2017-10-31 - 17:38
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının birinci maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
İlk olarak HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir, Amedspor'a seyirci yasağı, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yerel basının sorunları hakkında gündem dışı konuşmalar yaptı.
AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, helal ve sağlıklı gıda hakkında gündem dışı yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerini kınayıp, lanetlediğini de söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile karşılıklı konuşmaların ardından sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Ahmet Edip Uğur'un Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa etmesinin ardından AK Parti'ye yeni bir gündemin lazım olduğunu öne sürdü.
Altay, "Balıkesir Belediye Başkanı istifa ederken, aile fertlerinin dahi mafyavari yöntemlerle tehdit edildiğini ağlaya ağlaya anlattı. Tam burada, iki yıldır hiç gocunmadığınız, alınmadığınız bir diktatör eleştirisine birden alınasınız tuttu. İki yıldır kör, dilsiz, sağır mıydınız? Ben bu kürsüde en az 100 defa, milletvekillerimiz, genel başkanımız defaatle AK Parti Genel Başkanı Erdoğan için diktatör demedik mi? Neredeydiniz?" ifadelerini kullandı.
Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Bahçekapılı siyasi tartışmaların elbette yapılabileceğini belirterek, "Özellikle tanınmış kişilerin veya siyasilerin eleştiriye maruz kalma hakkı geniştir ama ne olursa olsun hiç kimsenin hakaret içerikli ve hakaret kastıyla bir kimse hakkında siyasi olsun veya olmasın bir cümle, laf söylemesi kabul edilemez bir şeydir. Hepimizin bildiği bir şeyi siyasi polemiklere lütfen malzeme yapmayalım." uyarısında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın sataşmadan söz istediği sırada CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, "100 kere söyledik, gıkınız çıkmadı." demesi üzerine Bahçekapılı, "Sayın Altay ısrar ediyorsunuz. Bir kişiye 'diktatör' demek hakarettir. Bu siyasi eleştiri içinde de kalmaz." dedi.
Sataşmadan söz alan Turan, şunları söyledi:
"Öncelikle, bugün bir üzüntümü ifade edeyim: Biz 'Bir vekil hata yaptı, partinizin kurucu Genel Başkanı'na, Cumhurbaşkanı'na hakaret etti; biz haddini aştığı için onu uyaracağız, disipline vereceğiz.' demenizi beklerdik. Ancak şundan çok keyifliyim; bu tavır sittinsene sizi iktidar yapmayan, halkın oyunu aldırmayan ancak darbeden sonra, kavgadan sonra, savaştan sonra iktidara yol açan tavrın ta kendisi. Diktatörse bu tavır, yanlışsa bu tavır... İnsaf, insaf. Bir ülkede diktatör olacak, o meydanda o konuşmayı yapacak, bırakın bunları. 15 yıldan beri 11 seçim yaptık. Yereli, geneli, cumhurbaşkanlığı, hepsini kazandık. Halkımızın takdiri ile buradayız. Halkımız 'git' der, gideriz. Ama oyununuz bozuldu, parametreler değişti, siz hakaret ettikçe 15 yıldan beri yüzde 25'i 26 yapamadınız. Bakın, 25 puan 26 olmadı. İddia ediyorum, ağzınızı açmasanız, hiç konuşmasanız, meydanlarda hakaret etmeseniz daha çok alacaksınız. Şu diktatoryal tavırdan, bu hakaretlerden dolayı göreceksiniz bu millet Tayyip Erdoğan'a destek olacak."
Konuşmaların ardından yerinden söz alan AK Partili milletvekilleri, Tezcan'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerini eleştirdiler.
Tartışmanın devam etmesi üzerine Bahçekapılı, birleşime ara vererek grup başkanvekillerinin toplantıya çağırdı.
Aranın ardından siyasi parti temsilcileri yerinden söz aldı.
