2018-10-31 - 15:33
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Gök başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Gök başkanlığında toplandı.
Gök, gündem dışı konuşmalar öncesinde cumhuriyetin ilanının 95. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, cumhuriyetin, bir sınıfa, bir zümreye veya şahsa ait olmadığını, cumhuriyet rejiminde akrabalık, sınıf ve kabile ilişkilerinin kimseye hukuki ayrıcalık sağlamadığını söyledi.
Cumhuriyet rejiminin kulluktan yurttaşlığa geçişin, yurttaşlık ilişkisinin hukuken temin edildiği bir rejimin adı olduğunu ifade eden Gök, "Cumhuriyet rejimi kulluktan yurttaşlığa geçişin, yurttaşlık ilişkisinin hukuken temin edildiği bir rejimin adıdır. Türkiye Cumhuriyeti, tarih sahnesinden silinmek istenen bir milletin var oluşunun, sömürge olarak değerlendirilmek istenen bir ulusun sömürge olmaktan kurtulup Türkiye coğrafyasının vatana dönüştürülmesinin bir simgesidir. Türkiye Cumhuriyeti, bu siyasi coğrafyanın ekonomik olarak da vatan haline getirilmesinin, Kurtuluş Savaşı ile kazanılan zaferin ekonomik zaferle taçlandırılmasının adıdır." dedi.
Cumhuriyetin hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, insan hakları, düşünce ve vicdan özgürlüğü olduğunun altını çizen Gök, şöyle konuştu:
"Cumhuriyet kadın-erkek eşitliğidir. Cumhuriyet demokrasinin en çağdaş ve mantıklı uygulamasını temin eden hükümet şeklidir. Cumhuriyet ilim ve ahlakın adalet ve faziletin iftiharıdır. Cumhuriyet renkliliktir, halkçılıktır, devrimciliktir. Cumhuriyet erdemli insanların yönetimidir. Cumhuriyet bütün yurttaşların milli devlet ve üniter yapıda güven içerisinde yaşamasıdır. Cumhuriyet yurtta barış, dünyada barıştır. Cumhuriyet eğitimde, ekonomide, siyasette, kültürde, sanatta, çağdaş uygarlıkların düzeyine erişmektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun önderi, önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum."
Daha sonra, AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, 1993 yılında PKK tarafından basılan Erzurum'un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesindeki katliama ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır da adalet ve hukuk konulu gündem dışı konuşmasında, Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle iki askerin şehit olmasında hükümeti suçladı. Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan arasında çıkan sözlü tartışma, TBMM Başkanvekili Gök'ün müdahalesiyle sona erdi.
TBMM Başkanvekili Levent Gök de şehit olan iki askerle ilgili "Tunceli'de donarak ölen askerlerin şehadetleri tüm Türkiye'nin yüreğini dağlamıştır. Kamu vicdanı, ortada bir ihmal varsa bunun ortaya çıkarılmasını beklemektedir." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Ülkemizin içerisinden geçtiği bu hassas süreçte kimse fırsatçılık yapmasın. Ekonomiyi bir bütün olarak değerlendirerek ayağa kaldırmak tüm kesimlerin sorumluluğudur." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Başkanvekili Levent Gök, grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın'ın, katıldığı televizyon programında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a itaatın farz olduğunu, karşı gelmenin ise haram olduğunu söylediğini belirtti.
İlim, bilim ve kültür adamı sıfatıyla özgür düşüncenin temsilciliğini yapması gereken Taşaltın'ın, sınır tanımaksızın yaptığı konuşmayı esefle kınadıklarını ifade eden Türkkan, şunları belirtti:
"Farz, helal ve haram yüce kitabımızda belirlenmişken sözde rektörün farz ve haram uydurması gaflet değilse şüphesiz şifa bulmaz bir cehalettir. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmesi mümkün gözükmeyen bu rektörün ivedilikle görevden alınması şarttır. Bu rektör en büyük kötülüğü de Sayın Cumhurbaşkanı'na yapmıştır."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Türkiye'ye yönelik ekonomik ve stratejik saldırıların durulmaya başladığını, dolar kurunun 7,2 lira seviyesine çıktığı günlerde bazı işletmelerin fahiş zamlar yaptığını söyledi.
