2019-11-14 - 23:45
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin ilk 10 maddesi kabul edildi.
Genel Kurulda, HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş "belediyelere kayyum atamaları", Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman "Filistin'deki son gelişmeler", Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu "emekçiler açısından Türkiye'nin ekonomik ve güncel durumu"na ilişkin gündem dışı konuşmalar yaptı.
HDP'li Beştaş, "Bir sabah uyandığımızda birkaç belediyemize el konulduğunu görüyoruz. Bir iktidar neden kayyum atamasından medet umar? Çünkü iflas bayrağını açmıştır. Yönettiği halk sürekli yoksullaşıyorsa, sistem tükenmişse, hazine boşalmışsa güveneceği hiçbir şey yoktur." dedi.
Beştaş, kayyum atamalarının nedeninin "yolsuzluklara devam etme isteği" olduğunu savundu.
Saadet Partisi Konya Milletvekili Karaduman da gelinen süreçte İsrail'in saldırılarını artırdığını, Filistinlileri açlığa ve misket bombalarına mahkum ettiğini belirtti.
"Dün Gazze'ye saldıran terör devleti İsrail'in onlarca Filistinli'yi çocuk yaşlı demeden katlettiğini" söyleyen Karaduman, 6 milyon Filistinli'nin yurtlarından sürgün edildiğini, mülteci statüsünde yaşadığını, yüzbinlerce kadın, yaşlı ve çocuğun çadır kamplarında en basit imkanlardan bile yoksun şekilde yaşamaya mahkum edildiğini dile getirdi.
"Filistin'deki zulmün, akan kanın ve katliamın baş müsebbibi olan terör devleti İsrail'in, eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in, 13 Kasım 2007'de milletin Meclisinde konuşturulduğunu ve ayakta alkışlandığını" anlatan Karaduman, "Peres'i alkışlayan bu eller, süreç içinde terör devleti İsrail'le ticaret hacmini zirveye taşıyan eller olmuştur." diye konuştu.
Bunun üzerine sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Karaduman'ın "talihsiz bir konuşma" yaptığını söyledi.
Dünyanın, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'nin, Filistinle ilişkisini iyi bildiğini belirten Turan, "Tüm dünyanın gördüğü gerçeği arkadaşımızın görmemesini siyasi körlük olarak değerlendiriyorum." dedi.
Barış Pınarı Harekatı'na en fazla İsrail'in karşı çıktığını hatırlatan Turan, "Sevsek de sevmesek de tüm yanlışlarını bilsek de bir zamanlar İsrail ile samimi niyetlerle Filistinlilerin haklarını koruyup kollamak için görüşmeler yaptık. Keşke bu sağduyuyu tüm ülkeler, örgütler ve partiler üstlenseydi de bugün halen Filistin meselesini konuşmak zorunda kalmasaydık." ifadelerini kullandı.
Genel Kurulda, yerlerinden söz alan bazı milletvekilleri, KKTC'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı.
TBMM Genel Kurulunda partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Ahıska Türklerinin 14 Kasım 1944'te Gürcistan'ın Ahıska bölgesinden sürgün edildiğini anımsatarak, hayatlarını kaybeden Ahıskalı Türkleri rahmetle andı.
KKTC'nin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Dervişoğlu, kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere, şehit olarak Kıbrıs topraklarını vatan yapan kahraman Türk askerini rahmetle ve minnetle andığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyaretine de değinen Dervişoğlu, Erdoğan'ın, ABD Başkanı Trump'a, ağır hakaretler içeren mektubunu takdim ettiğini söylediğini aktararak, buradaki "takdim" sözünün özellikle seçildiğini ifade etti. Dervişoğlu, "Herkes iyi bilsin ki ABD Türkiye'nin ita amiri değildir. Türk tarihinin daha önce görmediği bir üslupla yazılan, hakaret dolu mektuba cevabımız bu kadar yumuşak bir düzeyde kalmamalıydı. 'Mektubu takdim ettim.' deyip geçmek, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamına yapılan hakaretleri halının altına süpürmek anlamını taşıyor." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Erdoğan'ın ABD ziyaretinin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği için değil Türkiye'nin terörle mücadele ve sınır ötesi harekatlardaki haklı ve meşru pozisyonunun tüm dünyaya tekrar ilan edilmesi için önemli bir süreç olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin sahadaki etkin ve kararlı duruşunun masadaki gücünü de artırdığını ifade eden Akçay, "Görüşmenin neticesinde yapılan açıklamalar, ABD Senatosunda sözde Ermeni tasarısının oylanmasının durdurulması gibi adımlar olumlu gelişmelere işaret etse de bu görüşmelere ve sonrasında yaşanacak gelişmelere temkinli yaklaşmamız tabiidir." dedi.
