2016-11-22 - 16:56
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Ceza Muhakemesi Kanununu Tasarısında, erken yaşta evliliklerle ilgili düzenlemeyi içeren geçici madde Adalet Komisyonuna geri çekildi. CHP'nin, hizmet veren kurumlarda çocuk istismarıyla ilgili Meclis araştırması açılmasını içeren grup önerisi de kabul edilmedi.
Ceza Muhakemesi Kanununu Tasarısında, erken yaşta evliliklerle ilgili düzenlemeyi içeren geçici madde Adalet Komisyonuna geri çekildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, gündemdışı konuşmaların ardından Hükümet Tezkeresi okundu.
Oylaması yapılacak işler kısmında birinci sırada yer alan CMK ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Tasarısında, erken yaşta evliliklerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla geçen hafta bir önergeyle eklenen geçici maddenin Komisyona geri çekilmesine ilişkin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, imzasıyla Hükümet adına önerge verildi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın, önergenin katip üye tarafından okunmasının ardından, "geçici birinci maddenin komisyona geri çekildiğini" bildirdi.
Tasarının görüşüldüğü Adalet Komisyonu, gündem yaparak yapacağı toplantıda, geçici birinci maddeyi Komisyonda görüşecek. TBMM Genel Kurulu, komisyonun hazırlayacağı raporu bekleyecek.
İlk gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, çocuk istismarı konusunda konuşmak üzere kürsüye geldi.
İlgezdi'nin kürsüye çocuk gelinliği ve damatlıkla çıkmaya hazırlanması üzerine Meclis Başkanvekili Aydın, İlgezdi'yi uyararak, kürsüye yabancı malzeme ile çıkamayacağını söyledi. Uyarı üzerine İlgezdi, çocuk gelinliğini ve damatlığı kavas ile sırasına gönderdi.
CHP'li İlgezdi, değişik zaman ve yerlerde cinsel tacize, tecavüze uğrayan çocuklardan örnekler vererek, okul ve oyun bahçesinde olması gereken bedenlerin, oyunlarının bozulduğunu, kuzunun kurda teslim edildiğini öne sürdü.
MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter de uzman jandarmaların sorunlarını dile getirdiği gündem dışı konuşmasında, bu kişilerin eğitim ve öğretimlerine denk gelen kadro dereceleriyle emekli olmak istediklerini söyledi.
30 bin uzman jandarmanın 25 bine yakınının fakülte veya yüksekokul mezunu olduğunu ifade eden Yönter, bu kişilerin ortaöğretim statüsünde emekli edildiğini savundu.
Subay ve astsubaylara ilişkin düzenlemelerde hassas davranan hükümetin uzman jandarmalar konusunda duyarsız kaldığını öne süren Yönter, TSK personelleri arasında uzman jandarmalar aleyhine bir eşitsizlik doğduğunu ve bunun giderilmesi gerektiğini kaydetti.
Yönter, "Uzman jandarmalar kimseden sadaka, fitre beklemiyor. Bu kahramanlarımızın suçu rütbesi olmamasıdır. Uzman jandarmalarımız sadece haklarını istiyor. Gerekli yasal düzenlemelere iktidar ve muhalefet partilerinin ortaklaşa destek vermeleri ve bu ihtiyaçlarının karşılanması acildir." dedi.
Erken yaştaki evlilikler konusunda gündem dışı söz alan AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık da AK Parti'nin 14 yıllık iktidarında siyasi, ekonomik istikrarı sağlarken demokratik istikrarı da sağlamak için gayret sarf ettiklerini belirterek, bu çalışmalar yapılırken en önemli hassasiyetlerinin kadınlar, kız çocukları ve bebekler olduğunu vurguladı.
Kadınları ve kız çocuklarını korumak, kollamak ve onların haklarını korumak için birçok yasal düzenleme yaptıklarını anlatan Çalık, TBMM'de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunu kurduklarını, Erken Yaşta Evlilikleri İnceleme Komisyonunun da ilk kez TBMM çatısı altında resmi olarak çalışmaya başladığını aktardı.
Çalık, "Erken yaştaki evliliklerin tamamına karşıyız. Tecavüz ve cinsel istismar dahil bunların önünde duracak en önemli grup AK Parti'dir. Hiç kimse 3 yaşındaki, 5 yaşındaki bebek üzerinden, 9 yaşındaki bebek üzerinden siyaset yapmaya kalkmasın." ifadesini kullandı.
