2017-05-09 - 17:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türkiye ile Azerbaycan Arasında Gümrük Alanında Ortak Komite Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Başkanvekili Ahmet Aydın, sıradaki tasarının görüşmelerinde, komisyonun yerinde olmaması nedeniyle yarın 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Aydın başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik haksız, mesnetsiz ithamları ve hakarete varan söylemleri asla kabul etmediklerini ve kınadıklarını söyledi.
Genel Kurulda gündem dışı konuşan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, referandumla getirilen sistemin ülkeyi dönüşü olmayan bir yola yönelttiğini savundu. Referandum sırasında hak ihlalleri yaşandığını ileri süren Başaran, getirilen sistemin ülkeyi bölen ve bir arada yaşama ruhuna zarar veren bir sistem olduğunu iddia etti.
CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu ise Soma maden kazası hakkındaki konuşmasında, yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması ve sendikaların yeteri kadar çalışmaması nedeniyle bu facianın yaşandığını kaydetti. Bu faciadan ders alınmadığını belirten Nurlu, her yıl ortalama bin 800 işçinin, iş kazaları sonucu yaşamını yitirdiğini anımsattı.
AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı da Karayolu Trafik Haftası'na ilişkin konuşmasında, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada bir yılda 1 milyon 250 bin kişinin trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini aktardı.
Kazaların yüzde 98'inin insan hatasından kaynaklandığını dile getiren Ilıcalı, bunu önlemek için denetimlerle, eğitimin ve bilinçlenmenin artırılması gerektiğini söyledi. Ilıcalı, yeni teknolojileri esas alan yeni bir Trafik Kanunu'nun hayata geçirilmesi talebinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, bugünün 9 Mayıs Avrupa Günü olduğunu anımsatarak, Avrupa'nın Türkiye için önemli olduğunu, ancak vazgeçilmez de olmadığını, MHP olarak bunu bir kader olarak görmediklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, son olarak bir televizyon programında Atatürk'e hakaret içeren sözler sarf edildiğini anımsatarak, Atatürk'ün manevi şahsiyetine karşı yapılan saldırılar karşısında TBMM Başkanı'nın tavır alması gerektiğini söyledi.
Başkanvekili Aydın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik haksız, mesnetsiz ithamları ve hakarete varan söylemleri asla kabul etmediklerini ve kınadıklarını belirtti.
Aydın, gündeme geçmeden önce, Başbakanlığın, Anayasanının 84. maddesine göre, HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ın kesin hüküm giydiğine dair kesinleşen mahkeme kararı hakkında tezkeresini okuttu. HDP Diyarbakır Milletvekili Aydoğan'ın hüküm giydiğine dair kesinleşen mahkeme kararının TBMM Genel Kurulunda okunmasıyla milletvekilliği düştü. HDP Milletvekilleri, Aydoğan ve Yüksekdağ'ın fotoğrafını masalarına koydu.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, hakimlerin kararlarıyla konuşması, kararlarını anayasaya, hukuka, ahlak ve vicdana göre vermesi gerektiğini belirterek, "Bunlardan ari karar veriyorsa, o karar siyasidir, hukuki değildir." dedi.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Hükümetin yargıda kadrolaşması" iddialarının araştırılmasına ilişkin önergenin, bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Can, hakimlerin kararlarıyla konuşması, Türk milleti adına karar vermesi gerektiğini belirtti.
Hakimlerin cübbesini giydiği andan itibaren ideolojik görüşünü bırakması gerektiğini bildiren Can, hakimlerin kararlarını, anayasaya, hukuka, ahlak ve vicdana göre vermesinin önemine işaret etti.
Can, "Bunlardan ari karar veriyorsa, o karar siyasidir, hukuki değildir. Hukukun üstünlüğünü, anayasa ve mevzuatı kendine şiar edinmelidir. Tarafsız, bağımsız karar verebilmelidir." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş da grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, 26 Aralık 2016'ta avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavı yapıldığını anımsattı.
