2016-01-20 - 16:16
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın ilk 7 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Gündem dışı konuşmaların ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, devletin terör örgütüyle etkin mücadelesinden yana olduklarını ancak Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunun da unutulmaması ve terörle mücadelede buna dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Cizre'de "ateş altında kaldıkları" iddia edilen Sarıyıldız'ın da içinde bulunduğu grubun durumuyla ilgili bilgi verilmesi talebinde bulunan Altay, "Ben hükümetin, Cizre'de olanlarla ilgili bilgi vermeden parlamento çalışmalarının durdurulması gerektiğini düşünüyorum. Ülkenin bir yerinde milletvekiline ateş açıldığı söyleniyor, bu parlamento burada iş ve işlem yapacak. Böyle şey olmaz. Böyle demokrasi de olmaz" diye konuştu.

Birleşime bir saat ara verilmesini ve ardından hükümetten bir yetkilinin parlamentoya konuyla ilgili bilgi sunmasını isteyen Altay, gerekirse kapalı oturum da yapılabileceğini ifade etti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan ise Meclis'in gündemine hakim olduğunu ve birleşime ara verilmesine gerek duyulmadığını söyledi.

"Hiçbir vekilimizin, hiçbir vatandaşımızın saçına, kılına zarar gelsin istemeyiz. Bu konuda hemfikiriz" ifadesini kullanan Turan, İçişleri Bakan Yardımcısı'ndan konuyla ilgili bilgi aldığını ve durumun anlatıldığından farklı boyutta olduğunu ifade ettiğini aktardı.

Turan, "Terör faaliyetlerinin en yoğun olduğu evlerden birinde buna benzer çatışmalar olduğunu ifade ettiler. Vekilimizle görüştüklerini, sorun olmadığını da ifade ettiler. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi verecekler zaten. Dolayısıyla 'Meclis'i kapatalım' söyleminin iyi niyetten yoksun olduğunu ifade ediyorum. Kurtuluş Savaşı'nda bile çalışan bu Meclis'in, gündemine devam etmesi lazım" dedi.

Konuya hükümetin hakim olduğunu ve kimseye zarar gelmeden bu işin çözülmesinin istendiğini belirten Turan, "Eğer niyetleri samimiyse yardımcı olsunlar" değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise Sarıyıldız ve beraberindekilerin durumunun vahim olduğunu öne sürerek, "devletin Cizre'de şu anda suç işlediğini" iddia etti. Demirel, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Meclis'e gelerek milletvekillerine bilgi vermesi gerektiğini kaydetti.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de bu durumun görmezden gelinemeyeceğini dile getirdi.

TBMM Başkanvekili Buldan, Sarıyıldız'ın, kendisine "Cizre'de durumun çok ciddi olduğunu ve sivillerin ve seçilmiş kişilerin üzerine ateş açıldığını" anlattığını iddia etti.

Buldan, hükümet yetkililerinden birinin, Meclis'e gelip bilgi vermesi yönündeki talebe katıldığını belirterek, bu nedenle birleşime bir saat ara verdiğini açıkladı.

Buldan konuşurken ayağa kalkan AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Bunu yapamazsınız" diyerek tepki gösterdi.

Oturuma ara verilmesinin ardından, CHP ve HDP'li milletvekilleri ile AK PARTİ milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Turan ise yanına gelen Levent Gök'e "Teröristleri kaçırmaya çalışıyorlar. Buna alet olmayın" dedi.

Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin teröre, silahlı terör örgütlerine yönelik, dik bir duruş sergilemesini istediklerini belirterek, "Hiçbir vatandaşımızın baskı altında, hele hele terör örgütünün baskısı altında kalmadan orada huzurlu bir şekilde yaşamasını istiyoruz" dedi.

Elvan, TBMM Genel Kurulu'nda, Cizre'de HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın da aralarında bulunduğu bir gruba ateş açıldığı iddiasına ilişkin, hükümetin bilgi vermesine yönelik talebin ardından, söz aldı.

