2019-10-08 - 03:27
SU ÜRÜNLERİ KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ KOMİSYONDA KABUL EDİLDİ
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Su Ürünleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edildi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç başkanlığında toplanan Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerine başladı.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerinde teklif sahipleri adına AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal söz aldı.

Komisyona teklifi ilişkin sunum yapan Aksal, düzenleme ile su ürünlerinin sürdürülebilir yönetimi ve balıkçılık kaynaklarının korunmasının amaçlandığını söyledi.

Kanun teklifiyle, Su Ürünleri Kanununun Kabahatler Kanunu ile uyumlaştırılarak, yasa dışı su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerinde caydırıcılığın sağlanmasının hedeflendiğini kaydeden Aksal, su ürünleri faaliyetleri için su alanı ve suyun kiralanmasında yetkili kurumların belirleneceğini de dile getirdi.

Milletvekili Aksal, teklifin, su ürünleri avcılık ve yetiştiricilik faaliyetlerinin yeni teknolojik imkanlarla izlenmesi, denetlenmesi ve kayıt altına alınmasını sağlayacağını belirtti.

Su ürünlerinin kaçak yollardan yurt dışına çıkarılmasının ve canlı olarak yurt içine sokulmasının önlenmesinin de amaçlandığını aktaran AK Parti'li Aksal, öte yandan su yapılarının bulunduğu alanlarda biyoçeşitliliğin korunması amacıyla bazı değişikliklerin yapılmasının istendiğini kaydetti.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise, sarımsak ithalatında gümrük vergisinin indirildiğini anımsatarak, bir tarım ülkesi olan Türkiye'nin tarımsal ithalatının arttığını, çiftçi sayısının azaldığını söyledi.

Türkiye'de depolarda 55-60 bin ton kırmızı et bulunduğunu iddia eden Sarıbal, bir yılı aşkın süredir bu ürünlerin depolarda tutulduğunu ileri sürdü.

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut da, AK Parti iktidarları döneminde 8 tarım bakanı değiştiğini ancak bu kişilerden hiçbirinin tarımla ilgili bir alanda yüksek öğrenim görmediğini belirtti.

Su ürünleri yetiştiriciliğinin yapılacağı alanların kiralamasının Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılmasının şaibe yaratacağını, bu nedenle söz konusu düzenlemenin doğru olmadığını ifade eden Barut, su ürünleri fakültelerinden mezun olanların istihdam edilmesi gerektiğini de dile getirdi.

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, tarımsal destek ödemelerinin hala yapılmamasına tepki göstererek, gübre ve mazot desteklemelerinde puanlama sistemine geçilmesinin planlanmasını da eleştirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kurumlarındaki yöneticilerin, ihtisas alanlarına uygun olarak atanmadığını anlatan Aygun, bu nedenle söz konusu kurum ve kuruluşların zarar ettiğini, ülke tarımına katkı sağlayamadığını iddia etti.

İzmir'de çıkan orman yangınında, Türk Hava Kurumunun yangın söndürme uçaklarının kullanılmadığını anımsatan CHP'li Aygun, "Yazık değil miydi İzmir'in ciğerleri yanarken?" sorusunu yöneltti. Aygun, Sırbistan'dan et ithalatını da eleştirdi.

Komisyon Başkanı Kılıç, Türkiye'de yeterli et stoku varken ithalatın yapılmadığını, bunun tedbiren yapılmış bir anlaşma olduğunu kaydetti.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ise, balık fiyatlarının yüksek olduğunu, balık popülasyonunun ise gün geçtikçe azaldığını ifade etti.
Bazı tarım ürünlerinde gümrük vergilerinin düşürülmesinin sorunlara çözüm getirmediğini ve söz konusu vergiden de mahrum kalındığını anlatan Gaytancıoğlu, tarımsal desteklemelerin doğru şekilde planlanması gerektiğini belirtti.

Milletvekili Gaytancıoğlu, su ürünleri üretiminde birçok sorun bulunduğunu, ithal balık tüketildiğini ileri sürerek, "Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili ama balık lüks." diye konuştu.

CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz de, kendisinin de aynı konuda sunduğu bir kanun teklifinin komisyona havale edildiğini belirtti.

Söz konusu teklifi, görüşülen düzenlemeyi desteklemek amacıyla hazırladığını kaydeden Karadeniz, "Uyanıklık ve acelecilik olarak görmüş ve kabul etmemişsiniz. 5 yıllık milletvekilliğim sürecinde 'uyanıklık' tabirine üzüldüğüm kadar hiçbir şeye üzülmedim." diye konuştu.