HDP'li TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da söz alarak bugün Genel Kurulu kendisinin yöneteceğini ancak dün akşam TBMM Genel Sekreterliğinden bir memur aracılığıyla iletilen Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın talimatı üzerine, bu hafta Genel Kurulu Ahmet Aydın'ın yönetileceğinin tebliğ edildiğini söyledi.
Meclis Başkanı Kahraman'ın kendisini aramadığını, bir memur aracılığıyla görüşünü ilettiğini anlatan Buldan, kendisine ulaşan yazıyı okudu.
Buldan, kendisinin Genel Kurulu idare tarzı hususunda, bazı konularda görüşlerini açıklaması ve Kürtçe bir kelime kullanması üzerine, 3 gün önce Meclis Başkanı Kahraman'ın kendisine uyarı yazısı gönderdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Tam anlamıyla siyasi bir kararla nasıl ki başta eş başkanlarımız olmak üzere milletvekillerimizin tutuklanmasına siyasi bir kararla karar verildi ve arkadaşlarımız tutuklandıysa dün akşam benimle ilgili alınan karar da siyasi bir karardır. Sayın Meclis Başkanı'na şunu belirtmek isterim; her gün milli iradeyi ağzından eksik etmeyen bir Meclis Başkanı'nın bugün bu darbe yönetimini tercih etmesi utanç vericidir.
Bugün siz oraya bir kayyım olarak atandınız Sayın Aydın. Biz artık kayyımların sadece belediyelere değil, dün akşam itibarıyla Meclis Genel Kurulunda da uygulanması gerektiğine tanıklık ediyoruz. Bu görevi kabul etmeyeceğinizi beklerdim Sayın Aydın. Ancak benim yerime kayyım olarak Meclisi yönetmeye devam ediyorusunuz. Buradaki manzara Türkiye tarihi, parlamento tarihi açısından da utanç verici manzarayla karşı karşıyayız."
Buldan'ın açıklamaları sonrasında konuşan Genel Kurulu yöneten Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, "kayyım" olarak atandığı ifadesini kabul etmediğini belirterek, İç Tüzük 15/2 maddesi gereği bu görevin kendisine verildiğini söyledi.
Aydın, şöyle konuştu:
"Nöbet listesi yapılmıştır ancak HDP Grubu sözcülerinin Meclis faaliyetlerini durdurduklarını, Meclis faaliyetlerine katılmadıklarına hepimiz şahadet ettik. Genel Kurulun çalışmasına bir gün kalmış ve siz nöbetçisiniz. Siz, yönetemeyeceğinizi ya da yöneteceğinizi belirtmediğiniz gibi, Sayın Başkan'ın 18 Kasım tarihi itibarıyla size yazdığı yazıya cevabı da vermediniz. 1 gün kalmış ve Meclis çalışmalarının akamete uğramaması için Sayın Başkan nöbette değişiklik yaptı. Burada bu haksız ithamları, kayyım olarak değerlendirmeniz doğru değil."
HDP Grup Başkanvekili Çağlar, eş genel başkanları, grup başkanvekili ve 10 milletvekillerinin 4 Kasım'da tutuklandıklarını anımsatarak, "4 Kasım darbesiyle demokrasi tarihinin utanç sayfalarına bir yenisi eklenmiştir. Sizin bu politikalarınızı reddediyoruz, halkların geleceğini çalan rant, hırsızlık yolsuzluğun yanında ölüm, gözyaşı dışında hiçbir şey vadetmeyen bu çürümüş düzeniniz karşısında direnmeye devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Pervin Buldan'ın Genel Kurulu yönetmemesinin doğru olmadığını belirterek, "Nezakete, teamüllere uygun davranmak Meclisin görevidir. Sırası geldiği halde bir başkanvekiline görevin verilmemesi şık değildir." diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün parti grup toplantısında yaptığı konuşmanın, mikrofonların kablosunun kesilmesi nedeniyle sekteye uğradığını, Meclis TV'nin de yayını kestiğini aktaran Gök, "O salonu dolduran yüzlerce kadından kim korktu? Kim yayını kesti? Kim kabloları kesti? Bunun sorumluları hakkında derhal soruşturma başlatılmasını istiyoruz. Muhalefetin sesini ucuz yöntemlerle kestiğini zannedenler bilmelidir ki halkın yükselen ve artan sesi karşısında duramazsınız." ifadesini kullandı.
