2012-11-21 - 14:48
BDP'Lİ TAN'IN BASIN TOPLANTISI?
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme dair gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme dair gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, " İsrail'in en kısa zamanda bu şiddete ve teröre dayalı siyasetini noktalaması lazım ve ondan sonrada Ortadoğu'da kalıcı bir barış nasıl olur, bunun yolu nasıl belirlenir, oturup konuşmak lazım. Özetle son Gazze saldırısını şiddetle kınıyoruz. Karşı çıkıyoruz yanlış biliyoruz Mutlaka bu saldırıların durdurulmasını istiyoruz." dedi

Tan, Başbakan Erdoğan'ın ne yaptığını bilmediğini öne sürerek "Bir gün ödül alıyorsun ondan sonra posta koyuyorsun. Sadece posta koyuyorsun, seni kimse ciddiye almıyor. Gazze'ye gaz verme." dedi

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, sözlerinde şunları kaydetti:

"Bu işin bir yolu var. Biri barış, biri kıyamete kadar savaşmak. Siyonistlerin bu konuda karar vermeleri lazım, ya kıyamete kadar savaşı sürdürecekler ve Müslüman dünyayla savaşacaklar ya da neticede Müslümanlar da Yahudiler de Ortadoğu'da birlikte bir hukuk içinde yaşayacaklar.

Biz kıyamete kadar bir savaşın tarafı olamayız. Farklı dinler farklı diller, farklı mezhepler neticede bu gökyüzünün altında birlikte yaşayacaklar. Yapılması gereken mutlaka herkesin kendi inancını dinini mezhebini dilini, muhafaza edeceği bir barışın, barış yolunun bulunmasıdır.

Bunun haricindeki bütün çözümler çatışmadır, savaştır, gözyaşı ve acıdır. İsrail'in bugünkü siyaseti asla kabul edilemez. Filistinlilerin varlığını yok sayan onları yok edilmesi gereken insanlar olarak gören siyaset asla kabul edilemez. Çünkü bu işin tarihini bilenler, bugününü bilenler neyin ne olduğunu zaten en açık seçik şekilde biliyorlar.

İsrail'in en kısa zamanda bu şiddete ve teröre dayalı siyasetini noktalaması lazım ve ondan sonrada Ortadoğu'da kalıcı bir barış nasıl olur, bunun yolu nasıl belirlenir, oturup konuşmak lazım. Özetle son Gazze saldırısını şiddetle kınıyoruz. Karşı çıkıyoruz yanlış biliyoruz Mutlaka bu saldırıların durdurulmasını istiyoruz.

İkinci istediğimiz de bugün Yahudilerin Hıristiyanların Müslümanların birlikte yaşayabilecekleri bir yeri düzenin barışın yapılmasının mecburiyetidir. Bu barış çalışmalarına bu barış sürecine en ciddi şekilde katkı sağlanmalıdır.

Yine bu çerçevede karşı çıktığımız ve eleştirdiğimiz politikaların bir tarafı da AKP hükümetidir. Türkiye Cumhuriyeti maalesef bu sorun ortaya çıktığı günden bugüne kadar Ortadoğu'yla ilgili İsrail'le ilgili Araplarla Müslümanlarla ilgili istikrarlı ve doğru bir politikanın sahibi olmamıştır.

1948 de İsrail devletini tanıyan ilk Müslüman ülke Türkiye olmuş. Ondan sonra Erbakan'ın Refah-Yol hükümetler ide dâhil Ortadoğu'da en önemli anlaşmalara imza atan hükümetler de Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri olmuştur.

Ancak gelinen noktada Başbakanın ne yaptığını anlayabilmek mümkün değildir. Bir dönem iktidara gelmeden önce ABD'de Dünya Yahudi Kongresinde ödül alan ilk Müslüman lider unvanını kazanmıştır. Dünya Yahudi Kongresinde ödül alan ilk Müslüman lider olmuştur. Kapalı kapılar arkasında neler neler konuşmuştur, bunları da açıklamamaktadır. BOP 'in destekçisi olmuştur.

