2026-10-27 - 10:38
2027 YILI BÜTÇESİ TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ve Sayıştay raporları üzerinde görüşmelere başlandı.

Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.

Toplantının başında usul üzerine söz alan DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ile CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, yürütmenin harcamalarının daha iyi ve şeffaf şekilde denetlenebilmesi amacıyla Meclis'te "kesin hesap komisyonu" adıyla bir ihtisas komisyonu kurulmasını talep etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katıldığı komisyonda, milletvekilleri değerlendirmelerde bulunuyor.

Yeni Parti Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Cavit Arı, fon soruşturmalarına ilişkin değerlendirme ve eleştirilerde bulunarak, geçen hafta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun'un sorunları ve mağduriyetleri çözmeyeceğini ileri sürdü.

2027 bütçesinde bütçe açığının 3 trilyon 868 milyar lira, faiz giderlerinin ise 3 trilyon 976 milyar lira olduğunu belirten Arı, "Daha başlangıcında bütçenin üçte biri, bütçe açığı ve faiz giderlerinden oluşuyor. 2019'da bütçe görüşmeleri yapılırken faiz gideri 100 milyar liraydı. Faiz, 7 yıl içerisinde 3 trilyon 976 milyar liraya çıkmış. Yani 7 sene içerisinde bütçedeki faizi neredeyse 38 kata kadar yükseltmiş durumdasınız. Bu, ekonominin ne kadar olumsuz gittiğini göstermekte." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın bütçe sunumunda, "2027 bütçesinin temel felsefesinin dayanıklılık, refah ve dönüşüm olduğunu" söylediğini aktaran Arı, "İktidarın bütçeleri hazırlarken enflasyon artışı için her yıl bir mazeret ürettiğini, bu yılın mazeretinin ise Orta Doğu'daki savaş süreci olduğunu" söyledi.

DEM Parti Grubu adına söz alan Parti Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, üstü örtülmüş derin bir yoksullukla karşı karşıya olduklarını öne sürdü.

Yoksulluğun, herkesin sorumlu hissetmesi gereken en temel sorunlardan biri olduğunu dile getiren Doğan, "Bu bütçede yoksullar yok, kadınlar yok, gençler yok. Onlar için yine bir geleceksizlik vaadi var. Üzgünüm. Böyle konuşmak istemem. Şöyle demek isterdim, 'bu bütçe bizi şöyle eşitliyor, biz kadınları şöyle tanımlıyor, gençleri böyle kapsıyor...' Ama böyle diyemiyorum ne yazık ki. Bu bütçe halktan yana bir bütçe değil. Ne yazık ki sermayeden ve sermayeyi güçlendirmekten yana bir bütçe." ifadelerini kullandı.

Doğan, bir devlet politikası olarak ortaya çıkan "Terörsüz Türkiye" sürecinin 2027 bütçesine yansımadığını savundu.

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş ise bütçeye ilişkin en temel taleplerinin, en düşük emekli aylığının, asgari ücretin, bayram ikramiyelerinin yükseltilmesi, vergi dilimlerinin emekçiler lehine güncellenmesi, EYT mağduriyetlerinin giderilmesi olduğunu belirtti.

- "Türkiye ciddi bir vizyon, perspektif de kazanamamış"

CHP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, AK Parti'nin 24 yıllık iktidarlarında bütçelerin yanı sıra 5 kalkınma planı ve 21 orta vadeli program hazırlandığını ancak Türkiye'nin temel ve yapısal sorunlarının çözülemediğini iddia etti.

Bütçe kalemlerine ilişkin değerlendirme ve eleştirilerde bulunan Türeli, "Dış dinamiklerle bir şeyleri açıklamaya çalışmanın bir anlamı yok. Bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz. O yanlışı düzeltmek gerekiyor. Sadece yapısal problemler çözülmemiş, programlarla Türkiye ciddi bir vizyon, perspektif de kazanamamış. Bir taraftan da bir fon krizi sorunu olmuş. Bu sermaye piyasası açısından çok büyük bir kriz. Bunun için bir Meclis araştırma komisyonu kurulmak zorunda. Gelin iktidarıyla muhalefeti ile bir komisyon kurulsun. Sadece bu kanunla bu sorunu çözemezsiniz." diye konuştu.

İYİ Parti Grubu adına söz alan Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye'nin 10 yıldır çift basamaklı enflasyonla uğraştığını, iktidarın çalışmalarının enflasyonu düşürmeye yetmediğini söyledi.

Ülkenin finansmanda, mal ve üründe dışa bağımlı hale geldiğini, istihdam piyasasının sorunlarının, kayıt dışılık, verimsizlik ve yoksullukla ilgili sorunların devam ettiğini ileri süren Usta, fon soruşturmalarına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Usta, eleştirilerini dile getirirken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yönelik, "Sorumluluk üstlenen yok. Açıklamalarınız nedeniyle bir sorumluluk üstlenmeniz lazım. Bu milleti siz yönelttiniz bu fonlara. Mehmet Şimşek itiraz etti, siz bu milleti bu fonlara yönelttiniz. Hiç mi sorumluluğunuz yok? Hiç istifayı düşünmüyor musunuz?" dedi.

Usta'nın sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Siz çıkıp gideceksiniz ama çamur at izi kalsın, öyle mi? İftira etmenin vebali boynunuzda, her zaman taşıyacağınız bir vebal olacak. Ben yargılanmaktan korkmam ama siz iftira etmenin vebalini ömrünüz boyunca taşıyacaksınız." yanıtını verdi.