Güneydoğu Anadolu'da, özellikle terör örgütüne yönelik verilen mücadeleye ilişkin söz aldığını ifade eden Elvan, kamu düzenini sağlamanın, hükümetin en temel görevlerinden biri olduğunu belirtti.

Elvan, "Dolayısıyla bölgede kamu düzenini bozucu, özellikle silahlı terör örgütlerine yönelik emniyet mensuplarımızın, silahlı kuvvetlerimizin o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın huzurunun temini, rahat bir yaşam sağlayabilmeleri açısından son derece önemli" diye konuştu.

Terörle mücadeleye devam edeceklerini bildiren Elvan, kamu düzeni sağlanıncaya, o bölgedeki silahlı terör örgütü mensupları ortadan kaldırılıncaya kadar, mücadelelerini sürdürmeye kararlı olduklarını vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Elvan, Cizre'de bugün yaşanan olayla ilgili de şunları kaydetti:

"Emniyet mensuplarımızın, terörle mücadele kapsamında Cizre'de bazı yerlerde, özellikle bu illegal terör örgütlü silahlı yapılanmalara yönelik mücadelesi sürüyor. Bugün de terörle mücadele devam ederken, bir milletvekilimiz o bölgeye, mahalleye gidiyor, bir eve ve burada yaralıların olduğu ifade ediliyor. Kaymakam Bey ile görüşüyor. Bunun üzerine Cizre Kaymakamlığımız o bölgeye ambulans gönderiyor ve anons ediliyor, yaralıların ambulanslara gönderilmesi yönünde. Ancak anonsa rağmen, herhangi bir yaralı ambulansa götürülmüyor, bunun üzerine ambulans geri dönüyor. Daha sonra tekrar Kaymakamlık aranıyor, ambulansın gelmediği ifade ediliyor. Ve Kaymakam Bey, ambulansı gönderdiklerini, anons ettiklerini, buna rağmen yaralıların ambulansa intikal ettirilmediğini ifade ediyor. Kaymakamlığımız, bunun üzerine tekrar ambulansı o bölgeye gönderiyor."

Başbakan Yardımcısı Elvan, milletvekillerinin, sivil vatandaşların güvenliğinin, kendileri için son derece önemli olduğuna işaret ederek, "Bu operasyonların bu kadar uzun sürmesinin temel nedeni de bizim o bölgede yaşayan herhangi bir vatandaşımızın, sivil vatandaşımızın kılına dahi dokunulmasını, zarar görmelerini istemiyoruz" dedi.

Bu nedenle güvenlik güçleri tarafından operasyonların son derece hassas bir şekilde yürütüldüğüne dikkati çeken Elvan, temel amacın, hiçbir sivil vatandaşın, o bölgede zarar görmemesi olduğunu vurguladı.

Elvan, hassasiyetlerinin son derece yüksek olduğunu, bu konuda gerekli talimatların güvenlik güçlerine verildiğini, bu hassasiyet çerçevesinde mücadelenin sürdürüldüğünü açıkladı.

Bölgedeki vatandaşların özgür bir şekilde yaşayabilmeleri, okullarına, hastanelerine rahat bir şekilde gidebilmeleri için bu mücadeleyi verdiklerini anlatan Elvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düşünün, sokaklar bariyerlerle kaplanmış, barikatlar kurulmuş ve o sokağa herhangi bir ambulans girmek istediği zaman o ambulans o sokağa giremiyor. O barikatları kaldırmak güvenlik güçlerimizin görevi ve biz bunu yapıyoruz. Okullar, hastaneler yakılıyor, ses çıkarılmıyor.

