2010-04-26 - 16:40
CHP Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha Okay, Kemal Anadol ve Kemal Kılıçdaroğlu parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in, Genel Kuruldaki Anayasa değişikliği görüşmelerinde ''tarafsızlığını yitirdiğini'' iddia etti.
CHP Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha Okay, Kemal Anadol ve Kemal
Kılıçdaroğlu parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, TBMM Başkanı Mehmet
Ali Şahin'in, Genel Kuruldaki Anayasa değişikliği görüşmelerinde ''tarafsızlığını
yitirdiğini'' iddia etti.
Anayasaya göre grup kararı alınması yasak olan işlemlere değinen Anadol,
bunların Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı seçimleri, milletvekilliği
dokunulmazlığının kaldırılması ile Meclis soruşturması açılması olduğunu söyledi.
Meclis başkanlarının, grubu olan veya olmayan tüm milletvekillerinin başkanı
olması gerektiğini anlatan Anadol, her milletvekilinin gönül rahatlığıyla ''Bu
Meclis başkanı tarafsızdır, bu kürsüye çıktığı vakit İçtüzük ve Anayasa
hükümlerini uygulamaktan başka bir kaygısı yoktur'' duygusunu içinde hissetmesi
gerektiğini söyledi.
Anadol, geçen yasama yılında olduğu gibi Köksal Toptan'ın yeniden aday
olması durumunda destek vereceklerini açıkladıklarını hatırlatarak, ''Ama 'Ben
çoğunluğum istediğimi yaparım' anlayışı ve saplantısı başta Başbakan'da olmak
üzere AKP kadrolarında egemendir. Dolayısıyla Meclis Başkanı da bir AKP'li, milli
görüşçü gibi hareket edecektir anlayışı bugün de yürürlüğe sokulmuştur. Bu başkan
seçilmekle bu yapılmıştır'' diye konuştu.
Meclis Başkanı Şahin'in görüşmelerdeki uygulamalarını eleştiren Anadol,
''Uyguladığı işlemler, onun tarafsızlığı hakkında kuşku doğurmak değil, kanıt
haline gelmiştir'' dedi. Anayasa değişikliği oylamalarında gizlilik kuralının bir
tarafa itildiğini, milletvekillerinin oyları birbirine gösterdiğini öne süren
Anadol, şöyle devam etti:
''Sayın Mehmet Ali Şahin'den başka anayasa görüşmelerini baştan sona
idare eden Meclis Başkanı tarihte yok. Kendi partisinden seçilen Meclis
Başkanvekillerine bile güven yok. Sadece kendi yönetiyor. Bir milletvekiline
başka, diğer milletvekiline başka İçtüzük uygulanıyor. Aynı İçtüzük hükmü bir
milletvekiline uygulanıyor, başka bir milletvekiline uygulanmıyor. Bu Meclis
Başkanının yönetiminde, bu Meclisin tarafsızca çalıştığını iddia etmek artık
mümkün değildir. Yürütme o kadar egemen ki yasamanın üstünde, Meclisin ne zaman
toplanacağını Sayın Şahin değil, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ilan edebiliyor.''
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay da Genel Kurul görüşmelerinde
Şahin'in tutumuna ilişkin eleştiri konularını sıraladı. Okay, şu görüşleri
savundu:
''Şu an TBMM Başkanlık makamı, Recep Tayyip Erdoğan tarafından işgal
edilmiştir. Sayın Başbakan'ın talimatıyla yasama faaliyetleri yürütülüyor. Meclis
Başkanı tek başına Anayasa değişikliği görüşmelerinin başladığı günden bu yana
Meclisi yönetiyor. Ama Meclis Başkanı da Başbakan'a vekaleten yönetiyor. Başkanın
artık Anayasa ve İçtüzük'te tanımlanan tarafsızlığı ortadan kalkmıştır. Bundan
sonra Sayın Başkan bizzat papyon ve smokiniyle aşağı inip oy kullanmasında da
hiçbir sakınca kalmamıştır.''
Şahin'in usul tartışmaları, yoklama ve sataşmalarla ilgili tutumları
hakkında örnekler veren Okay, ''Sorun Mehmet Ali Şahin değil artık. Sorun, TBMM
Başkanlık makamının saygınlığı sorunu. Mehmet Ali Şahin, bu makamın saygınlığına
halel getirmiştir, zarar vermiştir'' dedi.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in, AK Parti Grup Başkanvekili Suat
Kılıç'ın talimatıyla kürsüdeki hatibin sesinin kestiğini iddia eden Okay, ''TBMM
Başkanı, AKP Grup Başkanvekilleri tarafından yönetiliyor'' görüşünü dile
getirdi.
