2017-06-01 - 15:15
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulunda, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve MHP, HDP, CHP ve AK Parti grup başkanvekilleri, helikopter kazasında ve Lice'de çatışmada şehit olan 16 asker için başsağlığı dileklerini ilettiler.
Toplantının açılışında, dün, helikopter kazasında 13 askerin, Lice'de de 3 askerin çatışmada şehit olduğunu anımsatan Bahçekapılı, "Şehitlerimizi saygıyla, sevgiyle, minnetle hatırlayacağız. Allah rahmet eylesin. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Onlar, isimlerini altın harflerle tarihimize kaydettiler. Onlarla onur duyuyoruz. Milletimizin başı sağ olsun." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, milletçe büyük üzüntü içinde olunduğunu belirterek, "Şırnak'ta helikopter kazasında, terörle mücadelede, Kato Dağı'nda yürütülen operasyonda büyük başarılara imza atan komutanlar şehit oldu. Kaza kırımın en ufak ayrıntısına kadar incelenerek aydınlatılmasını istiyoruz. Şehitlerimizin gözü arkada kalmasın, terörle mücadeleki başarılar asla yarım kalmayacaktır. Şehitler ölmez vatan bölünmez." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Lice ve Şırnak'ta 16 güvenlik görevlisi ile Zonguldak'ta maden ocağında göçükte iki maden emekçisi olmak üzere toplam 18 kişiye Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına başsağlığı dilediğini ifade etti.
Yıldırım, "Yüce Allah'tan bu aziz mübarek günlerden hiç kimseye zamansız ölüm, evlet acısı, evlatlara da anne baba acısı göstermemesini temenni ediyorum." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, güvenlik görevlilerinin üstün sorumluluk bilinci içinde görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Dün Lice'de üç askerin şehit olması ve akşam saatlerinde gelen kahredici kaza haberinin herkesi derinden sarstığını belirten Gök, "Hepimizin duyguları karmakarışık. Yoğun duygular yaşıyoruz. Birbirinden değerli subaylarımızı, askerlerimizi kaybettik. Vatan uğruna ortaya koydukları canları, bugün toplumumuz birleştiriyor. Bu kahramanlar sayesinde Türkiye, ulus devlet olmanın, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmanın sorumluluğu ve dayanışmasını yaşıyor. Onlar, Türkiye'ye bir kez daha birleştirdiler. Türkiye bugün tüm sorunlarını ikinci plana iterek askerlerimizin yasını tutuyor. Bugün Türkiye ağlıyor. Ruhları şad olsun." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, helikopter kazasında ve Lice'de şehit düşen kahraman askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine, millete başsağlığı ve sabır dileklerini iletti. Muş, şunları söyledi:
"Kahraman askerlerimiz terörle mücadelede büyük başarılar elde ederken, bu acı kazanın yaşanmış olması bizleri derin üzüntüye sevk etti. Ateş sadece düştüğü yeri değil, milletimizin bağrını yakmıştır.
Acımız büyük ama terörle mücadeledeki kararlılığımız da büyüktür. Terörle mücadele sonuna kadar sürecek ve kahraman vatan evlatlarımız bu mücadeleden asla geri durmayacaktır. Ne vatan nöbeti durur ne de kahraman Türk askeri biter. Nice kahraman askerleri bağrından çıkaran bu millet, şehitlerinin kanını yerde bırakmadan terörle mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Teröre karşı başarılı operasyonlar sadece kırsalda değil teröristlere yardım ve yataklık eden, lojistik destek sağlayan, sözcülüğünü yapan, sınırlarımızın içindeki ve dışındaki tüm hainlere karşı yürütülecek ve terör kaynağında kurutulacaktır."
Yerinden söz alan milletvekilleri de çatışmada ve helikopter kazasında şehit olan 16 askerle ilgili başsağlığı dileklerini iletti.
TBMM Genel Kurulunda, HDP Grubunun, engelli yurttaşların sorunlarının tespitine ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan grup önerisi üzerinde söz alan HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, engelli vatandaşlara ilişkin birçok düzenlemenin sadece kağıt üzerinde kaldığını savundu.