Siyasi parti temsilcileri ve Bahçekapılı, eski Başbakan Yardımcılarından ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü'yü vefatının 10. yılında andı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Belçika'da Türk derneklerine yönelik saldırıyı kınadı. Akçay, saldırıyı münferit bir vaka olarak göremeyeceklerini, Avrupalı yetkililerin terör örgütlerini himaye etmekten bir an önce vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, siyasette eleştiri sınırları içerisinde kalmanın önemli olduğunu ancak Türkiye'de siyaset hayatını üslupla en fazla zorlayan kişinin bugün tartışma konusu olduğunu savundu. Yıldırım, "Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı diye herkese hakaret etme hakkını içte ve dışta kendinde gören AKP Genel Başkanı, bu üslubun öncüsü olmuştur." görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 31 Ekim 1919'un Sütçü İmam'ın Kahramanmaraş'ta Fransız işgalcilerine ilk kurşunu attığı gün olduğunu belirterek, Sütçü İmam'ı CHP Grubu olarak rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise bu hafta önemli kanun görüşmelerine başlayacaklarını, haftanın başarılı ve hayırlı geçmesini ümit ettiklerini dile getirdi.
Cumhuriyet'in kuruluş yıl dönümünün kutlandığını anımsatan Turan, "Bir asır önce milletimiz işgale karşı yek vücut haliyle devasa bir destan yazdı. Savaş ortamında bile Meclisi açık tutarak, tüm dünyaya milli iradenin ne demek olduğunu göstermiş olduk." diye konuştu.
Turan da Sütçü İmam'ı ve tüm şehitleri rahmetle andıklarını kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, gelecek hafta, "uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucuyla mücadele" konusunda araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin siyasi partiler arasında mutabakata varıldı.
Genel Kurulda, gündemdışı konuşmaların ardından grup önerilerine geçildi.
MHP'nin, kuraklık nedeniyle çiftçilerin uğradığı zararlar; HDP'nin "tutuklu muhaliflerin maruz kaldığı hukuksuzluklar" ilgili araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri kabul edilmedi.
CHP ise "uyuşturucu kullanımıyla" grup önerisini geri çekti.
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, partiler arasında, bu komisyonun kurulması noktasında bir mutabakat oluştuğunu ve konunun gelecek hafta ele alınacağını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, uyuşturucu madde kullanımının halk sağlığının yanında toplumun huzurunu ve güvenliğini tehdit eden ciddi bir problem olduğunu ifade etti.
Bu konuda 24. Dönem'de bir rapor hazırlandığını anımsatan Turan, ortak yaklaşımla, dört siyasi partinin ortak kanaatiyle, gelecek hafta yeniden bir komisyon kurulmasını talep ettiklerini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bu konuda konsensüs sağlanarak komisyon kurulmasının uygun olacağına ilişkin partiler arasında mutabakat sağlanmasının kendilerini de sevindirdiğini belirterek bu konuda geçen hafta öneri getirdiklerini hatırlattı.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, uyuşturucu kullanımının artışıyla ilgili HDP'nin defalarca önerge verdiğini belirterek bu anlamda komisyonun kurulmasının olumlu bir adım teşkil ettiğini dile getirdi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, bugün Danışma Kuruluna kendisinin katıldığını hatırlatarak, "CHP'nin grup önerisinin uyuşturucu ile mücadele konusunda olduğunu gördükten sonra bunu ortak bir öneri haline dönüştürme teklifimi ilettim. Kısa zamanda bu ortak iradenin çıkmasına ben de memnun oldum. Çok teşekkür ediyorum." dedi.
Genel Kurulda, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunda Değişilik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerge de kabul edilmedi.
Öte yandan HDP kontenjanından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğine, İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü seçildi.
Grup önerilerinin ardından Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti temsilcileri söz aldı.
MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, parti olarak helal akreditasyona karşı olmadıklarını, arzularının Türkiye'nin helal akreditasyonda dünya pazarından daha fazla pay alması olduğunu söyledi.
Bu alanda gerekli altyapı, birikim ve tecrübeye sahip Türk Akreditasyon Kurumunun (TÜRKAK) mevcut olduğunu ve sistem, ürün, hizmet, laboratuvar ile personel alanlarında akreditasyon hizmeti verdiğini dile getiren Yönter, "Gelin TÜRKAK'ı helal akreditasyon konusundaki eksikliklerini tamamlayarak daha aktif hale getirelim. Bu alanda bir kurum varken yeni bir kurumun ihdas edilmesinin ne tip bir soruna neden olacağını da zaman elbette gösterecektir. Bugüne kadar helal ürün alanında sayısız çalışmalara imza atan TÜRKAK varken bu kurumdan bağımsız bir yapı oluşturulması öncelikle girişimcimizi yoracak, meşgul edecektir." diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da 4 Kasım 2016'da HDP eş genel başkanları ile milletvekillerinin gözaltına alınmasının "açık ve net siyasi bir darbe" olduğunu öne sürdü. Kaya, "Helal sadece yediğimiz, giydiğimiz değildir. İnsanların emeğini çalmak, özgürlüğünden alıkoymak en büyük haramdır." ifadesini kullandı.