Yeni Yol Partisi Grubu adına söz alan Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, 2027 bütçesinin "faiz bütçesi" olduğunu savunarak, şöyle konuştu:

"Bütçe sunumunda diyorsunuz ki, 'Bu bütçeyi faiz bütçesinden çıkarıp hizmet bütçesi yaptık.' Şimdi 3 trilyon 975 milyar faiz ödüyoruz ve bu bütçe, faiz bütçesi değil. Bu ödediğimiz faiz TBMM'nin bütçesinin 115 katı, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 99 katı, Dışişleri Bakanlığı bütçesinin 61 katı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 78 katı. Yani bu bütçe nasıl faiz bütçesi değil?"

- "Refah beklentilerinin karşılanmasına yönelik ilave adımlar neler olacaktır?"

MHP Grubu adına söz alan Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Türkiye'nin terör, salgın, deprem, FETÖ'nün darbe girişimi, ekonomik yaptırımlar ve bölgesel istikrarsızlıklar gibi birçok riske maruz kaldığını, bu süreçlerin başarıyla yönetilmesine rağmen ülkenin ekonomik gelişiminin olumsuz etkilendiğini ve hedeflerini gerçekleştirmesini geciktirdiğini söyledi.

Bütçeden en çok payın eğitime, sağlığa, sosyal yardım ve destekler ile yatırımlara ayrıldığını vurgulayan Aksu, dar gelirli vatandaşların bütçeden beklentisinin önemli olduğunu belirtti.

Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esnaf, çiftçi, çalışan ve emekli gibi toplum kesimlerinin daha fazla refah beklentilerinin karşılanmasına yönelik ilave adımlar neler olacaktır? Gelir dağılımını daha adaletli hale getirme yolunda hangi ilave politikalar devreye konulacaktır? Bunlar kaynak tahsisinde yatırımlar ve sosyal politikalar arasında bir tercih gibi görünse de kaynaklar büyütülerek imkanlarımız stratejik hedefler istikametinde kullanılabilecektir. Nitekim Türkiye geniş toplum kesimlerinin satın alma gücünü artıracak çalışmalar yapmayı, yönetim istikrarı ile kalkınma hedeflerine kesintisiz bağlı kalmayı öngörmektedir. Bu çerçevede ekonomik ve mali politikalarla birlikte yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırma gibi kamu kaynaklarının istismarına yol açan unsurların giderilmesi, bu yönde caydırıcı müeyyidelerin yanı sıra denetim sisteminin etkinleştirilmesi, gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılması, kamu kaynaklarını artırırken toplumsal güveni, öngörülebilirliği ve ekonomik istikrarı da destekleyecektir."

Başta gıda olmak üzere, enflasyonun da tetikleyicileri olan kalemlere yönelik yeterli üretim, sağlıklı dağıtım ve uygun pazarlamayı mümkün kılacak uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Aksu, ekonomi politikalarının yanı sıra sosyal ve siyasal hayatı, ahlaki ve kültürel zemini birlikte değerlendiren topyekun bir mücadelenin ortaya konmasını istedi.

Aksu, "MHP olarak vatandaşlarımızın geçim şartlarını zorlayan beslenme, barınma, giyinme, ulaşım gibi temel ihtiyaçların ailelerimize yük olmaktan çıkarılacağı bir mekanizmanın inşasını gerekli görüyoruz." dedi.

- "İç ve dış etkiye rağmen istikrarlı bir şekilde büyümesini sağlayan bir Türkiye'den bahsediyoruz"

AK Parti Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Orhan Erdem, yaşadığı birçok olumsuzluğa rağmen ekonomisini büyüterek götürebilmiş bir iktidara ve istikrara sahip olduklarını söyledi.

Milli gelirin, ihracatın, turizm gelirlerinin arttığını dile getiren Erdem, "Faizlerin bütçe üzerindeki payını Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine, seneye yüzde 22'lere kadar düşürmeyi, dünyanın 70-80 puanlarda olduğu bir orandan bu rakamlara düşürmeyi hedefliyoruz. Eksiklerimiz yok mu? Var. Sorunlarımız yok mu? Var, ama bu zor coğrafyada birçok yaşanan iç ve dış etkiye rağmen istikrarlı bir şekilde büyümesini sağlayan bir Türkiye'den bahsediyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin artık oyunları bozan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Erdem, Türkiye'nin, geçmişte kendi iç sıkıntılarıyla boğuşurken bugün yakın coğrafyası ve akraba topluluklarının da umudu olduğunu belirtti.

Fon soruşturmalarına ilişkin muhalefetin eleştirilerini anımsatan Erdem, şunları kaydetti:

"Bu konuda tavizsiz bir şekilde sonuna kadar gidileceğine inanıyorum. Ne yazık ki bunlar olmazsa iyiydi ama dünyada da dönem dönem yaşanmış bu krizler, daha güçlü ekonomilerin altyapısını oluşturmaya da imkan veriyor. Biz yıllarca finans sektörünü güçlendirmek istedik, güçlendirdik de. Şimdi, bu noktada hem onu geriletmeden hem de hatalı olanları ortaya çıkarıp yanlışlarımızı da gerekiyorsa yapacağımız yasal çalışmalarla bitirmemiz gerektiğine inanıyorum."