Engelli öğrencilerin eğitim olanaklarından yeterli oranda yararlanabildiğinin söylenemeyeceğini öne süren Botan, OHAL'den engellilerin de ciddi bir şekilde payına düşeni aldığını ve engelli yurttaşların da işlerinden alındığını söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, engelli işsizlik oranının azaltılması gerektiğine işaret etti.
Engellilerin yaşadığı sorunlarına değinen Tor, "Ankara Büyükşehir Belediyesi, caddeleri engellilerin kolayca yürümelerini temin bakımından sanıyorum sert plastikten yapılmış sarı şeritlerle döşedi. Ben bunu bir belediyecilik ve mühendislik garabeti olarak değerlendiriyorum. Döşenen sarı şeritli çizgi yolların çoğu deforme olmuş, kalkmış, bozulmuş durumdadır. Milyonlarca kamu kaynağı maalesef heba olmuştur." diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca'nın gündem dışı konuşmasından bazı bölümleri okuyarak, "(Kürt kentleri, Kürdistan.) Bu dil ayrımcı bir dildir. Özellikle hassas olduğumuz bugünde böyle bir dili kullanmak hoş değildir. Bugün dağlarda, biz burada rahat çalışalım diye şehit olan kardeşlerimizin olduğu bir günde bu ayrımcı dili kullanmak doğru değil. Hepimiz, 'Kürtler ve Türkler kardeştir' ortak payında buluşmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.
HDP'nin Grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya, Türkiye'de engellilerin sorunlarının bitmediğini, engelli ailelerin en büyük derdinin ise kendilerinden sonra çocuklarına ne olacağına ilişkin düşünceleri olduğunu bildirdi.
Engellilerin eğitim, sağlık, ulaşım, istihdam ve kamu hizmetinden yararlanmada ciddi sorunları olduğunu aktaran Akkaya, hangi siyasi parti bu konuyla ilgili bir adım atarsa CHP olarak onu desteklemeye, katkı vermeye hazır olduklarını belirtti.
AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, "Kürdistan" kelimesinin Osmanlılar, Selçuklular ve Cumhuriyet döneminde, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgeyi tanımlamak üzere kullanılmış bir isim olduğunu bildirdi. Öztürk, "Sade bir adlandırmadır. Ayrı bir devlete, eyalete, siyasi oluşuma işaret etmek için kullanılmış bir tabir asla değil." diye konuştu.
Engelliler konusunda bütün parti temsilcilerinin güzel şeyler söylediğine işaret eden Özdemir, Türkiye'deki engellilerin sayısında dünya ortalamasının az üstüne çıkan bir rakam söz konusu ise bunun sebebinin Türkiye'de meydana gelen terör faaliyetleri olduğunu dile getirdi. Engelli öğrencilere ilişkin istatistikleri paylaşan Özdemir, "Bir engelli milletvekili olarak iyi noktalara doğru gittiğimizi kısaca ifade etmek istiyorum. Bugünümüz dünden daha güzeldi. Allah kısmet ederse yarınımız bugünden çok daha güzel olacak." ifadesini kullandı.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca'nın gündem dışı konuşmasını kabul etmenin mümkün olmadığını ve konuşmanın baştan aşağı terör örgütünü aklama çabası olduğunu ve lanetlediğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında hiçbir milletvekilinin PKK terör örgütünü aklayacak açıklama yapamayacağını vurgulayan Muş, şunları kaydetti:
"13 şehidimizi toprağa vereceğimiz bu günde hele hele böyle ifadelerin kullanılması asla kabul edilemez. Faşist, ırkçı, ayrımcı bir konuşmadır. Barıştan, ortak akıldan, ortak yaşamdan dem vuranlar, böyle faşist açıklamalar yapamazlar, yapmamalılar. Bölgede sıkışan PKK, ses HDP Grubundan geliyor. Devletin, evi yıkılan vatandaşın evini yapmasından burada rahatsızlık duyuluyor. Defalarca söyledik. Türkiye'nin idari yapılanmasında 'Kürdistan' diye bir yer yok. Türkiye'de 81 il, yedi coğrafi bölge vardır.
