2021-12-12 - 23:59
2022 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2022 yılı bütçeleri kabul edildi.
Genel Kurulda Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2022 yılı bütçeleri ele alınacak.

Görüşmelerde, ilk sözü AK Parti Grubu adına Konya Milletvekili Orhan Erdem aldı.

Bütçeler üzerinde AK Parti Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Orhan Erdem, eğitimin, Türkiye'nin yarınlarını şekillendiren en önemli unsur, insana dair yapılacak yatırımların en değerlisi olduğunu söyledi.

AK Parti hükümetlerinin bu bilinçle hareket ettiğini, eğitim alanına yönelik yatırımlarını bilimsel, pedagojik gelişmelere uygun bir şekilde sürdürdüğünü ifade eden Erdem, "Milli Eğitim Bakanlığımız herkesin eğitim öğretime eşit şartlarda erişmesi; girişimci, yenilikçi, sorumluluk sahibi, sağlıklı ve mutlu bireyler yetişmesi için seferberlik içindedir." dedi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının tüm dünyada en çok etkilediği alanlardan birisinin eğitim olduğunu belirten Erdem, Türkiye'de uzaktan eğitimde gelinen noktanın, nitelik ve yaygınlaştırma açısından tek başına dünyaya örnek olduğunu vurguladı. Orhan Erdem, "Geçtiğimiz öğretim yılı, vaka sayılarının artışına bağlı olarak uzaktan gerçekleştirilmeye çalışılan eğitimi kesintisiz devam ettirme ilkesi esasına oturtulmuştur. Bugün geldiğimiz noktada temel felsefe, okullar ilk önce açılması ve en son kapatılması gereken kurumlar olarak kabul edilmiştir. Okullarımızın gerekli önlemlerin alınarak açık tutulması, normalleşme sürecine önemli katkılarda bulunmuştur." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Emine Sare Aydın, Türkiye'nin her bölgesi için fırsat eşitliğini temel alarak yükseköğretimin önündeki engelleri kaldırdıklarını, şehirlere üniversiteler götürdüklerini dile getirdi.

Üniversite sayısını 74'ten 207'ye çıkardıklarını, en çok uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ilk 10 ülke arasına girme başarısı gösterdiklerini kaydeden Aydın, "Yükseköğretimdeki kız öğrencilerin oranını yüzde 42'den yüzde 49'a çıkardık. Eğitimde cinsiyet eşitliğini yakaladık. Çok büyük bir mutlulukla dile getiriyorum ki şu anda kadın araştırma görevlilerinin sayısı erkek araştırma görevlilerinin sayısını geçmiş durumda. Üniversitelerimizde 10 bin kadın profesör bulunuyor. Bu oran toplam profesörlerin yüzde 32'sini oluşturuyor. Böylece yüksek öğretimdeki kadın oranlarıyla Avrupa ve ABD ortalamalarını geride bırakmış olduk. Bir kadın akademisyen olarak, geldiğimiz noktadan çok ama çok gururluyum." bilgisini paylaştı.

Aydın, üniversitelerin sadece kuramlar öğretilerek mesleki nitelik kazandırılan, salt bilgi öğretilen yerler olmadığına, toplumun yapısının anlaşıldığı, farklı görüşten ve ideolojiden insanlarla bir araya gelinen yerler olduğuna dikkati çekti.

Farklılıkların zenginlik olduğu bu kurumlarda tek ortak noktanın "vatanseverlik" olduğunun altını çizen Aydın, "Bu bizi bir arada tutan en güçlü duygumuz ve korumamız gereken de kırmızı çizgimizdir. Bu duygu ve düşünce içinde olan gençlerimiz ise ülkemizi geleceğe taşıyacak en güçlü değerlerimizdir." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, cumhuriyetin ilk yıllarında ekonominin temeli olarak üretime, üretimin ekonomiye kazandırılması için de ulaşıma önem verildiğini anlattı.