Ama bugün gelinen noktada da ne yaptığını kendisi de bilmemektedir. Bugün Ortadoğu'da ifrat ve tefritten uzak demokrat adil, bir Müslüman kimliğiyle doğruları söyleyen, oyun kuran, başvurulan ve sorun çözebilen bir siyasi iktidar olma vasfını da yitirmiştir.

Mısır bugün arabulucu sorun çözücü bir rolde, peki sen neredesin, sen hangi roldesin. Türkiye halkı, Filistin halkının yanındadır. Burada bir çatışma yok. Filistinlilerin yanında olacağız. Barış yapabiliyorsan barış projeni koy, savaş yapmak istiyorsan savaşın gereğini yap. Peki, sen ne yapıyorsun. Bu boş bağırıp çağırmaların da kimseye faydası yok. Hiçbir neticede almanın da imkânı yok.

Biz mazlum ve mağdur Filistin halkının yanındayız. Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Bütün terör faaliyetlerini şiddetle kınıyoruz. Ondan sona da barış istiyoruz. Ama kimsenin efendi ve köle olmayacağı bir barış istiyoruz. Yahudilerin de Ortadoğu'da yaşayabileceği herkesin hukukunun korunacağı bir demokratik çözüm istiyoruz.

Sen kimden yanasın ne yapmak istiyorsun barış mı, savaş mı yapmak istiyorsun. İkisini de yapamıyorsun. Ve komik duruma düşüyorsun. Senin şu anki duruşunun Müslüman dünyaya bir faydası da yok. Buna halk arasında şöyle derler? Bunun halk arasında bir karşılığı var, gaz verme, gaz veriyorsun başka bir şey yapmıyorsun. Sen Gazze'ye gaz veriyorsun.

Gazze'ye gaz vermekle bir yere varamazsın. Gürlüyor ama yağmıyorsun. Gürlüyor, peki netice, 9 kardeşimizin şahadetiyle sonuçlanan Mavi Marmara var. Ne yaptın? Onun için bu kuru gürültüye dayalı AKP dış politikası iflas etmiştir. İsrail'de de Filistin'de de iflas etmiştir. Suriye'de ve Irak'ta da iflas etmiştir. Sen Ortadoğu'da yolunu şaşıran şaşkın örnek yavrusuna dönersin şaşkın ördeklerin varacağı yer de avcıların sofrasıdır.

Bir gazetecinin Arınç ile İnce'nin Genel Kurul'da yaptıkları tartışma ile ilgili soruya da Tan, şöyle cevap verdi:

"Maalesef meclisteki bu tartışmalar, mahalle kavasından öteye geçmiştir üslup olarak küfürleşmeye sinkaflara kadar gelmiştir iş. Bu seviyeden bir şey çıkmaz. Ülkeyi yönetme iddiasına olan insanlar bu seviyede siyaset yaparlarsa bundan bir şey çıkmaz.

Sayın Arınç İnce'ye hakkında düzenlenen fezlekeyle ilgili ithamlarda bulunmuştur. Peki, AK Partili milletvekilleri hakkında ihaleye fesat karıştırma devlet malını çalma kaç tane dosya var. Bunlar Meclis'te. Kaç tane AKP milletvekili hakkında dolandırıcılıktan hileli iflastan ihaleye fesat karıştırmaktan kaç milletvekili hakkında ceza Yargıtay'da bekliyor.

Bunları açıklasın İnce istifa edecekse onlar da etsin. İnceyi savunmuyorum. Ama Arınç'ın dönüp bunları da söylemesi lazım. Arınç eğer bu fikirdeyse saygıyla karşılıyoruz ama dönüp kendi arkadaşlarına da istifa edin demelidir. Diyemiyorsa bütün bu dokunulmazlıkların kaldırılması gerekir. Yani herkesin yargılanmasının önü açılır. Yargılanır, iddialar doğru mu yanlış mı ortaya çıkar. Buradan bir şey çıkmaz. Bu bir polemiktir.

H. Alper Durmaz.