Devlet, egemenlik sınırları içerisinde halka baskı ve terör uygulamaya çalışan terör örgütünü bertaraf etmek için operasyon uygular. Kendi egemenlik sınırları içerisinde kendine hükümdarlık aralığı kurmaya çalışan hiçbir yapıya, terör örgütüne müsade etmez. Şu an güneydoğuda yapılan odur. PKK kendine bir hükümdarlık alanı kurmaya çalışmakta, devlet, orada bu işin içerisine giren teröristlerin başını ezmektedir. Olay bundan ibarettir."
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, 670 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin (KHK) gündemin ilk sırasına alınarak, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine CHP grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yürürlüğe giren 24 KHK'nın sadece 5'inin Mecliste görüşülüp karara bağlandığını belirterek, iktidar partisinin hukuksal görevini yerine getirmediğini savundu.
16 Nisan'da gerçekleştirilen anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sonucunun meşruiyetinin 12 Eylül Anayasa'sı gibi çok uzun süre tartışılacağını öne süren Erkek, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin referandumun demokratik şartlarda yapılmadığını yönünde açıklaması bulunduğunu ifade etti.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, OHAL'in tehditler bertaraf edildiğinde kalkacağını kaydetti.
Halk oylaması sonucunun meşru olup olmadığı kanaatini Muharrem Erkek'in veremeyeceğini belirten Muş, "Milletin verdiği karara sizin 'kabul etmiyorum' deme gibi bir şansınız yoktur. Bunu bir kere kabul edeceksiniz, hazmedeceksiniz." diye konuştu.
Partili cumhurbaşkanlığının geçmişte de olduğunu anlatan Muş, "Tek adam partisi arıyorsanız, yapılan bir yoruma karşılık bir genel başkanın 'kapının önüne koyarım' anlayışına bakacaksınız. Tek adamı orada arayacaksınız. " dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Mustafa Kemal Atatürk'ün, bir gazeteye yaptığı "Başvekillik görevini İsmet Paşa'ya vereceğim. Kabul etmezse zorunlu olarak belki ben üstlenirim" açıklamasının "Cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan mı olmak istiyor" şeklinde anlaşılması üzerine, Atatürk'ün buna üzüldüğünü anımsattı.
Atatürk'ün dedikodular üzerine açıklama yaparak, "Memleketin umumi temayülü, İsmet Paşa kabul etmezse, benim başbakanlığı yapmamı gerektiriyorsa ben başbakanlığı büyük bir tevazuyla üstlenirim ama bu halde de cumhurbaşkanlığını bırakırım" dediğini aktaran Gök, "87 yıl önce Atatürk'ün aldığı tavra bakın bir de şimdiki cumhurbaşkanı ile başbakanı birleştiren modele bakın." diye konuştu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da KHK'ların bir an önce görüşülmesi için tüm partilerin uzlaşabileceğini, muhalefetten olumlu tavır beklediklerini vurguladı. Tunç, KHK'ları, Meclis veya yargı denetiminden kaçırmak gibi bir niyetleri olmadığını bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, "Bir ülkeyi OHAL ile yönetmek, o ülkeyi normal koşullarda yönetme acziyetinden başka bir şey değildir." dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, 670 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin (KHK) gündemin ilk sırasına alınarak, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine CHP grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yürürlüğe giren 24 KHK'nın sadece 5'inin Mecliste görüşülüp karara bağlandığını belirterek, iktidar partisinin hukuksal görevini yerine getirmediğini savundu.
16 Nisan'da gerçekleştirilen anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sonucunun meşruiyetinin 12 Eylül Anayasa'sı gibi çok uzun süre tartışılacağını öne süren Erkek, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin referandumun demokratik şartlarda yapılmadığını yönünde açıklaması bulunduğunu ifade etti.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, OHAL'in tehditler bertaraf edildiğinde kalkacağını kaydetti.