Özellikle siyasi partilerimizin, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerimizin teröre yönelik olarak, silahlı terör örgütlerine yönelik olarak dik bir duruş sergilemesini arzu ediyoruz. Hiçbir siyasi partimizin, hiç kimsenin tesiri altında, vesayet altında kalmadan teröre karşı mücadele ettiğimizi TBMM olarak göstermek zorundayız. Bu ülke bizim. Bu ülkenin birliği, dirliği için, üniter yapımızın muhafaza edilmesi için, o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın huzuru için, güvenliği için bu mücadeleyi birlikte sürdürmek zorundayız ve bu konuda hükümetimizin kararlılığı devam ediyor, bundan sonra da devam edecek.

Bizim buradaki temel hedefimiz terör örgütüne yöneliktir. Vatandaşlarımızın huzuru bizim açımızdan son derece önemlidir. Dolayısıyla, hiçbir vatandaşımızın baskı altında kalmadan, hele hele terör örgütünün baskısı altında kalmadan, orada huzurlu bir şekilde yaşamasını istiyoruz. Ama, maalesef zorla evler boşaltılıyor, oraya silahlı terör örgütü mensupları yerleşiyor ve o sokaklara, o mahallelere güvenlik güçlerimizin girmesi engellenmeye çalışılıyor. İşte Silopi'de bu temizlik harekatı gerçekleştirildi ve tamamlandı. Bundan sonraki süreçte de hem Cizre'de hem de Sur'da gerekli temizlik yapılacaktır. Vatandaşlarımızın huzuru, mutluluğu, rahat ve özgür bir şekilde yaşamaları için ne gerekiyorsa hepsi yapılacaktır."

Elvan'ın konuşmasının ardından, grup başkanvekilleri söz aldı.

Bu arada TBMM Başkanı İsmail Kahraman da Genel Kurul'da, görüşmeleri kısa bir süre izledi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'ın konuşması sırasında Genel Kurul'a gelen Kahraman, AK PARTİ grubunun ön sıralarında oturdu.

Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, HDP'ye, "PKK terör örgütüne karşı durduğunuzu açık bir şekilde ifade edin. Eğer o bölgede yaşayan vatandaşlarımızı seviyorsanız, o bölgede yaşayan insanlarımızla el ele, kol kola yürümek istiyorsanız, geliniz, korkmayınız, vesayetten kurtulunuz artık" diye seslendi.

Elvan'ın, TBMM Genel Kurulu'nda, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ile ilgili bilgi vermesinin ardından, gruplar adına başkanvekilleri kürsüye çıktı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Elvan'ın, hiçbir konuda somut bilgi vermediğini, son derece kısa bir açıklamada bulunduğunu savundu.

Hükümetin, bazı milletvekillerinin Genel Kurul'da dile getirdiği konularla ilgili ayrıntılı, somut bilgi vermesi gerektiğini belirten Akçay, milletin, terör olaylarının iç yüzüne dair bilgi alma hakkının bulunduğunu kaydetti. Meclis'in de bu bilgileri alma hakkının olduğunu dile getiren Akçay, Genel Kurul'un bugüne kadarki görüşmelerinde hükümetin, bilgi vermekten, tartışmaya girmekten özenle kaçındığını savundu.

Akçay, ülkenin geleceğine, milletin varlığına, bütünlüğüne yönelik tartışmalar yapıldığında AK PARTİ Grup başkanvekillerinin açıklama yapmaya çalıştığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İktidar partisi ne zaman zıplıyor, Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştiri olduğunda sataşmadan söz alıyor. Ülkede yaşanan olaylarla ilgili hükümet, sadece propagandaya yönelik açıklama yapmakla yetiniyor. Terörle mücadelede kararlılık var mı, bu konuda ciddi endişelerimiz var. AK Parti, günü kurtarma, geçiştirme içinde. Hangi talebi karşılanırsa karşılansın PKK hiçbir zaman silah bırakmayacaktır. PKK, hak arayan örgüt değildir aynı zamanda emperyalist ülkelerin kullandığı bir aparattır. Bugün PKK, yarın MKK olur. Bakan, 'dik duruş' diyor. Dik duruşu önce iktidarın sağlaması gerekiyor. Ülkemiz çok büyük, tehlikeli oyunun girdabına sürükleniyor."

