2011-10-27 - 13:02
MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI DOĞRU'NUN BASIN TOPLANTISI?
MHP Genel Başkan Yardımcısı Tokat Milletvekili Reşat Doğru, MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu ile parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında İl özel idareleri ve Belediyelerde sürekli olarak çalışan işçilerin bir kısmının mazeretleri göz önüne alınmayarak ailesiyle yaşadıkları yerden 150 kilometre uzakta başka yerlere görevlendirildiğini iddia etti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tokat Milletvekili Reşat Doğru, MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu ile parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında İl özel idareleri ve Belediyelerde sürekli olarak çalışan işçilerin bir kısmının mazeretleri göz önüne alınmayarak ailesiyle yaşadıkları yerden 150 kilometre uzakta başka yerlere görevlendirildiğini iddia etti.

29 Kasım 2010'da yapılan geçici bir düzenlemeyle, il özel idareleri ve belediyelerde sürekli olarak çalışan işçilerin Karayolları, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatlarında ihtiyaç durumuna göre dağıtılma kararı alındığını ifade eden Doğru, ilgili kanunda, ''atamalar için işçilerden muvafakat alınması, kurumlara devredilecek işçiler tespit edilirken istekleri ve mazeretli olanlara öncelik verileceğinin'' belirtildiğini kaydetti.

MHP Genel Başkan Başkan Yardımcısı ve Tokat Milletvekili Reşat Doğru, sözlerinde şunları kaydetti:

" İl özel idareleri ve belediyelerde kadro fazlası olan personelin ihtiyacı olan kurumlara dağıtılması ile ilgili sorunlarla ilgili basın toplantısı yapıyoruz. 29 Kasım 2010 tarihinde yapılan geçici bir düzenlemeyle il özel idareleri ve belediyelerde sürekli olarak çalışan işçiler Karayolları, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü taşra teşkilatında ihtiyaç durumuna göre dağıtılma kararı alınmıştır. Bu kanun 13.2.2011/611 sayılı kanunla yürürlüğe girmiştir.

Kanunun bu konuyu düzenleyen 166. Maddesinin 9. Fıkrasına göre Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşleri alınarak uygulamayı yönlendirme ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek için ilke, usul ve esaslar belirlenmiştir.

İlke ve esaslar içerisinde bu atamalar için işçilerden muafakat alınması yazılmış buna göre de uygulama yapılması önerilmiştir. Ayrıca yine işçilerin dağıtımında tespit ve tahsis komisyonu kurulması, buna göre işlem yapılması önerilmiştir. Burada "f" maddesinde norm kadro dahilinde olup da, mahalli idarelerin ihtiyaç fazlası olarak bildirdiği listelerden, kurumlara devredilecek işçiler tespit edilirken, istekleri ve mazeretli olanlara öncelik verileceği yazılmıştır.

Ayrıca başka kurumlara devredilecek işçilerin tahsisi yapılırken ikamet, çocukların okul durumu, sağlık özrü, çalışıyorsa eşinin iş durumu gibi mazeretler göze alınacaktır ibaresi konulmuştur.

Ancak kanunun çok açık olmasına rağmen iktidar tarafından bunlara uyulmamakta ve insanlar arasında partizanca ayrımlar yapılmaktadır.
Bunların en bariz örneklerini Tokat ili Erbaa, Turhal ve Zile ilçelerinde görmekteyiz. Her üç ilçede de yapılan uygulamalarda partizanlık, yandaşlık yapılarak insanlar mağdur edilmektedir.

İşçilerden bir kısmı özel olarak mazeretleri göz önüne alınmayarak kasıtlı olarak ailesiyle yaşadıkları yerden 100-150 km uzakta başka yerlere görevlendirilmektedir. Bunda siyasi bir hesaplaşma ve kasıt vardır. Bu durum insanlara zulümdür. Bu insanlar içerisinde yeni evlenen, ailesi hasta olan, çocuğu okula giden insanlar vardır.

Kanunda atanma ile ilgili durumlar açık bir şekilde yazılmışken, kadro fazlası diye tayini çıkarılan insanların muafakat alınmamış personelin istekleri göz önüne getirilmemiştir. Bu insanlar hukuksuz ve kanunsuz bir şekilde ailesiyle beraber cezalandırılmakta, psikolojileri bozularak madden ve manen yıkıma uğratılmaktadır.

Bu durumun neresinde adalet vardır? Bu nahoş durumları şiddetle protesto ediyor, acilen durumun düzeltilmesini bekliyoruz.
Kasten yapılan bu haksızlık ileride daha kötü durumlara sebep olmadan mutlaka çözümlenmeli ve ekmek parası için çalışan bu insanların mağduriyetleri giderilmeli, istifaya zorlanmamalıdır.

Tokat'tan örneğini verdiğimiz bu durum, ülkemizin birçok yerinde şu anda yaşanmakta ve uygulanmaktadır. İnsanların canı yanmaktadır. Bu duruma hükümetin ve TBMM'nin acilen el koyması, haksızlıkları ortadan kaldırması gerekmektedir." (13:02)