2012-08-08 - 13:06
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi parlamentoda bir basın toplantısı düzenledi.
TBMM'nin 14 Ağustos günü öğleden sonra toplanmasına yönelik olarak "CHP'nin talebini dün TBMM Başkanlığı'na sunduklarını" belirten Hamzaçebi, TBMM Başkanı'nın bu konuda yapacağı çağrı uyarınca belirlenen gün ve saatte "CHP grubunun TBMM Genel Kurul'unda hazır bulunacağını" söyledi.
CHP'nin yapmış olduğu çağrının kapsamının "herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerektiğini" ifade eden Hamzaçebi, "Özellikle Sayın Başbakan'ın bizim çağrımızın içeriğinden haberdar olmadığı veya çağrının içeriğini bilmekle birlikte konuyu saptırdığı anlaşılmaktadır. Biz çağrımızda şunları söylüyoruz: Türkiye, ulusal güvenliği açısından, iç güvenliği açısından son dönemlerde ucu belirsiz olan tehlikeli bir sürece girmiştir. Türkiye güneydoğudaki bütün komşularıyla kavgalıdır. Terör örgütü ile yürütülen mücadele sürecinde terör örgütü yöntem değiştirmiştir. Eskiden vur-kaç yöntemini izleyen terör örgütü şimdi vur-kal yöntemini izlemeye başlamıştır" şeklinde konuştu.
Şemdinli'de "silahlı kalkışma" meydana geldiğini hatırlatan Hamzaçebi, "böyle bir süreçte TBMM'nin yani milli iradenin toplanıp bu durumu değerlendirmesi gerektiğini" söyledi. CHP'nin talebinin asıl gerekçesinin "TBMM İç Tüzüğüne göre devlet ve toplum hayatını ilgilendiren konularda hükümetin TBMM'ye yani millete bilgi vermesidir" şeklinde konuşan Hamzaçebi, TBMM'ye bilgi verme çağrısında bulunduklarını söyledi.
Olağanüstü toplanma çağrısı için ortaya konulan ikinci gerekçenin "terör örgütü ve terör karşısında TBMM'nin kararlılığını vurgulamak, milli iradenin, güvenlik güçlerinin, terörle mücadele eden politikaların arkasında olduğunu ifade etmek" olduğu bilgisini veren Hamzaçebi, "bizim çağrımızda bu çok açık bir şekilde yer alıyor. Bu ikisi dışında bizim toplantı kararımızın herhangi bir amacı yoktur" şeklinde konuştu. Hamzaçebi şunları kaydetti:
"Sayın Başbakan dün yapmış olduğu açıklamada bu çağrıya icabet etmeyeceğini ifade etti. Bunun anlamı, ben TBMM'ye ve millete bilgi vermeyeceğim, TBMM'nin terörle mücadele konusundaki kararlılığına da bu yöndeki bir niyet beyanına da ihtiyacım yok. Bunun anlamı budur. Bizim çağrımızda başka hiçbir şey yok. Aslında Sayın Başbakanın aklında sanıyorum başka bir şey var, o da TBMM'ye gelip mahcup olmaktan korkuyor. Yani TBMM'ye gelip terörle ilgili mücadelede vereceği bilgilerin milleti tatmin etmeyeceğinden, TBMM'yi tatmin etmeyeceğinden endişe ediyor. Yoksa hangi hükümet TBMM'nin terörle mücadeledeki kararlılığını vurgulamasını istemez, bu desteği almayı istemez. Sayın Başbakan üslubunu çirkinleştiriyor ve Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili olarak da çok üslup dışı kelimeler kullanıyor. Ben de bu çerçevede Sayın Başbakan'a bazı sorular sormak istiyorum. Sayın Başbakan, siz Kandil'e gitme iktidarını gösteremeyen bir Başbakansınız. Yani hükümetin çapı Kandil'e gitmeye yetmiyor. 7 Kasım 2011 tarihinde TBMM'den sınır ötesi harekat için hükümet yetki aldı. O tarihten bu yana Kandil'e hükümet gidemiyor. Bütün her şeyin başı Kandil değil mi? Sayın Başbakanın çapı Kandil'e asker göndermeye yetmiyor. Sayın Başbakan'ın çapı PKK'nın elinde 19 Ağustos'ta bir yılını dolduracak olan kaymakamı oradan kurtarmaya yetmiyor. Sayın Başbakan Barzani'den yardım istedikçe batağa saplanan bir hükümetin başbakanıdır"
"Gün milli birlik günüdür, milli beraberlik günüdür, kardeşlik günüdür. Biz bu dayanışmayı göstermek için TBMM'yi toplantıya çağırırken bundan kaçınan bir hükümet var" şeklinde konuşan Hamzaçebi, "Sorun karakol duvarlarının değil, hükümetin güçlü olup olmaması sorunudur. 1997 yılında bir kuvvet komutanı Hatay'a gidip bir konuşma yaparak terör örgütünün liderini Suriye'den ihraç ettirmişti. O zaman karakol duvarları daha güçlü değildi. Ama o zaman güçlü bir hükümet, güçlü bir Türkiye vardı. Sorun buradadır. Öyle gazete manşetlerini teslim alarak, iç politikaya yüklenerek kendinizi güçlü göstermeniz, kendi kendinizi kandırmanız yetmiyor" dedi.