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, Elvan'dan, Sarıyıldız ve yanında bulunan kişilerle ilgili bilgi alamadıklarını belirterek, kendilerinin Sarıyıldız ile görüştüklerini kaydetti.

Elvan'ın, Cizre'de yaralıların olduğu yere ambulansın gönderildiğini söylediğini anımsatan Demirel, ancak ambulansın gelmediğini öne sürdü. Demirel, yaralıların olduğu yerin açık adresini vererek, Sarıyıldız'ın başına bir şey gelmesi halinde sorumlusunun hükümet, parlamento olduğunu iddia etti.

Parlamentonun bir üyesinin, seçilmişlerin şu anda yaşamının tehlikede olduğunu ileri süren Demirel, "Polis, asker, gerilla, kadın, çocuk, yaşlının, hiç kimsenin yaşamını yitirmesini istemiyoruz. Ablukalarla, sokağa çıkma yasaklarıyla bu sorun çözülmez. Bu sorun parlamentoda çözülecektir" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bütün partilerin teröre karşı, "ama"sız, "fakat"sız, net tavır alması, devletin de terörle etkin mücadele etmesi gerektiğini kaydetti.

Hiçbir insani, sosyal, kültürel hak talebinin terörizme meşruiyet, teröriste masumiyet kazandırmayacağını vurgulayan Altay, "AKP'nin iki türlü terörle mücadele politikası ya da AKP'nin iki türlü Kürt sorununa bakışı var, bir seçim arefesi politikası, iki seçim ertesi bakışı, politikası var. Hendek, barikatlar bu politikaların ürünüdür. Eğer demokrasi varsa, hiçbir güvenlik kaygısı temel hak ve özgürlüklerin gasbedilmesine dayanak olmamalı" dedi.

Altay, hükümetin asıl görevinin, hendek ve barikatları kurdurmamak olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, çözüm sürecinde bölgeye cephane, silah, mühimmat ve insan kaynağı yığıldığını söylediğini belirten Altay, Erdoğan'ın, durum tespiti yaptığını kaydederek, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın şunu da söylemesi lazım, 'O dönemin sorumlusu olarak Başbakan Erdoğan yanlış yapmıştır, sorumludur, kusurludur.' Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulundu. Biz bunlardan siyasi çıkarsama, bunları siyasette oya tahvil etme peşinde değiliz. Bir damla kana CHP'nin 10 yıl iktidarı feda olsun. Bu sorun, ne Kandil'de ne adada ne dağda ne ovada çözülür, bu sorun TBMM'de çözülür dedik" diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, sataşma gerekçesiyle Altay'a yanıt verdi.

HDP Grup Başkanvekili'nin bir konuda hassasiyetini dile getirdiğini, kendilerinin de bunu paylaştıklarını söylediklerini anımsatan Turan, yasama faaliyeti ve hükümetin gündeminin farklı şeyler olduğunu kaydetti.

Turan, CHP Grup Başkanvekili'nin, "1 saate kadar ara verelim" dediğine işaret ederek, Meclis'in, Kurtuluş Savaşı'nda dahi kapanmadığını anımsattı. Turan, provakasyona, iftira, polemiğe rağmen Meclis'i kapatmayacaklarını, yasama faaliyetlerine devam edeceklerini bildirdi.

Terörle mücadelelerinin son ana kadar devam edeceğini dile getiren Turan, "Bununla ilgili mesele üzüm yemekse, bağcıyı dövmek, kavga etmek, içtüzüğü zorlayarak ara vermek, kapatmaksa millet bu tarz tiyatrolara gözünü kapattı. Hangi partinin, hangi partiyle adeta yan yana gelip Meclis'i kapatma tehditinde bulunduğunu gördü" görüşünü dile getirdi.