Üretimin değer kazanabilmesinin, ekonomiye kazandırılmasının ancak ulaşımla mümkün olduğuna işaret eden İskenderoğlu, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 'Yol medeniyettir' dedik ve iktidarımız süresince ekonominin temeli olarak ulaşım altyapısına önem verdik. 2003 öncesi 6 bin 101 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol ağı 6 ilimizi birbirine bağlarken, 22 bin 372 kilometre yol yaparak bölünmüş yol ağımızı 28 bin 473 kilometreye ulaştırdık ve 77 ili birbirine bağladık. 2003 öncesi 1714 kilometre olan otoyol ağımızı, son 19 yılda yapılan otoyollarla 3 bin 532 kilometreye ulaştırdık." ifadesini kullandı.

İskenderoğlu, 2003 yılı öncesi yıllık ortalama 7 bin kilometre asfaltlama çalışması ve onarım çalışması yapılırken 2003-2020 yıllarında yıllık ortalama 14 bin kilometre asfaltlama çalışması yapıldığını aktardı.

2003-2021 yıllarında 408 kilometre uzunluğunda 3 bin 598 köprünün yapımının tamamlandığını kaydeden İskenderoğlu, "1209 köprüyü onardık, 395 tarihi köprüyü ise restore ederek tarihi değerlerimizi koruduk. Yine, güvenli ve hızlı ulaşımda önemli yer tutan tünel geçişlerinin yapımına da ağırlık vererek son 19 yılda yapılan 375 tünelle birlikte bugün itibarıyla tüm yollarımızda 458 tünel hizmet vermektedir." sözlerini sarf etti.

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Milli Eğitim Bakanlığının bütçesini 19 yılda 30 kat artırdıklarına işaret etti.

Öğretmen ve derslik sayısının 2 katına çıkarıldığını anlatan Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi de 'okul, öğrenci ve öğretmen ayrılmaz bir bütündür' diyerek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdesini verdiği güzel bir çalışma sürecine girdik. Öğretmenlik meslek kanunu için adımlar atıyoruz. Bu düzenlemenin kanunlaşması için her türlü desteği vereceğiz. Bu düzenlemeyle; öğretmenlik bir kariyer mesleği olarak tanımlanacak, öğretmenlerimize yeni mali ve sosyal haklar sağlanacak, öğretmenler arasındaki farklılıklar kaldırılacak, öğretmenlerimizin 3600 ek gösterge hakkı teslim edilecek. Bu tarihi reformun tüm öğretmenlerimize şimdiden hayırlı olmasını temenni ediyorum. Hem medeniyet inşa eden hem insan yetiştiren, hepimizin üzerinde büyük emekleri olan öğretmenlerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Tüm bu rakamlar, tüm bu çalışmalar hükümetimizin insan kaynağı yetiştirmeye, eğitim ve öğretime verdiği önemi göstermektedir."

AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ise AK Parti iktidarlarında yükseköğretime erişimi kolaylaştırdıklarını belirtti.

Türkiye'nin şehirleştikçe, zenginleştikçe, genç nüfusu arttıkça üniversiteleşmeye olan ihtiyacın da arttığını dile getiren Maviş, Şırnak'taki vatandaşın çocuğu Şırnak'ta, Sinop'taki vatandaşın çocuğu da Sinop'ta okuyabilsin diye her ile üniversite açtıklarını ifade etti.

Böylelikle akademisyen ve bilim insanı sayısının da arttığını anlatan Maviş, doktora eğitimine erişim kolaylaştığını, araştırma için daha çok kaynak ayrılır hale geldiğini söyledi.

Üniversiteleri hayatla barıştırdıklarını, toplumla ve şehirle bütünleştirdiklerini vurgulayan Maviş, "Toplumdan, üretimden, sanayiden, ekonomiden kopuk bir üniversite yerine hayatla barışık üniversiteler inşa ettik. Bulunduğu şehrin kültür ve sanatıyla, ekonomisiyle, üretimiyle, sanayisiyle ilgilenen; onlar için Ar-Ge yapan bir akademi olsun istedik. Sonuç olarak üniversitelerimiz, şehir şehir kalkınmamızın en önemli kaldıraçları oldu." dedi.

Maviş, üniversitelerin demokratik dönüşümünün gerçekleştirilmesiyle bir dönem üniversitelere hakim olan "akademik faşizmi" yıktıklarını, adeta bir kast sistemi gibi belli kimlik ve sınıflar arasında dönen akademik çalışma yapma hakkını Anadolu'nun tüm çocuklarına açtıklarını vurguladı.