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ise televizyonlarının başında Meclisi izleyenlerin şu anda "Türkiye'deki bütün sorunları hallettiniz de sıra buna mı geldi?" diye milletvekilleriyle dalga geçtiğini ileri sürdü. Bayır, "Alın teri ve emeğinizle kazandığınız para helal paraysa aldığınız şey helaldir. Ayakkabı kutularındaki dolarlarla alıyorsan o haramdır. Benim anlayışım budur." ifadesini kullandı.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, küresel ekonomide önemli değişiklikler ve dönüşümlerin yaşandığını, böyle bir dönemde dış ticarette etkin ve girişken olmanın artık bir tercih değil ihtiyaç olduğunu, gittikçe büyümekte olan küresel helal pazarına da bu gözle baktıklarını ve önemsediklerini söyledi.
Dünyada 1,8 milyar Müslümanın yaşadığını dile getiren Ercoşkun, Müslüman nüfusun, helal ürün ve hizmetlere ilişkin ilgisi ile talebinin giderek arttığını kaydetti. Ercoşkun, "Helal deyince aklımıza sadece tükettiğimiz gıdalar gelmesin. Bugün helal kavramı kozmetikten, eczacılık ürünlerine, tekstilden lojistiğe kadar pek çok ürün gurubu ile hizmette talep edilen ve katma değer yaratan bir unsur olarak ön plana çıkıyor." diye konuştu.
Ercoşkun, en temel amaçlarının ortak helal standartlarına dayanan bir helal belgelendirme sisteminin Müslüman ülkelerinde tesisini sağlamak olduğunu belirterek, "İşte bu sistemin oluşumu için son tuğlayı da Helal Akreditasyon Kurumu ile koymayı hedefliyoruz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "FETÖ ile kararlı bir şekilde mücadele eden bir partiyiz. Aynı şekilde bir iktidara sahibiz. Siz, (HDP) hiçbir zaman bu kürsüden PKK terör örgütüne tek kelime söyleyemediniz. O cesaretiniz yok. Bunu söyleyemezsiniz. Neden söyleyemezsiniz biliyor musunuz? Çünkü, onlarla berabersiniz, aynı çuvalın içindesiniz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri devam ediyor.
Tasarının birinci bölümü üzerinde söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Adalet Bakanlığının bir tutuklunun duruşmaya getirilip getirilmemesi konusunda yargılamayı yapan mahkeme yerine karar vermesinin mümkün olmadığını bildirdi.
Beştaş, "Dokunulmazlıkların kaldırılması, soruşturmaların başlatılması, kimler hakkında tutuklama kararı verileceği, kimlerin milletvekilliğinin düşürüleceği, kimlerin ne kadar ceza alacağının kararı mahkemede değil, Külliye'de, AKP Genel Merkezi'nde verildi. Bunu zaten gizlemiyorsunuz." ifadesini kullandı.
Sataşmadan dolayı söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, parti genel merkezlerinde yürüyen davalarla ilgili kararlar vermediklerini, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde de böyle bir karar verilmeyeceğini belirterek, yetkinin mahkemelerde olduğunu ifade etti.
Muş, "Asıl siz bizim aklımızla alay etmeyin, toplumu kandırmaya çalışmayın. Türkiye, olağanüstü bir mücadele verirken hendekçilerin sırtını sıvazlayanlar biz değildik. Orada canlı bomba olanların veya hendeklerde, askere, polise, sivil halka kurşun sıkanların cenazesine katılmayanlara 'soruşturma açarım' diyenler AK Parti'de değildi. Bunu unutmayın. 'PKK'yı terör örgütü olarak görmüyoruz' diyen bizim genel başkanımız değildi." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise "Fetullahçılar, terörist midir değil midir buna ben veya bir başkası değil, mahkemeler karar verir. Ama siz terörist diyorsunuz. Mahkeme kararı olmaksızın terörist diyorsunuz. 15 yıl boyunca o terörist dediğiniz, katil dediğiniz kişilerle bu ülkeye kan kusturdunuz." diye konuştu.