Komisyon Başkanı AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, zorunlu olmamasına rağmen söz konusu teklifi birlikte görüşülmesi için oylamaya sunduğunu ancak reddedildiğini belirterek, "Uyanıklık" kelimesini Barış Karadeniz hakkında kullanmadığını söyledi.

Karadeniz'in "Özür dileyin de barışalım." sözleri üzerine Kılıç, özür diledi.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, kendisinin hidrobiyolog olduğunu, teklife ilişkin birçok bilim insanıyla görüşülerek fikirlerinin alındığını anlattı.
Kaçakçılığın önlenmesine ilişkin düzenlemelerin teklifte yer aldığını vurgulayan Kalyoncu, Su Ürünleri Kanunu'nda 48 yıl sonra ilk kez değişiklik yapılacağına işaret etti.

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, balık popülasyonunun azaldığına dikkati çekerek, "Hamsiye hasret kalabiliriz." dedi.
Balıkçılık konusunda su ürünleri kooperatiflerinin devreye alınmasını öneren Turan, böylece üreticilerin örgütlenmelerinin sağlanabileceğini vurguladı.

Sahil hatlarında zıpkınla orfoz avcılığı yapıldığını ifade eden HDP'li Turan, söz konusu avcılığın rüşvetle devam ettiğini öne sürdü.
Cezaların artırılmasının değil, su ürünleri politikasının temelden şekillendirilmesinin çözüm getireceğini dile getiren Turan, "Üç tarafımızdaki denizlerimizi lağım olarak kullanıyoruz. Ondan sonra da oradan çıkanların şifa vereceğini düşünüyoruz. Çok ağır metaller var. Kızıma bunları yedireyim mi bilemiyorum." dedi.

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, kanun teklifinin balıkları ve dürüst balık üreticisini korumayı hedeflediğini dile getirdi.
Balıkçı barınaklarına yatların çekildiğini anlatan Pektaş, "Ortada bir rant varsa, bu rantın devletin kasasına gitmesi lazım." diye konuştu.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise, teklifle cezaların caydırıcılığının artırılacağını vurgulayarak, "CHP'li belediyelerin kirlettiği Ergene Nehri'ni temizlemek için uğraşıyoruz. CHP'li belediyelerin yapmadığı arıtmayı biz yapıyoruz." dedi.

CHP'li Gaytancıoğlu da Ergene'deki kirlilikte belediyelerin kusuru bulunmadığını söyleyerek, "Ergene'deki kirlilik evsel atıkla gerçekleşemez. Sanayi atıklarıyla bu hale geldi." ifadesini kullandı.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, orman yangınlarına müdahale için yüksek teknolojiye sahip Rus uçaklarıyla ilgilendiklerini, bunun daha ilerisi Japon teknolojisine sahip 4 motorlu uçakları da değerlendireceklerini belirterek, "İnşallah önümüzdeki yıl yangın mevsimine kadar uçak meselesini çözmüş olacağız." dedi.

Bakan Yardımcısı Özkaldı, GAP'ta ana kanallara öncelik verdiklerini, bu kapsamda toplam sulanabilir alanı 2023 yılında tamamlamayı hedeflediklerini belirtti.

Özkaldı, 2002-2019 arasında Türkiye'de büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarının artış gösterdiğini kaydetti.

Bakanlık olarak orman yangınlarıyla mücadele ettiklerini dile getiren Akif Özkaldı, "2019 yılında 2 bin 47 yangın çıktı. Yanan alan 5 bin 518 hektar." dedi.

Yangına müdahalede çoğunlukla helikopterlerin kullanıldığını ifade eden Özkaldı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Orman yangınlarına müdahalede insansız hava araçlarını da kullanmaya başladık. Bunların termal özelliği var. Orman Genel Müdürlüğü ve Bakanlığımızda Yangın Yönetim Merkezimiz var. Sayın Veysel Eroğlu kurmuştu. Meteorolojik veriler geliyor. Yangını ortaya çıkaran faktörler, nem oranı, hava sıcaklığı, rüzgarın şiddeti ve yönü belirleniyor. Ön çalışma yapılarak, bilgilendiriliyor. Bu yüksek teknolojiyi kullanarak bu 12 dakikayı 10 dakikaya düşürmeyi hedefliyoruz."

