2014-01-30 - 14:57
TBMM İÇİŞLERİ KOMİSYONU?
TBMM İçişleri Komisyonu, AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy başkanlığında toplandı. İçişleri Komisyonu'nda, "Türkiye Cumhuriyeti ile AB arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" kabul edildi.
TBMM İçişleri Komisyonu, AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy başkanlığında toplandı. İçişleri Komisyonu'nda, "Türkiye Cumhuriyeti ile AB arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" kabul edildi.

Toplantıda söz alan CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, anlaşmanın sadece taraf olan ülke vatandaşlarının değil, taraf olan bir ülkeden çıkarak diğer taraf ülkeye giren üçüncü ülke vatandaşlarını da kapsadığına dikkat çekti. Dinçer, "Sınır kapılarımız yolgeçen hanı gibi. Deniz yollarıyla başka ülkelere geçmek isteyen üçüncü ülke vatandaşlarının sayısı da son yıllarda iyice arttı. Buna karşılık yasadışı göçe karşı yeterince önlem alındığını söyleyemeyiz. Son günlerde büyük bir başarı gibi lanse edilen AB ile yaptığımız anlaşmanın temel şartlarından biri bu noktada toplanmaktadır "dedi.

"AKP iktidarı Geri Kabul Anlaşması'nı yeterince müzakere etmeden kabul ederek ağır ve ciddi bir hataya imza atmıştır" diyen Dinçer, şunları söyledi: "Geri Kabul anlaşması ile vize arasındaki bağlantı aslında AB'nin kurduğu ve dayattığı bir bağlantıdır. AB Moldova ile vizesiz seyahat kapılarını açmıştır. Böylece AB ile müzakereleri sürdüren aday ülkeler arasında sadece Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat yasağı uygulanmış olacaktır."

"Aman Türkiye'den AB'ye kimse kaçmasın diye Bulgaristan sınırına keskin uçlu teller çekiliyor" diyen Dinçer, "Sınırlarımızın kevgire dönmesi, düzensiz göçün yarattığı insani trajedi yükünü yine devletimiz ve vatandaşlarımız çekecektir. Biz sınırlarımızın kontrolünü sağlamakta zorlanırken çevremizde bulunan ülkeler birer birer bizi göç konusunda potansiyel tehlike görüp tedbirlerini alıyorlar. Ben bir milletvekili olarak bir Türk vatandaşı olarak bu durumdan rahatsız oluyorum. Ama maalesef asıl rahatsız olması gereken iktidar hiç sesini çıkarmıyor" şeklinde konuştu.

AK Parti'nin vize diyaloğunun başlamasını başarı gibi sunmaya çalıştığını söyleyen Dinçer, "Müzakereler başlarken AKP önce vize muafiyetinin sağlanacağını sonra Geri Kabul Anlaşması'nın imzalanacağını açıklamıştı. Fakat Geri Kabulün daha önce yürürlüğe girmesi AKP tarafından kabul edildi. AKP dayatmalara dayanamamış, Türkiye'nin çıkarlarını koruyamamıştır. AKP kamuoyumuzu aldatmacalarla yine yanlış bilgilendirmektedir" dedi.

AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ise yaptığı konuşmada, üçüncü dünya vatandaşlarının geri kabulüne 3 yıl sonra başlanacağının ve bu tarihe kadar Türkiye'nin sadece kendi vatandaşlarını geri kabul etme yükümlülüğü olduğunun altını çizdi. Türkiye'nin Avrupa ülkelerinin göçmen deposu haline geleceği eleştirisini de değerlendiren Kavaklıoğlu, "Yasa dışı yollarla bir AB ülkesine giden göçmenin Türkiye'ye iadesi için bu kişinin son olarak Türkiye üzerinden AB topraklarına giriş yaptığının anlaşmada belirtilen somut belgeler yoluyla kanıtlanması ve bu durumun Türkiye tarafından kabul edilmesi gerekir" dedi.

Kavaklıoğlu, "Türkiye üzerinden AB'ye geçen düzensiz göçmenlere ilişkin son iki yılın rakamlarına göre 2011'de 57 bin 25, 2012'de 35 bin 224 göçmenin sınırlarımızdan Avrupa ülkelerine geçtiği görülmektedir. Dolayısıyla yasa dışı göçmenlerin 28 AB ülkesi tarafından Türkiye'ye otomatik iade edileceği ve milyonlarca göçmenin Türkiye'ye akın edeceği iddiaları temelsizdir" şeklinde konuştu.

