2011-10-27 - 12:00
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, ''Türkiye bugün milletin iradesini temsil eden milletvekillerinin hapishanede tutulduğu bir ülke konumundadır. Aslında içeride tutulanlar milletvekili değil doğrudan milletin iradesidir. Gerekçesi ne olursa olsun bu durum yargının yasamayı baskı altına alması anlamına gelmektedir'' diye konuştu.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, ''Türkiye bugün milletin iradesini temsil eden milletvekillerinin hapishanede tutulduğu bir ülke konumundadır. Aslında içeride tutulanlar milletvekili değil doğrudan milletin iradesidir. Gerekçesi ne olursa olsun bu durum yargının yasamayı baskı altına alması anlamına gelmektedir'' diye konuştu.
Yeniçeri, ''Türkiye'nin yargıçlar devleti haline dönüştürüldüğünü'' öne sürdü.
Yeniçeri, sözlerine şöyle devam etti:
''Türkiye bugün milletin iradesini temsil eden milletvekillerinin hapishanede tutulduğu bir ülke konumundadır. Aslında içeride tutulan doğrudan milletin iradesidir. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, yasal ya da yasadışı dinleme, izleme ve takibat altına alınma tehdidi altındadır.
'Balyoz' ya da 'Ergenekon' adı verilen davalarda yıllar süren tutukluluk hallerinin devamında hukuki bir sakınca görülmezken, Deniz Feneri e.V davası kapsamında soruşturmaya bakmaya başlayan yargıçlar ise 'üç aydan uzun tutukluluk cezaya dönüşür' diyerek, tahliye kararı vermişlerdir. Halbuki Cumhurbaşkanı dahil hemen herkes, Türkiye'de tutukluluk süresinin cezalandırmaya dönüşmesinden yakınıyor.''
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi çerçevesinde yapılan uygulamaları da eleştiren Yeniçeri, ''Meclisi devreden çıkaran bu yetki ile ülkeyi yönetmenin tutarlı bir tavır olmadığını'' savundu. Yeniçeri, " Aslında KHK'lar ile devlet AKP'lileştirmekte ve AKP devletleşmektedir" dedi.
Van'da yaşanan depreme de değinen Yeniçeri, ''Bölücü, bozguncu ve ayrımcıların ektiği ayrılık tohumları, yer sarsıntısının ürettiği dayanışma duygusuyla enkaz altında kalmıştır. Yaşanan deprem ahlakın zekadan, merhametin silahtan daha etkili olduğunu göstermiştir. Bu gerçek Türk Milletinin şefkat ve merhamet duygusunun bölücü şiddeti, tetik düşürmeden de yenebileceğini göstermektedir'' diye konuştu. (12.00)
Yeniçeri, ''Türkiye'nin yargıçlar devleti haline dönüştürüldüğünü'' öne sürdü.
Yeniçeri, sözlerine şöyle devam etti:
''Türkiye bugün milletin iradesini temsil eden milletvekillerinin hapishanede tutulduğu bir ülke konumundadır. Aslında içeride tutulan doğrudan milletin iradesidir. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, yasal ya da yasadışı dinleme, izleme ve takibat altına alınma tehdidi altındadır.
'Balyoz' ya da 'Ergenekon' adı verilen davalarda yıllar süren tutukluluk hallerinin devamında hukuki bir sakınca görülmezken, Deniz Feneri e.V davası kapsamında soruşturmaya bakmaya başlayan yargıçlar ise 'üç aydan uzun tutukluluk cezaya dönüşür' diyerek, tahliye kararı vermişlerdir. Halbuki Cumhurbaşkanı dahil hemen herkes, Türkiye'de tutukluluk süresinin cezalandırmaya dönüşmesinden yakınıyor.''
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi çerçevesinde yapılan uygulamaları da eleştiren Yeniçeri, ''Meclisi devreden çıkaran bu yetki ile ülkeyi yönetmenin tutarlı bir tavır olmadığını'' savundu. Yeniçeri, " Aslında KHK'lar ile devlet AKP'lileştirmekte ve AKP devletleşmektedir" dedi.
Van'da yaşanan depreme de değinen Yeniçeri, ''Bölücü, bozguncu ve ayrımcıların ektiği ayrılık tohumları, yer sarsıntısının ürettiği dayanışma duygusuyla enkaz altında kalmıştır. Yaşanan deprem ahlakın zekadan, merhametin silahtan daha etkili olduğunu göstermiştir. Bu gerçek Türk Milletinin şefkat ve merhamet duygusunun bölücü şiddeti, tetik düşürmeden de yenebileceğini göstermektedir'' diye konuştu. (12.00)