Bakan Yardımcısı Özkaldı, Bakanlığın 2019 yılında 5 adet yangın söndürme uçağı kiralama ihalesine çıktığını ancak bu ihaleye katılım olmadığını kaydetti. Daha sonra aynı amaçla ve pazarlık usulüyle çıkılan ihaleye Türk Hava Kurumunun teklif verdiğini bildiren Özkaldı, THK'nin teklifinin piyasa fiyatının çok üzerinde olduğunu, Bakanlığın bu yüksek teklifi kabul etmek yerine ihaleye çıkarak helikopter kiraladığını anlattı.

Akif Özkaldı, "Daha yüksek teknolojiye sahip Rus uçaklarıyla ilgileniyoruz. Bize örnek olarak tahsis edildi. 10 günlük bir pilot bölgede uçuşlar yapıldı. Arkadaşlar teknik olarak değerlendiriyorlar. Bunun daha ileri teknolojisi Japon teknolojisine sahip 4 motorlu uçaklar da var. Onları da değerlendireceğiz. İnşallah önümüzdeki yıl yangın mevsimine kadar bu uçak meselesini çözmüş olacağız." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin kısa süre önce Çin'e kiraz ihraç etmeye başladığını anımsatan Özkaldı, Çin'in Türkiye tarımı için çok önemli bir pazar olduğunu vurguladı.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Özkaldı, Bakanlığın, 2011 yılından itibaren Ergene Nehri'nin temizlenmesi için evsel atık tesislerinin kurulmasına yönelik çalışmalara başladığını da kaydetti.

Komisyonda, teklifin maddeleri üzerindeki görüşmelerde, Komisyon Başkanı ve AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, su ürünleri mühendisleri için bir meslek kanunu hazırlanması konusunda destek vereceklerini söyledi.

Kanun teklifinde imzası bulunan AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel de su ürünleri mühendislerine yönelik bir düzenlemenin yönetmelikle yapılabileceğini kaydetti.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, su ürünleri mühendislerinin, su ürünleri konusunda söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin istihdam yaratması gerektiğini belirten Gaytancıoğlu, ziraat ve su ürünleri mühendislerine iş sahaları yaratılabileceğini dile getirdi.

Gaytancıoğlu, Su Ürünleri Kanununun 48 yıl sonra değiştirilebildiğini anımsatarak, düzenlemenin uzmanlaşmaya imkan sağlayacak şekilde yasalaşması gerektiğini anlattı.

Komisyonda teklifin "fahri su ürünleri görevlisi" düzenlemesi üzerindeki görüşmeleri sırasında gerginlik yaşandı.

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, "fahri su ürünleri görevlisi" tanımını eleştirerek, su ürünleri mühendislerinin kanun teklifinde yer alması gerektiğini savundu.

Komisyonda "tiyatro sergilendiğini" ileri süren Barut, talep ettiği düzenlemeye yönelik önerge reddedilince toplantıyı terk etmek üzere salonun çıkışına yöneldi. Bu sırada Barut'un danışmanı, MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu'nun, Barut'u eleştiren sözler sarf ettiğini öne sürdü. Bunun üzerine Barut, salona geri döndü.

AK Parti ve MHP'li üyeler, söz konusu danışmanın toplantıya müdahil olmasına tepki gösterdi. Tartışmanın büyümesi üzerine Komisyon Başkanı Kılıç, toplantıya ara verdi.

Bu arada AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız, cep telefonunu kullandığı sırada, CHP'li bir milletvekilinin danışmanının, telefonunun fotoğrafını çektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Milletvekilleri arasındaki tartışma salonun dışında da bir süre devam etti.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Su Ürünleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edildi.

Kanun teklifine göre, ticari amaçlı su ürünleri avcılık faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yanı sıra ticari amaçlı su ürünleri avcılık ya da yetiştiricilik faaliyetinde kullanılacak gemiler ve diğer su vasıtaları için de Tarım ve Orman Bakanlığından ruhsat tezkeresi veya izin alınması zorunlu olacak.

Hazine'nin veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan deniz ve iç sularda veya bu yerlerden su alınarak karada yapılacak su ürünleri üretim tesislerinde veya bu alanları ıslah etmek suretiyle projeye dayalı olarak yapılacak su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında, ihtiyaç duyulan su ve su alanları ile deniz ve iç sulardaki su ürünleri istihsal hakkının kira yöntem ve teknik şartları, süreleri ve yıllık bedelleri, üretim yerlerinin özellikleri dikkate alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca tespit edilecek.

