2010-07-23 - 02:03
TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak vergi konusunda düzenlemeler içeren ''torba'' tasarının 2. bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak vergi
konusunda düzenlemeler içeren ''torba'' tasarının 2. bölümü kabul edildi.
''Temel yasa'' olarak görüşülen, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın
26-49. maddelerini kapsayan 2. bölümde yer alan düzenlemelere göre, Vergi
İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu oluşturulacak.
Kurul, bakanlığının vergi inceleme ve denetim amaçlarına ulaşmasına
sağlamak, vergi inceleme denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke,
yöntem ve teknikleri geliştirmek; vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların
uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi inceleme birimleri arasında
koordinasyonu ve bilgi akışını temin etmek gibi görevleri üstlenecek. Kurul,
bakan ya da vekalet vermesi halinde müsteşar başkanlığında ilgili birimlerden
oluşacak.
Vergi incelemeleri, bu konuda yetkili olanlar tarafından yıllık vergi
inceleme ve denetim planına uygun olarak yerine getirilecek. Vergi incelemesine
tabi tutulacak sektörler ve mükellefler, gerekçeleriyle birlikte yıllık vergi
inceleme ve denetim planında belirlenecek.
Teftiş, soruşturma, ihbar, şikayet ve benzeri nedenlerle yıl içinde
ortaya çıkabilecek vergi incelemelerinin yapılmasına dair usullerle esaslara da
yıllık vergi inceleme ve denetim planında yer verilecek. Tam ve sınırlı vergi
incelemelerinin kapsamı, birinci sınıf tüccarların yıllık iş hacimleri, aktif ve
öz sermaye büyüklükleri esas alınarak gruplara ayrılması, vergi incelemesi ile
ilgili asgari süreler getirilmesi, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon
Kurulunun önerisi üzerine Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenecek.
Kurul, yıllık vergi inceleme ve denetim planı uygulama sonuçlarını ertesi
yılın Nisan ayına kadar kamuoyuna duyuracak.
Bakanlıkta daire başkanı veya genel müdür yardımcısı kadrolarında
bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az 3 yıl görev yapmış olanlar, Personel
Genel Müdürlüğünde kontrolör kadrolarına atanabilecek.
Kamu sağlık kuruluşlarının birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler
KDV'den istisna tutulacak, vergi muafiyeti sağlanacak.
Milli Piyango İdaresinin şans oyunlarıyla işlerinin Türk Ticaret Kanunu
hükümlerince kurulan şirketlere yaptırabilmesi imkanı sağlanacak. Bu kapsamda
yapılacak lisans verme işlemleri, teklif almak yoluyla açık eksiltme usulüne göre
yaptırılabilecek.
Adli personele yol tazminatı verilecek. Yol tazminatı, damga vergisi
hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak.
Hazineye ait arazilerin, taşınmazların yüzde 40'ı hisse miktarı uygulama
imar planları içinde ise 400, dışında ise 4 bin metrekareyi aşmamak üzere talepte
bulunan hissedarlarına doğrudan satılabilecek. Birden fazla hissedar bulunması
halinde satış işlemi pazarlık usulüyle yapılabilecek.
Köy sınırları içindeki Hazine arazileri ile kamuya ait tarım arazileri
kiracılarından tahsil edilen kira bedelinin yüzde 10'u köy tüzel kişiliklerine
aktarılacak. Maliye Bakanlığı bu oranı 2 katına kadar çıkarmaya yetkili olacak.
Bedeli ödenmek üzere kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya
tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinden ilgililer lehine tesis edilecek
irtifak hakları veya kullanma izinlerinden hasılat payı alınmayacak.
Gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve
altyapı tesis yatırımı yapacak olanlardan alınması gereken irtifak hakkı ve
kullanma izni bedelleri ile işletilmesinden elde edilecek hasılattan Hazinece
ayrıca pay tahsil edilmeyecek.
Vakıflar ya da kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, üzerinde yapılaşma
bulunan taşınmazların Hazineye ait başka taşınmazla trampa edilmesi yoluyla
Hazine adına tescil edilenler öncelikle büyükşehir, talep olmaması halinde ilgili
belediye, diğer yerlerde ise o yerin belediyesine bedelsiz olarak devredilecek.
Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve
teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca kredi teminatı sağlamak üzere
kurulmuş olup, bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk
fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın kredi
sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar, kurumlar vergisinden muaf olacak.
Tarımsal üretici birlikleri de bu vergiden muaf tutulacak.
İstanbul'da 2009 yılı Mart ayında yapılan Dünya Su Forumu Sekreteryasının
tüzel kişiliği 31 Aralık 2011'de sona erecek.
Serbest mali müşavirler belli koşullarda KİT'lerde yönetim kurulu üyeliği
yapabilecek.
İşyeri hekimi ve iş güvenliği birimi veya konu ile ilgili uzmanı
bulunmayan işletmeler işyeri dışından iş sağlığı ve güvenliği hizmeti
alabilecek.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, verdikleri önerge üzerinde yaptığı
konuşmada, vergi denetimine ilişkin çalışmalarda siyasetin varlığının
hissedildiği bir dönemden geçildiğini ileri sürerek, AK Parti Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli'nin tasarıya ilişkin yaptığı konuşmayı anımsattı.
Canikli'nin, ''kendi dönemlerinde vergi denetimine ilişkin kimseye
ayrıcalık tanınmadığı'' şeklinde sözleri bulunduğunu ifade eden Hamzaçebi, ''Ben
de Gelirler Genel Müdürlüğü yaptım, defterdar olarak çalıştım. O dönemde hiçbir
bakanın, 'şunu inceleyin' ya da 'incelemeyin' şeklinde telkini bile olmadı. Bir
medya grubuna yönelik çalışmalara bakılırsa döneminizde bağımsız bir vergi
denetimi mekanizması yarattığınızdan söz etmek doğru olmaz'' diye konuştu.
Hamzaçebi'nin konuşmasının ardından, ''sataşma'' gerekçesiyle söz isteyen
Canikli, söz konusu medya grubuna ilişkin raporun yazıldığını hatırlattı. Vergi
inceleme elemanlarının bile kendi aralarında görüş farklılığı yaşadığını anlatan
Canikli, ''Objektif bir şekilde hazırlanmış bir raporu, siyasi bir talimatın
gereği gibi göstermek doğru değil'' dedi.
TBMM Bakanvekili Nevzat Pakdil, 2. bölümün kabul edilmesinin ardından
birleşime bir süre ara verdi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Trafik kuralları
ihlal edilmesin, maliyeye de tek bir kuruş gelir gelmesin'' dedi.
Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak vergi konusunda
düzenlemeler içeren ''Torba Tasarı''nın 3. bölümü üzerinde, milletvekillerinin
sorularını yanıtladı.
Trafik cezalarından ne kadar gelir elde edileceğinin tahminden ibaret
olduğunu belirten Şimşek, ''İlla da bu hedefleri tutturalım ve bütçeye gelir
kaydedelim' diye bir yaklaşımımız olamaz'' diye konuştu.
Mehmet Şimşek, trafik cezalarının yüzde 50'sinin Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Fonu'na aktarıldığını anımsatarak, ''Maliye Bakanı olarak, hiçbir
trafik kuralının ihlal edilmemesini tercih ederim. Bir şekilde oradan gelir elde
etmemeyi de gönlüm arzu eder. Yani trafik kuralları ihlal edilmesin, Maliyeye de
tek bir kuruş gelir gelmesin... Ama Türkiye'de bu cezalar ve bu ihlaller
sözkonusu. Yabancı ülkelerde ise bu cezalar çok daha ağır'' dedi.
Bakan Şimşek, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin yaşadığı
sıkıntının sık sık kendisine iletildiğini söyledi.
''İçişleri Bakanlığı ve Hazine ile bir araya gelip, gelir paylarında bir
düzenleme yapılması gündeme gelebilir ve bu konuda bir adım atılabilir'' diyen
Şimşek, nüfusu 2 binin altında olan yerlerin hizmet sunmada da sıkıntılar
yaşadığını kaydetti. Bakan Şimşek, bu belediyeleri kapatmak istediklerini, ancak
bunun gerçekleşmediğini ifade etti.
Maliye Bakanı Şimşek, maliye personelinin özlük hakları ile ilgili soruyu
yanıtlarken, 2002'den bu yana kamu personelinin tamamına enflasyonun üzerinde
maaş artışı yaptıklarını bildirdi. Kaynağı olmayan artışların devletin
borçlanmasına neden olduğunu belirten Şimşek, borçlanmanın uzun vadede
sürdürülebilir bir yapı olmadığını kaydetti. Şimşek, ''Bu işi dengeli götürmek
lazım. Bol keseden dağıtmak kolay ama sonradan bu vatandaşa yük olarak dönüyor.