Meclis Başkanvekili Aydın da konuşmanın yayınlanmadığını kendisinin de fark ettiğini belirterek, sorunun teknik bir arızadan kaynaklandığını, yaşanan durumu "muhalefetin sesini kısmak" gibi adlandırmanın doğru olmadığını bildirdi.
Aydın, konuya ilişkin soruşturmanın başlatılacağını ve en kısa zamanda CHP Grubuna bilgi verileceğine ümit ettiğini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da erken yaşta evlenenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin düzenlemenin toplumsal bir yarayı iyileştirmek amacıyla hazırlandığına dikkati çekerek, "Önergenin bu kasta yönelik olarak hazırlandığı, kasta uygun şekilde pratik değer kazanacağından kuşkumuz yok. Bu alan, provakasyona, kışkırtmaya, klişe hükümlere ve bir takım istismarlar yapmaya açık alandır. Toplumsal dertleri bu tür provakasyonlara kurban etmemek gerekir." dedi.
Bostancı, muhalefetin konuya ilişkin yapıcı tekliflerine açık olduklarını vurguladı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun grup konuşması sırasında yaşananlara da değinen Bostancı, "Bırakın muhalefetin sesini kısmayı onu daha iyi duymak isteriz. Biz muhalefeti duymak isteriz, kısmak asla bizim yaklaşımımız değildir. Toplumun bütün kesimlerini dinlemek bu çerçevede siyasi kararlar almak AK Parti'nin şiarı olmuştur." diye konuştu.
Muhalefet, erken yaşta evliliklerle ilgili madde yerine, tasarının tümünün komisyona geri çekilmesini istedi.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından, hükümet tezkeresi okundu. Hükümet adına Adalet Bakanı Bekir Bozdağ imzasıyla verilen önerge, Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısı'nda erken yaşta evliliklerle ilgili düzenlemeyi içeren geçici 1. maddesinin Adalet Komisyonu'na geri verilmesi talep edildi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın, tasarının geçici 1. maddesinin komisyona geri çekildiğini ifade etti.
Aydın, "Maddeye ilişkin Komisyon raporunun gelmesi durumunda gündemin 1. sırasına alınarak, görüşüleceğini" kaydetti.
Daha sonra grup başkanvekilleri söz alarak, görüşlerini aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM İçtüzügünde geri çekmeye ilişkin düzenlemenin yer aldığını hatırlatarak, "Geçen hafta cinsel istismar önergesi oylanırken af niteliği taşıdığı için gerekli çoğunluğa ulaşmadığı için reddedilmiş olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Sayın Bakan tasarının tümünü çekmeli. Önerge, reddedilmiştir. Af niteliğindedir. Beşte üç çoğunlukla geçmesi gerekirdi." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, maddenin komisyon geri verilmesinin istendiğini belirterek, şunları söyledi:
"Burada TBMM içtihatlarına bakıldığında bir sorunla karşı karşıyayız. Geri çekme, henüz TBMM Genel Kurulunda kabul edilmemiş işlere ilişkindir. Oysa Genel Kurul tasarının tüm maddelerini kabul etmişti, tümünün oylamasında yeterli çoğunluk bulunmamıştı. Geri çekilme, TBMM İçtüzüğü hükümleri çerçevesinde yapılmalı. Yapılan İçtüzüğe aykırıdır."
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de tasarının sadece geçici maddesinin değil, "Rıza yaşının 12'ye indirilmesini sağlayan" 13. maddesinin de sıkıntılı olduğunu, kendilerinin ve kadın örgütlerinin düzenlemeyi af kapsamında değerlendirdiklerini belirterek, geçici maddenin geri çekilmesiyle sorunun çözülmeyeceğini, tasarının tümüyle geri çekilmesini istedi.
Demirel, düzenlemenin kabul edilemeyeceğini bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Bozdağ'ın tasarının geçici 1. maddesinin komisyona geri verilmesini talep ettiğini vurgulayarak, konunun hukuki çerçevede uygun olduğunu ve yerine getirileceğini ifade etti.
İçtüzüğün geri çekmeyle ilgili maddesinin açık olduğunu, Hükümet ya da komisyonunun, tasarının bir veya birden fazla maddeleri ile tümünün geri verilmesine imkan tanıdığını anlatan Bostancı, düzenlemede geri çekmeyle ilgili herhangi bir sınırlama koymadığını, hükümete "Tasarıyı geri çağırma hakkı tanıdığını." kaydetti.