Başbakan'ın "Oslo'da verdiği eli ve kurtaramadığı kolunu kurtarmak için yola çıktıklarını" belirten Hamzaçebi, salı günü TBMM'de "hazır bulunacaklarını" belirtti. (13:06)
CHP'nin yapmış olduğu çağrının kapsamının "herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerektiğini" ifade eden Hamzaçebi, "Özellikle Sayın Başbakan'ın bizim çağrımızın içeriğinden haberdar olmadığı veya çağrının içeriğini bilmekle birlikte konuyu saptırdığı anlaşılmaktadır. Biz çağrımızda şunları söylüyoruz: Türkiye, ulusal güvenliği açısından, iç güvenliği açısından son dönemlerde ucu belirsiz olan tehlikeli bir sürece girmiştir. Türkiye güneydoğudaki bütün komşularıyla kavgalıdır. Terör örgütü ile yürütülen mücadele sürecinde terör örgütü yöntem değiştirmiştir. Eskiden vur-kaç yöntemini izleyen terör örgütü şimdi vur-kal yöntemini izlemeye başlamıştır" şeklinde konuştu.
Şemdinli'de "silahlı kalkışma" meydana geldiğini hatırlatan Hamzaçebi, "böyle bir süreçte TBMM'nin yani milli iradenin toplanıp bu durumu değerlendirmesi gerektiğini" söyledi. CHP'nin talebinin asıl gerekçesinin "TBMM İç Tüzüğüne göre devlet ve toplum hayatını ilgilendiren konularda hükümetin TBMM'ye yani millete bilgi vermesidir" şeklinde konuşan Hamzaçebi, TBMM'ye bilgi verme çağrısında bulunduklarını söyledi.
Olağanüstü toplanma çağrısı için ortaya konulan ikinci gerekçenin "terör örgütü ve terör karşısında TBMM'nin kararlılığını vurgulamak, milli iradenin, güvenlik güçlerinin, terörle mücadele eden politikaların arkasında olduğunu ifade etmek" olduğu bilgisini veren Hamzaçebi, "bizim çağrımızda bu çok açık bir şekilde yer alıyor. Bu ikisi dışında bizim toplantı kararımızın herhangi bir amacı yoktur" şeklinde konuştu. Hamzaçebi şunları kaydetti:
"Sayın Başbakan dün yapmış olduğu açıklamada bu çağrıya icabet etmeyeceğini ifade etti. Bunun anlamı, ben TBMM'ye ve millete bilgi vermeyeceğim, TBMM'nin terörle mücadele konusundaki kararlılığına da bu yöndeki bir niyet beyanına da ihtiyacım yok. Bunun anlamı budur. Bizim çağrımızda başka hiçbir şey yok. Aslında Sayın Başbakanın aklında sanıyorum başka bir şey var, o da TBMM'ye gelip mahcup olmaktan korkuyor. Yani TBMM'ye gelip terörle ilgili mücadelede vereceği bilgilerin milleti tatmin etmeyeceğinden, TBMM'yi tatmin etmeyeceğinden endişe ediyor. Yoksa hangi hükümet TBMM'nin terörle mücadeledeki kararlılığını vurgulamasını istemez, bu desteği almayı istemez. Sayın Başbakan üslubunu çirkinleştiriyor ve Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili olarak da çok üslup dışı kelimeler kullanıyor. Ben de bu çerçevede Sayın Başbakan'a bazı sorular sormak istiyorum. Sayın Başbakan, siz Kandil'e gitme iktidarını gösteremeyen bir Başbakansınız. Yani hükümetin çapı Kandil'e gitmeye yetmiyor. 7 Kasım 2011 tarihinde TBMM'den sınır ötesi harekat için hükümet yetki aldı. O tarihten bu yana Kandil'e hükümet gidemiyor. Bütün her şeyin başı Kandil değil mi? Sayın Başbakanın çapı Kandil'e asker göndermeye yetmiyor. Sayın Başbakan'ın çapı PKK'nın elinde 19 Ağustos'ta bir yılını dolduracak olan kaymakamı oradan kurtarmaya yetmiyor. Sayın Başbakan Barzani'den yardım istedikçe batağa saplanan bir hükümetin başbakanıdır"
"Gün milli birlik günüdür, milli beraberlik günüdür, kardeşlik günüdür. Biz bu dayanışmayı göstermek için TBMM'yi toplantıya çağırırken bundan kaçınan bir hükümet var" şeklinde konuşan Hamzaçebi, "Sorun karakol duvarlarının değil, hükümetin güçlü olup olmaması sorunudur. 1997 yılında bir kuvvet komutanı Hatay'a gidip bir konuşma yaparak terör örgütünün liderini Suriye'den ihraç ettirmişti. O zaman karakol duvarları daha güçlü değildi. Ama o zaman güçlü bir hükümet, güçlü bir Türkiye vardı. Sorun buradadır. Öyle gazete manşetlerini teslim alarak, iç politikaya yüklenerek kendinizi güçlü göstermeniz, kendi kendinizi kandırmanız yetmiyor" dedi.
Başbakan'ın "Oslo'da verdiği eli ve kurtaramadığı kolunu kurtarmak için yola çıktıklarını" belirten Hamzaçebi, salı günü TBMM'de "hazır bulunacaklarını" belirtti. (13:06)
