2014-01-23 - 16:24
AK Parti İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Suriye'de yaşanan son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Suriye'de yaşanan son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
"Yüzyılın en büyük katliamlarından birisi artık hiçbir şekilde örtülemeyecek bir halde, en acı şekliyle gözlerimizin önünde yaşanıyor" ifadelerine yer veren Nebati, "Hangi din, devlet, ırktan olursa olsun içinde ve yüreğinde bir damla insanlık olan hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir insanlık suçu ile karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.
Suriye'de savaş suçu işlendiğini ileri süren Nebati, sistematik katliamlar gerçekleştirildiğini, organize şekilde işkenceler yapıldığını ve koordineli şekilde insanlık suçu işlendiğini kaydetti.
Suriye'de olanlarla ilgili yayınlanan fotoğraflardaki işkence ve infaz görüntülerinin kendilerini haklı çıkardığını öne süren Nebati, "Gözaltılar ve işkencelerle başlayan süreç, uluslararası toplumunun sessiz kalmasıyla kitlesel ölümlere dönüştü. Sessiz kalındı, mahalleler yerle bir edildi. Sessiz kalındı, şehirler yok edildi. İnsanlığın üzerine sessizlik çöktü ve nihayet kimyasallar kullanıldı. Uluslararası toplum buna da yeterince tepki koymayıp sessiz kalınca, bu sefer insanlık suçu genişleyerek büyüdü" diye konuştu.
Kamuoyunun Suriye konusunda uzun süre sessiz kaldığının altını çizen Nebati, hükümetin "dünyayı ayağa kaldırmaya çalışırken yanlış ata oynamakla, bölgede yalnızlaşmakla" suçlandığını belirtti.
Başbakan'ın konuyla ilgili sözlerine de yer veren Nebati, "Biz kul olarak elimizden geleni yaptık, haykırdık, mücadele ettik. Mahşer günü rabbimize ve milletimize vereceğimiz hesap konusunda vicdanen müsterihiz. Hamdolsun ellerine kan bulaşanlardan, zulüm karşısında el pençe divan duranlardan, mazlumun ahını alanlardan olmadık" dedi.
Suriye'deki durumu anlatan fotoğrafların detaylarına değinen Nebati, "Çekilen ve insanın kanını donduran bu dehşet fotoğraflar, adli tıp ve dijital teknik uzmanlarının da bulunduğu ve daha önce eski Liberya Devlet Başkanı Taylor ve Yugoslavya eski Başkanı Miloseviç'in uluslararası ceza mahkemesinde yargılanmasını sağlayan başsavcılardan oluşan bir heyet tarafından incelenmiş, vahşet görüntülerinin gerçek olduğu raporda belgelenmiştir" şeklinde konuştu.
Fotoğrafların sistemli bir soykırımın göstergesi olduğunu sözlerine ekleyen Nebati, Suriye'de öldürülenlerin sayısının 250-300 bin civarında olduğunu kaydetti. Esad rejiminin Nazi Almanya'sındaki yöntemlere başvurduğunu ileri süren Nebati, "Bir yanda eli kanlı diktatörün sistematik Nazi uygulamaları var, onun karşısında ise insanlık vicdanı. Türkiye'nin safı ise başından beri bellidir" ifadelerine yer verdi.
Cenevre-2 Konferansı'nın tarihi bir adım olduğunu, Suriye'de iç savaşa çözüm arayan, tarafları bir araya getiren çok önemli bir gelişme olduğunu kaydeden AK Partili Nureddin Nebati, konferansta ABD Dışişleri Bakanı'nın Esad'ın geçici hükümette yer almaması gereğini dile getirmesinden memnuniyet verici olduğunu ve devletlerin kararlılığını gösterdiğini kaydetti.
"Türkiye'nin farklı aşamalarda önerdiği yol haritaları takip edilseydi bu tablo yaşanmaz, o insanlar katledilmezdi" görüşünü savunan Nebati, dünyanın Türkiye'nin baştan beri bulunduğu noktaya yeni geldiğini belirtti.