Bunun üzerine Altay da "Eğer bu ülkede kan duracaksa Meclis, 10 gün de kapanıversin bir şey olmaz. Siz burada 6 ay Meclis'i çalıştırmadınız. Kan duracaksa, barış sağlanacaksa herkesle yan yana geliriz" karşılığını verdi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, siyasi partilerden çeşitli olaylara ilişkin hükümetten açıklama talep edebileceğini belirterek, ancak bunu yerine getirirken Meclis'e ara vermenin doğru bir tutum olmadığını söyledi.

Bostancı, yapılması gerekenin, bilgi talep ediliyorsa hükümetin bunu vermesi, Meclis'in de kendi çalışmasına devam etmesi olduğunu kaydetti.

Sarıyıldız'ın, diğer milletvekilleri gibi bütün Türkiye'nin vekili olduğunu dile getiren Bostancı, "bugün bana, yarın sana" anlayışı çerçevesinde davranmanın yanlışlığına işaret etti.

Bostancı, şunları kaydetti:

"Her kim demokratik zeminlerde bu işler müzakere edilirken 'Ben de elime silah alıyorum, hendek açıyorum, kafama göre öz yönetim uyguluyorum, Ortadoğu'daki gelişmelerden faydalanarak, Suriye'den esen rüzgarlar üzerinden yelkenlerimi doldurarak bu ülkede birtakım oldu bittiler yaratmak istiyorum' derse, bunu diyenler Türklerin de Kürtlerin de düşmanıdır, herkesin düşmanıdır. Çünkü, demokratik zeminler açıkken, insanlar konuşabilirken elinde silah olan insanların bu topluma söyleyeceği ne olabilir? İktidar kim olursa olsun, topluma ve devlete elindeki silahla meydan okuyan insanlara karşı ricacı olmaz. Onlara karşı devletin meşru gücünü, kudretini kullanmak durumundadır. Devletin asli görevi, daha çok terörist öldürelim değildir. Devletin asli görevi, devlete karşı, halka karşı suç işleyen varsa onları hukukun karşısına çıkartmaktır.Teröre karşı ortak tavır şu çatının altında bulunan herkesin her şeyden önce ahlaki ödevidir, hepimizin ahlaki ödevidir. "

Başbakan Yardımcısı Elvan, daha sonra eleştirilere yanıt verdi.

Hükümetin kaçamak cevap verdiği eleştirilerine işaret eden Elvan, gerçek neyse, onu paylaştıklarını bildirdi.

Ambulansın ikinci kez gönderilmesine, uzun süre bekleyip anons edilmesine rağmen yaralıların getirilmediğini ifade eden Elvan, bunun üzerine kaymakamlığın belediye ile görüştüğünü anlattı. Elvan, belediyeden ambulansın bölgeye intikal ettirildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Terörle mücadele etmeye devam edeceğiz, bundan hiçbirinizin kuşkusu olmasın. Ama terörle mücadeleye devam ederken eğer bir milletvekili, özellikle terör örgütüne mensup olan grubu korumaya yönelik bir girişimde bulunursa, bu doğru olmaz. Elbette milletvekilinin güvenliği, bir milletvekilimizin güvenliği son derece önemli bir husus. Bize gelen bilgilerde Sayın Sarıyıldız'ın yaralandığına dair bir bilgi söz konusu değil.

O sokaklara konan bariyerler ambulansın girişini engellemek için, insanların rahat bir şekilde pazarına, çarşısına gitmesini engellemek için yapılan bariyerlerdir. Eğer terör örgütünün zerre kadar oradaki vatandaşı düşünen bir anlayışı olsaydı böyle bir yapı içerisinde hareket etmesi düşünülür müydü? Bilakis, yörede yaşayan vatandaşlarımız, halkımız ısrarlı bir şekilde terör örgütüne karşı mücadelemizi devam ettirmemizi istiyorlar, terör örgütüne karşı bu mücadelemizin sonuna kadar devam etmesini istiyorlar. Vatandaşımızın, o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın bizden talepleri bu. Halkımız hiçbir şekilde ateş altında değildir. Orada mücadele sadece ve sadece terör örgütüne yönelik yapılmaktadır, yapılan mücadele budur. Sokağa çıkma yasaklarının bu kadar uzun sürmesinin en temel nedeni oradaki vatandaşlarımızın hiçbirinin gerçekten bu olaydan etkilenmemesi için gayret sarf edilmesidir ve bu konuda her türlü hassasiyet gösterilmektedir, gösterilmeye de devam edecektir."