FETÖ ile mücadelenin de Türk-Amerikan ilişkilerinin önemli konularından birisi olduğuna işaret eden Akçay, Türkiye'nin anayasal düzenini bir darbe girişimi ile hedef alan, 251 vatandaşı şehit eden FETÖ elebaşının ve birçok FETÖ mensubunun hala ABD'de olduğunu anımsattı. Akçay, "FETÖ elebaşının ABD'de keyif sürdüğü çiftliğinden çıkarılıp Türkiye'ye teslim edilmesi için bugüne kadar gönderilen dosyaların gereğinin bir an önce yerine getirilmesi gerekir." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Gaziantep İl Başkanlığı ile Şahinbey ve Şehitkamil ilçe örgütlerinde polis aramaları yapıldığını, partililerin gözaltına alındığını söyledi. Oluç, "Bu durumu kınıyoruz. Gözaltındaki il ve ilçe yöneticilerimizin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde, Suriye Ermeni cemaatine mensup bir din görevlisinin, terör örgütü PYD/YPG/PKK işgali altındaki bölgede uğradığı menfur bir saldırıda hayatını kaybettiği yönünde açıklamanın bulunduğunu belirterek, bu olayın 4 gün önce yaşandığını fakat Dışişlerinin bugün gördüğünü savundu.
Altay, açıklamanın ABD'de Erdoğan-Trump görüşmesinin ardından yapıldığını söyleyerek, "Muhtemelen Amerika'da Türk Dışişleri bu konuda uyarıldı ve bugün apar topar bunu görmek zorunda kaldı. DEAŞ'in üstlendiği bir eylemi PYD-YPG'ye de olağan şüpheli diye mal ederek yine farklı bir pencereden gördü. ABD'nin, bölgede yaşananlarla ilgili Dışişleri Bakanlığının internet sitesine bile yön veriyor olması, Türkiye adına utanç vericidir." diye konuştu.
Trump ve Erdoğan'ın görüşme sonrasında yaptıkları basın toplantısına dikkati çeken Altay, görüşmede ortak bir gündeme ve aynı önceliklere sahip olunmadığının görüldüğünü ifade etti.
Altay, Trump'ın Türkiye'de tutuklu bulunan ve sonra serbest bırakılan Serkan Gölge için Erdoğan'a teşekkür etmesinin, Türk yargısı için bir utanç vesilesi olduğunu savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amerika ziyaretinin, tüm dünyanın yakından takip ettiği, önemli sonuçları olan bir görüşme olarak tarihe geçtiğini belirtti.
Türkiye'nin, tüm tezlerini Amerika'daki görüşmede net olarak ortaya koyduğunu vurgulayan Turan, şunları söyledi:
"YPG, Suriye, FETÖ, sözde Ermeni tasarısı gibi tüm konularda hem Amerika'da hem de dünya kamuoyu önünde tavrımızı net bir biçimde ortaya koyduk. Mektuplar, geldiği gibi aynen mahrecine iade edildi. Ekonomik yaptırım tehdidinden eser yoktu, Avrupa'ya mesaj vardı. Medya üzerinden yapılan eleştiriler yoktu, kabul gören bir haklılık vardı. Susan, dayatmaya açık bir anlayış yoktu, 82 milyonun hakkını koruyan bir irade vardı. Bir siyasetçi olarak değil öncelikle bir vatandaş olarak gurur duyma hakkımız var. Artık dinleyen değil dinleten bir Türkiye var."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile görüşmesi öncesinde, TRT muhabiri Tuna Şanlı'nın canlı yayında, terör örgütü yandaşları tarafından saldırıya uğradığını dile getiren Turan, "Bu alçak saldırıyı kınıyoruz. Tuna Şanlı'ya, TRT ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Basın ve ifade özgürlüğünü hedef alan bu saldırıya karşı tüm partilerimizden ortak tavır bekliyoruz." dedi.
KKTC'nin kuruluş yıl dönümünü de kutlayan Turan, "Kıbrıs bize tarihin emaneti olarak milli bir davamız. Kıbrıs yavru vatan değil vatandır. KKTC'nin ilanının 36'ncı yıl dönümünü kutluyor ve tüm Kıbrıs şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölümünün görüşmeleri devam ediyor.
