2010-02-15 - 14:35
CHP GRUPBAŞKANVEKİLİ OKAY'IN BASINLA SOHBET TOPLANTISI...
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında gensoru önergesini bu çarşamba TBMM Başkanlığı'na sunacaklarını açıkladı.

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında gensoru
önergesini bu çarşamba TBMM Başkanlığı'na sunacaklarını açıkladı.

Okay, basınla sohbet toplantısında, bir grup terör örgütü üyesinin
Türkiye'ye teslim olmasının ardından yapılan yargılama sürecini anımsattı.

''Silopi'de bir ayar verilmiştir, ayarlama yapılmıştır'' iddiasında
bulunan Okay, ''Türkiye'de hakim ayarlayarak, terör örgütü PKK'yı aklamaya
çalışan bir İçişleri Bakanı'nın, o koltukta daha fazla oturmaması gerekir.
Atalay, derhal istifa etmelidir'' dedi.

Okay, Habur'a giden savcı ve hakimler hakkında da acilen soruşturma
açılması gerektiğini ifade etti ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ı istifaya çağırarak,
''Hukuk devletinin daha fazla zarar görmesini önlemek için Atalay'ın derhal görevden
çekilmesi gerekir'' dedi.

Hakkı Suha Okay, Parlamentoda basınla yaptığı sohbet toplantısında,
İçişleri Bakanı Atalay hakkındaki gensoru önergesini, bu çarşamba TBMM
Başkanlığına sunacaklarını bildirdi.

Okay, ''Atalay'ın, adı dört kez değiştirilen açılımla bağlantılı olarak,
her şeyi kamuoyunun gözü önünde, katılımcı, kucaklayıcı, şeffaf bir yöntemle
yaptıklarını, her safhasını vatandaşlarla paylaştıklarını söylediğini''
anlattı.

Atalay'ın, 17 Ekim 2009'da, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in
Atatürk Orman Çiftliğindeki makamında, kapatılan DTP'nin Genel Başkanı ve parti
yetkilileriyle görüştüğünü ifade eden Okay, Mahmur ve Kandil'den terör örgütü
üyelerinin, 19 Ekimde Habur'a geldiğini anımsattı.

''Gizli buluşma'' olarak nitelendirdiği görüşmenin, 23 Ekimde kamuoyuna
yansıdığına işaret eden Okay, ''Kamuoyuna yansıyan bu açıklama, bir suç üstü
haliydi, bir pazarlık, bir mutabakat görüşmesiydi'' dedi.

CHP'li Okay, ''buraya intikal ettirilen müsteşarlar, valiler, savcılar ve
hakimin gözetimi altında, gelen 34 kişinin törenle karşılandığını'' savundu.

Okay, bu kişilerin terör örgütü üniformasıyla geldiklerini,
''Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'na iletilmek
üzere mektup getirdik, biz Öcalan'ın elçisiyiz'' dediklerini ifade etti. Okay,
terör örgütüyle iç içe ilişkilerini itiraf edenlerin, ''Silopi yargılaması''
olarak, Türk hukukunda özel bir isim alan yargılama sürecinde serbest
bırakıldığını söyledi.


''GÜDÜMLENEN YARGILAMA SÜRECİNİN İTİRAFI''

Hakim ve savcıların, burada bulunmasının, hiçbir hukuksal dayanağı
olmadığını öne süren Okay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu iç içe, birlikte hazırlanmış olan mizansende, taraflardan bir
tanesi, bu konuda İçişleri Bakanı'nın, kamuoyu tarafından görülen, algılanan
tavrının ne olduğunu itiraf etti. Bir 'ayar işi olduğunu, İçişleri Bakanı'nın
hakimleri ayarladıklarını' söyledi. Bu, Türk hukuk sistemi için yüz kızartıcı bir
tablo, ifadedir. İçişleri Bakanı tarafından güdümlenen bir yargılama süreci
olduğunun açıkça itirafıdır. Hem CHP, hem kamuoyu yaşanan Silopi yargılama
sürecinin hukuka uygun olmadığını biliyordu. Bu herkesin gözü önünde cereyan
ediyordu. Şimdi anlaşılan o ki Silopi'de bir ayar verilmiştir, bir ayarlama işi
yapılmıştır.