Dolar kurunun bugün 5, 5 seviyelerinde olduğunu ancak yapılan zamlardan geri dönüşün henüz görülmediğini belirten Akçay, "Sadece enflasyonla mücadele adı altında yüzde 10'luk indirimlerle yetinilmektedir. Ancak bu indirimler vatandaşın günlük kullanımındaki ürünlere yansıtılmamıştır. Ülkemizin içerisinden geçtiği bu hassas süreçte kimse fırsatçılık yapmasın. Ekonomiyi bir bütün olarak değerlendirerek ayağa kaldırmak tüm kesimlerin sorumluluğudur." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da AK Parti'nin, Mahalli Seçimler öncesinde muhalefeti tasviye operasyonlarını hızlandırdığını öne sürdü. Son bir haftada HDP ve bileşenlerine yönelik operasyonda çok sayıda arkadaşlarının gözaltına alındığını iddia eden Kurtulan, "Ne yaparlarsa yapsınlar HDP'nin başarısını görmekten kendisini kurtaramayacaklardır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 24 Haziran seçimleri sonrasında TBMM'ye bağlı olan Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının Cumhurbaşkanlığına bağlandığını, bu konuda yaşanan tartışmalarda ise haklı eleştirilerde bulunduklarını söyledi.
Meselenin bir başka boyutunun olduğunu ifade eden Özel, şu değerlendirmede bulundu:
"AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yakın arkadaşı Yasin Yıldız buraya başkan olarak görevlendirildi. O tarihten itibaren de çok sayıda şikayet tarafımıza ulaşmıştır. Halen orada görevli personelin TBMM personeli olması nedeniyle Başkanlığımızın bu sorunların çözümünde devreye girmesi gerekmektedir."
TBMM Genel Kurulunda, eski Başbakan Yardımcılarından Erdal İnönü, vefatının 11. yıl dönümü dolayısıyla anıldı.
Genel Kurulda söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, siyasette naif kişiliğiyle bilinen Erdal İnönü'ye, vefatının 11. yıl dönümünde Allah'tan rahmet ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Erdal İnönü'nün, Türkiye'nin kurtuluşu ve kuruluşunda önemli mücadeleler veren bir babanın oğlu ve fizik alanında Türkiye adına önemli ödüller alan bir şahsiyet olduğunu söyledi.
Akçay, İnönü'nün mütevazı kişiliğiyle milletin takdirini kazandığını ifade ederek, kendisini rahmetle andığını ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Türkiye siyasetine renk katan, nezaket getiren ve ülkeye büyük hizmetleri bulunan eski genel başkanları Erdal İnönü'yü rahmet, minnet ve özlemle andıklarını söyledi.
İnönü'nün, bugün görüşmelerine devam edilecek OHAL kararnamesine ilişkin, "Olağanüstü hal olağanüstü hukuksuzlukları kanun hükmüne bağlanmasıdır" sözünün anımsatılması gerektiğini belirten Özel, "Dokunulmazlık konusu başta olmak üzere her konuya ilkesel yaklaşmış ve Türkiye siyasetine ilke ve espirileriyle renk katmış olan sayın Erdal İnönü anılmayı bir kez daha hak ediyor." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Erdal İnönü'nün vefatının 11. yıl dönümünde İnönü'yü saygıyla yad ettiğini vurgulayarak , "İnönü'nün nezaketinin, üslubunun ve mizah anlayışının hepimize örnek olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda, 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin görüşmelerine geçildi.
Genel Kurulda, partilerin gündeme ilişkin grup önerileri ele alındı.
İYİ Parti, 15 Temmuz darbe girişimine yardım ve yataklık eden iş birlikçilerin belirlenmesine yönelik araştırma önergesinin gündeme alınmasını grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Öneri üzerinde İYİ Parti grubu adına söz alan Adana Milletvekili İsmail Koncuk, FETÖ'nün siyasi ayağıyla birlikte iktisadi ayağının da araştırılmasını istediklerini belirterek, "Bu teklifimizi de reddedebilirsiniz, çünkü 'Acaba siyasi ayağı araştırılırsa benim bunlarla geçmişte ettiğim danslar, valsler ortaya çıkar mı?' endişesi yaşayan birçok siyasetçinin hatta burada milletvekili olan arkadaşlarımızın olduğunu da biliyoruz." diye konuştu.
Önerge üzerine söz alan MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, bir araştırma önergesi için MHP'nin HDP ile birlikte çekimser kaldığı konusunda tweet attığını belirterek, "HDP bizimle çekimser oy vermiş olabilir Metin Ergun, ne var bunda, niye rahatsız oldun bundan? Bunun neyini 'tweet' attın, ne işine yaradı? HDP senin önergene el kaldıracak şimdi, ben de tweet mi atayım 'PKK'lılarla bir araya geldi' mi diyeyim?" diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Enginyurt'un, partilerinin ismini kullanarak, kabul etmeyecekleri bir üslupla konuştuğunu savundu. Kurtulan, MHP grubuna yönelik, "Delinize sahip çıkın, böyle ortaya, meydana bunu atmayın." dedi.