Tutanaklardan Şahin ile CHP'li milletvekilleri arasında geçen konuşmaları
okuyan Okay, şöyle devam etti:
''Başkanın her konuşması, her sözü, bilesiniz ki burasını AKP genel
kongresi gibi yönetme hevesini gösteriyor. Artık Mehmet Ali Şahin, TBMM Başkanlık
makamını taşıyamıyor. Temsil yeteneğini kaybetmiştir. Mehmet Ali Şahin, AKP Grup
Başkanvekillerinin ötesine geçmiştir. Doğrudan doğruya Başbakan'ın talimatıyla
görev yapan kişi konumundadır. Tarih bunları not edecektir. Türkiye'nin 2 numara
gibi saygın bir konumunu maalesef bu isme teslim edilmesi, bu ülke için üzüntü
vericidir. TBMM'nin öylesine saygın Meclis Başkanları oldu ki... Sayın Şahin,
maalesef kendinden önce gelenlere çok kötü bir örnek olarak tarihe geçecektir.
TBMM Başkanlığını taşıyamayan bir isim olarak tarihte yerine alacaktır.''
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da ortada çok net bir olayın
bulunduğunu ifade ederek, ''Gücü eline geçiren siyasal iktidar, parlamentoda da
aynı gücü acımasızca kullanmaktadır. Bunun sopası da Mehmet Ali Şahin'dir. Hukuk
yok, adalet yok, özgürlük yok. İçtüzüğü sadece ve sadece Şahin'in isteğine göre
yorumlama güdüsü var. Bu anlayış demokrasi kavramını büyük ölçüde zedelemiştir.
Tarafsızlık denen bir kavram söz konusu değildir'' diye konuştu.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in uzlaşmayla ilgili sözlerinin
hatırlatılması üzerine Okay, süreci anlattı. Okay, ''At pazarlığı gibi, siz
anayasa Mahkemesine müracaat etmeyin, biz de şunu şunu çekelim, sonra referanduma
götürelim türünden Anayasaya aykırı değişiklik yapmak için bir uzlaşı arayışı
görüntüsü veriyorlar. AKP grubuyla bir müzakere içerisinde olmamız söz konusu
değildir'' diye konuştu.
(16.40)
Kılıçdaroğlu parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, TBMM Başkanı Mehmet
Ali Şahin'in, Genel Kuruldaki Anayasa değişikliği görüşmelerinde ''tarafsızlığını
yitirdiğini'' iddia etti.
Anayasaya göre grup kararı alınması yasak olan işlemlere değinen Anadol,
bunların Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı seçimleri, milletvekilliği
dokunulmazlığının kaldırılması ile Meclis soruşturması açılması olduğunu söyledi.
Meclis başkanlarının, grubu olan veya olmayan tüm milletvekillerinin başkanı
olması gerektiğini anlatan Anadol, her milletvekilinin gönül rahatlığıyla ''Bu
Meclis başkanı tarafsızdır, bu kürsüye çıktığı vakit İçtüzük ve Anayasa
hükümlerini uygulamaktan başka bir kaygısı yoktur'' duygusunu içinde hissetmesi
gerektiğini söyledi.
Anadol, geçen yasama yılında olduğu gibi Köksal Toptan'ın yeniden aday
olması durumunda destek vereceklerini açıkladıklarını hatırlatarak, ''Ama 'Ben
çoğunluğum istediğimi yaparım' anlayışı ve saplantısı başta Başbakan'da olmak
üzere AKP kadrolarında egemendir. Dolayısıyla Meclis Başkanı da bir AKP'li, milli
görüşçü gibi hareket edecektir anlayışı bugün de yürürlüğe sokulmuştur. Bu başkan
seçilmekle bu yapılmıştır'' diye konuştu.
