2011-02-24 - 16:04
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ İNCE'NİN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında bugün bir gazetede yer alan kendisi ile ilgili haberleri yalanladı. Bir gazetede yer alan ve telefon kaydının deşifresi olduğu belirtilen haberde adı geçen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, konuşmada geçen iddiaların tamamını, ''yalan, iftira ve tertip'' olarak nitelendirdi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında bugün bir gazetede yer alan kendisi ile ilgili haberleri yalanladı. Bir gazetede yer alan ve telefon kaydının deşifresi olduğu belirtilen haberde adı geçen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, konuşmada geçen iddiaların tamamını, ''yalan, iftira ve tertip'' olarak nitelendirdi.

Muharrem İnce, ''Türkiye'nin içinde bulunduğu kaos ortamında, ülkenin tek umudu ve direnç noktası CHP'ye karşı, hayasız, ahlaksız, şerefsiz ve alçakça bir saldırıyla karşı karşıya olduklarını'' öne sürdü. Bunların ne ilk ne de son olacağını, bundan sonrasının da geleceğini ifade eden İnce, bir kale gibi dik durmaya devam edeceklerini söyledi.

''Bu ahlaksız proje, CHP içerisinde çatışma tuzağıdır'' diyen İnce, yargı önünde hesap soracağını bildirdi.

İnce, İsmet İnönü'nün ''Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur'' sözüyle başladı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, sözlerinde şunları kaydetti:

" İkinci Genel Başkanımız rahmetli İnönü'nün sözleri ile başlamak istiyorum. "Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur." Diyordu. Facebook dünyasının, İnternet dünyasının cesur yürek diye tanımladığı Muharrem İnce konuşmaya devam edecek. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu kaos ortamında Türkiye'nin tek umudu ve tek direnç noktası olan CHP'ye karşı hayasız, ahlaksız, şerefsiz ve alçakça bir saldırı ile karşı karşıyayız. Bunlar ne ilk ne son olacaktır. Bundan sonrası da gelecektir. Bu durumlara bir kale gibi dik durmaya devam edeceğiz.

Böl parçala yönet. Birbirine düşür yok et senaryolarının senaristleri ve uygulayıcıları seçime çok yaklaşıldığı bu dönemde CHP'yi kendi hayasızca ve ahlaksızca kurdukları tuzaklara düşürebileceklerini inanıyorlar. Bu hayasızca gaflet ve delalet içinde olanlar bu akınlarını CHP kalesinin çok daha güçlenmekte olduğunu gördükleri için panik ve telaşı içerisindeler.

Bugün bir gazetede güya şahsımı hedef alan ama aslında CHP'yi hedef alan bir haber ile karşı karşıyayız. CHP bu ucuz ve düzeysiz senaryoları tarihinde çok görmüş ve bunları defalarca yaşamıştır. Bu senaryoyu yazanları, uygulayıcılarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Şimdi buradan tüm kamuoyunun önünde bu gazetede geçen haberde kendisini sorumlu tutan, iddia sahibi, haber yapan, yorumlayan her kim varsa Yargı mercii önünde kanıtlamaya davet ediyorum.

Bu ahlaksız iftiralarla ilgili açacağım davalarda, yargı önünde de kanıtlama fırsatı vereceğim bu insanlara. Bu ahlaksız proje CHP içinde çatışma tuzağıdır. Bunların tamamı yalandır, iftiradır, tertiptir, söylenenler alçaklıktır, söyleyenler alçaktır. CHP Genel Başkanı'ndan üyesine kadar bütünlük ve ahenk içerisindedir. Bu tür tuzaklara düşmeyecek kadar da siyasal birikim ve tecrübeye sahiptir.

Zekeriya Öz'e sesleniyorum; sizin titrinizin önündeki C harfi, Cumhuriyet kelimesini ifade ediyorsa sizi Cumhuriyet'in savcısı gibi yürekli olmaya davet ediyorum. Ama o C, başka bir şeyi simgeliyorsa onu bilemem. Öz, meni muhakeme zırhından arınsın, onun titrinin önündeki C harfinin Cumhuriyet'i ifade etmediğini kanıtlamaya hazırım. Hiçbir dokunulmazlık zırhına sığınmaksızın, üretilen senaryoların yalan ve iftira tertiplerini, halen bağımsız olabileceğine inanmak istediğim yüce yargı önünde hesabını soracağım.''

İnce, bir bürokratın telefonunun dinlenmesi ve bürokratın bir iş adamına, ''Senin enerji işini hallederim, şu genel müdür tanıdığım'' demesi halinde, genel müdürün suçlu olup olmayacağını sordu.

İki kişi arasında telefon konuşması geçtiğini, olaya müdahil olmadığını, kendisinin konuşmadığını vurgulayan İnce, doğru ya da yanlış bir iddiada bulunulduğunu söyledi. İnce, ''Savcı bunu sızdırıyor. Ne demek istiyor burada? Diyor ki; AKP'nin derdi, CHP içerisinde sorun çıkarmak. Savcı da buna yardımcı oluyor. Böyle bir tezgah'' diye konuştu.