Meclis Başkanvekili Levent Gök, üslubuna dikkat etmesi konusunda Kurtulan'ı uyardı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 15 Temmuz gecesi Meclise gelerek, darbecilere hedef olan AK Parti'li ve MHP'li milletvekillerinden çok azının yeniden milletvekili olabildiğini, partisinin ise bu konuda hassasiyet göstererek o gece burada olan 14 milletvekilinden 12'sini yeniden Meclise taşıdığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Özel'in bu sözlerine ilişkin, "Ben eminim o gece tüm AK Parti Grubu ister Mecliste ister kendi şehrinin meydanlarında dimdik durdu." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP olarak FETÖ'nün siyasi ayağının araştırılması üzerinde en çok duran parti olduklarını ancak İYİ Parti'nin önergesini samimi bulmadıklarını belirtti.
Akçay, Özel'in ifadelerine yönelik de "Yani 14 CHP milletvekilinin 12'si tekrar milletvekili olmuşsa bu mantıkla, diğer milletvekili olmayan 2 değerli şahsiyet üzerine gölge düşürmeye mi çalışalım? Bu, partilerin geçirdikleri seçim süreci, adaylıklar süreci içerisinde kendi takdirleridir. Bu kadar mantık zorlamasına gitmemek gerekir diye düşünüyorum." dedi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, demokratik rejimi hedef alan askeri darbelerin tamamına karşı çıktıklarını ifade ederek, "Fetullahçıların, FETÖ'nün yanında olanların yedi sülalesini ortaya çıkaranlar, çıkarmaya çalışanlar; annesi, babası, kardeşi, kızı, çocuğu gözaltına alınanlar, her nedense, siyasi ayağın ortaya çıkarılması konusunda aynı cesareti göstermiyorlar." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, darbenin sadece askeri güçle değil, siyaset, iş ve eğitim dünyasında nüfuz ettiği her alanla yapıldığına işaret ederek, "Şimdi, bu askeri kısmıyla alakalı konu bile tam bir sonuca vardırılmamışken bunun diğer ayaklarını kapatma sevdası neden kaynaklı acaba? Neden korkuyoruz, neden çekiyoruz? Çiğ yiyen ve karnı ağrıyan birileri mi var bu çatının altında?" ifadelerini kullandı.
AK Parti adına söz alan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, FETÖ ile mücadele konusunda partisinin gereken bütün adımları attığını vurguladı. FETÖ ile bağlantılı olanların kamunun ihracının gerçekleştirildiğini anımsatan Tunç, "Bu hain örgütle mücadele AK Parti döneminde başladığı için FETÖ darbe girişiminde bulunmuş ve AK Parti'yi ve onun liderini ortadan kaldırmaya cüret etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
HDP'nin, belediyelere atanan kayyumlara yönelik verdiği araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi Genel Kurulda ele alındı.
Partisinin önerisi üzerinde söz alan Diyarbakır Milletvekili Adnan Selçuk Mızraklı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerel seçimlere yönelik bazı ifadelerinin "tehdit" olduğunu savunarak, 102 belediyeden 95'ine kayyum atandığını ve söz konusu belediyelerdeki birçok değerin bu kayyumlarca ortadan kaldırıldığını iddia etti.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Mahalli İdareler Yasası'nda kriterler var, Yüksek Seçim Kurulu var, oradan geçmiş, adaylaşmış bir insan için bir de Adalet ve Kalkınma Partisi kriterleri eklenmeye çalışılıyor." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, görevden alınan belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlardan bölge halkının memnun olduğunu ifade ederek, görevden alınan belediye başkanlarının terör örgütlerine yardım ettiklerini, halkın bu durumdan artık bıktığını dile getirdi.
AK Parti grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Selami Altınok, bölgedeki kayyumların hizmetlerinden vatandaşların memnun olduklarına işaret ederek, "Devletin askerine, vatandaşına çukur eşerek şehit etmeye, patlatmaya kimsenin hakkı yoktur. Buna müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz." açıklamasında bulundu.
HDP'nin söz konusu önerisi ile CHP'nin Hatay'ın sorunlarına yönelik araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada Rusya Meclis Başkanvekili Aleksander Sergeviç ve beraberindeki heyet bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
Daha sonra 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin görüşmelerine geçildi.
