2013-04-26 - 13:50
MHP GRUP Başkanvekili Mehmet Şandır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında dün Kandil'de düzenlenen toplantı ile terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan'ın açıklamalarını değerlendirirken ''Biz, bu yaşananları milletimizin tarihi açısından utanç günü olarak değerlendiriyoruz. Bu, Mondros Mütarekesi'nin yeni versiyonudur.'' dedi.
MHP GRUP Başkanvekili Mehmet Şandır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında dün Kandil'de düzenlenen toplantı ile terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan'ın açıklamalarını değerlendirirken ''Biz, bu yaşananları milletimizin tarihi açısından utanç günü olarak değerlendiriyoruz. Bu, Mondros Mütarekesi'nin yeni versiyonudur.'' dedi.
Dün Kandil'deki toplantının, Mondros Mütarekesi'nin benzeri olduğuna işaret eden Şandır, Karayılan'ın açıkladığı 6 maddeden oluşan şartların savaşı kaybetmiş bir devlete karşı ateşkes mütarekesi olduğunu söyledi.
Bölücü terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan'ın yaptığı açıklama ile Türk milleti ve devletine meydan okuduğunu belirten Şandır, bunun asla kabul edilemeyeceğini, ciddiye alınamayacağını ve ülkeyi bu duruma düşüren AK Parti iktidarını şiddetle kınadıklarını söyledi.
MHP GRUP Başkanvekili Mehmet Şandır, sözlerine şöyle devam etti:
''Dün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve Türk milletine bir meydan okuma yapılmıştır, hakaret edilmiştir. AKP Hükümeti buna karşı çıkamamış, Türk milletinin egemenlik haklarını savunamamıştır. Biz, bu yaşananları milletimizin tarihi açısından acı bir gün, bir zillet, utanç günü olarak değerlendiriyoruz. Sanki Türkiye Cumhuriyeti savaşı kaybetmiş. Bu, Mondros Mütarekesi'nin yeni versiyonudur. Yaşanan süreç, bir devlet kurma sürecidir. Uluslararası hukukta, bir devlet bu süreçler yaşanarak kurulur. Bir devleti kurmak için önce bir millete, sonra bir ülkeye, sonra da egemenlik haklarına sahip olmak gerekir. Sayın Başbakan 2005 tarihinde, Diyarbakır'da, 'Kürt kimliğini tanıyorum' diyerek PKK'nın kan akıtarak temsil etmeye çalıştığı Kürt kimliğine siyasi bir kimlik kazandırmıştır.
Böylece 'Kürt milleti' diye bir millet oluşturulmuştur. Sonra bu millet için bir vatan ihtiyacı vardı. 'Kürdistan' tabirini bir siyasi tabir olarak Türk toplumuna kabul ettirmişlerdir. 2009 yılından bu yana AKP Hükümeti'nin yaptığı iş, egemenlik paylaşımıdır. Tanınan Kürt milletine önce vatan, şimdi de bir egemenlik hakkı tahsis edilmektedir.
Damat Ferit Hükümeti neyse bugün AKP Hükümeti de aynı fonksiyonu ortaya koyarak müzakere yoluyla yarattıkları Kürt milletine egemenlik tahsisi yapmaktadır. Bu süreç bugün değilse yarın bu bölgede bir Kürt devletine dönüşecektir. Bu proje Kürt vatandaşlarımızın talebi değildir. Bu, küresel güçlerin projeleridir. AKP Hükümeti eliyle yeniden Sevr dayatılmakta ve bu bölgede bir Kürt devleti kurulmaktadır. Bunun en büyük acısını Kürt soylu vatandaşlarımız çekecektir. Dün yapılan açıklama Mondros Mütarekesi şartlarıyla bire bir örtüşmektedir. PKK ülkemize bir ateşkes dayatmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti savaş kaybetmemiştir. Böyle bir zillet durumu kabul edemeyiz.
Bundan sonra yapılacaklar da vardır. 'Bölgesel yönetimler kurulmalı ve valiler seçimle gelmedir' diyorlar. Bunu Sayın Başbakan da söylemektedir. Dün yapılan açıklamada silahların bırakıldığı koca bir yalandır. Silahlarını bırakmayacaklarını ifade etmekteler. Silah bırakılıyor, kan akmayacaktır, gözyaşı akmayacaktır demeleri koca bir yalandır. Eğer şartları ihlal ederseniz bu defa 50 bin kişiyle geliriz diyorlar. PKK bundan önce altı kez ateşkes ilan etmişti. Ama eylemlerini sürdürmüştü. Anayasadan Türk kimliğini çıkaracaksınız diyorlar. Abdullah Öcalan'a özgürlük vereceksiniz diyorlar. 40 bin insanımızı katleden PKK terör örgütü şimdi Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından resmi muhatap olarak kabul edildi. Müzakereler yapılıyor. PKK, terör örgütü olmaktan çıkıyor. PKK'nın elebaşısı da affediliyor. Süreç böyle tamamlanacak.''
Türk milletinin oyları ile iktidar olmuş bir hükümetin eliyle bu sürecin yürütülmesine Türk milliyetçileri olarak karşı çıkacaklarını anlatan Şandır, AK Parti'nin 'çözüm' adını verdiği sürecin adının 'dağılma' süreci olduğunu savundu.