"Bu anlaşmanın hiçbir nimeti yoktur ama birçok külfeti vardır" diyen CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu ise konuşmasında şunları söyledi: "Bu anlaşma karşılığında neyin taahhüdü, vaadini aldık? Türkiye bu anlaşmayla kendi üzerinden giden veya AB ülkesi tarafından Türkiye'den geldiği söylenen bütün göçmenleri geri almak zorundadır. Bu anlaşma AKP'ye "seçim öncesi vize muafiyeti kalkıyor" propagandası yapma fırsatı verecek bir anlaşmadır. Ülkemiz kocaman bir göçmen kampı haline gelecektir. Yükümlülüğün sonuçları can yakacaktır. Göçmenlerin transit geçişi için ülkemiz geçici üs olacaktır."

"Bu anlaşma ile Türkiye'ye 3. dünya ülkesi, dominyon muamelesi yapılmaktadır, Düvel-i Muazzama'nın Osmanlı'ya yaptığı müstemleke muamelesidir" şeklinde konuşan Kesimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemizin bu anlaşmayla ne kazanacağını hükümetin anlatması gerekir. Ülkemiz anlaşma ile kocaman bir göçmen kampı olacaktır. Afrika'da, Asya'da açlıktan ölmek istemeyen insanlar tabii ki kapağı ülkelerine atmak için herşeyi göze alacaklar. Bunun mafyası oluşacak. Bu mafya bu insanların yüzde, belki de binde birini Avrupa'ya sokmayı yeterli sayacak. Ege'de, Akdeniz'de çok tekne, gemi batacak, çok çocuk, çok kadın ölecek. AB bu göçü önleyemediği için bu işi Türkiye'ye fatura etmeye çalışıyor. AB'ye göçü engellemek Türkiye'nin sorunu mudur? Türkiye'nin sorumluluğunda mıdır" dedi.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu MHP Esenyurt seçim bürosuna yapılan saldırıyla ilgili, "Olayda sorumluluk hükümettedir. Hükümet asayiş ve güvenlikten sorumludur yoksa saldırının faillerine ortak olacaklardır. Olayla ilgili iki karşıt görüşün çatışması nitelemesinde bulunan AK Parti'li vekili ise zeka özürlü sayıyoruz" dedi.

Türkoğlu, TRT spikerinin MHP ile ilgili bir haberde "yavru muhalefet" ifadesini kullanmasını ise, " Bu ifadeyi kullanan terbiyesiz, edepsiz hala spiker olarak görevde. Hala iktidardan çıt yok. İktidar kendini devletle özdeş zannediyor. Bazı arızalı anlayışlar, Türkiye'yi Çin, AKP'yi Çin Komünist Parti'si zannediyor. Hiçbir parti devletin kendisi değildir" şeklinde değerlendirdi.

Hasan Hüseyin Türkoğlu, Geri Kabul Anlaşması'na ilişkin ise, "AB uzun zamandır bize kabul ettirmeye çalışıyor. Zamanlama manidar" ifadelerini kullandı. Türkoğlu, şunları söyledi: "Niye şimdi? Karşılığında 3 yılda olması beklenen serbest dolaşım hakkı. Türkiye'nin böyle bir şarta tabi tutulması çok komik. Madem Türkiye bölgesel güç, küresel aktör, bu şarta boyun eğiyorsak neden AB'ye ihtiyaç yok, Şangay Beşlisi var falan deniyor?" dedi.

AB'nin mali destek ve yardım taahhütlerini de inandırıcı bulmadığını söyleyen Türkoğlu, anlaşmayı "Mülteci çöplüğü anlaşması" olarak tanımladı. Türkoğlu, "Suriye krizinde gördük AB'nin yardımını. Kendi bölgemde İl Özel İdaresi kaynaklarını sığınmacılara kullandı. Bunu vatandaşa açıklayamıyoruz" dedi.

Komisyon Başkanı Mehmet Ersoy, Türkoğlu'nun konuşmasının ardından MHP Esenyurt seçim bürosuna yapılan saldırının millet iradesine, barış, huzur ortamına yapıldığını söyledi. Ersoy, "Kastı aşacak ifadeler kullanılmış olabilir ancak Ak Parti olayın hemen sonrasında konuyla ilgili görüşünü net şekilde ifade etti. 5 şüpheli tutuklandı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm imkanları seferber edilecektir" dedi.

Ersoy, TRT spikeri ile ilgili ise, " İlgili hakkında soruşturma başlatılmıştır. Spikerlik görevinden alınmıştır" dedi.

AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, vize muafiyetinin önemli olduğunu vurguladığı konuşmasında; vizesiz seyahatin AB ile ekonomik ilişkilere katkı sağlayacağını ifade etti. Karamsar bir tablo çizilmemesi gerektiğini söyleyen Samancı, AB içindeki göçmenleri yakalayıp Türkiye'ye gönderelim imajı oluşturulmasını doğru bulmadığını söyledi.

Konuşmaların ardından Komisyonda, Türkiye Cumhuriyeti ile AB arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.