Meclis Başkanvekili Gök, CHP Grubu'ndan, görüşmelerin kapalı devam etmesi yönünde teklif geldiğini belirtti. Daha sonra kapalı oturuma geçildi.
Kapalı oturumdaki görüşmelerin ardından Genel Kurulda, kararname üzerindeki görüşmelere devam edildi.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, "Yüce Meclis işlevsiz hale gelmişse bundan hepimiz zamanla utanç duyacağız." dedi
TBMM Genel Kurulu'nda 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin görüşmelerine devam edildi.
İki bölüm halinde ele alınan kararnamenin birinci bölümünün maddeleri üzerinde söz isteyen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, OHAL döneminde darbe ile ilgilisi bulunmayan onlarca konu hakkında kararname çıkarıldığını belirtti.
OHAL döneminde yayımlanan kararnameler ile yüzbinlerce kişinin ihraç edildiğini anlatan Karabat, şöyle konuştu:
"Binlerce kamu çalışanının ihraç kararının 24 Haziran seçimlerinden önce alındığını, kaldırılan Bakanlar Kurulu imzasıyla yayımlanmasıyla anladık. Alelacele yapılan rejim değişikliğinde iktidarın dahi kafası karışmış olacak ki feshettikleri Bakanlar Kurulu'nun imzasıyla bir kanun hükmünde kararname çıkardılar. Eğer bu kararnameyle ihraç ettikleriniz terör örgütü üyesiyse biz 'seçim güvenliği' diye bağırırken sizin bunları atmak için seçim sonrasını beklemeniz büyük bir çelişki değil midir? OHAL geçici bir yönetim biçimiydi. Dolayısıyla, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamelerinin de alınan önlemlerin de sınırlı olması gerekirdi."
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, kararnamenin birinci maddesinin 19 bin kişinin ihracını kapsadığını belirtti.
İki yıl süren OHAL sürecindeki soruşturma ve kovuşturmalarla yüzbinlerce insanın görevinden ihraç edildiğini anlatan Subaşı, "Yüce Meclis işlevsiz hale gelmişse bundan hepimiz zamanla utanç duyacağız. FETÖ'yü biz bu çatı altında araştıramayacaksak, hiçbir güç onun köküne inemez." dedi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, 15 Temmuz'un Türk demokrasi tarihinin en karanlık gecesi olduğunu, FETÖ'cü hainlerin tanklarla, uçaklarla milletin üzerine ateş ettiğini anımsattı.
15 Temmuz sonrasında başlatılan mücadele kapsamında çeşitli operasyonların düzenlendiğini, gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğine değinen Örs, "15 Temmuz sonrasındaki süreçte kamudan 130 bin vatandaş ihraç edilirken 20 bin kamu çalışanı açığa alınmıştır. Ayrıca 17 bin kişi yargılandığı davalardan beraat etmiş ya da takipsizlik kararı verilmiştir. Mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında kurulan komisyonun elini çabuk tutmasını talep ediyoruz." diye konuştu.
FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması noktasında verilen araştırma önergesinin de reddedildiğini, FETÖ'nün siyasi ayağının neden ortaya çıkarılmadığını anlayamadıklarını belirten Örs, "Herkesle bağı olan FETÖ'nün siyasetle alakasının olmayışı akıl alacak bir durum değildir." ifadelerini kullandı.
HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise Türkiye'de bağımsız yargıdan söz etmenin doğru olmadığını öne sürdü.
AK Parti iktidarının OHAL süreci ile kadın kazanımlarına saldırdığını, kadınların 4 duvar arasına hapsedilmeye çalışıldığını iddia eden Gülüm, "Bugün değişen bir şey yok. Yapılan açıklamalarda nafakanın erkek için bir yük olduğu belirtiliyor. Yasada yoksulluğa düşen tarafa nafaka verilmesinden bahsediliyor. Ayrıca süresiz nafaka diye bir şey yoktur. Kadınlar nafaka kararını alabilmek için yıllarca mahkemede sürünüyorlar. Kadınları siz 4 duvar arasında görmek istiyorsunuz." dedi.
CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker de ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının sebebinin OHAL döneminde alınan kararlar olduğunu iddia etti.
Türkiye'nin faiz lobisinin pençeleri arasında bulunduğunu öne süren Göker, "OHAL döneminde aldığınız yanlış kararlar dolayısıyla ülke ekonomisi faiz lobisine teslim olmuş durumda. Yabancı yatırımcı da güvensizlik ortamında yatırım yapmaktan kaçıyor." diye konuştu.