Hükümetin sınavı kazanmak için aranan 70 puanı 50 puana indirdiğini ifade eden Yarkadaş, böylece AK Parti il ve ilçe başkanlıklarından gelebilecek tüm avukatların hakim olabilmesinin önünün açıldığını, neredeyse sadece 5-10 soru yapanın sınavı geçtiğini savundu.
Sınavı kazanan isimlerin Adalet Bakanlığının sitesinde açıklanmasının ardından, bu isimleri araştırdığını aktaran Yarkadaş, bu isimlerin çoğunun AK Parti il ve ilçe başkanlıklarından atandığını, iltimas geçildiğini ileri sürdü.
Yarkadaş, daha önce "AK Parti'li hakimlerin kimler olduğunu" açıklamasının ardından, "memurlar.net" sitesinde bu haberinin sansüre uğradığını belirterek, "İsimlerini okuduğum kişiler, AKP il ve ilçe başkanlıklarından getirilip, hakim yapılarak, adeta AKP ilçe başkanlığına çevrilen mahkemelerin başına oturtulacaklar." dedi.
Adalet Bakanlığının, 26 Aralık'ta yaptığı yazılı sınavda kimin kaç puan aldığını, mülakatı nasıl geçtiğini açıklaması gerektiğini savunan Yarkadaş, aksi halde adaletin üzerine gölge düşeceğini öne sürdü.
Barış Yarkadaş, açıklanmazsa, sınavın iptal edilip, yenilenmesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından, HDP Grup önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin, tarımsal üretimin sorunlarının ve gıda fiyatlarındaki artışın araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, dünyada gıda fiyatlarının düştüğünü ancak Türkiye'de durumun böyle olmadığını savundu.
Tarıma ilişkin günübirlik politikalar yürütülemeyeceğini kaydeden Gaytancıoğlu, "Çözüm, çiftçiye hak ettiği desteği vermektir." diye konuştu.
Gaytancıoğlu, Türkiye'nin dünyada en pahalı etin ve domatesin satıldığı ülke haline geldiğini ileri sürdü.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise çiftçilerin ürettiklerini yeterince değerlendirememesi ve para kazanamaması nedeniyle tarımsal üretimin düştüğüne dikkati çekti.
Tarımsal planlama yapılması ve çiftçilerin desteklenmesi için bir siyasi iradenin ortaya konulması gerektiğini belirten Varlı, üretim imkanlarının değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
Varlı, "Çiftçi üretmezse bu ülkede hepimiz bunun sıkıntısını yaşarız. Çiftçiyi korumamız lazım." ifadesini kullandı.
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ekonominin doğru yönetilmediğini savunarak, planlama ve envanter çalışmalarıyla birlikte doğru desteklerin verilmesi ve strateji geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti Çanakkale Ayhan Gider ise tarımın, temel sorunlarıyla tartışılması gereken bir konu olduğunu vurguladı.
AK Parti olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ve tarıma ilişkin kanunları çıkarttıklarını hatırlatan Gider, bir takım destekleme ödemelerinin iktidarları döneminde başladığını belirtti.
Tarımın, Türk ekonomisinin lokomotifi olduğunu dile getiren Gider, tarımın, milli bir politika olarak yürütülmesi gerektiğini, hükümet olarak da buna göre hareket ettiklerini ifade etti.
Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, Milletvekili Seçim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması önerisi de kabul edilmedi.
--
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin, "Kesinleşmiş alacakların aslından herhangi bir şekilde vazgeçilmemektedir. Yapılandırmada 6736 sayılı Kanun'la getirilen esaslar aynen korunmuştur. Yani alacak asıllarından vazgeçmiyoruz. Alacak asıllarına uygulanan gecikme zammı, gecikme faizi gibi alacaklar yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) esas alarak, alacağı yeniden yapılandırıyoruz." dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın imzasını taşıyan, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşmek üzere toplandı.
CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, toplantının başında usül üzerinde söz alarak, OHAL dönemlerinde çıkan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) kapsam ve uygulamaya girme aşamalarına işaret etti.