Bundan sonraki süreçte, İçişleri Bakanı her ne kadar inkar etmeye çalışsa
da bu görüşmenin taraflarından biri Ahmet Türk, Sayın Hatip Dicle'nin
açıklamalarının akabinde ikrar etmiştir, bugün ise vazgeçmeye çalışmaktadır. Ama
artık söz ağızdan çıkmıştır. Yapılan, kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bundan sonraki
süreçte, Türkiye'de hakim ayarlayarak, PKK terör örgütünü aklamaya çalışan bir
siyasal iktidarın İçişleri Bakanı, o koltukta daha fazla oturamaz. Hem PKK'yı
aklayacaksınız hem hukuk devletinin kurum ve kurallarını yok farz edeceksiniz.
Her ne kadar Sayın Bakan, dün açıklamasında 'Türkiye Cumhuriyeti hukuk
devletidir. Herkes kanunların öngördüğü usul ve esaslara uymak zorundadır. Bu
konuda kimsenin ayrıcalığı bulunmamaktadır' dese de Türkiye'nin hukuk devleti
kimliğine, çok ciddi zarar vermiştir. Bu hukuk devleti olgusunda yer almayan bir
uygulamayı yaptıran kişi durumundadır.''

''DİCLE'Yİ YALANLAYACAKLAR MI TEYİT Mİ EDECEKLER?''

Okay, son gelişmeler sonrasında Habur'a giden hakim ve savcılar hakkında
acil olarak soruşturma yapılmasının bir zorunluluk olduğunu belirtti.

CHP'li Okay, Türkiye'de hukuk devletinin daha fazla zarar görmesini
önlemek için derhal Atalay'ın görevden çekilmesi gerektiğini savundu.

Okay, terör örgütü üyelerinin teslim olması sırasında ''hakim ve
savcıların ayarlandığı'' iddiasını ortaya Hatip Dicle hakkında soruşturma
başlatıldığının anımsatılması üzerine, ''Dicle, bu bilgiyi Ekimde İçişleri
Bakanıyla gizli buluşmayı sağlayan DTP kadrolarından edinmiştir. Arkadaşları,
Dicle'yi yalanlayacaklar mı yoksa Dicle'nin sözlerini teyit mi edecekler; bunları
zaman gösterecek. Sadece Dicle'nin bunu söylemesi, bu olayın ortaya çıkma nedeni
değildir. Bu olay zaten ortada, görünüyordu'' diye konuştu.

Para cezası olan bir PKK üyesi için, gece yarısı özel vezne
oluşturulduğunu iddia eden Okay, Hazineye yatırılması gereken paranın, elden
tahsilatının yapıldığını söyledi.

''BAŞBAKAN'A İTHAF OLUNUR''

Okay, bir soruyu yanıtlarken, Elazığ Valisi'nin açıklamalarını, ''çok
talihsiz bir açıklama'' olarak değerlendirdi. Okay, şunları kaydetti:

''Tek parti döneminde, illerin valilerinin, aynı zamanda CHP il
başkanlığı görevini yürüttüğünü söyleyen Başbakan'a, bu ithaf olunur. Görüldüğü
üzere, Tunceli Valisi'nden sonra, Elazığ Valisi de Elazığ AKP İl Başkanı'ndan da
öte, Başbakan'ı methetmektedir. Bu açıkça, valinin sorumluluğuyla
bağdaşmamaktadır. Vali hakkında derhal cezayı uygulamaya başlanmalı, yargılanması
gerekir. Elazığ Valisi, soruşturmayı beklemeden, derhal görevden çekilsin.''(14:35)