Konuşmaların ardından ikinci bölümün görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Gök, gündem dışı konuşmalar öncesinde cumhuriyetin ilanının 95. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, cumhuriyetin, bir sınıfa, bir zümreye veya şahsa ait olmadığını, cumhuriyet rejiminde akrabalık, sınıf ve kabile ilişkilerinin kimseye hukuki ayrıcalık sağlamadığını söyledi.
Cumhuriyet rejiminin kulluktan yurttaşlığa geçişin, yurttaşlık ilişkisinin hukuken temin edildiği bir rejimin adı olduğunu ifade eden Gök, "Cumhuriyet rejimi kulluktan yurttaşlığa geçişin, yurttaşlık ilişkisinin hukuken temin edildiği bir rejimin adıdır. Türkiye Cumhuriyeti, tarih sahnesinden silinmek istenen bir milletin var oluşunun, sömürge olarak değerlendirilmek istenen bir ulusun sömürge olmaktan kurtulup Türkiye coğrafyasının vatana dönüştürülmesinin bir simgesidir. Türkiye Cumhuriyeti, bu siyasi coğrafyanın ekonomik olarak da vatan haline getirilmesinin, Kurtuluş Savaşı ile kazanılan zaferin ekonomik zaferle taçlandırılmasının adıdır." dedi.
Cumhuriyetin hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, insan hakları, düşünce ve vicdan özgürlüğü olduğunun altını çizen Gök, şöyle konuştu:
"Cumhuriyet kadın-erkek eşitliğidir. Cumhuriyet demokrasinin en çağdaş ve mantıklı uygulamasını temin eden hükümet şeklidir. Cumhuriyet ilim ve ahlakın adalet ve faziletin iftiharıdır. Cumhuriyet renkliliktir, halkçılıktır, devrimciliktir. Cumhuriyet erdemli insanların yönetimidir. Cumhuriyet bütün yurttaşların milli devlet ve üniter yapıda güven içerisinde yaşamasıdır. Cumhuriyet yurtta barış, dünyada barıştır. Cumhuriyet eğitimde, ekonomide, siyasette, kültürde, sanatta, çağdaş uygarlıkların düzeyine erişmektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun önderi, önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum."
Daha sonra, AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, 1993 yılında PKK tarafından basılan Erzurum'un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesindeki katliama ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır da adalet ve hukuk konulu gündem dışı konuşmasında, Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle iki askerin şehit olmasında hükümeti suçladı. Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan arasında çıkan sözlü tartışma, TBMM Başkanvekili Gök'ün müdahalesiyle sona erdi.
TBMM Başkanvekili Levent Gök de şehit olan iki askerle ilgili "Tunceli'de donarak ölen askerlerin şehadetleri tüm Türkiye'nin yüreğini dağlamıştır. Kamu vicdanı, ortada bir ihmal varsa bunun ortaya çıkarılmasını beklemektedir." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Ülkemizin içerisinden geçtiği bu hassas süreçte kimse fırsatçılık yapmasın. Ekonomiyi bir bütün olarak değerlendirerek ayağa kaldırmak tüm kesimlerin sorumluluğudur." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Başkanvekili Levent Gök, grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın'ın, katıldığı televizyon programında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a itaatın farz olduğunu, karşı gelmenin ise haram olduğunu söylediğini belirtti.
İlim, bilim ve kültür adamı sıfatıyla özgür düşüncenin temsilciliğini yapması gereken Taşaltın'ın, sınır tanımaksızın yaptığı konuşmayı esefle kınadıklarını ifade eden Türkkan, şunları belirtti:
"Farz, helal ve haram yüce kitabımızda belirlenmişken sözde rektörün farz ve haram uydurması gaflet değilse şüphesiz şifa bulmaz bir cehalettir. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmesi mümkün gözükmeyen bu rektörün ivedilikle görevden alınması şarttır. Bu rektör en büyük kötülüğü de Sayın Cumhurbaşkanı'na yapmıştır."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Türkiye'ye yönelik ekonomik ve stratejik saldırıların durulmaya başladığını, dolar kurunun 7,2 lira seviyesine çıktığı günlerde bazı işletmelerin fahiş zamlar yaptığını söyledi.
