2011-12-02 - 16:30
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ TARHAN VE KONYA MİLLETVEKİLİ KART'IN BASIN TOPLANTISI...
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, ''İçinde Deniz Feneri geçen her şey iktidara alerji yapıyor'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ve Konya Milletvekili Atilla Kart parlamentoda bir basın toplantısı düzenledi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Deniz Feneri ve Kayseri Belediyesi soruşturmalarındaki gelişmeleri değerlendirdi.

Kart, "Özellikle Kayseri ve Deniz Feneri soruşturmaları gündeme geldiği zaman bu konuda CHP olarak yeni bir gelişmeyi ilgili mercilerde dile getirdiğimiz zaman hükümetin kimyasının bozulduğunu, panik halde o süreçlere hukuk dışı yöntemlerle müdahale ettiğini görüyoruz" dedi.

"Bu süreçte kamu görevlilerinin de partizanlaştığını burada işgüzar ve gayretkeş tavırlar içine girdiğini görüyoruz" diyen Kart şöyle devam etti:

"Bunun en son örneğini TBMM'nde Kanunlar Dairesi'nde, Genel Sekreterlik makamında gördük, yaşadık. Deniz Feneri ile ilgili olarak biliyorsunuz gensoru hazırladık, gensoruyu Meclis bünyesindeki ilgili birime ulaştırdık. Gensoruda çok açık bir şekilde Sayın Beşir Atalay'ın görev yaptığı bütün dönemleri kast ederek 58, 59, 60 ve 61. Hükümetlerdeki olaylardan söz ederek sonuçta da dönemin İçişleri Bakanı vurgulamasını yaptık. 'Vay efendim böyle gensoru mu olur, dönemin İçişleri Bakanı deyince burada sanki şu andaki görevde bulunan bakan kastediliyor' gibi dahiyane bir yorumla tırnak içinde değerlendirme yapılarak gensorumuzun işleme alınmadığını öğreniyoruz" dedi.

Bu konuda gruplarına bilgi verilmediğini, gensorunun işleme alınmadığını basından öğrendiklerini ifade eden Kart, "TBMM'nin, tutuklanan milletvekilleriyle, partizanlaşan Kanunlar Dairesiyle ve Genel Sekreterlik kurumuyla işlevini kaybettiğini üzülerek, kaygıyla ve dehşetle görüyoruz" dedi.

Kart, CHP olarak pabuç bırakmayacaklarını,kararlı bir şekilde yine doğru bildikleri yolda, halkın temsilcisi olarak doğruları halka ulaştırmak adına yine Gensoru hazırladıklarını ifade etti.

Deniz Feneri davasında itiraflarıyla o sürecin ortaya çıkması noktasında önemli görev üstlenen bir takım şüphelilerin can güvenlikleri konusunda ciddi kaygılarının olduğunu belirten Kart, 'hükümeti bu kişilerin can güvenliklerini sağlama konusunda şimdiden göreve davet ediyoruz' dedi.

Kayseri soruşturmasına yönelik olarak, Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşme isteğinin Başsavcı tarafından kabul edilmediğini söyleyen Kart, 'yargının geldiği hale bakar mısınız?, Milletvekiliyle görüşmekten korkan, Milletvekili ile görüşme cesareti, özgüveni olmayan, siyasi iktidarın ajanı olan, Hükümetin ajanı olan Cumhuriyet Savcıları var derken haksız mıymışız?' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, ''İçinde Deniz Feneri geçen her şey iktidara alerji yapıyor'' dedi.

Tarhan, ''Acil Demokrasi Paketi'' çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanununda (CMK) değişiklik öngören tekliflerini TBMM Başkanlığına sunduklarını söyledi. Tarhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM)ölçütlerine göre yasalarda düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade ederek, ''Tutuklu olmak bizce yemin etmenin önünde engel değil'' diye konuştu.

Tarhan, verdikleri teklif ile CMK'nın AİHM standartlarına uygun hale geleceğini belirterek, ''CMK'nın 102. maddesinin 4. fıkrasında yer alan tutukluluk hallerinin milletvekili dokunulmazlığı ile ilişkilendirilmesini istemiyoruz. Yargılayabilirsiniz ama tutuklanmalarının mantığı yoktur'' ifadesini kullandı.

Milletvekillerinin tutukluluk hali ile Anayasa'nın birinci maddesinde yer alan yasama görevine engel olunduğunu düşündüklerini kaydeden Tarhan, ''Tutuklu olmak bizce yemin etmenin önünde engel değil'' dedi.

''Engellemelerle karşılaşmak bizim için şaşırtıcı değil'' diyen Tarhan, şöyle konuştu:

''Deniz Feneri'nden bahsetmek isteyen milletvekilinin saldırıya uğramasından belli. Bunda Meclis Başkanının da idari olarak sorumluluğu vardır. Anayasal sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir.''

Tarhan, CHP'nin Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında TBMM Başkanlığına sunduğu gensoru önergesinin işleme alınmaması ile ilgili olarak da ''Yargı denetimini yok ettikleri gibi içeriksizleştiriyorlar'' görüşünü dile getirdi. (16:30)