Sonrasında da eğitimde, altyapıda ciddi sıkıntılar yaşanıyor'' diye konuştu.
Yunanistan ve Macaristan gibi bazı ülkelerde ücretlerin dondurulduğunu,
bazı memurların işine son verildiğini belirten Şimşek, ''Türkiye'de, çok şükür
krizi, bu boyutuyla memura, emekliye, işçiye yansıtmadık ama bol keseden atılan
dönemlerde sonradan sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Onun için bizim
yaklaşımımızın uzun vadede daha sürdürülebilir bir yaklaşım olduğu kanısındayım''
dedi.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, 3. bölüm üzerinde grubu
adına yaptığı konuşmada, kamu avukatları arasında maaş adaletsizliği olduğunu
ifade ederek, bu adaletsizliğini giderilmesini istedi. Belediyelerin aldıkları
paylarda da eşitsizlik olduğunu öne süren Aslanoğlu, nüfusu az olan bir
belediyenin, çok olandan daha fazla pay alabildiğine dikkati çekti.
MHP Grubu adına konuşan Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu ise bu
düzenlemenin ilk başta Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği düzenlemeler için
hazırlandığını, fakat daha sonra içerisine bir çok madde eklendiğini ifade
ederek, tasarıdaki bazı düzenlemelerin yüksek mahkemece tekrar iptal edileceğini
öne sürdü.
Dolmuş ve minibüslerde fazla yolcu taşımanın cezasının bir ay önce
çıkarılan bir kanunda 60 TL olarak belirlendiğini ifade eden Kumcuoğlu, şöyle
konuştu:
''Ancak aradan bu kadar kısa süre geçmişken, Plan ve Bütçe Komisyonunu
alel acele toplayarak bu teklifi ele aldınız ve Genel Kurula getireceksiniz. Niye
bunu yapıyorsunuz? Bu nasıl bir işlemdir? Taş atan çocuklar yasası ile
İmralı'daki bebek katiline ikram sofrası sundunuz. Bu düzenlemelerin amacı belli,
referandum. Siz 12 Eylül referandumuna oynuyorsunuz. Onun bunun ağzına bir parmak
bal çalıyorsunuz. Son 2 aydır getirdiğiniz bütün tasarı ve tekliflerin hedefi 12
Eylül referandumudur. Orada mümkün olduğu kadar fazla oy almaya çalışıyorsunuz
ama bunu yaparken devleti tahrip ediyorsunuz. Millet, 12 Eylülde yalana dolana,
işsizliğe, bölücülüğü, bölücülere, haksız servete, güce tapanlara, yabancı
dayatmalara, siperde diz üstü çökenlere, hesabı için el etek öpenlere, çirkin
Habur ayıplarına, Mehmet'i eşkıya ile bir tutanlara 'hayır' diyecek; 12 eylülde
bu millet, ikinci 12 eylül darbesine 'hayır' diyecek.''
Bu arada, Bakan Şimşek'in eşi Esra Şimşek de bir süre Genel Kurul
çalışmalarını izledi.
Tasarının görüşmeleri 3. bölüm üzerinde sürüyor.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen ''torba
tasarı''nın görüşmelerinde 12 Eylül referandumu tartışması yaşandı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, tasarı üzerinde verilen bir önerge
üzerinde konuşurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin grup
toplantısında, 12 Eylül 1980'de idam edilenlerin mektuplarını okurken ağlamasını
eleştirdi. Günal, AK Parti'li milletvekillerine, ''Gelin jüri olun. Başbakan'a en
iyi ağlayan sanatçı, Arınç'a da yardımcı oyuncu ödülünü verelim'' diye
seslendi.
AK Parti'lilerin, tepki göstererek laf atması üzerine Günal, ''Önce
dinleyin sonra jüri olarak karar verin'' dedi. Mehmet Günal, Başbakan Erdoğan'ın,
12 Eylül'de idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektubundaki ''milliyetçilik
yaşar, cenazemin arkasından ağlamayın'' dizelerini okumadığını söyledi.
