2010-04-19 - 12:07
CHP Genel Saymanı ve Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek, gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın başkanlık sistemine ilişkin sözleriyle ilgili sorusunu yanıtladı. Özyürek, ''Sayın Başbakan'ın önerdiği başkanlık sistemi değil, diktatörlük sistemidir'' dedi.
CHP Genel Saymanı ve Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık sistemine ilişkin sözleriyle ilgili
''Sayın Başbakan'ın önerdiği başkanlık sistemi değil, diktatörlük sistemidir''
dedi.
Özyürek, gazetecilerin, Başbakan Erdoğan'ın başkanlık sistemine ilişkin
sözleriyle ilgili sorusunu yanıtladı.
''Sayın Başbakan'ın önerdiği sistem, başkanlık sistemi değil, diktatörlük
sistemidir'' ifadesini kullanan Özyürek, ''Anayasa değişikliği ile bunun
hazırlığı mı yapılıyor?'' şeklindeki soruya da şu karşılığı verdi:
''Bu konuyu çok konuştuk. Üç maddeye kesinlikle karşıyız. Bu üç maddenin
kabul edilmesi demek, Anayasa Mahkemesi ile HSYK'yı siyasetin emrine vermektir.
Oradan da yargı bağımsızlığı ortadan kaldırılmak isteniyor. O nedenle biz buna
karşıyız. Bütün atamalarda, bir süre sonra başkanlığa dönüşeceği düşünülen
Cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılması gösteriyor ki Başbakan, başkanlıkla
ilgili adımları şimdiden atmayı planlıyor.''
Özyürek, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarında sistematik bir çalışmasının
olmadığını ama çok kafa yorduğunu söylediğini ifade ederek, ''Türkiye
diktatörlüğe gider, Türkiye başkanlık sistemini kaldırmaz'' dedi.
Türkiye'nin gündeminin, işsizlik, yolsuzluk ve yoksulluk olduğunu anlatan
Özyürek, sözlerine şöyle devam etti:
''Şimdi, hükümet Anayasa değişikliğini gündeme getirerek esas konuları
unutturdu. Seçimi de başkanlık sistemi tartışmalarıyla geçireceğiz. Yani,
Türkiye, yolsuzluğunu, işsizliğini yoksulluğunu konuşamayacak. Bunu istiyor...
Türkiye'nin esas gündemine dönmesine ihtiyaç var. Türkiye Cumhuriyeti'nin
sistemi, temeli, kurucu felsefesi, parlamentoya dayanan sistemdir. Kurucu
felsefenin işlemediğine dair bir şey yok. Başbakan'ın verdiği tekil örnekler şunu
gösteriyor; 'Anayasa Mahkemesi bizim çıkardığımız bazı kanunları iptal etti.'
İptal etmediği yüzlerce kanun var. 'Danıştay bizim aldığımız kararları iptal
etti. İstediğimiz gibi özelleştirme yapamıyoruz.' Yani, bu kurumlar 'Başkanlık
sistemi var' diye ABD'de Anayasa Mahkemesi yok mu, var; mahkemeler yok mu, var.
Hem de nasıl işliyor... Ama Sayın Erdoğan 'ben başkan olayım, benim anlayışımda
Anayasa Mahkemesi olsun, benim anlayışımda yüksek yargı olsun. Ben istediğim gibi
icraat yapayım' istiyor. Bu diktatörlüğün başka adıdır. Türkiye'de buna fırsat
bulacaklarını zannetmiyorum.'' (12.07)
Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık sistemine ilişkin sözleriyle ilgili
''Sayın Başbakan'ın önerdiği başkanlık sistemi değil, diktatörlük sistemidir''
dedi.
Özyürek, gazetecilerin, Başbakan Erdoğan'ın başkanlık sistemine ilişkin
sözleriyle ilgili sorusunu yanıtladı.
''Sayın Başbakan'ın önerdiği sistem, başkanlık sistemi değil, diktatörlük
sistemidir'' ifadesini kullanan Özyürek, ''Anayasa değişikliği ile bunun
hazırlığı mı yapılıyor?'' şeklindeki soruya da şu karşılığı verdi:
''Bu konuyu çok konuştuk. Üç maddeye kesinlikle karşıyız. Bu üç maddenin
kabul edilmesi demek, Anayasa Mahkemesi ile HSYK'yı siyasetin emrine vermektir.
Oradan da yargı bağımsızlığı ortadan kaldırılmak isteniyor. O nedenle biz buna
karşıyız. Bütün atamalarda, bir süre sonra başkanlığa dönüşeceği düşünülen
Cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılması gösteriyor ki Başbakan, başkanlıkla
ilgili adımları şimdiden atmayı planlıyor.''
Özyürek, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarında sistematik bir çalışmasının
olmadığını ama çok kafa yorduğunu söylediğini ifade ederek, ''Türkiye
diktatörlüğe gider, Türkiye başkanlık sistemini kaldırmaz'' dedi.
Türkiye'nin gündeminin, işsizlik, yolsuzluk ve yoksulluk olduğunu anlatan
Özyürek, sözlerine şöyle devam etti:
''Şimdi, hükümet Anayasa değişikliğini gündeme getirerek esas konuları
unutturdu. Seçimi de başkanlık sistemi tartışmalarıyla geçireceğiz. Yani,
Türkiye, yolsuzluğunu, işsizliğini yoksulluğunu konuşamayacak. Bunu istiyor...
Türkiye'nin esas gündemine dönmesine ihtiyaç var. Türkiye Cumhuriyeti'nin
sistemi, temeli, kurucu felsefesi, parlamentoya dayanan sistemdir. Kurucu
felsefenin işlemediğine dair bir şey yok. Başbakan'ın verdiği tekil örnekler şunu
gösteriyor; 'Anayasa Mahkemesi bizim çıkardığımız bazı kanunları iptal etti.'
İptal etmediği yüzlerce kanun var. 'Danıştay bizim aldığımız kararları iptal
etti. İstediğimiz gibi özelleştirme yapamıyoruz.' Yani, bu kurumlar 'Başkanlık
sistemi var' diye ABD'de Anayasa Mahkemesi yok mu, var; mahkemeler yok mu, var.
Hem de nasıl işliyor... Ama Sayın Erdoğan 'ben başkan olayım, benim anlayışımda
Anayasa Mahkemesi olsun, benim anlayışımda yüksek yargı olsun. Ben istediğim gibi
icraat yapayım' istiyor. Bu diktatörlüğün başka adıdır. Türkiye'de buna fırsat
bulacaklarını zannetmiyorum.'' (12.07)
