeme alınmasına ilişkin önerisi, kabul edilmedi.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan öneriye ilişkin konuşmasında, AK Parti iktidarının cinayet konusunda gerekli duyarlılığı göstermediğini ileri sürdü. Cinayette sorumluluğu olanların tümünün ortaya çıkarılmasını beklediklerini ve bunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Paylan, konuşmasını Ermenice bir cümle ile tamamladı.
CHP Grubunun, OHAL kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin (KHK) Genel Kurul gündeminde diğer işlerin önüne alınmasıyla ilgili çalışma takvimi önerisi de kabul edilmedi.
CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel önerinin görüşmelerinde yaptığı konuşmada, iktidarın ülkeyi yönetemediğini, OHAL sonrası çıkarılan KHK'lerin arkasına saklanarak bu durumu gizlemeye çalıştığını ileri sürdü.
Daha sonra görüşülen AK Parti Grubunun, Genel Kurulun çalışma gündem ve saatlerine ilişkin önerisi ise kabul edildi.
Buna göre, Genel Kurulun bugünkü birleşiminde; OHAL'in 19 Ocak Cuma günü saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi'nin, görüşmeleri yapılacak.
Genel Kurul, çalışmalarını tezkerenin görüşmeleri tamamlanana kadar sürdürecek. Görüşmelerin tamamlanamaması halinde ise Genel Kurul, yarın saat 14.00'te toplanarak görüşmeler bitene kadar çalışacak.
Ayrıca öneriyle Çin, Katar, Tunus ve Lübnan ile imzalanan uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair altı kanun tasarısı da Genel Kurul gündeminin üst sıralarına çekildi.
Genel Kurulda, alınan karar gereği OHAL'in uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmelerine başlandı.
HDP Grubu adına konuşan Bilgen, Türkiye'nin 5 yıl öncesine kadar darbe anayasasından kurtulmaya çalıştığını, bu yönde komisyonlar oluşturulup uzun süre çalışıldığını söyledi.
OHAL uygulamaları karşısında gelinen noktada kazanılmış hakların uygulanması için feryat ettiklerini belirten Ayhan Bilgen, şunları kaydetti:
"Kenan Evren yasalarının iyi noktalarını size söylemeye çalışıyoruz. Elbette ki Anayasa'da tarif edilen OHAL'in gerekçesi ve KHK'larla ilgili düzenlemeyi yok sayabilirsiniz ama suç işlemeye bu kadar cüretkar davranmaya devam ederseniz, yargılanmaktan kurtulamazsınız. Tüm bu yaşananlara 'Fransız' kalınan Meclisimizde ben de Fransa'dan örnekler vermek istiyorum. Fransa örneğinde, OHAL nedeniyle işten atılan yok, mağdur edilen yok. Fransa'da OHAL'in güvenlik için bile bir faydasının olmadığı açıklanıyor. Fransa'da güvenlik için faydası görülmeyen OHAL, Türkiye için hangi noktada faydalı görülüyor?"
Bilgen, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının tartışıldığı bir dönemden geçildiğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesince alınan kararların yerel mahkemeler tarafından dikkate alınmadığının görüldüğünü dile getiren Ayhan Bilgen, "2019'dan sonra başkanlık kararnameleriyle ülke yönetileceği için milletvekillerine de gerek kalmayacak. Kendinizi boştan yere yormayacaksınız. Biz demokrasi adına sizden bir şey istemiyoruz. Türkiye de bir gün OHAL'den mutlaka kurtarılacaktır." diye konuştu.
Görüşmeler sırasında CHP Grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, iktidar partisi ve MHP'nin oylarıyla OHAL'in 6. kez uzatılacağını söyledi.
AK Parti ve MHP'nin "hukuksuzluğa, haksızlığa devam" diyeceklerini belirten Erkek, "Egemenliğin gasp edilmesine bir kez daha onay vereceksiniz. OHAL, anayasal düzeni korumak için alınır. OHAL KHK'ları ile kanunları değiştiremez, kalıcı hükümler tesis edemezsiniz. Siz OHAL'in sebep olduğu durumlar dışında, her konuyu KHK ile düzenliyorsunuz ve ne yazık ki Anayasa Mahkemesi bu durumu seyrediyor. Bile bile anayasa ve içtüzük ihlal ediliyor." iddiasında bulundu.
Muharrem Erkek, hükümetin her fırsatta Fransa örneğini verdiğini ancak Fransa'da uygulanan OHAL döneminde hiçbir zaman hukukun dışına çıkılmadığını savundu.
Fransa'da hukukun olağan şekilde işlediğini savunan Erkek, 15 Temmuz 2016'dan sonra parlamentonun tümüyle demokrasinin yanında olmasına karşı hükümetin, çıkarılan KHK'larla Meclisi sırtından vurduğunu öne sürdü.
"Adalete dayanmayan kuvvet, zalimdir." diyen Erkek, şunları kaydetti:
"Darbe girişimi sonrasında 115 bin kişi görevinden ihraç edildi. Potansiyel mağduriyetlerle birlikte bu sayı milyonu aştı. Kollektif suç yarattınız. Çocuklarıyla birlikte bir aileyi açlığa mahkum etmek... Tam bir OHAL hali. Çocuklar için, kadınlar için mücadele eden dernekleri kapattınız. OHAL rejimi nedeniyle Türkiye, ilk kez 'özgür değil' kategorisindeki ülkeler arasında yer aldı. Özgürlüğü kısıtlanan 49 ülke içerisindeyiz. OHAL demokrasinin en temel ilkelerini yıkan bir rejimdir. OHAL sürecinde gerçekleştirilen her seçimin meşruiyeti tartışılır. OHAL'in temel amacı FETÖ ile mücadeleydi. Gerçek bir mücadele sergileyebiliyor musunuz? Hayır. Siyasi ayağı ortaya çıkarılmadığı sürece FETÖ ile mücadele etmiş olamazsınız. Güce tapanların bulunduğu yerde barış olmaz. Türkiye Cumhuriyetini şahıs devleti yapmaya çalışanlar en büyük ihanet içindeler. OHAL'de yok ettiğiniz adalet ekmek gibi, su gibidir."