''Başbakan iyi bir senaryo ortaya koydu ve çok iyi oynadı. Bunu
hazırlayan arkadaşlara teşekkür ediyorum'' diyen Günal, şöyle konuştu:
''Ben jüri üyesi olarak tam puan verdim. Bize yıllardır, 'şehitler
üzerinden istismar yapıyorsunuz' diyen sizlere bu yakışmadı. Ağlayıp da
yalvarmaya kadar kaldıysanız, bunlarla 'evet' oyu alamazsınız. 12 Eylül'de siz
bunları yargılayabilecek misiniz? 'E-muhtırayı ben yazdım' diyen adamı, 28 Şubatı
yapanları yargılayabiliyor musunuz, yargılayamıyor musunuz? Eğer bunları
yargılayabileceksen, idam edebileceksen ben de referandumda 'evet' oyu vereceğim.
Onları yargılayabilmenin hukukta yeri yok. 30 yılda dava düşüyor, kimseyi
kandırmayın. Akıtılan gözyaşları timsah gözyaşları.''
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, söz alarak, Günal'ın gündeme
getirdiği konunun görüşülen tasarıyla ilgisinin bulunmadığını söyledi.
Kılıç, ''Anlaşılıyor ki AK Parti hükümeti ve milletvekillerinin
demokrasi, özgür, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünden yana duruşları
birilerini rahatsız ediyor. Sayın Başbakanın ve bakanların vicdanlarının sesi
olan duruş ve yaklaşımları birilerini rahatsız ediyor. Bütün bu rahatsızlıklara
rağmen hukukun ve demokrasinin yanında durmaya, milletimizin vicdanını kanatan
acıları unutmamaya kararlıyız. Milletle birlikte biz de 'evet' diyeceğiz. Çok iyi
biliyorum ki sizin içiniz de 'evet' demek için kaynıyor'' şeklide konuştu.
MHP'liler, Kılıç'ın bu sözlerine tepki gösterirken, Grup Başkanvekili
Oktay Vural, ''Kendi iradesini açıklasın. Bizim üzerimizden niye siyaset
yapıyorsunuz?'' dedi.
Kılıç ile Vural, oturdurdukları yerden karşılıklı olarak bir süre
tartıştı.
(09.13)
konusunda düzenlemeler içeren ''torba'' tasarının 2. bölümü kabul edildi.
''Temel yasa'' olarak görüşülen, Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın
26-49. maddelerini kapsayan 2. bölümde yer alan düzenlemelere göre, Vergi
İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu oluşturulacak.
Kurul, bakanlığının vergi inceleme ve denetim amaçlarına ulaşmasına
sağlamak, vergi inceleme denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke,
yöntem ve teknikleri geliştirmek; vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların
uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi inceleme birimleri arasında
koordinasyonu ve bilgi akışını temin etmek gibi görevleri üstlenecek. Kurul,
bakan ya da vekalet vermesi halinde müsteşar başkanlığında ilgili birimlerden
oluşacak.
Vergi incelemeleri, bu konuda yetkili olanlar tarafından yıllık vergi
inceleme ve denetim planına uygun olarak yerine getirilecek. Vergi incelemesine
tabi tutulacak sektörler ve mükellefler, gerekçeleriyle birlikte yıllık vergi
inceleme ve denetim planında belirlenecek.
Teftiş, soruşturma, ihbar, şikayet ve benzeri nedenlerle yıl içinde
ortaya çıkabilecek vergi incelemelerinin yapılmasına dair usullerle esaslara da
yıllık vergi inceleme ve denetim planında yer verilecek. Tam ve sınırlı vergi
incelemelerinin kapsamı, birinci sınıf tüccarların yıllık iş hacimleri, aktif ve
öz sermaye büyüklükleri esas alınarak gruplara ayrılması, vergi incelemesi ile
ilgili asgari süreler getirilmesi, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon
Kurulunun önerisi üzerine Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenecek.
Kurul, yıllık vergi inceleme ve denetim planı uygulama sonuçlarını ertesi
yılın Nisan ayına kadar kamuoyuna duyuracak.
Bakanlıkta daire başkanı veya genel müdür yardımcısı kadrolarında
bulunanlar ile defterdar kadrosunda en az 3 yıl görev yapmış olanlar, Personel
Genel Müdürlüğünde kontrolör kadrolarına atanabilecek.