F. Banu Doğan
"Yüzyılın en büyük katliamlarından birisi artık hiçbir şekilde örtülemeyecek bir halde, en acı şekliyle gözlerimizin önünde yaşanıyor" ifadelerine yer veren Nebati, "Hangi din, devlet, ırktan olursa olsun içinde ve yüreğinde bir damla insanlık olan hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir insanlık suçu ile karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.
Suriye'de savaş suçu işlendiğini ileri süren Nebati, sistematik katliamlar gerçekleştirildiğini, organize şekilde işkenceler yapıldığını ve koordineli şekilde insanlık suçu işlendiğini kaydetti.
Suriye'de olanlarla ilgili yayınlanan fotoğraflardaki işkence ve infaz görüntülerinin kendilerini haklı çıkardığını öne süren Nebati, "Gözaltılar ve işkencelerle başlayan süreç, uluslararası toplumunun sessiz kalmasıyla kitlesel ölümlere dönüştü. Sessiz kalındı, mahalleler yerle bir edildi. Sessiz kalındı, şehirler yok edildi. İnsanlığın üzerine sessizlik çöktü ve nihayet kimyasallar kullanıldı. Uluslararası toplum buna da yeterince tepki koymayıp sessiz kalınca, bu sefer insanlık suçu genişleyerek büyüdü" diye konuştu.
Kamuoyunun Suriye konusunda uzun süre sessiz kaldığının altını çizen Nebati, hükümetin "dünyayı ayağa kaldırmaya çalışırken yanlış ata oynamakla, bölgede yalnızlaşmakla" suçlandığını belirtti.
Başbakan'ın konuyla ilgili sözlerine de yer veren Nebati, "Biz kul olarak elimizden geleni yaptık, haykırdık, mücadele ettik. Mahşer günü rabbimize ve milletimize vereceğimiz hesap konusunda vicdanen müsterihiz. Hamdolsun ellerine kan bulaşanlardan, zulüm karşısında el pençe divan duranlardan, mazlumun ahını alanlardan olmadık" dedi.
Suriye'deki durumu anlatan fotoğrafların detaylarına değinen Nebati, "Çekilen ve insanın kanını donduran bu dehşet fotoğraflar, adli tıp ve dijital teknik uzmanlarının da bulunduğu ve daha önce eski Liberya Devlet Başkanı Taylor ve Yugoslavya eski Başkanı Miloseviç'in uluslararası ceza mahkemesinde yargılanmasını sağlayan başsavcılardan oluşan bir heyet tarafından incelenmiş, vahşet görüntülerinin gerçek olduğu raporda belgelenmiştir" şeklinde konuştu.
Fotoğrafların sistemli bir soykırımın göstergesi olduğunu sözlerine ekleyen Nebati, Suriye'de öldürülenlerin sayısının 250-300 bin civarında olduğunu kaydetti. Esad rejiminin Nazi Almanya'sındaki yöntemlere başvurduğunu ileri süren Nebati, "Bir yanda eli kanlı diktatörün sistematik Nazi uygulamaları var, onun karşısında ise insanlık vicdanı. Türkiye'nin safı ise başından beri bellidir" ifadelerine yer verdi.
Cenevre-2 Konferansı'nın tarihi bir adım olduğunu, Suriye'de iç savaşa çözüm arayan, tarafları bir araya getiren çok önemli bir gelişme olduğunu kaydeden AK Partili Nureddin Nebati, konferansta ABD Dışişleri Bakanı'nın Esad'ın geçici hükümette yer almaması gereğini dile getirmesinden memnuniyet verici olduğunu ve devletlerin kararlılığını gösterdiğini kaydetti.
"Türkiye'nin farklı aşamalarda önerdiği yol haritaları takip edilseydi bu tablo yaşanmaz, o insanlar katledilmezdi" görüşünü savunan Nebati, dünyanın Türkiye'nin baştan beri bulunduğu noktaya yeni geldiğini belirtti.
F. Banu Doğan