İnce, sabah haberi okuduğunda konuyu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na aktardığını, Kılıçdaroğlu'nun da ''Canını sıkmana gerek yok, bunlar kafaya takılacak şeyler değildir. Moralini bozma, çalışmaya devam et'' dediğini iletti. İnce, Parti Meclisi toplantısı öncesinde ise yanına gittiği Kılıçdaroğlu'nun, ''Hala bununla mı meşgulsün? Yapacağın bir iş var, gazeteye, muhabirine, savcıya suç duyurusunda bulun, konuyu yargıya taşı. Ayrıntılarla ilgilenme'' dediğini aktardı.

İnce, Odatv muhabirine bir belge vermek istediğini ancak bunun iddia edildiği gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik değil, ''bir AKP yandaşıyla'' ilgili olduğunu söyledi.

İnce, Odatv muhabirinin, Soner Yalçın ile yaptığı iddia edilen telefon konuşmasında geçen, kendisiyle ilgili iddiaların bir gazetede yer alması üzerine TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

Telefon görüşmesinde kendisine yönelik iddiaları Yalçın'a ileten gazeteciyi tanıyıp tanımadığının sorulması üzerine İnce, muhabiri tanıdığını belirtti.

''Telefonlarının dinlendiğini bilerek mi bu telefon görüşmesini yaptı'' yönündeki soruyu İnce, ''Bana ne, onun telefonları dinlenir dinlenmez, onun telefonları beni ilgilendirmiyor'' diye yanıtladı.

İnce, haberi yayımlayan gazete, muhabir ile savcı hakkında dava açacağını bildirdi. Telefon konuşmasını yapan gazeteci hakkında ise dava açmayacağını belirten İnce, ''Ona niye dava açayım? Şimdilik düşünmüyorum ama avukatım daha iyi bilir. O bir başka kişiyle konuşmuş, alenen bir yerde söylemiyor. Orada iftira var, baştan sona yalan'' diye konuştu.

Muharrem İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Benim elimde CHP Genel Başkanı ile ilgili belge varmış, o gazeteciye verecekmişim... Niye ona veriyorum? Neymiş o açıklasın. Acaba AKP'lilerle ilgili belge olmasın? Acemi bir milletvekili değilim. Hainlik, alçaklık benim kitabımda yoktur ama korku da yoktur. Zannetmesinler ki susacağım. Sloganım, tepeden tırnağa cesaret, her şey Türkiye'yi sevmekten ibaret. Çok daha cesur açıklamalarım yakında gelecek. Neymiş o belge, Genel Başkanım ile ilgili ne verecekmişim? Var mı böyle bir babayiğit, çıksın bir tanesi. Bütün siyaseti bırakırım, milletvekilliğinden şu anda istifa ederim; yok böyle bir şey. Genel Başkanım, örgütüm buna inanmadı, ben de zaten böyle bir şey yapmadığımı biliyorum. Bu bir projedir, bunu yeneceğiz.''

Konunun kendisi değil, CHP ve CHP içinde sorun yaratmak olduğunu ifade eden İnce, bu kişinin bugün kendisi, yarın başkası olabileceğini söyledi.

''Bu servisin söz konusu gazeteye yapılması bile manidardır. Dinci basına yapılsaydı inandırıcılığı daha az olurdu'' diyen İnce, bunun ahlaksızca olduğunu ifade etti.

İnce, muhabirin, telefon konuşmasında söylediği iddia edilen ''Gece 10'da kapıma dayandı, alkollüydü'' yönündeki ifadelerin sorulması üzerine, ''O arkadaşımızın çocuğu var, çocuğunun üzerine yemin etsin böyle bir şey olduğuna dair, ben söylediklerinin tümünü kabul edeceğim. Eğer biraz vicdanı, ahlakı, anne sevgisi, insanlıktan bir nebze varsa, eğer oraya gittiysem, çocuğunun üzerine yemin ederse, oldu derse o zaman ayrıca konuşalım. Ama şimdi söylemek istemediğim... Ben ona bir belge vermek istedim ama Genel Başkanım ile ilgili değil, bir AKP yandaşıyla ilgili'' diye konuştu.

''Servisi savcının yaptığına nasıl eminsiniz'' sorusuna İnce, ''Kim yapabilir; ya savcı ya polis yaptı. Benim Odatv soruşturmasıyla ne alakam var, bunun neresindeyim; hiçbir yerinde yokum. Sadece mağduruyum. Odatv muhabiri ile sahibi arasındaki telefon konuşması dinleniyor, arada adım geçiyor, gazeteye servis yapılıyor, parti içinde hain konumuna sokuluyorum. Hangi Müslüman, ahlak, öğreti bunu yapıyor? Bunlar Müslüman ise ben değilim. Ben gerçek Müslüman olduğumu düşünüyorum'' karşılığını verdi.

İnce, adalete güvendiğini, yargı önünde hesaplaşacağını ve susmayacağını sözlerine ekledi. (16:04)