Kamu sağlık kuruluşlarının birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler
KDV'den istisna tutulacak, vergi muafiyeti sağlanacak.
Milli Piyango İdaresinin şans oyunlarıyla işlerinin Türk Ticaret Kanunu
hükümlerince kurulan şirketlere yaptırabilmesi imkanı sağlanacak. Bu kapsamda
yapılacak lisans verme işlemleri, teklif almak yoluyla açık eksiltme usulüne göre
yaptırılabilecek.
Adli personele yol tazminatı verilecek. Yol tazminatı, damga vergisi
hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak.
Hazineye ait arazilerin, taşınmazların yüzde 40'ı hisse miktarı uygulama
imar planları içinde ise 400, dışında ise 4 bin metrekareyi aşmamak üzere talepte
bulunan hissedarlarına doğrudan satılabilecek. Birden fazla hissedar bulunması
halinde satış işlemi pazarlık usulüyle yapılabilecek.
Köy sınırları içindeki Hazine arazileri ile kamuya ait tarım arazileri
kiracılarından tahsil edilen kira bedelinin yüzde 10'u köy tüzel kişiliklerine
aktarılacak. Maliye Bakanlığı bu oranı 2 katına kadar çıkarmaya yetkili olacak.
Bedeli ödenmek üzere kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya
tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinden ilgililer lehine tesis edilecek
irtifak hakları veya kullanma izinlerinden hasılat payı alınmayacak.
Gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve
altyapı tesis yatırımı yapacak olanlardan alınması gereken irtifak hakkı ve
kullanma izni bedelleri ile işletilmesinden elde edilecek hasılattan Hazinece
ayrıca pay tahsil edilmeyecek.
Vakıflar ya da kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, üzerinde yapılaşma
bulunan taşınmazların Hazineye ait başka taşınmazla trampa edilmesi yoluyla
Hazine adına tescil edilenler öncelikle büyükşehir, talep olmaması halinde ilgili
belediye, diğer yerlerde ise o yerin belediyesine bedelsiz olarak devredilecek.
Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve
teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca kredi teminatı sağlamak üzere
kurulmuş olup, bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk
fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın kredi
sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar, kurumlar vergisinden muaf olacak.
Tarımsal üretici birlikleri de bu vergiden muaf tutulacak.
İstanbul'da 2009 yılı Mart ayında yapılan Dünya Su Forumu Sekreteryasının
tüzel kişiliği 31 Aralık 2011'de sona erecek.
Serbest mali müşavirler belli koşullarda KİT'lerde yönetim kurulu üyeliği
yapabilecek.
İşyeri hekimi ve iş güvenliği birimi veya konu ile ilgili uzmanı
bulunmayan işletmeler işyeri dışından iş sağlığı ve güvenliği hizmeti
alabilecek.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, verdikleri önerge üzerinde yaptığı
konuşmada, vergi denetimine ilişkin çalışmalarda siyasetin varlığının
hissedildiği bir dönemden geçildiğini ileri sürerek, AK Parti Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli'nin tasarıya ilişkin yaptığı konuşmayı anımsattı.
Canikli'nin, ''kendi dönemlerinde vergi denetimine ilişkin kimseye
ayrıcalık tanınmadığı'' şeklinde sözleri bulunduğunu ifade eden Hamzaçebi, ''Ben
de Gelirler Genel Müdürlüğü yaptım, defterdar olarak çalıştım. O dönemde hiçbir
bakanın, 'şunu inceleyin' ya da 'incelemeyin' şeklinde telkini bile olmadı. Bir
medya grubuna yönelik çalışmalara bakılırsa döneminizde bağımsız bir vergi
denetimi mekanizması yarattığınızdan söz etmek doğru olmaz'' diye konuştu.
Hamzaçebi'nin konuşmasının ardından, ''sataşma'' gerekçesiyle söz isteyen
Canikli, söz konusu medya grubuna ilişkin raporun yazıldığını hatırlattı. Vergi
inceleme elemanlarının bile kendi aralarında görüş farklılığı yaşadığını anlatan
Canikli, ''Objektif bir şekilde hazırlanmış bir raporu, siyasi bir talimatın
gereği gibi göstermek doğru değil'' dedi.