Bilim yapma tekelini kırdıklarını söyleyen Maviş, şöyle devam etti:

"Artık sahip olduğu kimlik ya da mezun olduğu okul nedeniyle hiç kimse yüksek lisans, doktora ya da yeterlilik sınavlarından elenmiyor. Böylece, düşünce hayatımız çoğulculaştı, çeşitlendi ve demokratikleşti. Bir dönem bu ülkede üniversiteler, darbeci odakların yandaşı oldu, vesayetin gücünü tahkim etmek için adeta akademik yardakçılık yaptı. Cübbelerini giyip, meydanlara çıkıp cumhuriyet mitinglerinde 'Ordu göreve' pankartları açarak darbe çığırtkanlığı yapan rektörler yok artık. Bugün üniversitelerimizde ikna odaları kurulmuyor. Seçilmiş hükümete karşı adeta muhtıra gibi bildiriler yayımlayan rektörler de yok artık. 28 Şubat'tan hafızalarımızda kalan, cuntacı askerlerin brifinglerine topuk selamıyla koşan rektörler de yok artık. Ergen çocuklar gibi marşlar söyleyerek darbe çığırtkanlığı yapan YÖK başkanları da yok. Biz, üniversitelerimizi vesayetin payandası olmaktan çıkardık, akademik onuruyla bilim yapan, milletinin kurumları haline getirdik."

İYİ Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Milli Eğitim ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının 2022 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat, kaliteli eğitim ve nitelikli insan gücünün milletlere stratejik üstünlük kazandıran en önemli avantaj olduğunu söyledi.

İktidarın birinci görevinin ekonomiyi büyütmek, üretimi ve istihdamı artırmak, ülkeyi kalkındırmak ve refah seviyesini yükseltmek olduğunu vurgulayan Sunat, "Ülkeyi kalkındırma hedefine ulaşmanın en önemli yolu, nitelikli eğitimi ülke çocuklarına en iyi şekilde, fırsat eşitliği ve adalet içinde ulaştırabilmek ve beşeri sermayeyi en iyi şekilde yetiştirmek olmalı." diye konuştu.

Sunat, mesleki ve teknik eğitimin ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve gençlerin istihdamında önemli rolü olduğunu dile getirerek, "Ülkemizde mesleki eğitimde beceri uyuşmazlığı sorunu, arz talep dengesizliğiyle iç içe geçmiş durumda. TÜİK'in verilerine göre, 2020'de 15-24 yaş arası gençler arasında meslek lisesi mezunu olan gençlerin istihdam oranı yüzde 40, ilköğretim mezunu olanların ise yüzde 50." ifadelerini kullandı.

İYİ Partili Sunat, öğrencilerin staj yapmak için de yer bulamadığını ileri sürdü.

OECD'nin bu yılki raporuna göre, 24-25 yaş arası genç nüfusun yüzde 32'sinin ne işte ne de eğimde olduğunu belirten Sunat, bu gençlere "ev genci" denildiğini ve sayılarının her geçen gün arttığını belirtti.

Sunat öğretmenlerin şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini de söyledi.

İYİ Parti Gaziantep Milletvekili İmam Hüseyin Filiz de üniversitelerin bütçelerinden fiziksel imkanlarına, eğitimden araştırmaya, öğrencisinden öğretim üyelerine, asistanından rektörüne kadar sorunlar yumağı içinde olduğunu ileri sürdü.

Türkiye'de 127 devlet üniversitesinin toplam bütçesinin 57 milyar 740 milyon lira olduğunu kaydeden Filiz, "Bu miktar, İngiltere'de sadece Oxford Üniversitesi'nin bütçesinin üçte 2'si kadardır. Bu yoksulluk bütçesiyle üniversitelerimiz ne yapabilir, gelişmiş ülke üniversiteleriyle nasıl yarışabilir?" dedi.

Filiz, işsiz üniversite mezunu sayısının 1 milyon 200 bini aştığına dikkati çekerek, "En son, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı belediyeye iş için müracaat edenlerin sayısını 181 bin 221 olarak açıkladı. Bunların 11 bin 120'sinin yüksek lisans ve 658'inin doktora derecesine sahip olması gerçekten düşündürücü." diye konuştu.