Genel Kurulda, "temel kanun" olarak iki bölüm halinde görüşülen 54 maddelik teklifin, birinci bölümündeki maddelerin görüşmelerine başlandı.
CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, teklifle ihdas edilecek Konaklama Vergisi'nin, çok yönlü olarak Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
Kaboğlu, söz konusu verginin, Anayasa'nın seyahat özgürlüğünü içeren maddesiyle ölçülülük ilkesine aykırı bulunduğunu öne sürdü.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, Dijital Hizmet Vergisi'nin son dönemde Avrupa'da da tartışıldığını belirterek, hükümetlerin, ülke ekonomileri zorlandığında veya bütçe açık verdiğinde ilk başvurduğu yöntemin, vergi oranlarını artırmak ya da yeni vergiler koymak olduğunu kaydetti.
Örs, "Artık saklanamaz hale gelen bütçe açığı, yedek akçe Hazine'ye aktarılmasına rağmen kapatılamayınca hükümet çareyi yeni vergiler yaratmakta bulmuştur. Acil kaynak paketi görüntüsündeki bu düzenlemeyle 2020 bütçesinde oluşacak açık düşük tutulmak istenmektedir." diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Türkiye'de toplam vergilerin 4'te 3'ünün yaşam mücadelesi veren emekçilere, işçilere ve asgari ücretlilere yıkıldığını söyledi.
"AKP iktidarı sayesinde zengin daha zengin, fakir daha fakir hale gelmiştir. Vatandaş vergi ödüyor, yandaş ise ödemiyor." ifadesini kullanan Antmen, vergi veren vatandaşın iş bulamadığını, vergi vermeyen yandaşların milyarlık ihaleleri almaya devam ettiğini vurguladı.
Antmen, "Birileri vergiden muaf olacaksa işsizler, asgari ücretliler olsun. Yandaş değil, vatandaş olsun." dedi.
Genel Kurulda, yeni vergi düzenlemesine ilişkin kanun teklifinin maddeleri üzerinde söz alan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, "Size göre Kürtler ve kadınlar yönetemez. Ne Kürtleri ne de kadınları yok edebilirsiniz. Sizin sorununuz, 'Bizden başka kimse yönetemez.' politikasıdır. Gurur duyulması gereken eş başkanlık sistemi mevcut iktidar tarafından illegalize edilmek isteniyor." diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, "Türkiye'de Türk-Kürt çatışması varmış gibi konuşmaların yapılması dikkat çekicidir. Bu, sistematik bir propaganda çalışmasıdır." dedi.
Bülbül, kayyum atanan HDP'li belediyelere ilişkin, "Belediyelerde partililerinizin başına gelenleri herkes çok iyi biliyor. Sizler PKK'lıların anıt mezarlarını, adeta şehitliklerini yapmaya çalıştınız. Birçok masum insanın canına kıyanları kutsadınız, başınızın tepesine koydunuz. Şu an o muamelelerinizin bedelini ödüyorsunuz. PKK'lıların karşısında hazır ola geçenlerin haksızlığa uğruyormuş gibi konuşmasını kesinlikle kabul etmiyoruz." ifadelerini kullandı.
Kayyumların yaptığı birtakım hatalar varsa hukuk önünde hesap vermeleri gerektiğini söyleyen Bülbül, "Bu noktada gereken muamele neyse, yargı ve idari olarak da gereken neyse sonuna kadar yapılmalıdır. Bu noktada en ufak bir tereddüt yoktur ama o belediyelerin önceki halini de cümle alem, bu memleket biliyor. Bu belediyelerde PKK'ya nasıl yardım, yataklık yapıldığını da hepimiz çok iyi biliyoruz. Devleti ve Türk milletini kandıramazsınız." değerlendirmesini yaptı.
Bülbül'ün sözleri, MHP ve AK Parti milletvekillerinden alkış aldı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "İnsanların iradelerinin yok sayılması ve gasbedilmesi, açıkça çalınması için planlanmış bir darbeden söz ediyoruz. Bunun nesini savunuyorsunuz?" diye sordu.
İnsanların seçme ve seçilme hakkının gasbedildiğini ileri süren Oluç, "Biz bunu konuştuğumuz zaman niye böyle celalleniyorsunuz? Çünkü bunu savunamıyorsunuz. Bunun savunulacak bir yanı yok. Bu yüzden 'hukuka, demokratik teamüllere, uluslararası demokratik sözleşmelere uygun davranılsın' diyoruz. Bunu da söylemeye devam edeceğiz." dedi.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, milletvekillerini uyararak görüşmelere devam edilmesini istedi.