TBMM Bakanvekili Nevzat Pakdil, 2. bölümün kabul edilmesinin ardından
birleşime bir süre ara verdi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Trafik kuralları
ihlal edilmesin, maliyeye de tek bir kuruş gelir gelmesin'' dedi.
Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak vergi konusunda
düzenlemeler içeren ''Torba Tasarı''nın 3. bölümü üzerinde, milletvekillerinin
sorularını yanıtladı.
Trafik cezalarından ne kadar gelir elde edileceğinin tahminden ibaret
olduğunu belirten Şimşek, ''İlla da bu hedefleri tutturalım ve bütçeye gelir
kaydedelim' diye bir yaklaşımımız olamaz'' diye konuştu.
Mehmet Şimşek, trafik cezalarının yüzde 50'sinin Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Fonu'na aktarıldığını anımsatarak, ''Maliye Bakanı olarak, hiçbir
trafik kuralının ihlal edilmemesini tercih ederim. Bir şekilde oradan gelir elde
etmemeyi de gönlüm arzu eder. Yani trafik kuralları ihlal edilmesin, Maliyeye de
tek bir kuruş gelir gelmesin... Ama Türkiye'de bu cezalar ve bu ihlaller
sözkonusu. Yabancı ülkelerde ise bu cezalar çok daha ağır'' dedi.
Bakan Şimşek, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin yaşadığı
sıkıntının sık sık kendisine iletildiğini söyledi.
''İçişleri Bakanlığı ve Hazine ile bir araya gelip, gelir paylarında bir
düzenleme yapılması gündeme gelebilir ve bu konuda bir adım atılabilir'' diyen
Şimşek, nüfusu 2 binin altında olan yerlerin hizmet sunmada da sıkıntılar
yaşadığını kaydetti. Bakan Şimşek, bu belediyeleri kapatmak istediklerini, ancak
bunun gerçekleşmediğini ifade etti.
Maliye Bakanı Şimşek, maliye personelinin özlük hakları ile ilgili soruyu
yanıtlarken, 2002'den bu yana kamu personelinin tamamına enflasyonun üzerinde
maaş artışı yaptıklarını bildirdi. Kaynağı olmayan artışların devletin
borçlanmasına neden olduğunu belirten Şimşek, borçlanmanın uzun vadede
sürdürülebilir bir yapı olmadığını kaydetti. Şimşek, ''Bu işi dengeli götürmek
lazım. Bol keseden dağıtmak kolay ama sonradan bu vatandaşa yük olarak dönüyor.
Sonrasında da eğitimde, altyapıda ciddi sıkıntılar yaşanıyor'' diye konuştu.
Yunanistan ve Macaristan gibi bazı ülkelerde ücretlerin dondurulduğunu,
bazı memurların işine son verildiğini belirten Şimşek, ''Türkiye'de, çok şükür
krizi, bu boyutuyla memura, emekliye, işçiye yansıtmadık ama bol keseden atılan
dönemlerde sonradan sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Onun için bizim
yaklaşımımızın uzun vadede daha sürdürülebilir bir yaklaşım olduğu kanısındayım''
dedi.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, 3. bölüm üzerinde grubu
adına yaptığı konuşmada, kamu avukatları arasında maaş adaletsizliği olduğunu
ifade ederek, bu adaletsizliğini giderilmesini istedi. Belediyelerin aldıkları
paylarda da eşitsizlik olduğunu öne süren Aslanoğlu, nüfusu az olan bir
belediyenin, çok olandan daha fazla pay alabildiğine dikkati çekti.
MHP Grubu adına konuşan Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu ise bu
düzenlemenin ilk başta Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği düzenlemeler için
hazırlandığını, fakat daha sonra içerisine bir çok madde eklendiğini ifade
ederek, tasarıdaki bazı düzenlemelerin yüksek mahkemece tekrar iptal edileceğini
öne sürdü.