Yeniden söz alan Muş, sözlerine şöyle devam etti:
"Gerçekten insan hayretle dinliyor ve kendini gülmekten alıkoyamıyor. Partimizi teröristlerle ilişkilendirmeye çalışıyor. Kusura bakmayın, bugün sokağa çıktığınız zaman kimlerin teröristlerle birlikte olduğu ayan beyan ortadadır. Burada sizin kaçacak hiç alanınız yoktur. Eş genel başkanları, terör üyeliğinden hüküm giymiştir, Yargıtay bunu onamıştır. Meclis kürsüsünden grup başkanvekiliniz, 'PKK terör örgütünü eleştirme yetkimiz yok' demedi mi? 'Sırtımızı PKK, YPG, diğer unsurlara dayıyoruz' diyen genel başkanınız değil miydi? Belediyelere neden kayyum atandı? Terör örgütüne destek verdikleri için kayyum atandı. Bunu yok saymanın bir anlamı yok. Bunları ortaya koymamız lazım. FETÖ ile kararlı bir şekilde mücadele eden bir partiyiz. Aynı şekilde bir iktidara sahibiz. Siz, hiçbir zaman bu kürsüden PKK terör örgütüne tek kelime söyleyemediniz. O cesaretiniz yok. Bunu söyleyemezsiniz. Neden söyleyemezsiniz biliyor musunuz? Çünkü, onlarla berabersiniz, aynı çuvalın içindesiniz."
TBMM Genel Kurulunda, Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının birinci maddesi kabul edildi.
Kabul edilen birinci maddeye göre, helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite etmek, bu kuruluşların ulusal ve uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını ve bu suretle düzenledikleri belgelerin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü temin etmek amacıyla idari ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli Helal Akreditasyon Kurumu kurulacak.
Birinci maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine Bahçekapılı, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
İlk olarak HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir, Amedspor'a seyirci yasağı, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yerel basının sorunları hakkında gündem dışı konuşmalar yaptı.
AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, helal ve sağlıklı gıda hakkında gündem dışı yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerini kınayıp, lanetlediğini de söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile karşılıklı konuşmaların ardından sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Ahmet Edip Uğur'un Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa etmesinin ardından AK Parti'ye yeni bir gündemin lazım olduğunu öne sürdü.
Altay, "Balıkesir Belediye Başkanı istifa ederken, aile fertlerinin dahi mafyavari yöntemlerle tehdit edildiğini ağlaya ağlaya anlattı. Tam burada, iki yıldır hiç gocunmadığınız, alınmadığınız bir diktatör eleştirisine birden alınasınız tuttu. İki yıldır kör, dilsiz, sağır mıydınız? Ben bu kürsüde en az 100 defa, milletvekillerimiz, genel başkanımız defaatle AK Parti Genel Başkanı Erdoğan için diktatör demedik mi? Neredeydiniz?" ifadelerini kullandı.
Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Bahçekapılı siyasi tartışmaların elbette yapılabileceğini belirterek, "Özellikle tanınmış kişilerin veya siyasilerin eleştiriye maruz kalma hakkı geniştir ama ne olursa olsun hiç kimsenin hakaret içerikli ve hakaret kastıyla bir kimse hakkında siyasi olsun veya olmasın bir cümle, laf söylemesi kabul edilemez bir şeydir. Hepimizin bildiği bir şeyi siyasi polemiklere lütfen malzeme yapmayalım." uyarısında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın sataşmadan söz istediği sırada CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, "100 kere söyledik, gıkınız çıkmadı." demesi üzerine Bahçekapılı, "Sayın Altay ısrar ediyorsunuz. Bir kişiye 'diktatör' demek hakarettir. Bu siyasi eleştiri içinde de kalmaz." dedi.