"Bugüne kadar 24 OHAL kararnamesi yayınlanmış bulunmaktadır. Ancak bunlardan hiçbiri komisyonumuzun gündemine gelmemiştir." diyen Temizel, KHK'ların gerekli aşamalardan geçirilmediği eleştirisinde bulundu. Meclis'in bu kapsamdaki KHK'lara yönelik denetim görevini yerine getiremediğini savunan Temizel, OHAL kararnamelerine gerekli önceliğin verilmesini ve derhal görüşülerek, Meclis'in denetim görevini yapmasını istedi.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan da Anayasa Mahkemesinin KHK'ların denetlenmesiyle ilgili görevi Meclis'e verdiğini, ancak TBMM'nin bu konuda gerekli iradeyi gösteremediğini ileri sürdü. Paylan, "Sizden ricam; bu teklifi geri çekip, KHK'ları komisyonumuzun gündemine getirmeniz. Mağduriyetleri görüşüp, bunlarla ilgili ivedi adım atalım." diye konuştu.
Komisyon Başkanı Bilgiç ise komisyonlarına 15 Temmuz sonrasında OHAL kapsamında 4 KHK gönderildiğini, bu kararnamelerin komisyonda görüşme süreleri geçtiği için Meclis Başkanlığı'nın iradesine bırakıldığını aktardı.
-"15 Temmuz sonrası ekonomide oluşan yavaşlama"
Usül tartışmalarının ardından Ağbal'ın sunumuna geçildi.
15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında ekonomide oluşan yavaşlama nedeniyle vatandaşların kamuya olan borçlarını ödemekte zorlandıklarını ifade eden Ağbal, "Vatandaşlarımızın kamuya olan borçlarını yapılandırmak amacıyla bu teklif ve daha önce hükümetimiz tarafından sunulan tasarı hazırlanmıştır. Bugün görüşülecek yapılandırma düzenlemelerinde temel amacımız; vatandaşlarımızın 1 Temmuz 2016 ila 31 Mart 2017 tarihleri arasında oluşan vergi, prim ve benzeri borçları ödeyebilmelerini sağlamak ve devlet olarak zor günlerinde yanlarında olduğumuzu göstermektedir." dedi.
Teklifi hakkında bilgi veren Ağbal, düzenlemede 31 Mart 2017 tarihin esas alarak önceki yapılandırma kapsamında başvuramamış vatandaşlara da yeniden yapılandırma için bir şans vermek istediklerini, bu çerçevede 31 Mart 2017 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerini kapsama aldıklarını belirtti.
Ağbal, Nisan 2017 ve izleyen aylarda ödenmesi gereken yükümlülüklerin kapsam dışında tutulduğunun altını çizerek, bu nedenle 2017 yılında ödenmesi gereken gelir vergisinin ikinci taksidi ile kurumlar vergisinin, emlak vergisinin bir ve ikinci taksitleri ile motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksidinin de kapsamda olmadığını belirtti.
-"Gecikme faizinin hesaplanmasında farklılık yaptık"
Naci Ağbal, şöyle devam etti:
"Teklif ile yapılan düzenlemede, kesinleşmiş alacakların aslından herhangi bir şekilde vazgeçilmemektedir. Yapılandırmada 6736 sayılı Kanun'la getirilen esaslar aynen korunmuştur. Yani alacak asıllarından vazgeçmiyoruz. Alacak asıllarına uygulanan gecikme zammı, gecikme faizi gibi alacaklar yerine Yİ-ÜFE oranlarını esas alarak alacağı yeniden yapılandırıyoruz. Ancak yeni yapılandırma yasasında, bir öncekine göre gecikme faizinin hesaplanmasında bir farklılık yaptık. 2016 Kasım ve Aralık ayları ile 2017 Ocak, Şubat ve Mart ayları için, bu aylarda gerçekleşen Yİ-ÜFE oranları yerine, 2016 Temmuz ile Ekim aylarında gerçekleşen Yİ-ÜFE oranlarının ortalamasını esas aldık. Aynı ortalamayı kanunun yayımlanacağı tarihe kadar geçecek süreye de uygulamayı öngördük."