Dolmuş ve minibüslerde fazla yolcu taşımanın cezasının bir ay önce
çıkarılan bir kanunda 60 TL olarak belirlendiğini ifade eden Kumcuoğlu, şöyle
konuştu:
''Ancak aradan bu kadar kısa süre geçmişken, Plan ve Bütçe Komisyonunu
alel acele toplayarak bu teklifi ele aldınız ve Genel Kurula getireceksiniz. Niye
bunu yapıyorsunuz? Bu nasıl bir işlemdir? Taş atan çocuklar yasası ile
İmralı'daki bebek katiline ikram sofrası sundunuz. Bu düzenlemelerin amacı belli,
referandum. Siz 12 Eylül referandumuna oynuyorsunuz. Onun bunun ağzına bir parmak
bal çalıyorsunuz. Son 2 aydır getirdiğiniz bütün tasarı ve tekliflerin hedefi 12
Eylül referandumudur. Orada mümkün olduğu kadar fazla oy almaya çalışıyorsunuz
ama bunu yaparken devleti tahrip ediyorsunuz. Millet, 12 Eylülde yalana dolana,
işsizliğe, bölücülüğü, bölücülere, haksız servete, güce tapanlara, yabancı
dayatmalara, siperde diz üstü çökenlere, hesabı için el etek öpenlere, çirkin
Habur ayıplarına, Mehmet'i eşkıya ile bir tutanlara 'hayır' diyecek; 12 eylülde
bu millet, ikinci 12 eylül darbesine 'hayır' diyecek.''
Bu arada, Bakan Şimşek'in eşi Esra Şimşek de bir süre Genel Kurul
çalışmalarını izledi.
Tasarının görüşmeleri 3. bölüm üzerinde sürüyor.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen ''torba
tasarı''nın görüşmelerinde 12 Eylül referandumu tartışması yaşandı.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, tasarı üzerinde verilen bir önerge
üzerinde konuşurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin grup
toplantısında, 12 Eylül 1980'de idam edilenlerin mektuplarını okurken ağlamasını
eleştirdi. Günal, AK Parti'li milletvekillerine, ''Gelin jüri olun. Başbakan'a en
iyi ağlayan sanatçı, Arınç'a da yardımcı oyuncu ödülünü verelim'' diye
seslendi.
AK Parti'lilerin, tepki göstererek laf atması üzerine Günal, ''Önce
dinleyin sonra jüri olarak karar verin'' dedi. Mehmet Günal, Başbakan Erdoğan'ın,
12 Eylül'de idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektubundaki ''milliyetçilik
yaşar, cenazemin arkasından ağlamayın'' dizelerini okumadığını söyledi.
''Başbakan iyi bir senaryo ortaya koydu ve çok iyi oynadı. Bunu
hazırlayan arkadaşlara teşekkür ediyorum'' diyen Günal, şöyle konuştu:
''Ben jüri üyesi olarak tam puan verdim. Bize yıllardır, 'şehitler
üzerinden istismar yapıyorsunuz' diyen sizlere bu yakışmadı. Ağlayıp da
yalvarmaya kadar kaldıysanız, bunlarla 'evet' oyu alamazsınız. 12 Eylül'de siz
bunları yargılayabilecek misiniz? 'E-muhtırayı ben yazdım' diyen adamı, 28 Şubatı
yapanları yargılayabiliyor musunuz, yargılayamıyor musunuz? Eğer bunları
yargılayabileceksen, idam edebileceksen ben de referandumda 'evet' oyu vereceğim.
Onları yargılayabilmenin hukukta yeri yok. 30 yılda dava düşüyor, kimseyi
kandırmayın. Akıtılan gözyaşları timsah gözyaşları.''
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, söz alarak, Günal'ın gündeme
getirdiği konunun görüşülen tasarıyla ilgisinin bulunmadığını söyledi.
Kılıç, ''Anlaşılıyor ki AK Parti hükümeti ve milletvekillerinin
demokrasi, özgür, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünden yana duruşları
birilerini rahatsız ediyor. Sayın Başbakanın ve bakanların vicdanlarının sesi
olan duruş ve yaklaşımları birilerini rahatsız ediyor. Bütün bu rahatsızlıklara
rağmen hukukun ve demokrasinin yanında durmaya, milletimizin vicdanını kanatan
acıları unutmamaya kararlıyız. Milletle birlikte biz de 'evet' diyeceğiz. Çok iyi
biliyorum ki sizin içiniz de 'evet' demek için kaynıyor'' şeklide konuştu.
MHP'liler, Kılıç'ın bu sözlerine tepki gösterirken, Grup Başkanvekili
Oktay Vural, ''Kendi iradesini açıklasın. Bizim üzerimizden niye siyaset
yapıyorsunuz?'' dedi.
Kılıç ile Vural, oturdurdukları yerden karşılıklı olarak bir süre
tartıştı.
(09.13)