Bostancı, tasarının perşembe günü tümüyle tekemmül etmediğini belirterek, görüşmelerde nitelikli çoğunluk olan 330 değil, 184 oyun arandığını, yapılanın Meclis müktesebatına da uygun bir işlem olduğunu bildirdi.
Aydın, komisyona geri çekmeyle ilgili İçtüzük'te sınırlama olmadığını kaydederek, Genel Kurulun 6 Kasım 1984 tarihli birleşiminde kanun teklifinin görüşmeleri sırasında kabul edilen bir maddenin geri çekilmesine ilişkin uygulamanın da bulunduğunu anlattı.
Komisyona geri çekme isteminin İçtüzük uyarınca görüşülmeksizin yerine getirildiğine işaret eden Aydın, geri çekilen maddeye ilişkin hazırlanan komisyon raporu çerçevesinde ilgili maddenin Genel Kurulda tekrar görüşülerek, karara bağlanacağını vurguladı.
TBMM Başkanlığının, geri çekmede hükümet veya komisyon talebiyle bağlı olduğuna dikkati çeken Ahmet Aydın, şunları söyledi:
"Talep bir maddeye ilişkindir, usulde bir hata yoktur. Tasarının geçici 1. maddesi üzerinde verilen değişiklik önergesinin ve ilgili maddenin oylamasında, genel veya özel af niteliğinden bahisle herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması ve cezanın infazın ertelenmesine ilişkin düzenlemeyi ihtiva eden önerge, başkanlığımızca da af kapsamında görülmeyerek oylamaları yapılmıştır. Bu işlemin geçmiş uygulamalarla uyumlu olduğu da görülmektedir. Genel Kurulun, 9 Kasım 2016 ve 4 Kasım 2004 tarihli birleşimlerinde ertelemeye ve şartlı salıverilmeye ilişkin maddelerin oylamasında da nitelikli çoğunluk aranmamıştır. Geçici 1. maddeye ilişkin önerge üzerinde başkanlığımızca yapılabilecek bir işlem bulunmamaktadır. İlgili madde, komisyona geri çekilmiştir."
MHP'li Akçay'ın itirazını sürdürmesi üzerine Aydın, kabul edilen bir maddenin geri çekilemeyeceğine ilişkin İçtüzük'te düzenleme olmadığını sözlerine ekledi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Genel Kurulu'nda, gündemdışı konuşmaların ardından Hükümet Tezkeresi okundu.
Oylaması yapılacak işler kısmında birinci sırada yer alan CMK ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Tasarısında, erken yaşta evliliklerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla geçen hafta bir önergeyle eklenen geçici maddenin Komisyona geri çekilmesine ilişkin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, imzasıyla Hükümet adına önerge verildi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın, önergenin katip üye tarafından okunmasının ardından, "geçici birinci maddenin komisyona geri çekildiğini" bildirdi.
Tasarının görüşüldüğü Adalet Komisyonu, gündem yaparak yapacağı toplantıda, geçici birinci maddeyi Komisyonda görüşecek. TBMM Genel Kurulu, komisyonun hazırlayacağı raporu bekleyecek.
İlk gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, çocuk istismarı konusunda konuşmak üzere kürsüye geldi.
İlgezdi'nin kürsüye çocuk gelinliği ve damatlıkla çıkmaya hazırlanması üzerine Meclis Başkanvekili Aydın, İlgezdi'yi uyararak, kürsüye yabancı malzeme ile çıkamayacağını söyledi. Uyarı üzerine İlgezdi, çocuk gelinliğini ve damatlığı kavas ile sırasına gönderdi.
CHP'li İlgezdi, değişik zaman ve yerlerde cinsel tacize, tecavüze uğrayan çocuklardan örnekler vererek, okul ve oyun bahçesinde olması gereken bedenlerin, oyunlarının bozulduğunu, kuzunun kurda teslim edildiğini öne sürdü.
MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter de uzman jandarmaların sorunlarını dile getirdiği gündem dışı konuşmasında, bu kişilerin eğitim ve öğretimlerine denk gelen kadro dereceleriyle emekli olmak istediklerini söyledi.
30 bin uzman jandarmanın 25 bine yakınının fakülte veya yüksekokul mezunu olduğunu ifade eden Yönter, bu kişilerin ortaöğretim statüsünde emekli edildiğini savundu.
