2008-11-04 - 13:10
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun CHP'li üyeleri, Komisyonda bütçe görüşmeleri sırasında yaşanan tartışmanın ardından düzenledikleri basın
toplantısında, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın Mecliste sunuş konuşması yapmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, görevinden istifa etmesini istedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun CHP'li üyeleri, Komisyonda bütçe
görüşmeleri sırasında yaşanan tartışmanın ardından düzenledikleri basın
toplantısında tepkilerini dile getirdi. CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi,
Komisyonda bugün bir kısım kurulların bütçelerinin yanında RTÜK bütçesinin de
görüşüldüğünü hatırlatarak, toplantı başlarken usul hakkında söz alarak, RTÜK
Başkanı Zahit Akman'ın bütçe sunuşunun doğru olmayacağını ifade ettiğini
anlattı.
Akman'ın, Deniz Feneri davası nedeniyle karşı karşıya kaldığı ithamları,
suçlamaları kamuoyunun yakından takip etiğini kaydeden Hamzaçebi, şunları
söyledi:
''Almanya'da yüzyılın en büyük dolandırıcılığı olarak ifade edilen Deniz
Feneri davasına ilişkin iddianamede, iddia edilen hususlar ve suçlanan ya da
irtibatlı olan kişiler kapsamında ismi zikredilen kişilerden biri de Akman'dır.
Almanya'ya giremeyen, girerse bir daha çıkışı mümkün olmadığı gerekçesiyle
giremeyen ve bu davanın sorumluları arasında, Türkiye'deki uzantıları bağlamında
ismi zikredilen Akman'ın sanki hiçbir şey olmamış gibi Komisyonda, TBMM'de bir
bütçe sunuşu yapacak olmasını biz genel ahlaka uygun bulmadık. RTÜK Yasasının
ilgili maddesinde, bir takım kontrol ilkeleri sayılmıştır; 'Radyo ve televizyon
yayınları milli güvenliğe, kültürel değerlere, genel ahlaka aykırı olmayacak.'
Radyo ve televizyonların genel ahlaka uygun olup olmadığını kontrol etmekle
görevli olan bir kurumun başındaki kişinin, toplumda ahlaki yönden tartışılır
olmaması gerekir. Suçlamalarla karşı karşıya kalan, bunlara ilişkin doyurucu
hiçbir açıklama yapamayan, TBMM Başkanı'nın dahi 'istifa etse daha iyi olur'
anlamında kanaatini ifade ettiği bir kişinin, Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosunda
bütçe sunuşu yapmasını kabul edilebilir bulmuyoruz. Kendisinin bütçe sunuşu
yapmamasını daha doğru olan bu görevinden ayrılması gerekir.''
Akman'ın görevini sürdürmesi halinde her zaman toplumda tartışılan bir
kişi olacağını savunan Hamzaçebi, ''Her zamankinden daha fazla güvene
ihtiyacımız var. Ekonomide ciddi günler yaşıyoruz. Küresel kriz Türkiye'yi de
etkiliyor. Böylesi, güven ihtiyacı duyulan ortamda, toplumun bir takım kurumlara
güvenini sarsacak kişilerin hiçbir şey olmamış gibi görevine devam etmesini son
derece sakıncalı buluyoruz'' dedi.
Hamzaçebi, görüşme sarısında Komisyon Başkanlığının basın ve muhalefet
partisi milletvekillerine müdahalesinin ''demokrasiyi zedeleyici'' olduğunu
söyledi.
-''PİŞKİN ŞEKİLDE ÇANTA DAĞITTI''-
Komisyon üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek de TBMM'nin
en önemli ihtisas komisyonu olan Plan ve Bütçe Komisyonunda, ''Parlamentoya
yakışmayan olayların yaşandığını'' ifade etti.
RTÜK Başkanı Akman'ın hem Almanya'daki Deniz Feneri davasıyla ilgili
verilen kararlar hem de ortaya çıkan bütün belgelerde suçlu olduğunun çok net
ortaya çıktığını ileri süren Özyürek, ''Artık RTÜK Başkanlığı yapmaması gereken
bir kişinin, RTÜK'ü temsilen Meclis Başkanı ile birlikte oturması, Meclis
geleneklerine, ahlaki kurallara aykırıdır. Başkanlık Divanı da buna müsaade
etmiştir. Uyarılarımıza rağmen bir şey yapmamışlardır'' dedi.
Komisyonda yaşanan tartışmaları anlatan Özyürek, olayları çekmek isteyen
kameramanlara müdahaleler olduğunu, buna rağmen kendilerinin Meclis Başkanı
Köksal Toptan'ın da olduğu bir ortamda olayı tırmandırmak ve tartışmak
istemediklerini söyledi.
Kurum temsilcilerinin sunuş konuşmalarını yaparken RTÜK'ün, kendilerine
''pişkin şekilde çanta dağıttığını'' anlatan Özyürek, Akman'ın konuşma metnini
aldıktan sonra, çantaları oturdukları sıraların önüne koyduklarını, bunu çeken
kameramanların Komisyon Başkanlık Divanı tarafından uyarıldığını, ardından
polisin göreve çağrıldığını anlattı. Yıllardan beri Mecliste ve Komisyonda görev
yaptıklarını, ilk kez Komisyona polisin çağrıldığını belirten Özyürek, polisin
müdahalesine tepki gösterdiklerini, bunun üzerine salondan çıktıklarını
kaydetti.
Komisyon Başkanvekili Altan Karapaşoğlu'nun ''Meclise yakışmayacak
tehditler yaptığını'', CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in ''Beni polise mi
vurduracaksın'' demesine ''Evet seni polise vurduracağım'' cevabını verdiğini
ileri süren Özyürek, ''Eğer bu espriyse... O gerilim ortamında espri yapacak hali
yok. Eğer bu bir tehditse, Başkanvekili'nin böylesi bir tehdidi kullanması
kesinlikle kabul edilemez'' diye konuştu.
Akman'ın konuşmasına başlarken CHP'li üyeler olarak, Komisyonu topluca
terk ettikleri sırada toplantıya ara verildiğini anlatan Özyürek, ''Karapaşaoğlu,
sürekli bizlere dönük hakaretlerine devam etti. Bir süre sonra arkadaşlarımız da
cevap verdiler. Karşılıklı tartışma sürerken biz tam çıkarken, birden bir baktık
o koca cüssesiyle Karapaşoğlu atladı. Arkadaşları tutmaya çalıştı. Amacı Ergin'i
yakalamak ve dövmeye teşebbüs etmekti. 'Öldüreceğim' dedi. Ağza alınmayacak
küfürler etti'' dedi.
Olayı kınadıklarını, Akman'ın ve Karapaşoğlu'nun görevinden istifa etmesi
gerektiğini savunan Özyürek, bundan sonra ne yapacakları sorusuna, ''Bu meclis
bizim. Millet bizi muhalefet görevini yapmak üzere buraya gönderdi. Bütün
engellemelere, ahlak dışı engellemelere rağmen görevimizi sonun kadar yapmaya,
suçlulardan hesap sormaya, yanışları anlatmaya devam edeceğiz. Bu tehdit ve
yıldırmadan korkmadan yolumuza devam edeceğiz'' karşılığını verdi.