Sataşmadan söz alan Turan, şunları söyledi:
"Öncelikle, bugün bir üzüntümü ifade edeyim: Biz 'Bir vekil hata yaptı, partinizin kurucu Genel Başkanı'na, Cumhurbaşkanı'na hakaret etti; biz haddini aştığı için onu uyaracağız, disipline vereceğiz.' demenizi beklerdik. Ancak şundan çok keyifliyim; bu tavır sittinsene sizi iktidar yapmayan, halkın oyunu aldırmayan ancak darbeden sonra, kavgadan sonra, savaştan sonra iktidara yol açan tavrın ta kendisi. Diktatörse bu tavır, yanlışsa bu tavır... İnsaf, insaf. Bir ülkede diktatör olacak, o meydanda o konuşmayı yapacak, bırakın bunları. 15 yıldan beri 11 seçim yaptık. Yereli, geneli, cumhurbaşkanlığı, hepsini kazandık. Halkımızın takdiri ile buradayız. Halkımız 'git' der, gideriz. Ama oyununuz bozuldu, parametreler değişti, siz hakaret ettikçe 15 yıldan beri yüzde 25'i 26 yapamadınız. Bakın, 25 puan 26 olmadı. İddia ediyorum, ağzınızı açmasanız, hiç konuşmasanız, meydanlarda hakaret etmeseniz daha çok alacaksınız. Şu diktatoryal tavırdan, bu hakaretlerden dolayı göreceksiniz bu millet Tayyip Erdoğan'a destek olacak."
Konuşmaların ardından yerinden söz alan AK Partili milletvekilleri, Tezcan'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerini eleştirdiler.
Tartışmanın devam etmesi üzerine Bahçekapılı, birleşime ara vererek grup başkanvekillerinin toplantıya çağırdı.
Aranın ardından siyasi parti temsilcileri yerinden söz aldı.
Siyasi parti temsilcileri ve Bahçekapılı, eski Başbakan Yardımcılarından ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü'yü vefatının 10. yılında andı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Belçika'da Türk derneklerine yönelik saldırıyı kınadı. Akçay, saldırıyı münferit bir vaka olarak göremeyeceklerini, Avrupalı yetkililerin terör örgütlerini himaye etmekten bir an önce vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, siyasette eleştiri sınırları içerisinde kalmanın önemli olduğunu ancak Türkiye'de siyaset hayatını üslupla en fazla zorlayan kişinin bugün tartışma konusu olduğunu savundu. Yıldırım, "Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı diye herkese hakaret etme hakkını içte ve dışta kendinde gören AKP Genel Başkanı, bu üslubun öncüsü olmuştur." görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 31 Ekim 1919'un Sütçü İmam'ın Kahramanmaraş'ta Fransız işgalcilerine ilk kurşunu attığı gün olduğunu belirterek, Sütçü İmam'ı CHP Grubu olarak rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise bu hafta önemli kanun görüşmelerine başlayacaklarını, haftanın başarılı ve hayırlı geçmesini ümit ettiklerini dile getirdi.
Cumhuriyet'in kuruluş yıl dönümünün kutlandığını anımsatan Turan, "Bir asır önce milletimiz işgale karşı yek vücut haliyle devasa bir destan yazdı. Savaş ortamında bile Meclisi açık tutarak, tüm dünyaya milli iradenin ne demek olduğunu göstermiş olduk." diye konuştu.
Turan da Sütçü İmam'ı ve tüm şehitleri rahmetle andıklarını kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, gelecek hafta, "uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucuyla mücadele" konusunda araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin siyasi partiler arasında mutabakata varıldı.
Genel Kurulda, gündemdışı konuşmaların ardından grup önerilerine geçildi.
MHP'nin, kuraklık nedeniyle çiftçilerin uğradığı zararlar; HDP'nin "tutuklu muhaliflerin maruz kaldığı hukuksuzluklar" ilgili araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri kabul edilmedi.
CHP ise "uyuşturucu kullanımıyla" grup önerisini geri çekti.
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, partiler arasında, bu komisyonun kurulması noktasında bir mutabakat oluştuğunu ve konunun gelecek hafta ele alınacağını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, uyuşturucu madde kullanımının halk sağlığının yanında toplumun huzurunu ve güvenliğini tehdit eden ciddi bir problem olduğunu ifade etti.