-"Başvuru süresinde uzatmaya gidilmeyecek"
Teklifte, yeniden yapılandırmada başvuru süresinin Haziran ayı olarak belirlendiğinin altını çizen Ağbal, bu sürede bir uzatmaya gidilmeyeceğini vurguladı.
Ağbal, "Bu teklifte başvuru için belirlenen Haziran ayını erteleme konusunda Bakanlar Kuruluna bir yetki verilmemiştir. Dolayısıyla bu kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın Haziran ayı içinde mutlaka müracaat etmeleri gerekmektedir. 1 Temmuz 2016'dan 31 Mart 2017'ye kadar olan dönemde herhangi bir vergi veya prim borcu olan tüm vatandaşlarımız bu yasadan yararlanmak istiyorlarsa mutlaka Haziran ayı içinde başvuruları yapmaları gerekmektedir. Başvuru süreleri ve birinci taksit ödeme süreleri kanunda düzenlendiği şekilde kalacak." değerlendirmesinde bulundu.
-"Tedbirlerin olumlu yansımalarını görüyoruz"
Düzenlemenin, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası oluşan zorlukları aşmakta vatandaşlara kolaylık sağlayacağını dile getiren Ağbal, hükümetlerinin darbe sonrası oluşan olağanüstü dönemde ekonomide canlanmayı sağlamak, işletmelerin karşılaştığı zorlukları çözüme kavuşturmak ve büyümeyi tekrar yukarı yönde ivmelemek için çok sayıda tedbir aldıklarını ve bunların olumlu yansımalarını da gördüklerini söyledi.
Zaman zaman yeniden yapılandırma kanunlarını getirdiklerini hatırlatan Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her yeni yapılandırma kanunu getirdiğimizde de ekonomideki genel koşulları ve mükelleflerin vergi borçlarını ödemekte zorluk çektiklerini söyleyerek bu kanunları getiriyoruz. İki yılda, bazen bir yılda tekrar yeniden yapılandırma kanunları getiriyoruz. Bu toplum vicdanında vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getiren mükellefler bakımından haklı eleştirilere neden oluyor. Onun için burada yeniden yapılandırma kanunlarını ihtiyaç olarak ortaya çıkaran sorunlara temelden eğilmek ve bu konuyla ilgili kalıcı yapısal bir düzenleme yapma ihtiyacı ortada. Bakanlık olarak bu konuda amacımız tekrar tekrar Meclis'e yeniden yapılandırma kanunları getirmek yerine, yeniden yapılandırma kanunu ortaya çıkaran ihtiyacı doğru bir şekilde tespit etmek bu konuda yapısal bir düzenleme yapmak. Temel amacımız bu. Bu konuyla ilgili bir yıldan fazladır bir çalışma yürütüyoruz. Bu çerçevede yaptığımız çalışmalar sonucunda, bize göre yapısal düzenleme niteliğini taşıyan bir yeni imkan getiriyoruz. Buradaki temel amacımız; iyi niyetli mükellefin zor durumlara düştüğü durumlarda vergi kanunlarında ve uygulamalarında kolaylık getirmek suretiyle borcun ödenebilmesini sağlamak."
-"Haksız eleştiriler üzüyor"
Teklifteki, borçların teciline ilişkin düzenlemeye de değinen Ağbal, bunun mevcut düzenlemede de olduğunu, ancak geliştirilerek, iyileştirildiğini anlattı.
Düzenlemeye ilişkin haksız eleştiriler de olduğunu belirten Ağbal, bu durumun kendisini üzdüğünü söyledi. Ağbal, "Biz bugün mevcut sistemde var olan tecil sistemini kullanmak suretiyle, tecil sisteminde yeni birtakım araçlar geliştirmek suretiyle vergi mükelleflerinin borçlarını ödemelerine imkan sağlıyoruz. Burada vergilerin ödenmesiyle ilgili yasama organına ait bir yetkinin Bakanlar Kuruluna devrini asla öngörmüyoruz." diye konuştu.
Teklifte kişiye özel ya da keyfi bir düzenlemenin asla bulunmadığının altını çizen Ağbal, daha şeffaf bir yapının sağlanmasının, mükelleflerin vergilerini ödemeye teşvik edilmesinin amaçlandığını aktardı.