Erkek, uzatılması planlanan OHAL'e karşı adalet için "hayır" diyeceklerini sözlerine ekledi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Kanuni Sultan Süleyman Hastanesindeki "çocuk yaşta gebelik ve doğum vakaları" ile ilgili olarak, "Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır. Gerek kamu görevlisinin suçu bildirmeme, gerekse çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili soruşturmalar devam etmektedir." dedi.
Gül, TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresinin görüşmelerinde söz alarak, konuya ilişkin açıklama yaptı.
Küçükçekmece Başsavcılığının konuyla ilgili soruşturma başlattığını belirten Bakan Gül, sürecin, konunun savcılığa intikal ettiği 3 Ekim tarihinde derhal başlatıldığını aktardı.
Soruşturmanın Türk Ceza Kanunu kapsamında yürütüldüğünü, yine Türk Ceza Kanunun "çocuğun cinsel istismarı" suçu kapsamında da ayrıca bir soruşturmanın sürdüğünü belirten Gül, şöyle konuştu:
"Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır. Gerek kamu görevlisinin suçu bildirmeme, gerekse çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili soruşturmalar devam etmektedir. Bu soruşturmalarla ilgili bir cumhuriyet başsavcı vekili ve 2 cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir."
AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, "Türkiye'nin olağanüstü hal rejimi uygulamasıyla başka bir arayışa girdiği gerçekçi değildir, bunlar Türkiye'nin bugün karşı karşıya bulunduğu sorunları anlamaktan uzak yaklaşımlardır." dedi.
Bilgin, TBMM Genel Kurulunda OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmelerinde grubu adına söz aldı.
OHAL'in, demokratik sistem içinde ortaya çıkan olağandışı şartların giderilmesine, şartların normalleştirilmesine hizmet eden hukuki bir süreç olduğunu belirten Bilgin, hiç kimsenin aklına geldi diye, keyfi şekilde bu uygulamayı hayata geçiremeyeceğini ifade etti.
Türkiye'de hukuk devleti ilkesinin ve anayasal kurumların yürürlükte olduğunu, bunların OHAL içinde de fonksiyonlarını yerine getirdiğini vurgulayan Bilgin, demokrasinin önemine değindi.
Bilgin, "Demokratik devlet düzeninin olmazsa olmaz temel prensibi seçimlerdir. Seçimler başka bir prensibe benzemez. Demokrasinin varlığını ve sürekliliğini belirleyen kriterlerdir. Bir ülkede iktidarlar seçimle değişiyorsa orada bir başka rejim tanımlamaya kalkmak gerçekçi değildir. Seçimler ve milli egemenlik ilkesi demokratik rejimin kurucu ilkeleridir." değerlendirmesinde bulundu.
OHAL'in siyaset ve demokrasi teorisinde tartışılmış bir mesele olduğunu anlatan Bilgin, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine ilişkin de görüşlerini aktardı.
Türkiye'nin artık asla demokratikleşme yolunda geriye düşürülemeceğini vurgulayan Bilgin, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki olağanüstü şartlara işaret etti.
Bilgin, şöyle konuştu:
"15 Temmuz, Türkiye'nin hem bağımsızlığına hem demokrasisine yönelen bir saldırıdır. Bu bakımdan, Türkiye'nin bu olağan şartlar içerisinde bu yapıyla mücadele etmesi, bu uluslararası organizasyonun bir uzantısı olan yapıyla mücadele etmesi imkan dahilinde görülmediği için TBMM olağanüstü hal yönetimini uygulamayı tercih etmiştir. Şunu düşünelim; bu illegal yapılar, bu antidemokratik faşizan cemaat yapısı zaten Türkiye'nin mevcut olağan rejiminin içerisinde çeşitli mekanizmaları ele geçirdikleri için olağan rejim içerisinde bunlarla mücadele etmeye kalksaydık asla bir adım mesafe alamazdık. Suçlularımız, darbe yapan o katiller, halkı kurşunlayan, uçaklarla bomba yağdıran o katiller mahkemelerden ertesi gün salıverilirdi. Onun için, Türkiye'nin olağanüstü hal rejimi uygulamasıyla başka bir arayışa girdiği gerçekçi değildir, bunlar Türkiye'nin bugün karşı karşıya bulunduğu sorunları anlamaktan uzak yaklaşımlardır."
"Türkiye saldırı altındadır. Normal şartlar altında yaşamıyoruz." diyen Bilgin, OHAL'in de bu koşullar nedeniyle sürdürüldüğünü kaydetti.
Olağanüstü Hal'in (OHAL) 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Genel Kurulda, hükümet ve gruplar adına yapılan konuşmaların ardından, OHAL'in, 19 Ocak Cuma günü saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi milletvekillerinin oyuna sunuldu.
Tezkere, yapılan oylama sonucu kabul edildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