Elvan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, hükümetlerinin, hiçbir zaman sivillerin öldürülmesine yönelik bir girişimde bulunamayacağını vurguladı.

Vatandaşların korunmasına yönelik mücadele ettiklerini, etmeye de devam edeceklerini dile getiren Başbakan Yardımcısı Elvan, bugün yapılan mücadelenin, sadece ve sadece terör örgütüne yönelik olduğunu kaydetti.

Elvan, siviller, yaşlılar öldürülüyorsa bunların kimler tarafından öldürüldüğünün çok açık ve net bir şekilde ortada olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"En son yapılan saldırıya, çocukların, yaşlıların öldürülmesine, hele hele kucakta bir bebeğin öldürülmesine hepiniz şahit oldunuz. Ben samimi olarak şunu söylemek istiyorum özellikle HDP Grubu'na yönelik olarak, siz TBMM'nin birer milletvekilisiniz?Ülkemizin birliği, bütünlüğü, kardeşlik ruhumuzun daha da geliştirilmesi, derinleşmesi için birlikte mücadele etmek zorundayız ama lütfen PKK terör örgütüne ve bu silaha karşı durduğunuzu açık bir şekilde ifade edin. Eğer o bölgede yaşayan vatandaşlarımızı seviyorsanız, o bölgede yaşayan insanlarımızla el ele, kol kola yürümek istiyorsanız, bu kardeşlik ruhumuzun daha da güçlenmesini istiyorsanız geliniz, korkmayınız, vesayetten kurtulunuz artık. Şunu söyleyiniz, 'Biz terör örgütüne karşıyız' deyiniz. Bunu söylediğiniz anda zaten problemin önemli bir kısmı çözülecektir.

Bir sorun, evet, var, ne olur gelin, bu meseleyi biz burada konuşalım, burada tartışalım ama siz eğer terör örgütünün sözcülüğünü yapmaya kalkarsanız, terör örgütünün talimatları doğrultusunda hareket etmeye kalkarsanız bu sorun çözülemez. Siz, o bariyerleri, açılan çukurları, yakılan okulları, hastaneleri tasvip ediyor musunuz? O okullarda kimler okuyor? O okullarda, orada yaşayan Kürt kardeşlerimizin çocukları okuyor. O hastanelere kimler gidiyor? Orada yaşayan Kürt kardeşlerimizin çocukları, anneleri, babaları gidiyor. Bunları niye kınamıyoruz? Niye korkuyoruz? Kınayalım bunları. Biz sizinle bire bir görüştüğümüzde samimi kanaatlerinizi ifade ediyorsunuz ama lütfen gelin, bu terörü birlikte ortadan kaldıralım. Bunu yapabiliriz, yapabilecek de güçteyiz ama ne olur, terör örgütünün arkasında durmayalım."

Başbakan Yardımcısı Elvan, Sarıyıldız, Belediye Başkanvekili ve beraberindekilerin, belediyeye intikal ettiklerini belirterek, yaralıların da hastaneye sevk edildiklerini aktardı.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ise her siyasi partinin milletvekillerine ve grup başkanvekillerine eşit şekilde söz verdiğini belirterek, ara vermesinin olağanüstü bir durumdan kaynaklandığını, başka bir milletvekilinin başına da Sarıyıldız'ın başına gelen bir şey gelirse aynısını yapacağını söyledi.


*** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***