Ağbal'ın sunumunun ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik haksız, mesnetsiz ithamları ve hakarete varan söylemleri asla kabul etmediklerini ve kınadıklarını söyledi.
Genel Kurulda gündem dışı konuşan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, referandumla getirilen sistemin ülkeyi dönüşü olmayan bir yola yönelttiğini savundu. Referandum sırasında hak ihlalleri yaşandığını ileri süren Başaran, getirilen sistemin ülkeyi bölen ve bir arada yaşama ruhuna zarar veren bir sistem olduğunu iddia etti.
CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu ise Soma maden kazası hakkındaki konuşmasında, yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması ve sendikaların yeteri kadar çalışmaması nedeniyle bu facianın yaşandığını kaydetti. Bu faciadan ders alınmadığını belirten Nurlu, her yıl ortalama bin 800 işçinin, iş kazaları sonucu yaşamını yitirdiğini anımsattı.
AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı da Karayolu Trafik Haftası'na ilişkin konuşmasında, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada bir yılda 1 milyon 250 bin kişinin trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini aktardı.
Kazaların yüzde 98'inin insan hatasından kaynaklandığını dile getiren Ilıcalı, bunu önlemek için denetimlerle, eğitimin ve bilinçlenmenin artırılması gerektiğini söyledi. Ilıcalı, yeni teknolojileri esas alan yeni bir Trafik Kanunu'nun hayata geçirilmesi talebinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, bugünün 9 Mayıs Avrupa Günü olduğunu anımsatarak, Avrupa'nın Türkiye için önemli olduğunu, ancak vazgeçilmez de olmadığını, MHP olarak bunu bir kader olarak görmediklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, son olarak bir televizyon programında Atatürk'e hakaret içeren sözler sarf edildiğini anımsatarak, Atatürk'ün manevi şahsiyetine karşı yapılan saldırılar karşısında TBMM Başkanı'nın tavır alması gerektiğini söyledi.
Başkanvekili Aydın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik haksız, mesnetsiz ithamları ve hakarete varan söylemleri asla kabul etmediklerini ve kınadıklarını belirtti.
Aydın, gündeme geçmeden önce, Başbakanlığın, Anayasanının 84. maddesine göre, HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ın kesin hüküm giydiğine dair kesinleşen mahkeme kararı hakkında tezkeresini okuttu. HDP Diyarbakır Milletvekili Aydoğan'ın hüküm giydiğine dair kesinleşen mahkeme kararının TBMM Genel Kurulunda okunmasıyla milletvekilliği düştü. HDP Milletvekilleri, Aydoğan ve Yüksekdağ'ın fotoğrafını masalarına koydu.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, hakimlerin kararlarıyla konuşması, kararlarını anayasaya, hukuka, ahlak ve vicdana göre vermesi gerektiğini belirterek, "Bunlardan ari karar veriyorsa, o karar siyasidir, hukuki değildir." dedi.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Hükümetin yargıda kadrolaşması" iddialarının araştırılmasına ilişkin önergenin, bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Can, hakimlerin kararlarıyla konuşması, Türk milleti adına karar vermesi gerektiğini belirtti.
Hakimlerin cübbesini giydiği andan itibaren ideolojik görüşünü bırakması gerektiğini bildiren Can, hakimlerin kararlarını, anayasaya, hukuka, ahlak ve vicdana göre vermesinin önemine işaret etti.
Can, "Bunlardan ari karar veriyorsa, o karar siyasidir, hukuki değildir. Hukukun üstünlüğünü, anayasa ve mevzuatı kendine şiar edinmelidir. Tarafsız, bağımsız karar verebilmelidir." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş da grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, 26 Aralık 2016'ta avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavı yapıldığını anımsattı.
Hükümetin sınavı kazanmak için aranan 70 puanı 50 puana indirdiğini ifade eden Yarkadaş, böylece AK Parti il ve ilçe başkanlıklarından gelebilecek tüm avukatların hakim olabilmesinin önünün açıldığını, neredeyse sadece 5-10 soru yapanın sınavı geçtiğini savundu.