Dolar kurunun bugün 5, 5 seviyelerinde olduğunu ancak yapılan zamlardan geri dönüşün henüz görülmediğini belirten Akçay, "Sadece enflasyonla mücadele adı altında yüzde 10'luk indirimlerle yetinilmektedir. Ancak bu indirimler vatandaşın günlük kullanımındaki ürünlere yansıtılmamıştır. Ülkemizin içerisinden geçtiği bu hassas süreçte kimse fırsatçılık yapmasın. Ekonomiyi bir bütün olarak değerlendirerek ayağa kaldırmak tüm kesimlerin sorumluluğudur." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da AK Parti'nin, Mahalli Seçimler öncesinde muhalefeti tasviye operasyonlarını hızlandırdığını öne sürdü. Son bir haftada HDP ve bileşenlerine yönelik operasyonda çok sayıda arkadaşlarının gözaltına alındığını iddia eden Kurtulan, "Ne yaparlarsa yapsınlar HDP'nin başarısını görmekten kendisini kurtaramayacaklardır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 24 Haziran seçimleri sonrasında TBMM'ye bağlı olan Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının Cumhurbaşkanlığına bağlandığını, bu konuda yaşanan tartışmalarda ise haklı eleştirilerde bulunduklarını söyledi.
Meselenin bir başka boyutunun olduğunu ifade eden Özel, şu değerlendirmede bulundu:
"AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yakın arkadaşı Yasin Yıldız buraya başkan olarak görevlendirildi. O tarihten itibaren de çok sayıda şikayet tarafımıza ulaşmıştır. Halen orada görevli personelin TBMM personeli olması nedeniyle Başkanlığımızın bu sorunların çözümünde devreye girmesi gerekmektedir."
TBMM Genel Kurulunda, eski Başbakan Yardımcılarından Erdal İnönü, vefatının 11. yıl dönümü dolayısıyla anıldı.
Genel Kurulda söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, siyasette naif kişiliğiyle bilinen Erdal İnönü'ye, vefatının 11. yıl dönümünde Allah'tan rahmet ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Erdal İnönü'nün, Türkiye'nin kurtuluşu ve kuruluşunda önemli mücadeleler veren bir babanın oğlu ve fizik alanında Türkiye adına önemli ödüller alan bir şahsiyet olduğunu söyledi.
Akçay, İnönü'nün mütevazı kişiliğiyle milletin takdirini kazandığını ifade ederek, kendisini rahmetle andığını ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Türkiye siyasetine renk katan, nezaket getiren ve ülkeye büyük hizmetleri bulunan eski genel başkanları Erdal İnönü'yü rahmet, minnet ve özlemle andıklarını söyledi.
İnönü'nün, bugün görüşmelerine devam edilecek OHAL kararnamesine ilişkin, "Olağanüstü hal olağanüstü hukuksuzlukları kanun hükmüne bağlanmasıdır" sözünün anımsatılması gerektiğini belirten Özel, "Dokunulmazlık konusu başta olmak üzere her konuya ilkesel yaklaşmış ve Türkiye siyasetine ilke ve espirileriyle renk katmış olan sayın Erdal İnönü anılmayı bir kez daha hak ediyor." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Erdal İnönü'nün vefatının 11. yıl dönümünde İnönü'yü saygıyla yad ettiğini vurgulayarak , "İnönü'nün nezaketinin, üslubunun ve mizah anlayışının hepimize örnek olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda, 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin görüşmelerine geçildi.
Genel Kurulda, partilerin gündeme ilişkin grup önerileri ele alındı.
İYİ Parti, 15 Temmuz darbe girişimine yardım ve yataklık eden iş birlikçilerin belirlenmesine yönelik araştırma önergesinin gündeme alınmasını grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Öneri üzerinde İYİ Parti grubu adına söz alan Adana Milletvekili İsmail Koncuk, FETÖ'nün siyasi ayağıyla birlikte iktisadi ayağının da araştırılmasını istediklerini belirterek, "Bu teklifimizi de reddedebilirsiniz, çünkü 'Acaba siyasi ayağı araştırılırsa benim bunlarla geçmişte ettiğim danslar, valsler ortaya çıkar mı?' endişesi yaşayan birçok siyasetçinin hatta burada milletvekili olan arkadaşlarımızın olduğunu da biliyoruz." diye konuştu.
Önerge üzerine söz alan MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, bir araştırma önergesi için MHP'nin HDP ile birlikte çekimser kaldığı konusunda tweet attığını belirterek, "HDP bizimle çekimser oy vermiş olabilir Metin Ergun, ne var bunda, niye rahatsız oldun bundan? Bunun neyini 'tweet' attın, ne işine yaradı? HDP senin önergene el kaldıracak şimdi, ben de tweet mi atayım 'PKK'lılarla bir araya geldi' mi diyeyim?" diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Enginyurt'un, partilerinin ismini kullanarak, kabul etmeyecekleri bir üslupla konuştuğunu savundu. Kurtulan, MHP grubuna yönelik, "Delinize sahip çıkın, böyle ortaya, meydana bunu atmayın." dedi.
