2011-08-22 - 16:50
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI...
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, terörle mücadelede gelinen noktanın, bir vicdan muhasebesi yapılmasını zorunlu kıldığını ifade ederek, ''Milli vicdan ayağa kalkmıştır. Hükümeti bu noktaya milli vicdan zorlamıştır'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, terörle
mücadelede gelinen noktanın, bir vicdan muhasebesi yapılmasını zorunlu kıldığını
ifade ederek, ''Milli vicdan ayağa kalkmıştır. Hükümeti bu noktaya milli vicdan
zorlamıştır'' dedi.

Vural, TBMM'de düzenlediği basınla sohbet toplantısında, Türkiye'nin
terörle mücadelede ulaştığı noktanın yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Terörle mücadelede gelinen noktanın bir vicdan muhasebesi yapılmasını zorunlu
kıldığını anlatan Vural, Hükümetin geçmiş dönemlerde bu yönde yürüttüğü
politikaları eleştirdi.

Geçmiş yıllarda Hükümet ve AK Parti üyelerinin yaptığı açıklamaları
hatırlatan Vural, gelinen noktada ''bir vicdan muhasebesi yapıp yapmadıkları''
sorusunu yöneltti.

''Analar ağlamasın'' diyenlerin, açılım politikasını yürütenlerin, ''Kürt
sorunu vardır'' diyenlerin ve ''İmralı ile görüşenlerin'', vicdan muhasebesi
yapmalarını isteyen Vural, ''2007 yılında sınır ötesi operasyonlara 'bataklığa
saplanırız' ifadesini kullananlar bugün nerede, vicdanları nerede?'' diye
konuştu.

Tokat'ın Reşadiye ilçesinde 7 askerin şehit edilmesinden sonra saldırıyı
''terör örgütü PKK'nın yapmamış olabileceğini'' söyleyenlerin bulunduğunu ifade
eden Vural, ''Bu kişilerin vicdanı nerede? Milli vicdan ayağa kalkmıştır.
Hükümeti bu noktaya milli vicdan zorlamıştır. Açılımın sorumlusu eski İçişleri
Bakanı, şimdiki Başbakan Yardımcısı istifa etmeyi düşündü mü? Terörün geldiği bu
noktada istifa etmemesi kimin vesayeti?'' sorularını yöneltti.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bildirilerine de değinen Vural, şimdiye kadar
kamuoyuna duyurulan bildirilerde Türkçenin eğitim dili ve resmi dil olmasına
vurgu yapıldığını ancak son MGK'da Türkçe vurgusunun yapılmadığını öne sürdü ve
''Bunun anlamı nedir?'' diye sordu.

ABD'nin terör örgütleri listesinde PKK'nın yer aldığını hatırlatan Vural,
bu raporlarda Irak'ın kuzeyinden ''terör örgütünün güvenli bölgesi'' olarak
bahsedilmediğini söyledi. Terör örgütünün, Irak'ın kuzeyinde barınması nedeniyle
Barzani yönetimine ültimatom verilmesini isteyen Vural, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun sınırötesi operasyonlarla ilgili ''şiddetin dilini değil,
barışın dilini kullanmalıyız'' şeklindeki açıklamalarını eleştirdi. Vural,
''Türkiye Cumhuriyeti şiddet uygulamaz. Bu sözlerini yadırgadım. Devlet, meşru
gücünü kullanmaktadır'' dedi.

Türkiye'nin Somali'ye yaptığı yardımları bütünüyle desteklediklerini
belirten Vural, bunların Türk milletinin hamiyetperverliği olduğunu söyledi.

Somali'ye gidenlerin Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ettiklerini anlatan
Vural, televizyonlarda izlediği çeşitli görüntüleri göstererek, bu durumu
eleştirdi.

Hükümetin izlediği Suriye politikasını da eleştiren Oktay Vural,
''Dışişleri Bakanı ABD'nin borazanı gibi'' ifadesini kullandı.

Suriye'nin terör örgütü PKK'yı desteklediğine ilişkin açıklamalar
yapıldığını ifade eden Vural, ''Atıp tutuyorsunuz şimdi. Onlarla ortak basın
toplantısı yapan siz değil miydiniz?'' diye konuştu.

Vural, bir gazetecinin İşçi Partisi, Aydınlık Gazetesi ve Ulusal Kanal'a
yönelik operasyonları hatırlatması üzerine ''İçeriğini bilmiyorum ama milletin
sesini kısmak için her şeyi yapıyorlar'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa için randevu isteyeceklerini
açıkladığını hatırlatarak, bu konudaki tutumlarını soran gazeteciyi Vural,
''Sayın Genel Başkanımız talep gelirse kapalı olmayacağımızı daha önce ifade
etti'' diye yanıtladı.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu'nun talimatıyla
tutuklu subaylar için çalışma başlatıldığına ilişkin haberlerin sorulması üzerine
de Vural, bu konuda hukuki bir çözüm üzerinde çalışıldığının, emekliye ayrılan
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner tarafından da açıklandığını söyledi.

Vural, bir başka soru üzerine de Anayasa değişikliğinin TBMM Başkanı'nın
başkanlığında yürütülmesini ve uzlaşma komisyonunun her partiden eşit sayıda
milletvekilinden oluşturulmasını istediklerini söyledi.

(16.50)