Sınavı kazanan isimlerin Adalet Bakanlığının sitesinde açıklanmasının ardından, bu isimleri araştırdığını aktaran Yarkadaş, bu isimlerin çoğunun AK Parti il ve ilçe başkanlıklarından atandığını, iltimas geçildiğini ileri sürdü.
Yarkadaş, daha önce "AK Parti'li hakimlerin kimler olduğunu" açıklamasının ardından, "memurlar.net" sitesinde bu haberinin sansüre uğradığını belirterek, "İsimlerini okuduğum kişiler, AKP il ve ilçe başkanlıklarından getirilip, hakim yapılarak, adeta AKP ilçe başkanlığına çevrilen mahkemelerin başına oturtulacaklar." dedi.
Adalet Bakanlığının, 26 Aralık'ta yaptığı yazılı sınavda kimin kaç puan aldığını, mülakatı nasıl geçtiğini açıklaması gerektiğini savunan Yarkadaş, aksi halde adaletin üzerine gölge düşeceğini öne sürdü.
Barış Yarkadaş, açıklanmazsa, sınavın iptal edilip, yenilenmesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından, HDP Grup önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin, tarımsal üretimin sorunlarının ve gıda fiyatlarındaki artışın araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, dünyada gıda fiyatlarının düştüğünü ancak Türkiye'de durumun böyle olmadığını savundu.
Tarıma ilişkin günübirlik politikalar yürütülemeyeceğini kaydeden Gaytancıoğlu, "Çözüm, çiftçiye hak ettiği desteği vermektir." diye konuştu.
Gaytancıoğlu, Türkiye'nin dünyada en pahalı etin ve domatesin satıldığı ülke haline geldiğini ileri sürdü.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ise çiftçilerin ürettiklerini yeterince değerlendirememesi ve para kazanamaması nedeniyle tarımsal üretimin düştüğüne dikkati çekti.
Tarımsal planlama yapılması ve çiftçilerin desteklenmesi için bir siyasi iradenin ortaya konulması gerektiğini belirten Varlı, üretim imkanlarının değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
Varlı, "Çiftçi üretmezse bu ülkede hepimiz bunun sıkıntısını yaşarız. Çiftçiyi korumamız lazım." ifadesini kullandı.
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, ekonominin doğru yönetilmediğini savunarak, planlama ve envanter çalışmalarıyla birlikte doğru desteklerin verilmesi ve strateji geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti Çanakkale Ayhan Gider ise tarımın, temel sorunlarıyla tartışılması gereken bir konu olduğunu vurguladı.
AK Parti olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ve tarıma ilişkin kanunları çıkarttıklarını hatırlatan Gider, bir takım destekleme ödemelerinin iktidarları döneminde başladığını belirtti.
Tarımın, Türk ekonomisinin lokomotifi olduğunu dile getiren Gider, tarımın, milli bir politika olarak yürütülmesi gerektiğini, hükümet olarak da buna göre hareket ettiklerini ifade etti.
Konuşmaların ardından oylanan öneri kabul edilmedi.
Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, Milletvekili Seçim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması önerisi de kabul edilmedi.
--
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin, "Kesinleşmiş alacakların aslından herhangi bir şekilde vazgeçilmemektedir. Yapılandırmada 6736 sayılı Kanun'la getirilen esaslar aynen korunmuştur. Yani alacak asıllarından vazgeçmiyoruz. Alacak asıllarına uygulanan gecikme zammı, gecikme faizi gibi alacaklar yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) esas alarak, alacağı yeniden yapılandırıyoruz." dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın imzasını taşıyan, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşmek üzere toplandı.
CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, toplantının başında usül üzerinde söz alarak, OHAL dönemlerinde çıkan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) kapsam ve uygulamaya girme aşamalarına işaret etti.