MHP ile HDP milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmaların devam etmesi üzerine Sancar, birleşime ara verdi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
HDP'li Beştaş, "Bir sabah uyandığımızda birkaç belediyemize el konulduğunu görüyoruz. Bir iktidar neden kayyum atamasından medet umar? Çünkü iflas bayrağını açmıştır. Yönettiği halk sürekli yoksullaşıyorsa, sistem tükenmişse, hazine boşalmışsa güveneceği hiçbir şey yoktur." dedi.
Beştaş, kayyum atamalarının nedeninin "yolsuzluklara devam etme isteği" olduğunu savundu.
Saadet Partisi Konya Milletvekili Karaduman da gelinen süreçte İsrail'in saldırılarını artırdığını, Filistinlileri açlığa ve misket bombalarına mahkum ettiğini belirtti.
"Dün Gazze'ye saldıran terör devleti İsrail'in onlarca Filistinli'yi çocuk yaşlı demeden katlettiğini" söyleyen Karaduman, 6 milyon Filistinli'nin yurtlarından sürgün edildiğini, mülteci statüsünde yaşadığını, yüzbinlerce kadın, yaşlı ve çocuğun çadır kamplarında en basit imkanlardan bile yoksun şekilde yaşamaya mahkum edildiğini dile getirdi.
"Filistin'deki zulmün, akan kanın ve katliamın baş müsebbibi olan terör devleti İsrail'in, eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in, 13 Kasım 2007'de milletin Meclisinde konuşturulduğunu ve ayakta alkışlandığını" anlatan Karaduman, "Peres'i alkışlayan bu eller, süreç içinde terör devleti İsrail'le ticaret hacmini zirveye taşıyan eller olmuştur." diye konuştu.
Bunun üzerine sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Karaduman'ın "talihsiz bir konuşma" yaptığını söyledi.
Dünyanın, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'nin, Filistinle ilişkisini iyi bildiğini belirten Turan, "Tüm dünyanın gördüğü gerçeği arkadaşımızın görmemesini siyasi körlük olarak değerlendiriyorum." dedi.
Barış Pınarı Harekatı'na en fazla İsrail'in karşı çıktığını hatırlatan Turan, "Sevsek de sevmesek de tüm yanlışlarını bilsek de bir zamanlar İsrail ile samimi niyetlerle Filistinlilerin haklarını koruyup kollamak için görüşmeler yaptık. Keşke bu sağduyuyu tüm ülkeler, örgütler ve partiler üstlenseydi de bugün halen Filistin meselesini konuşmak zorunda kalmasaydık." ifadelerini kullandı.
Genel Kurulda, yerlerinden söz alan bazı milletvekilleri, KKTC'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı.
TBMM Genel Kurulunda partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Ahıska Türklerinin 14 Kasım 1944'te Gürcistan'ın Ahıska bölgesinden sürgün edildiğini anımsatarak, hayatlarını kaybeden Ahıskalı Türkleri rahmetle andı.
KKTC'nin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Dervişoğlu, kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere, şehit olarak Kıbrıs topraklarını vatan yapan kahraman Türk askerini rahmetle ve minnetle andığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyaretine de değinen Dervişoğlu, Erdoğan'ın, ABD Başkanı Trump'a, ağır hakaretler içeren mektubunu takdim ettiğini söylediğini aktararak, buradaki "takdim" sözünün özellikle seçildiğini ifade etti. Dervişoğlu, "Herkes iyi bilsin ki ABD Türkiye'nin ita amiri değildir. Türk tarihinin daha önce görmediği bir üslupla yazılan, hakaret dolu mektuba cevabımız bu kadar yumuşak bir düzeyde kalmamalıydı. 'Mektubu takdim ettim.' deyip geçmek, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamına yapılan hakaretleri halının altına süpürmek anlamını taşıyor." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Erdoğan'ın ABD ziyaretinin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği için değil Türkiye'nin terörle mücadele ve sınır ötesi harekatlardaki haklı ve meşru pozisyonunun tüm dünyaya tekrar ilan edilmesi için önemli bir süreç olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin sahadaki etkin ve kararlı duruşunun masadaki gücünü de artırdığını ifade eden Akçay, "Görüşmenin neticesinde yapılan açıklamalar, ABD Senatosunda sözde Ermeni tasarısının oylanmasının durdurulması gibi adımlar olumlu gelişmelere işaret etse de bu görüşmelere ve sonrasında yaşanacak gelişmelere temkinli yaklaşmamız tabiidir." dedi.