Meclis Başkanı Şahin'in görüşmelerdeki uygulamalarını eleştiren Anadol,
''Uyguladığı işlemler, onun tarafsızlığı hakkında kuşku doğurmak değil, kanıt
haline gelmiştir'' dedi. Anayasa değişikliği oylamalarında gizlilik kuralının bir
tarafa itildiğini, milletvekillerinin oyları birbirine gösterdiğini öne süren
Anadol, şöyle devam etti:
''Sayın Mehmet Ali Şahin'den başka anayasa görüşmelerini baştan sona
idare eden Meclis Başkanı tarihte yok. Kendi partisinden seçilen Meclis
Başkanvekillerine bile güven yok. Sadece kendi yönetiyor. Bir milletvekiline
başka, diğer milletvekiline başka İçtüzük uygulanıyor. Aynı İçtüzük hükmü bir
milletvekiline uygulanıyor, başka bir milletvekiline uygulanmıyor. Bu Meclis
Başkanının yönetiminde, bu Meclisin tarafsızca çalıştığını iddia etmek artık
mümkün değildir. Yürütme o kadar egemen ki yasamanın üstünde, Meclisin ne zaman
toplanacağını Sayın Şahin değil, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ilan edebiliyor.''
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay da Genel Kurul görüşmelerinde
Şahin'in tutumuna ilişkin eleştiri konularını sıraladı. Okay, şu görüşleri
savundu:
''Şu an TBMM Başkanlık makamı, Recep Tayyip Erdoğan tarafından işgal
edilmiştir. Sayın Başbakan'ın talimatıyla yasama faaliyetleri yürütülüyor. Meclis
Başkanı tek başına Anayasa değişikliği görüşmelerinin başladığı günden bu yana
Meclisi yönetiyor. Ama Meclis Başkanı da Başbakan'a vekaleten yönetiyor. Başkanın
artık Anayasa ve İçtüzük'te tanımlanan tarafsızlığı ortadan kalkmıştır. Bundan
sonra Sayın Başkan bizzat papyon ve smokiniyle aşağı inip oy kullanmasında da
hiçbir sakınca kalmamıştır.''
Şahin'in usul tartışmaları, yoklama ve sataşmalarla ilgili tutumları
hakkında örnekler veren Okay, ''Sorun Mehmet Ali Şahin değil artık. Sorun, TBMM
Başkanlık makamının saygınlığı sorunu. Mehmet Ali Şahin, bu makamın saygınlığına
halel getirmiştir, zarar vermiştir'' dedi.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in, AK Parti Grup Başkanvekili Suat
Kılıç'ın talimatıyla kürsüdeki hatibin sesinin kestiğini iddia eden Okay, ''TBMM
Başkanı, AKP Grup Başkanvekilleri tarafından yönetiliyor'' görüşünü dile
getirdi.
Tutanaklardan Şahin ile CHP'li milletvekilleri arasında geçen konuşmaları
okuyan Okay, şöyle devam etti:
''Başkanın her konuşması, her sözü, bilesiniz ki burasını AKP genel
kongresi gibi yönetme hevesini gösteriyor. Artık Mehmet Ali Şahin, TBMM Başkanlık
makamını taşıyamıyor. Temsil yeteneğini kaybetmiştir. Mehmet Ali Şahin, AKP Grup
Başkanvekillerinin ötesine geçmiştir. Doğrudan doğruya Başbakan'ın talimatıyla
görev yapan kişi konumundadır. Tarih bunları not edecektir. Türkiye'nin 2 numara
gibi saygın bir konumunu maalesef bu isme teslim edilmesi, bu ülke için üzüntü
vericidir. TBMM'nin öylesine saygın Meclis Başkanları oldu ki... Sayın Şahin,
maalesef kendinden önce gelenlere çok kötü bir örnek olarak tarihe geçecektir.
TBMM Başkanlığını taşıyamayan bir isim olarak tarihte yerine alacaktır.''
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da ortada çok net bir olayın
bulunduğunu ifade ederek, ''Gücü eline geçiren siyasal iktidar, parlamentoda da
aynı gücü acımasızca kullanmaktadır. Bunun sopası da Mehmet Ali Şahin'dir. Hukuk
yok, adalet yok, özgürlük yok. İçtüzüğü sadece ve sadece Şahin'in isteğine göre
yorumlama güdüsü var. Bu anlayış demokrasi kavramını büyük ölçüde zedelemiştir.
Tarafsızlık denen bir kavram söz konusu değildir'' diye konuştu.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in uzlaşmayla ilgili sözlerinin
hatırlatılması üzerine Okay, süreci anlattı. Okay, ''At pazarlığı gibi, siz
anayasa Mahkemesine müracaat etmeyin, biz de şunu şunu çekelim, sonra referanduma
götürelim türünden Anayasaya aykırı değişiklik yapmak için bir uzlaşı arayışı
görüntüsü veriyorlar. AKP grubuyla bir müzakere içerisinde olmamız söz konusu
değildir'' diye konuştu.
(16.40)