"Bugüne kadar 24 OHAL kararnamesi yayınlanmış bulunmaktadır. Ancak bunlardan hiçbiri komisyonumuzun gündemine gelmemiştir." diyen Temizel, KHK'ların gerekli aşamalardan geçirilmediği eleştirisinde bulundu. Meclis'in bu kapsamdaki KHK'lara yönelik denetim görevini yerine getiremediğini savunan Temizel, OHAL kararnamelerine gerekli önceliğin verilmesini ve derhal görüşülerek, Meclis'in denetim görevini yapmasını istedi.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan da Anayasa Mahkemesinin KHK'ların denetlenmesiyle ilgili görevi Meclis'e verdiğini, ancak TBMM'nin bu konuda gerekli iradeyi gösteremediğini ileri sürdü. Paylan, "Sizden ricam; bu teklifi geri çekip, KHK'ları komisyonumuzun gündemine getirmeniz. Mağduriyetleri görüşüp, bunlarla ilgili ivedi adım atalım." diye konuştu.
Komisyon Başkanı Bilgiç ise komisyonlarına 15 Temmuz sonrasında OHAL kapsamında 4 KHK gönderildiğini, bu kararnamelerin komisyonda görüşme süreleri geçtiği için Meclis Başkanlığı'nın iradesine bırakıldığını aktardı.
-"15 Temmuz sonrası ekonomide oluşan yavaşlama"
Usül tartışmalarının ardından Ağbal'ın sunumuna geçildi.
15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında ekonomide oluşan yavaşlama nedeniyle vatandaşların kamuya olan borçlarını ödemekte zorlandıklarını ifade eden Ağbal, "Vatandaşlarımızın kamuya olan borçlarını yapılandırmak amacıyla bu teklif ve daha önce hükümetimiz tarafından sunulan tasarı hazırlanmıştır. Bugün görüşülecek yapılandırma düzenlemelerinde temel amacımız; vatandaşlarımızın 1 Temmuz 2016 ila 31 Mart 2017 tarihleri arasında oluşan vergi, prim ve benzeri borçları ödeyebilmelerini sağlamak ve devlet olarak zor günlerinde yanlarında olduğumuzu göstermektedir." dedi.
Teklifi hakkında bilgi veren Ağbal, düzenlemede 31 Mart 2017 tarihin esas alarak önceki yapılandırma kapsamında başvuramamış vatandaşlara da yeniden yapılandırma için bir şans vermek istediklerini, bu çerçevede 31 Mart 2017 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerini kapsama aldıklarını belirtti.
Ağbal, Nisan 2017 ve izleyen aylarda ödenmesi gereken yükümlülüklerin kapsam dışında tutulduğunun altını çizerek, bu nedenle 2017 yılında ödenmesi gereken gelir vergisinin ikinci taksidi ile kurumlar vergisinin, emlak vergisinin bir ve ikinci taksitleri ile motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksidinin de kapsamda olmadığını belirtti.
-"Gecikme faizinin hesaplanmasında farklılık yaptık"
Naci Ağbal, şöyle devam etti:
"Teklif ile yapılan düzenlemede, kesinleşmiş alacakların aslından herhangi bir şekilde vazgeçilmemektedir. Yapılandırmada 6736 sayılı Kanun'la getirilen esaslar aynen korunmuştur. Yani alacak asıllarından vazgeçmiyoruz. Alacak asıllarına uygulanan gecikme zammı, gecikme faizi gibi alacaklar yerine Yİ-ÜFE oranlarını esas alarak alacağı yeniden yapılandırıyoruz. Ancak yeni yapılandırma yasasında, bir öncekine göre gecikme faizinin hesaplanmasında bir farklılık yaptık. 2016 Kasım ve Aralık ayları ile 2017 Ocak, Şubat ve Mart ayları için, bu aylarda gerçekleşen Yİ-ÜFE oranları yerine, 2016 Temmuz ile Ekim aylarında gerçekleşen Yİ-ÜFE oranlarının ortalamasını esas aldık. Aynı ortalamayı kanunun yayımlanacağı tarihe kadar geçecek süreye de uygulamayı öngördük."
-"Başvuru süresinde uzatmaya gidilmeyecek"
Teklifte, yeniden yapılandırmada başvuru süresinin Haziran ayı olarak belirlendiğinin altını çizen Ağbal, bu sürede bir uzatmaya gidilmeyeceğini vurguladı.
