2013-04-26 - 12:00
ROMAN ÇOCUKLARA YÖNELİK AYRIMCILIK...
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Sivas Milletvekili Nursuna Memecan, Roman çocukların kaderlerine terk edilemeyeceğini belirtti.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Sivas Milletvekili Nursuna Memecan, Roman çocukların kaderlerine terk edilemeyeceğini belirtti.

Memecan, raportörü olduğu ''Avrupa'da Roman çocuklarına yönelik ayrımcılığı sona erdirmek'' başlıklı raporun AKPM Genel Kurul bahar oturumunda kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, Avrupa'daki Roman nüfusunun yarısına yakınının 18 yaşından küçük genç ve çocuklardan oluştuğunu belirterek, 5-6 milyon Roman çocuklarının kendi kaderlerine bırakılmamaları gerektiğini kaydetti. Memecan, bu çocukların işsiz, yoksul, ihtiyaç içinde olmalarının kaderleri olmadığını, doğru politikalarla Avrupa'nın iş gücüne katkı yapan birer mühendis, doktor, müzisyen olabileceklerini ifade etti.

Konunun Avrupa Konseyi gündeminde düzenli olarak yer almasının hem siyasetçilerin konuya ilgisini sürdürebilmek hem de Romanların yaşadığı sorunlara ve çözüm yollarına dair bilinçlenmesinde büyük önem taşıdığını belirten Memecan, hazırlanan raporda ayrımcılıkla mücadelenin çift yönlü bir süreç olduğu, hem ayrımcılığı yapan kişilerin çeşitli yöntemlerle önyargılarının kırılması hem de ayrımcılık mağdurlarının kendilerine güvenlerinin geliştirilerek topluma katılmaya teşvik edilmeleri için çalışmalar yapılması gerektiğine yer verildiğini söyledi.

Raporun çözüm yollarına odaklandığına işaret eden Memecan, şunları kaydetti:

''Üye ülkelerde Roman mahallelerine düzenli olarak erişim çalışmaları yapılarak, çoğu zaman oturdukları semtlerden çıkmayan Roman toplumunun mobil ünitelerle sağlık hizmeti almasının sağlanması ve yine benzer çalışmalarla kamusal hizmetlerle ilgili bilinçlendirilmesi önerildi. Bu çalışmaların odağında kadınların olması gerektiği savunulan raporda annelerin bilgi sahibi olması çocukların sağlıklı büyümesinde en önemli etken olarak kabul edildi. Okullarda çocukların eşit davranıldığı, katılmaya teşvik edildikleri ve kendilerini fiziksel ve duygusal olarak güvende hissettikleri bir ortam yaratılmasının önemi de belirtildi. Bu tip bir okul ortamının yaratılmasında öğretmenlerin rolünün kritik olduğuna dikkat çekilen raporda, öğretmenlerin kendi eğitimlerinde farklı çocuklarla çalışabilme becerisini kazanmalarının gereği vurgulandı. Okul müfredatlarının katılımcı, yaratıcılığı teşvik eden, diyaloğa dayalı bir bakışla hazırlanması istendi.

Türkiye-de bazı belediyelerde örneği görüldüğü gibi çoğunlukla fakir ailelerden gelen Roman çocukların, diğer çocuklar gibi her tür okul etkinliğine katılabilmeleri için gerekirse kendilerine ücretsiz malzeme, kahvaltı ve ulaşım gibi servisler verilmesi önerildi. Çoğu kez erken yaşta çocuklarını okuldan alan Roman ailelerin eğitimin önemi konusunda bilgilendirilmeleri ve çocukların okullarında aile birlikleri, mezun dernekleri, okul gezileri gibi aktivitelere katılımlarının bu konuda teşvik unsuru olabileceği ifade edildi. Roman kız çocuklarına bir bölüm ayrılan raporda, kızların hem cinsiyetleri hem de Roman olmaları sebebiyle çoğunlukla çifte ayrımcılığa uğradıkları belirtildi. Başta Orta ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkede hala devam eden ve Roman çocukların diğer çocuklardan ayrı okullarda ve sınıflarda okumalarına sebep olan eğitim sistemlerinin acilen sonlandırılması gerektiği çağrısında bulunan rapor, bunun Avrupa Konseyi değerlerine göre bir insan hakkı ihlali olduğunu değerlendirdi.''