Meclis Başkanvekili Levent Gök, üslubuna dikkat etmesi konusunda Kurtulan'ı uyardı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 15 Temmuz gecesi Meclise gelerek, darbecilere hedef olan AK Parti'li ve MHP'li milletvekillerinden çok azının yeniden milletvekili olabildiğini, partisinin ise bu konuda hassasiyet göstererek o gece burada olan 14 milletvekilinden 12'sini yeniden Meclise taşıdığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Özel'in bu sözlerine ilişkin, "Ben eminim o gece tüm AK Parti Grubu ister Mecliste ister kendi şehrinin meydanlarında dimdik durdu." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP olarak FETÖ'nün siyasi ayağının araştırılması üzerinde en çok duran parti olduklarını ancak İYİ Parti'nin önergesini samimi bulmadıklarını belirtti.
Akçay, Özel'in ifadelerine yönelik de "Yani 14 CHP milletvekilinin 12'si tekrar milletvekili olmuşsa bu mantıkla, diğer milletvekili olmayan 2 değerli şahsiyet üzerine gölge düşürmeye mi çalışalım? Bu, partilerin geçirdikleri seçim süreci, adaylıklar süreci içerisinde kendi takdirleridir. Bu kadar mantık zorlamasına gitmemek gerekir diye düşünüyorum." dedi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, demokratik rejimi hedef alan askeri darbelerin tamamına karşı çıktıklarını ifade ederek, "Fetullahçıların, FETÖ'nün yanında olanların yedi sülalesini ortaya çıkaranlar, çıkarmaya çalışanlar; annesi, babası, kardeşi, kızı, çocuğu gözaltına alınanlar, her nedense, siyasi ayağın ortaya çıkarılması konusunda aynı cesareti göstermiyorlar." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, darbenin sadece askeri güçle değil, siyaset, iş ve eğitim dünyasında nüfuz ettiği her alanla yapıldığına işaret ederek, "Şimdi, bu askeri kısmıyla alakalı konu bile tam bir sonuca vardırılmamışken bunun diğer ayaklarını kapatma sevdası neden kaynaklı acaba? Neden korkuyoruz, neden çekiyoruz? Çiğ yiyen ve karnı ağrıyan birileri mi var bu çatının altında?" ifadelerini kullandı.
AK Parti adına söz alan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, FETÖ ile mücadele konusunda partisinin gereken bütün adımları attığını vurguladı. FETÖ ile bağlantılı olanların kamunun ihracının gerçekleştirildiğini anımsatan Tunç, "Bu hain örgütle mücadele AK Parti döneminde başladığı için FETÖ darbe girişiminde bulunmuş ve AK Parti'yi ve onun liderini ortadan kaldırmaya cüret etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
HDP'nin, belediyelere atanan kayyumlara yönelik verdiği araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi Genel Kurulda ele alındı.
Partisinin önerisi üzerinde söz alan Diyarbakır Milletvekili Adnan Selçuk Mızraklı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerel seçimlere yönelik bazı ifadelerinin "tehdit" olduğunu savunarak, 102 belediyeden 95'ine kayyum atandığını ve söz konusu belediyelerdeki birçok değerin bu kayyumlarca ortadan kaldırıldığını iddia etti.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Mahalli İdareler Yasası'nda kriterler var, Yüksek Seçim Kurulu var, oradan geçmiş, adaylaşmış bir insan için bir de Adalet ve Kalkınma Partisi kriterleri eklenmeye çalışılıyor." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, görevden alınan belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlardan bölge halkının memnun olduğunu ifade ederek, görevden alınan belediye başkanlarının terör örgütlerine yardım ettiklerini, halkın bu durumdan artık bıktığını dile getirdi.
AK Parti grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Selami Altınok, bölgedeki kayyumların hizmetlerinden vatandaşların memnun olduklarına işaret ederek, "Devletin askerine, vatandaşına çukur eşerek şehit etmeye, patlatmaya kimsenin hakkı yoktur. Buna müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz." açıklamasında bulundu.
HDP'nin söz konusu önerisi ile CHP'nin Hatay'ın sorunlarına yönelik araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada Rusya Meclis Başkanvekili Aleksander Sergeviç ve beraberindeki heyet bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
Daha sonra 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin görüşmelerine geçildi.