Bu yerler gerçek veya tüzel kişilere, gelirleri il özel idarelerine, il özel idareleri kaldırılan illerde ise genel bütçeye ait olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığınca kiraya verilebilecek.

Bu yerlerden Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen alanlarda avcılık yoluyla istihsal hakkı, başkalarına devredilmemesi şartıyla, öncelikle istihsalin yapılacağı yerde kurulan, üyeleri beş yıldan az olmamak üzere üretim bölgesinde ikamet eden, münhasıran su ürünleri istihsali veya pazarlaması ile iştigal eden su ürünleri kooperatiflerine veya birliklerine, bunların kiralamaması halinde ise gerçek veya tüzel kişilere Tarım ve Orman Bakanlığınca kiralanabilecek.

Projeli olarak yapılacak yatırımlarda ihtiyaç duyulacak karasal alanların kiralama işlemleri bu madde hükümleri çerçevesinde; taşınmazın tescilli olması durumunda maliki kuruluş tarafından, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olması durumunda ise Milli Emlak Genel Müdürlüğü birimlerince yapılacak.

Deniz ve iç sularda veya bu yerlerden su alınarak karada su ürünleri yetiştiricilik bölgeleri belirlenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınacak, 60 gün içerisinde cevap verilmemesi halinde uygun görüş verilmiş sayılacak.

Düzenlemeyle istihsal hakkı kiraya verilen alanlarda yapılacak ticari, amatör, rekreasyonel amaçlı avcılık ve yetiştiricilik faaliyetleri ile istihsal hakkı kiraya verilen türler ile ilgili usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Komisyonda, teklifin 3'üncü maddesine, balıkçı barınaklarına ilişkin bazı düzenlemeler eklendi.

Buna göre, balıkçı gemilerinin barınma, av araç ve gereçlerini depolama, tamir ve bakımlarını yapma, avlanılan veya yetiştirilen ürünleri karaya çıkarma, depolama, kontrol, veri toplama gibi avcılık ve yetiştiricilikle ilgili hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan kıyılarda, Tarım ve Orman Bakanlığının teklifiyle Çevre ve Şehircilik ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının uygun görüşü alınarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca balıkçı barınakları üst yapılarıyla birlikte yapılacak.

Balıkçı barınaklarından yararlanma hakkı öncelikli olarak ticari balıkçılar ve su ürünleri yetiştiricilerinin olacak.

Balıkçı barınakları ve bunların üst yapı tesislerinden yararlanma hakkı, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca süresi 10 yıldan fazla olmamak üzere su ürünleriyle ilgili kooperatif veya kooperatif birliklerine ya da üretici birliklerine Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın pazarlıkla kiraya verilecek.

İlan edilen 30 günlük süre içerisinde kooperatifler, kooperatif birlikleri veya üretici birliklerinden talep gelmemesi halinde Devlet İhale Kanunu gereğince Bakanlıkça gerçek veya tüzel kişilere ihale ile verilebilecek.

Balıkçı barınaklarının işletilmesine, denetlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar da Ulaştırma ve Altyapı ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek.

Düzenlemeyle yunus türlerini koruma altına alan ve Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak "Yunus balığı avcılarına gerekli tüfek ve fişekleri kooperatifler eliyle meccanen vermeye ilgili Bakanlık yetkilidir." ibaresi Kanundan çıkarılıyor.

Akarsular üzerinde kurulmuş veya kurulacak baraj ve regülatör gibi su yapılarında su ürünlerinin geçmesine mahsus balık geçidi yapılması ve işler durumda bulundurulması zorunlu olacak.

Ancak yüksekliği 20 metreden fazla olan su yapılarında, masrafları müteşebbisçe karşılanmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak veya yaptırılacak bilimsel araştırma ve inceleme sonucu balık geçitlerinin işlevsiz olacağının anlaşılması halinde balık geçidi dışında farklı göç yapıları, asansörle taşıma veya yapay ortamda üretilip kaynağa bırakma gibi tedbirler alınabilecek. Bu madde kapsamındaki balık geçidi, balık asansörü ve diğer yapılara ilişkin projenin onayı, kontrollüğü ve kabulü inşaat tekniği açısından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak veya yaptırılacak.