Halk oylaması sonucunun meşru olup olmadığı kanaatini Muharrem Erkek'in veremeyeceğini belirten Muş, "Milletin verdiği karara sizin 'kabul etmiyorum' deme gibi bir şansınız yoktur. Bunu bir kere kabul edeceksiniz, hazmedeceksiniz." diye konuştu.
Partili cumhurbaşkanlığının geçmişte de olduğunu anlatan Muş, "Tek adam partisi arıyorsanız, yapılan bir yoruma karşılık bir genel başkanın 'kapının önüne koyarım' anlayışına bakacaksınız. Tek adamı orada arayacaksınız. " dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Mustafa Kemal Atatürk'ün, bir gazeteye yaptığı "Başvekillik görevini İsmet Paşa'ya vereceğim. Kabul etmezse zorunlu olarak belki ben üstlenirim" açıklamasının "Cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan mı olmak istiyor" şeklinde anlaşılması üzerine, Atatürk'ün buna üzüldüğünü anımsattı.
Atatürk'ün dedikodular üzerine açıklama yaparak, "Memleketin umumi temayülü, İsmet Paşa kabul etmezse, benim başbakanlığı yapmamı gerektiriyorsa ben başbakanlığı büyük bir tevazuyla üstlenirim ama bu halde de cumhurbaşkanlığını bırakırım" dediğini aktaran Gök, "87 yıl önce Atatürk'ün aldığı tavra bakın bir de şimdiki cumhurbaşkanı ile başbakanı birleştiren modele bakın." diye konuştu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da KHK'ların bir an önce görüşülmesi için tüm partilerin uzlaşabileceğini, muhalefetten olumlu tavır beklediklerini vurguladı. Tunç, KHK'ları, Meclis veya yargı denetiminden kaçırmak gibi bir niyetleri olmadığını bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, "Bir ülkeyi OHAL ile yönetmek, o ülkeyi normal koşullarda yönetme acziyetinden başka bir şey değildir." dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kapalı mekanlarda sigara içilmesiyle ilgili bugüne kadar 16 milyon denetim yaptıklarını, 190 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını bildirdi.
Akdağ, TBMM Genel Kurulunda, sözlü soruları yanıtladı.
Floresan lambaların baş ağrısı, görme bozukluğu gibi bazı olumsuz etkileri zaman zaman tartışmalara yol açsa da bunu gösteren güvenilir delile dayalı bir bilginin söz konusu olmadığını ifade eden Akdağ, floresan lambaların kullanımını kısıtlayıcı herhangi bir uygulamanın dünya genelinde olmadığı gibi Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi kuruluşların da bu hususta üye ülkelere herhangi bir tavsiyesinin bulunmadığını söyledi.
Dizüstü bilgisayarların erkeklerde kısırlığa yol açtığına dair iddiaların, bu cihazların kullanım sürecinde ısınması sebebiyle ısıl etkilerine bağlı olarak spermatogenezin bozulmasına dayandırıldığını aktaran Akdağ, ısıl etkinin çoğunlukla geçici olarak sperm sayısı ya da hareketliliği üzerinde olumsuz etkisi olabileceği yolunda yayınlar bulunduğunu ancak kalıcı bir erkek kısırlığına yol açtığına dair kanıta dayalı bilimsel verinin mevcut olmadığını anlattı.
Akdağ, "Dile getirilen endişeler günümüz itibarıyla teorik düzeydedir. Bununla birlikte Bakanlığımızın ilgili bilimsel danışma kurulları kullanıcıların bu cihazları masa üzerinde ya da bilgisayar altlığıyla kullanmalarını önermektedir." bilgisini verdi.