Ağbal, "Bu teklifte başvuru için belirlenen Haziran ayını erteleme konusunda Bakanlar Kuruluna bir yetki verilmemiştir. Dolayısıyla bu kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın Haziran ayı içinde mutlaka müracaat etmeleri gerekmektedir. 1 Temmuz 2016'dan 31 Mart 2017'ye kadar olan dönemde herhangi bir vergi veya prim borcu olan tüm vatandaşlarımız bu yasadan yararlanmak istiyorlarsa mutlaka Haziran ayı içinde başvuruları yapmaları gerekmektedir. Başvuru süreleri ve birinci taksit ödeme süreleri kanunda düzenlendiği şekilde kalacak." değerlendirmesinde bulundu.
-"Tedbirlerin olumlu yansımalarını görüyoruz"
Düzenlemenin, özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası oluşan zorlukları aşmakta vatandaşlara kolaylık sağlayacağını dile getiren Ağbal, hükümetlerinin darbe sonrası oluşan olağanüstü dönemde ekonomide canlanmayı sağlamak, işletmelerin karşılaştığı zorlukları çözüme kavuşturmak ve büyümeyi tekrar yukarı yönde ivmelemek için çok sayıda tedbir aldıklarını ve bunların olumlu yansımalarını da gördüklerini söyledi.
Zaman zaman yeniden yapılandırma kanunlarını getirdiklerini hatırlatan Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her yeni yapılandırma kanunu getirdiğimizde de ekonomideki genel koşulları ve mükelleflerin vergi borçlarını ödemekte zorluk çektiklerini söyleyerek bu kanunları getiriyoruz. İki yılda, bazen bir yılda tekrar yeniden yapılandırma kanunları getiriyoruz. Bu toplum vicdanında vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getiren mükellefler bakımından haklı eleştirilere neden oluyor. Onun için burada yeniden yapılandırma kanunlarını ihtiyaç olarak ortaya çıkaran sorunlara temelden eğilmek ve bu konuyla ilgili kalıcı yapısal bir düzenleme yapma ihtiyacı ortada. Bakanlık olarak bu konuda amacımız tekrar tekrar Meclis'e yeniden yapılandırma kanunları getirmek yerine, yeniden yapılandırma kanunu ortaya çıkaran ihtiyacı doğru bir şekilde tespit etmek bu konuda yapısal bir düzenleme yapmak. Temel amacımız bu. Bu konuyla ilgili bir yıldan fazladır bir çalışma yürütüyoruz. Bu çerçevede yaptığımız çalışmalar sonucunda, bize göre yapısal düzenleme niteliğini taşıyan bir yeni imkan getiriyoruz. Buradaki temel amacımız; iyi niyetli mükellefin zor durumlara düştüğü durumlarda vergi kanunlarında ve uygulamalarında kolaylık getirmek suretiyle borcun ödenebilmesini sağlamak."
-"Haksız eleştiriler üzüyor"
Teklifteki, borçların teciline ilişkin düzenlemeye de değinen Ağbal, bunun mevcut düzenlemede de olduğunu, ancak geliştirilerek, iyileştirildiğini anlattı.
Düzenlemeye ilişkin haksız eleştiriler de olduğunu belirten Ağbal, bu durumun kendisini üzdüğünü söyledi. Ağbal, "Biz bugün mevcut sistemde var olan tecil sistemini kullanmak suretiyle, tecil sisteminde yeni birtakım araçlar geliştirmek suretiyle vergi mükelleflerinin borçlarını ödemelerine imkan sağlıyoruz. Burada vergilerin ödenmesiyle ilgili yasama organına ait bir yetkinin Bakanlar Kuruluna devrini asla öngörmüyoruz." diye konuştu.
Teklifte kişiye özel ya da keyfi bir düzenlemenin asla bulunmadığının altını çizen Ağbal, daha şeffaf bir yapının sağlanmasının, mükelleflerin vergilerini ödemeye teşvik edilmesinin amaçlandığını aktardı.
Ağbal'ın sunumunun ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