Bu konuda 24. Dönem'de bir rapor hazırlandığını anımsatan Turan, ortak yaklaşımla, dört siyasi partinin ortak kanaatiyle, gelecek hafta yeniden bir komisyon kurulmasını talep ettiklerini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bu konuda konsensüs sağlanarak komisyon kurulmasının uygun olacağına ilişkin partiler arasında mutabakat sağlanmasının kendilerini de sevindirdiğini belirterek bu konuda geçen hafta öneri getirdiklerini hatırlattı.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, uyuşturucu kullanımının artışıyla ilgili HDP'nin defalarca önerge verdiğini belirterek bu anlamda komisyonun kurulmasının olumlu bir adım teşkil ettiğini dile getirdi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, bugün Danışma Kuruluna kendisinin katıldığını hatırlatarak, "CHP'nin grup önerisinin uyuşturucu ile mücadele konusunda olduğunu gördükten sonra bunu ortak bir öneri haline dönüştürme teklifimi ilettim. Kısa zamanda bu ortak iradenin çıkmasına ben de memnun oldum. Çok teşekkür ediyorum." dedi.
Genel Kurulda, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunda Değişilik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerge de kabul edilmedi.
Öte yandan HDP kontenjanından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliğine, İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü seçildi.
Grup önerilerinin ardından Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti temsilcileri söz aldı.
MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, parti olarak helal akreditasyona karşı olmadıklarını, arzularının Türkiye'nin helal akreditasyonda dünya pazarından daha fazla pay alması olduğunu söyledi.
Bu alanda gerekli altyapı, birikim ve tecrübeye sahip Türk Akreditasyon Kurumunun (TÜRKAK) mevcut olduğunu ve sistem, ürün, hizmet, laboratuvar ile personel alanlarında akreditasyon hizmeti verdiğini dile getiren Yönter, "Gelin TÜRKAK'ı helal akreditasyon konusundaki eksikliklerini tamamlayarak daha aktif hale getirelim. Bu alanda bir kurum varken yeni bir kurumun ihdas edilmesinin ne tip bir soruna neden olacağını da zaman elbette gösterecektir. Bugüne kadar helal ürün alanında sayısız çalışmalara imza atan TÜRKAK varken bu kurumdan bağımsız bir yapı oluşturulması öncelikle girişimcimizi yoracak, meşgul edecektir." diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da 4 Kasım 2016'da HDP eş genel başkanları ile milletvekillerinin gözaltına alınmasının "açık ve net siyasi bir darbe" olduğunu öne sürdü. Kaya, "Helal sadece yediğimiz, giydiğimiz değildir. İnsanların emeğini çalmak, özgürlüğünden alıkoymak en büyük haramdır." ifadesini kullandı.
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ise televizyonlarının başında Meclisi izleyenlerin şu anda "Türkiye'deki bütün sorunları hallettiniz de sıra buna mı geldi?" diye milletvekilleriyle dalga geçtiğini ileri sürdü. Bayır, "Alın teri ve emeğinizle kazandığınız para helal paraysa aldığınız şey helaldir. Ayakkabı kutularındaki dolarlarla alıyorsan o haramdır. Benim anlayışım budur." ifadesini kullandı.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, küresel ekonomide önemli değişiklikler ve dönüşümlerin yaşandığını, böyle bir dönemde dış ticarette etkin ve girişken olmanın artık bir tercih değil ihtiyaç olduğunu, gittikçe büyümekte olan küresel helal pazarına da bu gözle baktıklarını ve önemsediklerini söyledi.
Dünyada 1,8 milyar Müslümanın yaşadığını dile getiren Ercoşkun, Müslüman nüfusun, helal ürün ve hizmetlere ilişkin ilgisi ile talebinin giderek arttığını kaydetti. Ercoşkun, "Helal deyince aklımıza sadece tükettiğimiz gıdalar gelmesin. Bugün helal kavramı kozmetikten, eczacılık ürünlerine, tekstilden lojistiğe kadar pek çok ürün gurubu ile hizmette talep edilen ve katma değer yaratan bir unsur olarak ön plana çıkıyor." diye konuştu.