FETÖ ile mücadelenin de Türk-Amerikan ilişkilerinin önemli konularından birisi olduğuna işaret eden Akçay, Türkiye'nin anayasal düzenini bir darbe girişimi ile hedef alan, 251 vatandaşı şehit eden FETÖ elebaşının ve birçok FETÖ mensubunun hala ABD'de olduğunu anımsattı. Akçay, "FETÖ elebaşının ABD'de keyif sürdüğü çiftliğinden çıkarılıp Türkiye'ye teslim edilmesi için bugüne kadar gönderilen dosyaların gereğinin bir an önce yerine getirilmesi gerekir." ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Gaziantep İl Başkanlığı ile Şahinbey ve Şehitkamil ilçe örgütlerinde polis aramaları yapıldığını, partililerin gözaltına alındığını söyledi. Oluç, "Bu durumu kınıyoruz. Gözaltındaki il ve ilçe yöneticilerimizin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde, Suriye Ermeni cemaatine mensup bir din görevlisinin, terör örgütü PYD/YPG/PKK işgali altındaki bölgede uğradığı menfur bir saldırıda hayatını kaybettiği yönünde açıklamanın bulunduğunu belirterek, bu olayın 4 gün önce yaşandığını fakat Dışişlerinin bugün gördüğünü savundu.
Altay, açıklamanın ABD'de Erdoğan-Trump görüşmesinin ardından yapıldığını söyleyerek, "Muhtemelen Amerika'da Türk Dışişleri bu konuda uyarıldı ve bugün apar topar bunu görmek zorunda kaldı. DEAŞ'in üstlendiği bir eylemi PYD-YPG'ye de olağan şüpheli diye mal ederek yine farklı bir pencereden gördü. ABD'nin, bölgede yaşananlarla ilgili Dışişleri Bakanlığının internet sitesine bile yön veriyor olması, Türkiye adına utanç vericidir." diye konuştu.
Trump ve Erdoğan'ın görüşme sonrasında yaptıkları basın toplantısına dikkati çeken Altay, görüşmede ortak bir gündeme ve aynı önceliklere sahip olunmadığının görüldüğünü ifade etti.
Altay, Trump'ın Türkiye'de tutuklu bulunan ve sonra serbest bırakılan Serkan Gölge için Erdoğan'a teşekkür etmesinin, Türk yargısı için bir utanç vesilesi olduğunu savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amerika ziyaretinin, tüm dünyanın yakından takip ettiği, önemli sonuçları olan bir görüşme olarak tarihe geçtiğini belirtti.
Türkiye'nin, tüm tezlerini Amerika'daki görüşmede net olarak ortaya koyduğunu vurgulayan Turan, şunları söyledi:
"YPG, Suriye, FETÖ, sözde Ermeni tasarısı gibi tüm konularda hem Amerika'da hem de dünya kamuoyu önünde tavrımızı net bir biçimde ortaya koyduk. Mektuplar, geldiği gibi aynen mahrecine iade edildi. Ekonomik yaptırım tehdidinden eser yoktu, Avrupa'ya mesaj vardı. Medya üzerinden yapılan eleştiriler yoktu, kabul gören bir haklılık vardı. Susan, dayatmaya açık bir anlayış yoktu, 82 milyonun hakkını koruyan bir irade vardı. Bir siyasetçi olarak değil öncelikle bir vatandaş olarak gurur duyma hakkımız var. Artık dinleyen değil dinleten bir Türkiye var."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile görüşmesi öncesinde, TRT muhabiri Tuna Şanlı'nın canlı yayında, terör örgütü yandaşları tarafından saldırıya uğradığını dile getiren Turan, "Bu alçak saldırıyı kınıyoruz. Tuna Şanlı'ya, TRT ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Basın ve ifade özgürlüğünü hedef alan bu saldırıya karşı tüm partilerimizden ortak tavır bekliyoruz." dedi.
KKTC'nin kuruluş yıl dönümünü de kutlayan Turan, "Kıbrıs bize tarihin emaneti olarak milli bir davamız. Kıbrıs yavru vatan değil vatandır. KKTC'nin ilanının 36'ncı yıl dönümünü kutluyor ve tüm Kıbrıs şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyoruz." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin birinci bölümünün görüşmeleri devam ediyor.
Genel Kurulda, "temel kanun" olarak iki bölüm halinde görüşülen 54 maddelik teklifin, birinci bölümündeki maddelerin görüşmelerine başlandı.
CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, teklifle ihdas edilecek Konaklama Vergisi'nin, çok yönlü olarak Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
Kaboğlu, söz konusu verginin, Anayasa'nın seyahat özgürlüğünü içeren maddesiyle ölçülülük ilkesine aykırı bulunduğunu öne sürdü.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, Dijital Hizmet Vergisi'nin son dönemde Avrupa'da da tartışıldığını belirterek, hükümetlerin, ülke ekonomileri zorlandığında veya bütçe açık verdiğinde ilk başvurduğu yöntemin, vergi oranlarını artırmak ya da yeni vergiler koymak olduğunu kaydetti.
Örs, "Artık saklanamaz hale gelen bütçe açığı, yedek akçe Hazine'ye aktarılmasına rağmen kapatılamayınca hükümet çareyi yeni vergiler yaratmakta bulmuştur. Acil kaynak paketi görüntüsündeki bu düzenlemeyle 2020 bütçesinde oluşacak açık düşük tutulmak istenmektedir." diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Türkiye'de toplam vergilerin 4'te 3'ünün yaşam mücadelesi veren emekçilere, işçilere ve asgari ücretlilere yıkıldığını söyledi.
"AKP iktidarı sayesinde zengin daha zengin, fakir daha fakir hale gelmiştir. Vatandaş vergi ödüyor, yandaş ise ödemiyor." ifadesini kullanan Antmen, vergi veren vatandaşın iş bulamadığını, vergi vermeyen yandaşların milyarlık ihaleleri almaya devam ettiğini vurguladı.
Antmen, "Birileri vergiden muaf olacaksa işsizler, asgari ücretliler olsun. Yandaş değil, vatandaş olsun." dedi.
Genel Kurulda, yeni vergi düzenlemesine ilişkin kanun teklifinin maddeleri üzerinde söz alan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, "Size göre Kürtler ve kadınlar yönetemez. Ne Kürtleri ne de kadınları yok edebilirsiniz. Sizin sorununuz, 'Bizden başka kimse yönetemez.' politikasıdır. Gurur duyulması gereken eş başkanlık sistemi mevcut iktidar tarafından illegalize edilmek isteniyor." diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, "Türkiye'de Türk-Kürt çatışması varmış gibi konuşmaların yapılması dikkat çekicidir. Bu, sistematik bir propaganda çalışmasıdır." dedi.
Bülbül, kayyum atanan HDP'li belediyelere ilişkin, "Belediyelerde partililerinizin başına gelenleri herkes çok iyi biliyor. Sizler PKK'lıların anıt mezarlarını, adeta şehitliklerini yapmaya çalıştınız. Birçok masum insanın canına kıyanları kutsadınız, başınızın tepesine koydunuz. Şu an o muamelelerinizin bedelini ödüyorsunuz. PKK'lıların karşısında hazır ola geçenlerin haksızlığa uğruyormuş gibi konuşmasını kesinlikle kabul etmiyoruz." ifadelerini kullandı.
Kayyumların yaptığı birtakım hatalar varsa hukuk önünde hesap vermeleri gerektiğini söyleyen Bülbül, "Bu noktada gereken muamele neyse, yargı ve idari olarak da gereken neyse sonuna kadar yapılmalıdır. Bu noktada en ufak bir tereddüt yoktur ama o belediyelerin önceki halini de cümle alem, bu memleket biliyor. Bu belediyelerde PKK'ya nasıl yardım, yataklık yapıldığını da hepimiz çok iyi biliyoruz. Devleti ve Türk milletini kandıramazsınız." değerlendirmesini yaptı.
Bülbül'ün sözleri, MHP ve AK Parti milletvekillerinden alkış aldı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, "İnsanların iradelerinin yok sayılması ve gasbedilmesi, açıkça çalınması için planlanmış bir darbeden söz ediyoruz. Bunun nesini savunuyorsunuz?" diye sordu.
İnsanların seçme ve seçilme hakkının gasbedildiğini ileri süren Oluç, "Biz bunu konuştuğumuz zaman niye böyle celalleniyorsunuz? Çünkü bunu savunamıyorsunuz. Bunun savunulacak bir yanı yok. Bu yüzden 'hukuka, demokratik teamüllere, uluslararası demokratik sözleşmelere uygun davranılsın' diyoruz. Bunu da söylemeye devam edeceğiz." dedi.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, milletvekillerini uyararak görüşmelere devam edilmesini istedi.
MHP ile HDP milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmaların devam etmesi üzerine Sancar, birleşime ara verdi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