Subay ve astsubaylara ilişkin düzenlemelerde hassas davranan hükümetin uzman jandarmalar konusunda duyarsız kaldığını öne süren Yönter, TSK personelleri arasında uzman jandarmalar aleyhine bir eşitsizlik doğduğunu ve bunun giderilmesi gerektiğini kaydetti.
Yönter, "Uzman jandarmalar kimseden sadaka, fitre beklemiyor. Bu kahramanlarımızın suçu rütbesi olmamasıdır. Uzman jandarmalarımız sadece haklarını istiyor. Gerekli yasal düzenlemelere iktidar ve muhalefet partilerinin ortaklaşa destek vermeleri ve bu ihtiyaçlarının karşılanması acildir." dedi.
Erken yaştaki evlilikler konusunda gündem dışı söz alan AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık da AK Parti'nin 14 yıllık iktidarında siyasi, ekonomik istikrarı sağlarken demokratik istikrarı da sağlamak için gayret sarf ettiklerini belirterek, bu çalışmalar yapılırken en önemli hassasiyetlerinin kadınlar, kız çocukları ve bebekler olduğunu vurguladı.
Kadınları ve kız çocuklarını korumak, kollamak ve onların haklarını korumak için birçok yasal düzenleme yaptıklarını anlatan Çalık, TBMM'de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunu kurduklarını, Erken Yaşta Evlilikleri İnceleme Komisyonunun da ilk kez TBMM çatısı altında resmi olarak çalışmaya başladığını aktardı.
Çalık, "Erken yaştaki evliliklerin tamamına karşıyız. Tecavüz ve cinsel istismar dahil bunların önünde duracak en önemli grup AK Parti'dir. Hiç kimse 3 yaşındaki, 5 yaşındaki bebek üzerinden, 9 yaşındaki bebek üzerinden siyaset yapmaya kalkmasın." ifadesini kullandı.
HDP'li TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da söz alarak bugün Genel Kurulu kendisinin yöneteceğini ancak dün akşam TBMM Genel Sekreterliğinden bir memur aracılığıyla iletilen Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın talimatı üzerine, bu hafta Genel Kurulu Ahmet Aydın'ın yönetileceğinin tebliğ edildiğini söyledi.
Meclis Başkanı Kahraman'ın kendisini aramadığını, bir memur aracılığıyla görüşünü ilettiğini anlatan Buldan, kendisine ulaşan yazıyı okudu.
Buldan, kendisinin Genel Kurulu idare tarzı hususunda, bazı konularda görüşlerini açıklaması ve Kürtçe bir kelime kullanması üzerine, 3 gün önce Meclis Başkanı Kahraman'ın kendisine uyarı yazısı gönderdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Tam anlamıyla siyasi bir kararla nasıl ki başta eş başkanlarımız olmak üzere milletvekillerimizin tutuklanmasına siyasi bir kararla karar verildi ve arkadaşlarımız tutuklandıysa dün akşam benimle ilgili alınan karar da siyasi bir karardır. Sayın Meclis Başkanı'na şunu belirtmek isterim; her gün milli iradeyi ağzından eksik etmeyen bir Meclis Başkanı'nın bugün bu darbe yönetimini tercih etmesi utanç vericidir.
Bugün siz oraya bir kayyım olarak atandınız Sayın Aydın. Biz artık kayyımların sadece belediyelere değil, dün akşam itibarıyla Meclis Genel Kurulunda da uygulanması gerektiğine tanıklık ediyoruz. Bu görevi kabul etmeyeceğinizi beklerdim Sayın Aydın. Ancak benim yerime kayyım olarak Meclisi yönetmeye devam ediyorusunuz. Buradaki manzara Türkiye tarihi, parlamento tarihi açısından da utanç verici manzarayla karşı karşıyayız."
Buldan'ın açıklamaları sonrasında konuşan Genel Kurulu yöneten Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, "kayyım" olarak atandığı ifadesini kabul etmediğini belirterek, İç Tüzük 15/2 maddesi gereği bu görevin kendisine verildiğini söyledi.
