2012-03-30 - 15:45
CHP Milletvekilleri Hüseyin Aygün, Muharrem Işık, Salih Fırat ve Refik Eryılmaz TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında, Adıyaman ve İzmir'de Alevilere yönelik yapılan saldırıların bir yenisinin Erzincan'ın Üzümlü İlçesi'ne bağlı Avcılar Köyünde meydana geldiği iddiasında bulunarak bu konuda değerlendirmelerde bulundular.
CHP Milletvekilleri Hüseyin Aygün, Muharrem Işık, Salih Fırat ve Refik Eryılmaz TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında, Adıyaman ve İzmir'de Alevilere yönelik yapılan saldırıların bir yenisinin Erzincan'ın Üzümlü İlçesi'ne bağlı Avcılar Köyünde meydana geldiği iddiasında bulunarak bu konuda değerlendirmelerde bulundular.
Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, söz konusu olayla ilgili şunları kaydetti:
"Yola hemen hemen bitişik bir köy olan Avcılar olayın olduğu yere 200 metre uzaklıkta Jandarma karakolu olan bir köy. Köydeki okul duvarına ve okul bahçe duvarının üzerine ayrıca iki evin üzerine " hepiniz kafirsiniz, kafir evler hepiniz yanacaksınız" şeklinde yazılar yazılmıştır. Özellikle Başbakan'ın kindar gençlik yetiştirmesinin meyveleri artık alınmaya başladı. Meclis'te son zamanlarda Milletvekili dövmelerinin artık sokaklara inmesinin özellikle Alevi kesiminin bu konuda büyük bir zarar görmesinin önü açılmıştır. insanların mezhepleri ile uğraşa uğraşa insanları bu duruma getirdiler. Artık bu kutuplaşmaya bir son vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Daha önceki açıklamalarında Adıyaman'da ki olay için "çocuk işi" demeleri iyi niyet göstergesi değildir. Tamamen bir artniyettir, kapanması için yapılan bir çabadır. Yazılan yazıya baktığımızda yağlıboya ile yazılan çok düzenli bir yazıdır. Kesinlikle büyük birinin gece vakti yaptığı bir olaydır. Yetkilileri ve Hükümeti bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Kesinlikle oy uğruna insanları kutuplaştırıp, artık umudunu kestiği kesimden her türlü hileye başvurarak nefret duygularını dökmesini istemiyoruz. Bu olayı şiddetle kınıyorum."
Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, "Yaklaşık 35 gün önce Adıyaman'da 46 ailenin kapısı işaretlenmişti. O tarihte ilin Vali ve Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı çocuk işi olabilir demişti. Biz o dönemde çocuksa da büyükse de kim yaptıysa bunun tespit edilmesi gerektiği talebinde bulunmuştuk. Aradan 35 gün geçmesine rağmen bir emare yok, yakalanan kimse yok. İçişleri Bakanını ben buradan göreve davet ediyorum. Kızılay'da demokratik haklarını savunmaya gelen insanların üzerine gaz bombası atacağına onları döveceğine esas olan Türkiye'nin Alevi ve Sünni kardeşliğini bozmaya çalışan insanları, provakasyon yapmaya çalışan insanları tespit edip bulmaktır." ifadelerini kullandı.
Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, "Sayın Başbakan'ın özellikle son zamanlarda yaptığı açıklamalar bu ülkede yaşayan aleviler açısından gerçekten ciddi bir tedirginlik oluşturdu. Bu açıklamalardan sonra ülkemizin değişik şehirlerinde bir takım eylemlerin olduğunu görüyoruz. Biz sayın Başbakan'ı bu tür söylemlerinden vazgeçmeye ve olabilecek bir mezhep çatışması konusunda daha duyarlı ve dikkatli olmaya davet ediyoruz." açıklamasında bulundu.
Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ise, Aleviler'in 72 millete bir gözle baktığını ve kan dökmeme geleneği ile bilindiğini ancak yüzyıllarca zulümlere direnerek inancını koruduğunu söyledi. Aygün şöyle devam etti:
"Nasıl ki tarihte kendilerine feyz aldıkları Hz. Hüseyin'in Kerbela'daki direnişi bir gerçekse bugün onlara yüzyıllar sonra esin kaynağı ise, modern yezitlere de 21. yy. da direnmeyi iyi bilirler. Yani o kadar da çaresiz, mazlum ve diğer yanağını uzatan bir toplum değil. Herkes kendini savunmayı ve korumayı bilir. Herkes ayağını Türkiye'de denk almalı. bu çatışma Türkiye'ye kaybettirir. Meclis'te dindar, kindar nesil diyerek politika yapılmaz. Bir kez çeşitli gruplar birbirine düştü mü bunun önünü ne Başbakan ne de siyaset kurumu alabilir."(15:45)
Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, söz konusu olayla ilgili şunları kaydetti:
"Yola hemen hemen bitişik bir köy olan Avcılar olayın olduğu yere 200 metre uzaklıkta Jandarma karakolu olan bir köy. Köydeki okul duvarına ve okul bahçe duvarının üzerine ayrıca iki evin üzerine " hepiniz kafirsiniz, kafir evler hepiniz yanacaksınız" şeklinde yazılar yazılmıştır. Özellikle Başbakan'ın kindar gençlik yetiştirmesinin meyveleri artık alınmaya başladı. Meclis'te son zamanlarda Milletvekili dövmelerinin artık sokaklara inmesinin özellikle Alevi kesiminin bu konuda büyük bir zarar görmesinin önü açılmıştır. insanların mezhepleri ile uğraşa uğraşa insanları bu duruma getirdiler. Artık bu kutuplaşmaya bir son vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Daha önceki açıklamalarında Adıyaman'da ki olay için "çocuk işi" demeleri iyi niyet göstergesi değildir. Tamamen bir artniyettir, kapanması için yapılan bir çabadır. Yazılan yazıya baktığımızda yağlıboya ile yazılan çok düzenli bir yazıdır. Kesinlikle büyük birinin gece vakti yaptığı bir olaydır. Yetkilileri ve Hükümeti bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Kesinlikle oy uğruna insanları kutuplaştırıp, artık umudunu kestiği kesimden her türlü hileye başvurarak nefret duygularını dökmesini istemiyoruz. Bu olayı şiddetle kınıyorum."
Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, "Yaklaşık 35 gün önce Adıyaman'da 46 ailenin kapısı işaretlenmişti. O tarihte ilin Vali ve Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanı çocuk işi olabilir demişti. Biz o dönemde çocuksa da büyükse de kim yaptıysa bunun tespit edilmesi gerektiği talebinde bulunmuştuk. Aradan 35 gün geçmesine rağmen bir emare yok, yakalanan kimse yok. İçişleri Bakanını ben buradan göreve davet ediyorum. Kızılay'da demokratik haklarını savunmaya gelen insanların üzerine gaz bombası atacağına onları döveceğine esas olan Türkiye'nin Alevi ve Sünni kardeşliğini bozmaya çalışan insanları, provakasyon yapmaya çalışan insanları tespit edip bulmaktır." ifadelerini kullandı.
Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, "Sayın Başbakan'ın özellikle son zamanlarda yaptığı açıklamalar bu ülkede yaşayan aleviler açısından gerçekten ciddi bir tedirginlik oluşturdu. Bu açıklamalardan sonra ülkemizin değişik şehirlerinde bir takım eylemlerin olduğunu görüyoruz. Biz sayın Başbakan'ı bu tür söylemlerinden vazgeçmeye ve olabilecek bir mezhep çatışması konusunda daha duyarlı ve dikkatli olmaya davet ediyoruz." açıklamasında bulundu.
Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ise, Aleviler'in 72 millete bir gözle baktığını ve kan dökmeme geleneği ile bilindiğini ancak yüzyıllarca zulümlere direnerek inancını koruduğunu söyledi. Aygün şöyle devam etti:
"Nasıl ki tarihte kendilerine feyz aldıkları Hz. Hüseyin'in Kerbela'daki direnişi bir gerçekse bugün onlara yüzyıllar sonra esin kaynağı ise, modern yezitlere de 21. yy. da direnmeyi iyi bilirler. Yani o kadar da çaresiz, mazlum ve diğer yanağını uzatan bir toplum değil. Herkes kendini savunmayı ve korumayı bilir. Herkes ayağını Türkiye'de denk almalı. bu çatışma Türkiye'ye kaybettirir. Meclis'te dindar, kindar nesil diyerek politika yapılmaz. Bir kez çeşitli gruplar birbirine düştü mü bunun önünü ne Başbakan ne de siyaset kurumu alabilir."(15:45)