Meclis Başkanvekili Gök, CHP Grubu'ndan, görüşmelerin kapalı devam etmesi yönünde teklif geldiğini belirtti. Daha sonra kapalı oturuma geçildi.
Kapalı oturumdaki görüşmelerin ardından Genel Kurulda, kararname üzerindeki görüşmelere devam edildi.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, "Yüce Meclis işlevsiz hale gelmişse bundan hepimiz zamanla utanç duyacağız." dedi
TBMM Genel Kurulu'nda 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin görüşmelerine devam edildi.
İki bölüm halinde ele alınan kararnamenin birinci bölümünün maddeleri üzerinde söz isteyen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, OHAL döneminde darbe ile ilgilisi bulunmayan onlarca konu hakkında kararname çıkarıldığını belirtti.
OHAL döneminde yayımlanan kararnameler ile yüzbinlerce kişinin ihraç edildiğini anlatan Karabat, şöyle konuştu:
"Binlerce kamu çalışanının ihraç kararının 24 Haziran seçimlerinden önce alındığını, kaldırılan Bakanlar Kurulu imzasıyla yayımlanmasıyla anladık. Alelacele yapılan rejim değişikliğinde iktidarın dahi kafası karışmış olacak ki feshettikleri Bakanlar Kurulu'nun imzasıyla bir kanun hükmünde kararname çıkardılar. Eğer bu kararnameyle ihraç ettikleriniz terör örgütü üyesiyse biz 'seçim güvenliği' diye bağırırken sizin bunları atmak için seçim sonrasını beklemeniz büyük bir çelişki değil midir? OHAL geçici bir yönetim biçimiydi. Dolayısıyla, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamelerinin de alınan önlemlerin de sınırlı olması gerekirdi."
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, kararnamenin birinci maddesinin 19 bin kişinin ihracını kapsadığını belirtti.
İki yıl süren OHAL sürecindeki soruşturma ve kovuşturmalarla yüzbinlerce insanın görevinden ihraç edildiğini anlatan Subaşı, "Yüce Meclis işlevsiz hale gelmişse bundan hepimiz zamanla utanç duyacağız. FETÖ'yü biz bu çatı altında araştıramayacaksak, hiçbir güç onun köküne inemez." dedi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, 15 Temmuz'un Türk demokrasi tarihinin en karanlık gecesi olduğunu, FETÖ'cü hainlerin tanklarla, uçaklarla milletin üzerine ateş ettiğini anımsattı.
15 Temmuz sonrasında başlatılan mücadele kapsamında çeşitli operasyonların düzenlendiğini, gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğine değinen Örs, "15 Temmuz sonrasındaki süreçte kamudan 130 bin vatandaş ihraç edilirken 20 bin kamu çalışanı açığa alınmıştır. Ayrıca 17 bin kişi yargılandığı davalardan beraat etmiş ya da takipsizlik kararı verilmiştir. Mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında kurulan komisyonun elini çabuk tutmasını talep ediyoruz." diye konuştu.
FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması noktasında verilen araştırma önergesinin de reddedildiğini, FETÖ'nün siyasi ayağının neden ortaya çıkarılmadığını anlayamadıklarını belirten Örs, "Herkesle bağı olan FETÖ'nün siyasetle alakasının olmayışı akıl alacak bir durum değildir." ifadelerini kullandı.
HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise Türkiye'de bağımsız yargıdan söz etmenin doğru olmadığını öne sürdü.
AK Parti iktidarının OHAL süreci ile kadın kazanımlarına saldırdığını, kadınların 4 duvar arasına hapsedilmeye çalışıldığını iddia eden Gülüm, "Bugün değişen bir şey yok. Yapılan açıklamalarda nafakanın erkek için bir yük olduğu belirtiliyor. Yasada yoksulluğa düşen tarafa nafaka verilmesinden bahsediliyor. Ayrıca süresiz nafaka diye bir şey yoktur. Kadınlar nafaka kararını alabilmek için yıllarca mahkemede sürünüyorlar. Kadınları siz 4 duvar arasında görmek istiyorsunuz." dedi.
CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker de ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının sebebinin OHAL döneminde alınan kararlar olduğunu iddia etti.
Türkiye'nin faiz lobisinin pençeleri arasında bulunduğunu öne süren Göker, "OHAL döneminde aldığınız yanlış kararlar dolayısıyla ülke ekonomisi faiz lobisine teslim olmuş durumda. Yabancı yatırımcı da güvensizlik ortamında yatırım yapmaktan kaçıyor." diye konuştu.
Konuşmaların ardından ikinci bölümün görüşmelerine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