Üniversite rektörlerinin akademik performanslarını eleştiren Filiz, "Rektörlerin bir kısmının uluslararası yayını yok, bir kısmının hiç atfı yok. Üniversitelerde kurulların bir önemi ve yetkisi kalmadı, rektör birçok fakülte dekanlığına vekalet ediyor veya aynı kişilere sayısız görev veriliyor." görüşünü savundu.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Koray Aydın ise kamu-özel iş birliği finansmanıyla yapılan projeleri eleştirdi.

Gelecek yıl bütçesine köprü, tünel gibi projeler için 21 milyar lira ödenek konulduğunu aktaran Aydın, "Üstelik bu rakama hasta garantili şehir hastaneleri için konulan ödenek dahil değildir. Üstelik bu ödemeler dövize bağlıdır ve kur yükseldikçe borcumuz da artmaktadır." dedi.

Aydın, kamu özel iş birliği projelerinde uyuşmazlıkların çözümünde Türk mahkemeleri yerine Londra mahkemelerinin yetkili olduğunu söyleyerek, "Bu nasıl yerlilik ve milliliktir ki Hazine tarafından garanti ödemeleri Türk lirası yerine dolar veya avroyla yapılıyor? Türk mahkemelerine güvenmiyorsunuz, Türk lirasına güvenmiyorsunuz sonra da lafa gelince 'yerliyiz ve milliyiz' diyorsunuz. 'Ticari sır' diyorsunuz, soru önergelerimize bile cevap vermiyorsunuz. Garanti ödemelerini milletin parasıyla yapıp milletten neyin sırrını saklıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her "Faiz sebep, enflasyon sonuçtur" dediğinde döviz kurunun yükseldiğini savunan Aydın, "Faizde Nas var da yolsuzlukta, rantta, haksız kazançta Nas yok mu? Faizde Nas var da torpilde, insan kayırmada, ayrımcılık yapmada Nas yok mu? Faizde Nas var da lükste, şatafatta, israfta Nas yok mu?" diye konuştu.

Hükümetin 2022 bütçesinde çiftçiye yaptığı destek ödemesini bir önceki yıla göre yüzde 12,5 oranında, müşteri garantili projeler için ayrılan ödeneği ise yüzde 36 oranında artırdığını savunan Aydın, "Maaşlara sıra gelince enflasyon yüzde 21 ama vergilere sıra gelince enflasyon yüzde 36 oluyor. İktidar sosyal devleti ters yüz etti, artık fakirden alıp zengine veriyor." değerlendirmesini yaptı.

İYİ Parti'nin projeye değil, ranta karşı olduğunu vurgulayan Aydın, "Bu projeler yapılırken nasıl yapıldı, kaça mal oldu, bu projeler daha ucuza yapılabilir miydi sorularına cevap aramak millet adına bizim hakkımızdır." dedi.

Bu arada AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Ankara'ya girişine izin verilmeyen öğrencilerin gözaltına alınması konusunda açıklama yaptı.

Emniyet ve savcılıktan bilgi istediklerini anlatan Ünal, "Barınamıyoruz Hareketi"nin toplantı çağrısının valilikçe yasaklandığını belirtti.

"Bu valiliğin yetkisindedir, hukuk dışı yol güdülmemiştir." diyen Ünal, "Yasaklama kararına rağmen söz konusu etkinliğe İzmir'den katılanların içinde bulunduğu araç Eskişehir yolunda durdurulmuş ve şahıslar müzakere yoluyla İzmir'e dönmeye ikna edilmiş. Ve yasaklama kendilerine hatırlatılmış ancak araç İzmir'e doğru dönüş yoluna geçtiği esnada araçta bulunan şahısların araç şoförünü darbetmesi ve araçtan inerek yolu trafiğe kapaması neticesinde savcı talimatı ile toplam 12 şahsa yakalama işlemi yapılmıştır." bilgisini paylaştı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise öğrencilerin kiraladıkları aracın şoförüne şiddet uygulamasını "akla ziyan" olarak nitelendirdi.

Valiliğin öğrencilerin etkinliğini yasaklamasının hukuk dışı olduğunu savunan Beştaş, öğrencilerin tavrının demokratik bir tepki olduğunu dile getirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da "Bu ülkede seyahat etme hürriyeti var, 40 tane genç arkadaşımız Ankara'ya gelse kıyamet kopmayacaktı Mahir Bey." dedi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***