Teklife göre, bomba, torpil, dinamit, kapsül ve benzeri patlayıcı maddeler öldürücü veya uyuşturucu maddeler, sönmemiş kireç ve bakanlığın müsaadesi alınmaksızın elektrik cereyanı, elektroşok ve hava tazyiki ile elde edilen su ürünleri ve iç sular, Marmara Denizi, İstanbul ile Çanakkale boğazlarında her çeşit trolle istihsal edilen su ürünlerine el konulup mülkiyeti kamuya geçirilecek, bunların imhası veya satışı mümkün olacak.

Kaynakların korunması amacıyla su ürünlerinin yurt dışına çıkarılması ve canlı olarak yurt içine sokulması izne tabi olacak.

Tarım ve Orman Bakanlığı teşkilatında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde su ürünlerinin, deniz ve iç suların koruma ve kontrolü ile görevlendirilen personel ile emniyet, jandarma, sahil güvenlik, gümrük ve orman muhafaza teşkilatları mensupları, belediye zabıtası amir ve mensupları, kamu tüzel kişilerine bağlı muhafız, bekçi ve korucular ile emniyet ve jandarma teşkilatının bulunmadığı yerlerde köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri Kanun kapsamına giren kabahatler ve suçlar hakkında zabıt varakası tutmak, kabahatin ve suçun işlenmesinde kullanılan istihsal vasıtalarına ve elde edilen su ürünlerine el koymak ve idari para cezalarını kesmekle vazifeli ve yetkili olacak.

Su ürünleri kontrol görevlilerine yardımcı olmak üzere kanun kapsamındaki düzenlemelere aykırı hareket edenler hakkında işlem yapılması amacıyla tutanak tutmak ve bunları en yakın Tarım ve Orman il veya ilçe müdürlüklerine iletmek üzere Bakanlıkça fahri su ürünleri görevlisi görevlendirilebilecek. Bu hizmet gönüllülük esaslı ve ücretsiz olacak. Fahri su ürünleri görevlisi olarak kimlerin eğitime kabul edileceği, bunların yetki ve sorumlulukları ile diğer usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Teklifle, el konulan canlı olmayan su ürünlerinden insan tüketiminde veya sanayide kullanılması mümkün, ancak muhafaza edilmesi mümkün olmayanlar, el koyma işlemini gerçekleştiren görevlilerin ihtiyaç duyması halinde en yakın Bakanlık laboratuvarında veya kamu kuruluşlarında görevli veteriner hekim, hükümet, belediye veya sağlık merkezi tabiplerinden birine muayene ettirilecek.

Tüketiminde veya kullanılmasında sakınca görülmeyenler, Tarım ve Orman Bakanlığı veya Milli Emlak Genel Müdürlüğü birimleri tarafından bu birimlerin bulunmadığı yerlerde ise belediye veya ihtiyar heyeti tarafından en yakın satış yerinde açık artırma usulüyle satılacak.

Satışa sunulan su ürünlerinden asgari avlanılabilir ağırlıktan ve boy uzunluğundan küçük olanlar ile av yasağı döneminde avlanmış olanlar perakende değil, yem sanayi ham maddesi olarak satışa sunulacak. Avlanması tamamen yasak olan türler ise kamu kurum ve kuruluşlarına, bilimsel kuruluşlara ya da sosyal yardım kuruluşlarına bağışlanabilecek.

Satışa ait bir zabıt tutanağı düzenlenerek satış bedeli mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı kesinleşinceye kadar Hazine veznesine emaneten yatırılacak. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı kesinleşenlerin satış bedeli genel bütçeye gelir kaydedilecek.

Satılamayan veya muhammen bedel üzerinden alıcı bulamayanlardan insan tüketiminde kullanılması mümkün olanlar Bakanlıkça belirlenen kamu kurum kuruluşları veya sosyal yardım kurumlarına bağışlanabilecek.

El konulan istihsal vasıtalarından sahipleri belli olanlar, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı kesinleşinceye kadar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen alanlarda yedieminde tutulacak.

Sahiplenilmeyen veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı kesinleşen istihsal vasıtaları satılamayacak, kamu kurum ve kuruluşlarına veya bilimsel kuruluşlara bağışlanabilecek.

Bağışlanamayan su ürünleri veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı kesinleşen bağışlanamayan istihsal vasıtaları imha edilecek. İnsan tüketiminde kullanılması sakıncalı görülen, sanayide ham madde olarak kullanılması mümkün olmayan veya kullanılması mümkün olmakla birlikte satılamayan su ürünleri hakkında da aynı işlem uygulanacak.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE ULAŞABİLİRSİNİZ.****