Aydın, şöyle konuştu:
"Nöbet listesi yapılmıştır ancak HDP Grubu sözcülerinin Meclis faaliyetlerini durdurduklarını, Meclis faaliyetlerine katılmadıklarına hepimiz şahadet ettik. Genel Kurulun çalışmasına bir gün kalmış ve siz nöbetçisiniz. Siz, yönetemeyeceğinizi ya da yöneteceğinizi belirtmediğiniz gibi, Sayın Başkan'ın 18 Kasım tarihi itibarıyla size yazdığı yazıya cevabı da vermediniz. 1 gün kalmış ve Meclis çalışmalarının akamete uğramaması için Sayın Başkan nöbette değişiklik yaptı. Burada bu haksız ithamları, kayyım olarak değerlendirmeniz doğru değil."
HDP Grup Başkanvekili Çağlar, eş genel başkanları, grup başkanvekili ve 10 milletvekillerinin 4 Kasım'da tutuklandıklarını anımsatarak, "4 Kasım darbesiyle demokrasi tarihinin utanç sayfalarına bir yenisi eklenmiştir. Sizin bu politikalarınızı reddediyoruz, halkların geleceğini çalan rant, hırsızlık yolsuzluğun yanında ölüm, gözyaşı dışında hiçbir şey vadetmeyen bu çürümüş düzeniniz karşısında direnmeye devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Pervin Buldan'ın Genel Kurulu yönetmemesinin doğru olmadığını belirterek, "Nezakete, teamüllere uygun davranmak Meclisin görevidir. Sırası geldiği halde bir başkanvekiline görevin verilmemesi şık değildir." diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün parti grup toplantısında yaptığı konuşmanın, mikrofonların kablosunun kesilmesi nedeniyle sekteye uğradığını, Meclis TV'nin de yayını kestiğini aktaran Gök, "O salonu dolduran yüzlerce kadından kim korktu? Kim yayını kesti? Kim kabloları kesti? Bunun sorumluları hakkında derhal soruşturma başlatılmasını istiyoruz. Muhalefetin sesini ucuz yöntemlerle kestiğini zannedenler bilmelidir ki halkın yükselen ve artan sesi karşısında duramazsınız." ifadesini kullandı.
Meclis Başkanvekili Aydın da konuşmanın yayınlanmadığını kendisinin de fark ettiğini belirterek, sorunun teknik bir arızadan kaynaklandığını, yaşanan durumu "muhalefetin sesini kısmak" gibi adlandırmanın doğru olmadığını bildirdi.
Aydın, konuya ilişkin soruşturmanın başlatılacağını ve en kısa zamanda CHP Grubuna bilgi verileceğine ümit ettiğini söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da erken yaşta evlenenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin düzenlemenin toplumsal bir yarayı iyileştirmek amacıyla hazırlandığına dikkati çekerek, "Önergenin bu kasta yönelik olarak hazırlandığı, kasta uygun şekilde pratik değer kazanacağından kuşkumuz yok. Bu alan, provakasyona, kışkırtmaya, klişe hükümlere ve bir takım istismarlar yapmaya açık alandır. Toplumsal dertleri bu tür provakasyonlara kurban etmemek gerekir." dedi.
Bostancı, muhalefetin konuya ilişkin yapıcı tekliflerine açık olduklarını vurguladı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun grup konuşması sırasında yaşananlara da değinen Bostancı, "Bırakın muhalefetin sesini kısmayı onu daha iyi duymak isteriz. Biz muhalefeti duymak isteriz, kısmak asla bizim yaklaşımımız değildir. Toplumun bütün kesimlerini dinlemek bu çerçevede siyasi kararlar almak AK Parti'nin şiarı olmuştur." diye konuştu.
Muhalefet, erken yaşta evliliklerle ilgili madde yerine, tasarının tümünün komisyona geri çekilmesini istedi.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından, hükümet tezkeresi okundu. Hükümet adına Adalet Bakanı Bekir Bozdağ imzasıyla verilen önerge, Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısı'nda erken yaşta evliliklerle ilgili düzenlemeyi içeren geçici 1. maddesinin Adalet Komisyonu'na geri verilmesi talep edildi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Ahmet Aydın, tasarının geçici 1. maddesinin komisyona geri çekildiğini ifade etti.
Aydın, "Maddeye ilişkin Komisyon raporunun gelmesi durumunda gündemin 1. sırasına alınarak, görüşüleceğini" kaydetti.
