2012-12-21 - 13:40
CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Sedat Laçiner ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Sedat Laçiner ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
15 Mart 2011'de Prof. Dr. Sedat Laçiner'in rektör olarak Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'ne atanmasının ardından 'Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 1915'te emperyalizme karşı vermiş oldukları zaferle anılıp barış ve hoşgörü ile sembolleşen Çanakkale'de huzurun kaçmaya başladığını' ifade etti.
Üniversitede kadro olmasına karşın hak edenlere kadro verilmediğini, imzasız mektup ve asılsız ihbarlarla soruşturmalar açılarak, mahkeme kararları uygulanmadan personelin sürüldüğünü ve çalışma barışı ile motivasyonunun bozulduğunu belirten Ali Sarıbaş, üniversitede çalışan 36 işçinin 'sendikalı olmaları sebebiyle işten çıkarıldığını ve yerlerine rektörün kafasına uygun yeni 40 işçi alındığını' söyledi.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile ilgili olarak sürgün, baskı ve işten çıkarılmalar karşısında yaklaşık 300 dava açıldığını ve mahkemelerin devam ettiğini sözlerine ekleyen CHP'li Ali Sarıbaş, rektörün 'bulunduğu her platformda ahkâm keserek yaptığı açıklamalarla insanları korkutup telaşlandırdığını hatta kardeşi kardeşe düşürecek demeçler vermekten de kaçınmadığını' söyledi.
Ali Sarıbaş, düzenlediği basın toplantısında Rektör Laçin'in bazı programlarda verdiği demeçlerden örnekler verdi:
"Ocak 2012 başında ÇOMÜ Meslek Yüksek Okulu ve Akademi Çanakkale Derneği'nin düzenlemiş olduğu Deprem Gerçeği ve Çanakkale konulu panelde 'Türk toplumu her felaketle ıslah oluyor. Bir İzmit ve Van depremine daha ihtiyaç var, yani her felaketle ıslah olan bir toplumuz. Keşke her yıl deprem olsa da biz öğrene öğrene bu işin idealini almış olsak' diyor.
Aynı konferansta, 'Hatta bugünlerde Anayasa'yı mutabakatla hazırlayalım diye bir çaba var. Ben buna tamamen karşıyım. Türklerin mutabakatla yaptığı işlerin hepsinin yanlış olduğunu gördüm' diyor.
Katıldığı bir televizyon programında 'Bir insanın Şii olması Hıristiyan olmasından kötü, çünkü Hıristiyan ehli kitaptır, üç dinden bir tanesidir. Allah onu selamete de erdirebilir, belki cennete de koyabilir. Şiilikte sapkınlık var, orada dini bozmaya çalışmak var' sözlerini sarf etmekten çekinmiyor."
CHP'li Ali Sarıbaş daha sonra geçtiğimiz günlerde vefat eden Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Yenice Meslek Yüksek Okulu'nda görevli Yrd. Doç. Dr. Güran Yahyaoğlu'nun kemik iliği kanseri ile mücadele ederken 'mazeretsiz işe gelmediği' gerekçesiyle müstafi sayılarak işine son verildiğini hatırlattı. Ali Sarıbaş şunları kaydetti:
"Barış ve hoşgörünün şehri Çanakkale'mize geldiği günden beri, kendi düşüncesine yakın bir kadrolaşmayı gerçekleştirmek adına uyguladığı baskı, sindirme, sürgün politikaları e işten çıkarmalarla üniversitemizde çalışma barışını ortadan kaldırmıştır. Sayın Rektör'ün kanunsuz ve keyfi uygulamalarından bir an önce vazgeçmesini diliyor, yasa, yönetmelik ve akademik teamüller ile insan hakları ve bilim ahlakına uygun davranarak asli görevini yapmaya davet ediyorum." (13:40)
Banu Doğan
15 Mart 2011'de Prof. Dr. Sedat Laçiner'in rektör olarak Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'ne atanmasının ardından 'Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 1915'te emperyalizme karşı vermiş oldukları zaferle anılıp barış ve hoşgörü ile sembolleşen Çanakkale'de huzurun kaçmaya başladığını' ifade etti.
Üniversitede kadro olmasına karşın hak edenlere kadro verilmediğini, imzasız mektup ve asılsız ihbarlarla soruşturmalar açılarak, mahkeme kararları uygulanmadan personelin sürüldüğünü ve çalışma barışı ile motivasyonunun bozulduğunu belirten Ali Sarıbaş, üniversitede çalışan 36 işçinin 'sendikalı olmaları sebebiyle işten çıkarıldığını ve yerlerine rektörün kafasına uygun yeni 40 işçi alındığını' söyledi.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile ilgili olarak sürgün, baskı ve işten çıkarılmalar karşısında yaklaşık 300 dava açıldığını ve mahkemelerin devam ettiğini sözlerine ekleyen CHP'li Ali Sarıbaş, rektörün 'bulunduğu her platformda ahkâm keserek yaptığı açıklamalarla insanları korkutup telaşlandırdığını hatta kardeşi kardeşe düşürecek demeçler vermekten de kaçınmadığını' söyledi.
Ali Sarıbaş, düzenlediği basın toplantısında Rektör Laçin'in bazı programlarda verdiği demeçlerden örnekler verdi:
"Ocak 2012 başında ÇOMÜ Meslek Yüksek Okulu ve Akademi Çanakkale Derneği'nin düzenlemiş olduğu Deprem Gerçeği ve Çanakkale konulu panelde 'Türk toplumu her felaketle ıslah oluyor. Bir İzmit ve Van depremine daha ihtiyaç var, yani her felaketle ıslah olan bir toplumuz. Keşke her yıl deprem olsa da biz öğrene öğrene bu işin idealini almış olsak' diyor.
Aynı konferansta, 'Hatta bugünlerde Anayasa'yı mutabakatla hazırlayalım diye bir çaba var. Ben buna tamamen karşıyım. Türklerin mutabakatla yaptığı işlerin hepsinin yanlış olduğunu gördüm' diyor.
Katıldığı bir televizyon programında 'Bir insanın Şii olması Hıristiyan olmasından kötü, çünkü Hıristiyan ehli kitaptır, üç dinden bir tanesidir. Allah onu selamete de erdirebilir, belki cennete de koyabilir. Şiilikte sapkınlık var, orada dini bozmaya çalışmak var' sözlerini sarf etmekten çekinmiyor."
CHP'li Ali Sarıbaş daha sonra geçtiğimiz günlerde vefat eden Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Yenice Meslek Yüksek Okulu'nda görevli Yrd. Doç. Dr. Güran Yahyaoğlu'nun kemik iliği kanseri ile mücadele ederken 'mazeretsiz işe gelmediği' gerekçesiyle müstafi sayılarak işine son verildiğini hatırlattı. Ali Sarıbaş şunları kaydetti:
"Barış ve hoşgörünün şehri Çanakkale'mize geldiği günden beri, kendi düşüncesine yakın bir kadrolaşmayı gerçekleştirmek adına uyguladığı baskı, sindirme, sürgün politikaları e işten çıkarmalarla üniversitemizde çalışma barışını ortadan kaldırmıştır. Sayın Rektör'ün kanunsuz ve keyfi uygulamalarından bir an önce vazgeçmesini diliyor, yasa, yönetmelik ve akademik teamüller ile insan hakları ve bilim ahlakına uygun davranarak asli görevini yapmaya davet ediyorum." (13:40)
Banu Doğan