Ercoşkun, en temel amaçlarının ortak helal standartlarına dayanan bir helal belgelendirme sisteminin Müslüman ülkelerinde tesisini sağlamak olduğunu belirterek, "İşte bu sistemin oluşumu için son tuğlayı da Helal Akreditasyon Kurumu ile koymayı hedefliyoruz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "FETÖ ile kararlı bir şekilde mücadele eden bir partiyiz. Aynı şekilde bir iktidara sahibiz. Siz, (HDP) hiçbir zaman bu kürsüden PKK terör örgütüne tek kelime söyleyemediniz. O cesaretiniz yok. Bunu söyleyemezsiniz. Neden söyleyemezsiniz biliyor musunuz? Çünkü, onlarla berabersiniz, aynı çuvalın içindesiniz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri devam ediyor.
Tasarının birinci bölümü üzerinde söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Adalet Bakanlığının bir tutuklunun duruşmaya getirilip getirilmemesi konusunda yargılamayı yapan mahkeme yerine karar vermesinin mümkün olmadığını bildirdi.
Beştaş, "Dokunulmazlıkların kaldırılması, soruşturmaların başlatılması, kimler hakkında tutuklama kararı verileceği, kimlerin milletvekilliğinin düşürüleceği, kimlerin ne kadar ceza alacağının kararı mahkemede değil, Külliye'de, AKP Genel Merkezi'nde verildi. Bunu zaten gizlemiyorsunuz." ifadesini kullandı.
Sataşmadan dolayı söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, parti genel merkezlerinde yürüyen davalarla ilgili kararlar vermediklerini, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde de böyle bir karar verilmeyeceğini belirterek, yetkinin mahkemelerde olduğunu ifade etti.
Muş, "Asıl siz bizim aklımızla alay etmeyin, toplumu kandırmaya çalışmayın. Türkiye, olağanüstü bir mücadele verirken hendekçilerin sırtını sıvazlayanlar biz değildik. Orada canlı bomba olanların veya hendeklerde, askere, polise, sivil halka kurşun sıkanların cenazesine katılmayanlara 'soruşturma açarım' diyenler AK Parti'de değildi. Bunu unutmayın. 'PKK'yı terör örgütü olarak görmüyoruz' diyen bizim genel başkanımız değildi." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise "Fetullahçılar, terörist midir değil midir buna ben veya bir başkası değil, mahkemeler karar verir. Ama siz terörist diyorsunuz. Mahkeme kararı olmaksızın terörist diyorsunuz. 15 yıl boyunca o terörist dediğiniz, katil dediğiniz kişilerle bu ülkeye kan kusturdunuz." diye konuştu.
Yeniden söz alan Muş, sözlerine şöyle devam etti:
"Gerçekten insan hayretle dinliyor ve kendini gülmekten alıkoyamıyor. Partimizi teröristlerle ilişkilendirmeye çalışıyor. Kusura bakmayın, bugün sokağa çıktığınız zaman kimlerin teröristlerle birlikte olduğu ayan beyan ortadadır. Burada sizin kaçacak hiç alanınız yoktur. Eş genel başkanları, terör üyeliğinden hüküm giymiştir, Yargıtay bunu onamıştır. Meclis kürsüsünden grup başkanvekiliniz, 'PKK terör örgütünü eleştirme yetkimiz yok' demedi mi? 'Sırtımızı PKK, YPG, diğer unsurlara dayıyoruz' diyen genel başkanınız değil miydi? Belediyelere neden kayyum atandı? Terör örgütüne destek verdikleri için kayyum atandı. Bunu yok saymanın bir anlamı yok. Bunları ortaya koymamız lazım. FETÖ ile kararlı bir şekilde mücadele eden bir partiyiz. Aynı şekilde bir iktidara sahibiz. Siz, hiçbir zaman bu kürsüden PKK terör örgütüne tek kelime söyleyemediniz. O cesaretiniz yok. Bunu söyleyemezsiniz. Neden söyleyemezsiniz biliyor musunuz? Çünkü, onlarla berabersiniz, aynı çuvalın içindesiniz."
TBMM Genel Kurulunda, Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının birinci maddesi kabul edildi.
Kabul edilen birinci maddeye göre, helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite etmek, bu kuruluşların ulusal ve uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını ve bu suretle düzenledikleri belgelerin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü temin etmek amacıyla idari ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli Helal Akreditasyon Kurumu kurulacak.
Birinci maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara verdi.
Verilen aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine Bahçekapılı, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