Daha sonra grup başkanvekilleri söz alarak, görüşlerini aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM İçtüzügünde geri çekmeye ilişkin düzenlemenin yer aldığını hatırlatarak, "Geçen hafta cinsel istismar önergesi oylanırken af niteliği taşıdığı için gerekli çoğunluğa ulaşmadığı için reddedilmiş olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Sayın Bakan tasarının tümünü çekmeli. Önerge, reddedilmiştir. Af niteliğindedir. Beşte üç çoğunlukla geçmesi gerekirdi." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, maddenin komisyon geri verilmesinin istendiğini belirterek, şunları söyledi:
"Burada TBMM içtihatlarına bakıldığında bir sorunla karşı karşıyayız. Geri çekme, henüz TBMM Genel Kurulunda kabul edilmemiş işlere ilişkindir. Oysa Genel Kurul tasarının tüm maddelerini kabul etmişti, tümünün oylamasında yeterli çoğunluk bulunmamıştı. Geri çekilme, TBMM İçtüzüğü hükümleri çerçevesinde yapılmalı. Yapılan İçtüzüğe aykırıdır."
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de tasarının sadece geçici maddesinin değil, "Rıza yaşının 12'ye indirilmesini sağlayan" 13. maddesinin de sıkıntılı olduğunu, kendilerinin ve kadın örgütlerinin düzenlemeyi af kapsamında değerlendirdiklerini belirterek, geçici maddenin geri çekilmesiyle sorunun çözülmeyeceğini, tasarının tümüyle geri çekilmesini istedi.
Demirel, düzenlemenin kabul edilemeyeceğini bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Bozdağ'ın tasarının geçici 1. maddesinin komisyona geri verilmesini talep ettiğini vurgulayarak, konunun hukuki çerçevede uygun olduğunu ve yerine getirileceğini ifade etti.
İçtüzüğün geri çekmeyle ilgili maddesinin açık olduğunu, Hükümet ya da komisyonunun, tasarının bir veya birden fazla maddeleri ile tümünün geri verilmesine imkan tanıdığını anlatan Bostancı, düzenlemede geri çekmeyle ilgili herhangi bir sınırlama koymadığını, hükümete "Tasarıyı geri çağırma hakkı tanıdığını." kaydetti.
Bostancı, tasarının perşembe günü tümüyle tekemmül etmediğini belirterek, görüşmelerde nitelikli çoğunluk olan 330 değil, 184 oyun arandığını, yapılanın Meclis müktesebatına da uygun bir işlem olduğunu bildirdi.
Aydın, komisyona geri çekmeyle ilgili İçtüzük'te sınırlama olmadığını kaydederek, Genel Kurulun 6 Kasım 1984 tarihli birleşiminde kanun teklifinin görüşmeleri sırasında kabul edilen bir maddenin geri çekilmesine ilişkin uygulamanın da bulunduğunu anlattı.
Komisyona geri çekme isteminin İçtüzük uyarınca görüşülmeksizin yerine getirildiğine işaret eden Aydın, geri çekilen maddeye ilişkin hazırlanan komisyon raporu çerçevesinde ilgili maddenin Genel Kurulda tekrar görüşülerek, karara bağlanacağını vurguladı.
TBMM Başkanlığının, geri çekmede hükümet veya komisyon talebiyle bağlı olduğuna dikkati çeken Ahmet Aydın, şunları söyledi:
"Talep bir maddeye ilişkindir, usulde bir hata yoktur. Tasarının geçici 1. maddesi üzerinde verilen değişiklik önergesinin ve ilgili maddenin oylamasında, genel veya özel af niteliğinden bahisle herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması ve cezanın infazın ertelenmesine ilişkin düzenlemeyi ihtiva eden önerge, başkanlığımızca da af kapsamında görülmeyerek oylamaları yapılmıştır. Bu işlemin geçmiş uygulamalarla uyumlu olduğu da görülmektedir. Genel Kurulun, 9 Kasım 2016 ve 4 Kasım 2004 tarihli birleşimlerinde ertelemeye ve şartlı salıverilmeye ilişkin maddelerin oylamasında da nitelikli çoğunluk aranmamıştır. Geçici 1. maddeye ilişkin önerge üzerinde başkanlığımızca yapılabilecek bir işlem bulunmamaktadır. İlgili madde, komisyona geri çekilmiştir."
MHP'li Akçay'ın itirazını sürdürmesi üzerine Aydın, kabul edilen bir maddenin geri çekilemeyeceğine ilişkin İçtüzük'te düzenleme olmadığını sözlerine ekledi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