Mehmet Şandır, MHP'ye desteğin gittikçe yükseleceğini, bunun işaretinin İzmir'deki mitingde görüldüğünü belirtirken 25 Mayıs'ta Adana'da düzenleyecekleri mitingde bu tepkinin tekrar görüleceğini söyledi.
H. Alper Durmaz
Dün Kandil'deki toplantının, Mondros Mütarekesi'nin benzeri olduğuna işaret eden Şandır, Karayılan'ın açıkladığı 6 maddeden oluşan şartların savaşı kaybetmiş bir devlete karşı ateşkes mütarekesi olduğunu söyledi.
Bölücü terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan'ın yaptığı açıklama ile Türk milleti ve devletine meydan okuduğunu belirten Şandır, bunun asla kabul edilemeyeceğini, ciddiye alınamayacağını ve ülkeyi bu duruma düşüren AK Parti iktidarını şiddetle kınadıklarını söyledi.
MHP GRUP Başkanvekili Mehmet Şandır, sözlerine şöyle devam etti:
''Dün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve Türk milletine bir meydan okuma yapılmıştır, hakaret edilmiştir. AKP Hükümeti buna karşı çıkamamış, Türk milletinin egemenlik haklarını savunamamıştır. Biz, bu yaşananları milletimizin tarihi açısından acı bir gün, bir zillet, utanç günü olarak değerlendiriyoruz. Sanki Türkiye Cumhuriyeti savaşı kaybetmiş. Bu, Mondros Mütarekesi'nin yeni versiyonudur. Yaşanan süreç, bir devlet kurma sürecidir. Uluslararası hukukta, bir devlet bu süreçler yaşanarak kurulur. Bir devleti kurmak için önce bir millete, sonra bir ülkeye, sonra da egemenlik haklarına sahip olmak gerekir. Sayın Başbakan 2005 tarihinde, Diyarbakır'da, 'Kürt kimliğini tanıyorum' diyerek PKK'nın kan akıtarak temsil etmeye çalıştığı Kürt kimliğine siyasi bir kimlik kazandırmıştır.
Böylece 'Kürt milleti' diye bir millet oluşturulmuştur. Sonra bu millet için bir vatan ihtiyacı vardı. 'Kürdistan' tabirini bir siyasi tabir olarak Türk toplumuna kabul ettirmişlerdir. 2009 yılından bu yana AKP Hükümeti'nin yaptığı iş, egemenlik paylaşımıdır. Tanınan Kürt milletine önce vatan, şimdi de bir egemenlik hakkı tahsis edilmektedir.
Damat Ferit Hükümeti neyse bugün AKP Hükümeti de aynı fonksiyonu ortaya koyarak müzakere yoluyla yarattıkları Kürt milletine egemenlik tahsisi yapmaktadır. Bu süreç bugün değilse yarın bu bölgede bir Kürt devletine dönüşecektir. Bu proje Kürt vatandaşlarımızın talebi değildir. Bu, küresel güçlerin projeleridir. AKP Hükümeti eliyle yeniden Sevr dayatılmakta ve bu bölgede bir Kürt devleti kurulmaktadır. Bunun en büyük acısını Kürt soylu vatandaşlarımız çekecektir. Dün yapılan açıklama Mondros Mütarekesi şartlarıyla bire bir örtüşmektedir. PKK ülkemize bir ateşkes dayatmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti savaş kaybetmemiştir. Böyle bir zillet durumu kabul edemeyiz.
Bundan sonra yapılacaklar da vardır. 'Bölgesel yönetimler kurulmalı ve valiler seçimle gelmedir' diyorlar. Bunu Sayın Başbakan da söylemektedir. Dün yapılan açıklamada silahların bırakıldığı koca bir yalandır. Silahlarını bırakmayacaklarını ifade etmekteler. Silah bırakılıyor, kan akmayacaktır, gözyaşı akmayacaktır demeleri koca bir yalandır. Eğer şartları ihlal ederseniz bu defa 50 bin kişiyle geliriz diyorlar. PKK bundan önce altı kez ateşkes ilan etmişti. Ama eylemlerini sürdürmüştü. Anayasadan Türk kimliğini çıkaracaksınız diyorlar. Abdullah Öcalan'a özgürlük vereceksiniz diyorlar. 40 bin insanımızı katleden PKK terör örgütü şimdi Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından resmi muhatap olarak kabul edildi. Müzakereler yapılıyor. PKK, terör örgütü olmaktan çıkıyor. PKK'nın elebaşısı da affediliyor. Süreç böyle tamamlanacak.''
Türk milletinin oyları ile iktidar olmuş bir hükümetin eliyle bu sürecin yürütülmesine Türk milliyetçileri olarak karşı çıkacaklarını anlatan Şandır, AK Parti'nin 'çözüm' adını verdiği sürecin adının 'dağılma' süreci olduğunu savundu.
Mehmet Şandır, MHP'ye desteğin gittikçe yükseleceğini, bunun işaretinin İzmir'deki mitingde görüldüğünü belirtirken 25 Mayıs'ta Adana'da düzenleyecekleri mitingde bu tepkinin tekrar görüleceğini söyledi.
H. Alper Durmaz
