2012-04-11 - 11:50
Demir Çelik: "Bu ülkede Hanefi Türk değilseniz Alevi, Kürt, Ermeni, ezilen tarafsanız ve yoksulsanız adaletin lehinize karar vermesi mümkün değildir."
2009 yılında DTP'nin kapatılmasına yönelik protestolar sırasında eylemcilerin ölümüyle sonuçlanan davadan beraat kararı çıkmasına ilişkin parlamentoda basın toplantısı düzenleyen Çelik, şunları söyledi: "DTP'nin kapatılmasını protesto etmek isteyenlerin üzerine, iki sivil tarafından ateş açılmış, ölüme sebep vermişlerdir. Ateş açanlar, Emniyet Müdürü ve valinin olaya yaklaşımı gayrı ciddidir. Dava sürecinde de içimiz acıtan olaylar yaşanmıştır. Samsun'da görülen davayı izlemeye giden Ahmet Türk yumruklanmıştır. Hayatını kaybedenlerin aileleri iki yıl süresince umutla beklemişler ancak ateş açanlara beraat kararı çıkmıştır. Bu olayla, 'muhbir devlet' özelliğini taşıyan devlet, bir kez daha sınıfta kalmıştır."
"Adalet dağıtıcıları kimliğe göre siyasi yaklaşım içindedir" diyen Çelik şöyle konuştu: "Kültürleri, inançları reddeden, ötekileştiren anlayış, bu olayda da yine su yüzüne çıkmıştır. Daha önce de Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da yaşanan acılar tükenmek bilmiyor. Devletin dünün tüm kirli çamaşırlarından arınması gerekmektedir. Bu ülkede Hanefi Türk değilseniz Alevi, Kürt, Ermeni, ezilen tarafsanız ve yoksulsanız adaletin lehinize karar vermesi mümkün değildir."
Devletin mazlumun yanında olması gerekirken, rencide ettiği bir süreç yaşandığını öne süren Çelik, "Binlerce BDP'li yönetici, İl ve İlçe Başkanları, milletvekilleri tutukludur. Suçun mahiyeti de, delili de tamamen siyasi yaklaşımla tesis edilmiştir. Tutuklu bulunanların savunmaları dahi alınmamışken, ölüme neden olan iki kişinin beraatine karar verilmesi, adalete olan güvensizliğimizi pekiştirmiştir. Türkiye, zamana yaymadan Terörle Mücadele, Siyasi Partiler, Ceza Kanunu ve 12 Eylül Anayasasını topyekün ortadan kaldırmalıdır. Suriye'de yaşanan olaylar nedeniyle, Türkiye'de de benzeri bir kan ve savaşın tamtamlarının çalındığı bu süreçte bu kör karanlık geçmişe dur demek kaçınılmazdır" dedi. (11:50)
"Adalet dağıtıcıları kimliğe göre siyasi yaklaşım içindedir" diyen Çelik şöyle konuştu: "Kültürleri, inançları reddeden, ötekileştiren anlayış, bu olayda da yine su yüzüne çıkmıştır. Daha önce de Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da yaşanan acılar tükenmek bilmiyor. Devletin dünün tüm kirli çamaşırlarından arınması gerekmektedir. Bu ülkede Hanefi Türk değilseniz Alevi, Kürt, Ermeni, ezilen tarafsanız ve yoksulsanız adaletin lehinize karar vermesi mümkün değildir."
Devletin mazlumun yanında olması gerekirken, rencide ettiği bir süreç yaşandığını öne süren Çelik, "Binlerce BDP'li yönetici, İl ve İlçe Başkanları, milletvekilleri tutukludur. Suçun mahiyeti de, delili de tamamen siyasi yaklaşımla tesis edilmiştir. Tutuklu bulunanların savunmaları dahi alınmamışken, ölüme neden olan iki kişinin beraatine karar verilmesi, adalete olan güvensizliğimizi pekiştirmiştir. Türkiye, zamana yaymadan Terörle Mücadele, Siyasi Partiler, Ceza Kanunu ve 12 Eylül Anayasasını topyekün ortadan kaldırmalıdır. Suriye'de yaşanan olaylar nedeniyle, Türkiye'de de benzeri bir kan ve savaşın tamtamlarının çalındığı bu süreçte bu kör karanlık geçmişe dur demek kaçınılmazdır" dedi. (11:50)