Sigaraya mücadelede DSÖ'nün Türkiye'yi şampiyon ilan ettiğini ve üst üste ödüller verdiğini belirten Akdağ, şunları söyledi:
"Denetim faaliyetlerimizi yedi gün yirmi dört saat esasına göre sürdürüyoruz. Kapalı mekanlarda tütün kullanımıyla alakalı olarak bugüne kadar 16 milyon denetim yaptık, yaklaşık 190 milyon Türk lirası idari para cezası uyguladık. Bir taraftan sigarayı bıraktırma hattımız 171 var. Bu hususta yardım isteyen bütün vatandaşlarımız 171 numaralı hattı aramalılar. Bu hattan aldıkları desteği bir taraftan da sigarayı bırakma polikliniklerinde devam ettireceklerdir. Danışma hattımıza, kurulduğu 2010 yılından bugüne kadar yaklaşık 25 milyon çağrı girişi olmuştur. Sigara bırakma polikliniklerimizde de 2 milyon civarında vatandaşımıza hizmet ettik.
Bütün bunlar 2008 ile 2012 arasında sigara içme oranlarında ciddi bir düşüş sağladı. Maalesef 2012 ile 2014 arasında sigara içme oranları yine yükseldi. TÜİK'in 2016'da yaptığı yeni araştırmalar şunu gösteriyor: 2014 yılından 2016 yılına kadar geçen iki yıllık süre zarfında yine sigara içme oranlarını düşürmeyi başardık. Yani bu husustaki eğilim olumluya doğru döndü. 2014 yılında 15 yaş ve üzeri tütün kullanım oranı yüzde 32,5 iken 2016 yılında bu yüzde 30,5'e düştü, 2 puan aşağıya indi.
Türkiye, gerçekten sigaranın çok fazla içildiği bir ülke. Bu hususta önümüzdeki günlerde ciddi yeni tedbirlerimiz olacak. Bir taraftan denetimleri güçlendirirken öbür taraftan düz pakete geçmek için sizlere bir madde getireceğiz. Bunlarla beraber sigara kutularının marketlerde, bakkallarda, raflarda görünmemesini sağlayacak kanun maddeleri de getireceğiz. Bütün bu hususlarda yüce Meclisimizin daha önce olduğu gibi bundan sonra da destek vereceğinden eminim.
Sigarının tek tek satılmasının da çok büyük cezası var. Hapis cezası var çocuklara sigara satmanın.
Geleceğimiz açısından sigara mücadelesini kazanmamız şart. Eğer sigara, şişmanlık ve hareketsizlik mücadelesini kazanamazsak Türkiye'nin bir sağlık geleceği olmaz."
Akdağ, Cumhuriyetin 100. yılına doğru giderken hekim açığının kapatılmış olacağını söyledi.
Alternatif tıp adı altında, tüketicinin bilgi eksikliğini istismar ederek ürün tanıtımı, satışı yapan kişilerle ilgili 138 suç duyurusunda bulunduklarını bildiren Akdağ, "Ancak bu işin şarlatanlığını yapanları kapıdan kovsanız bacadan, bacadan kovsanız pencereden girmektedir." dedi.
Konuyla ilgili 2016 yılında 5 bin 56 internet sitesinin tamamen erişime engellenmesi taleplerinin olduğunu ifade eden Akdağ, "4 bin 590 internet sitesi de yapılan tanıtımların tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olması nedeniyle Piyasa Denetim ve Gözetimi Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir. Bunlarla ilgili 8 milyon 700 bin lira para cezası uygulanmıştır." bilgisini verdi.
RTÜK'ten 5 televizyon kanalının kapatılmasını talep ettiklerini bildiren Akdağ, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılıkları ve RTÜK'ün görevlerini hızlı biçimde yerine getirmeleri gerektiğini söyledi. Akdağ, "Bu mahkemeler iki, üç sene sürdüğünü zaman, bunu bilenler zaten yapacaklarını yapıyor, atı alan Üsküdar'ı geçiyor." diye konuştu.
Bakanlık olarak vatandaşların hukukunu korumak için çaba sarf ettiklerini belirten Akdağ, "Ancak vatandaş şikayetlerinde, soruşturmalar tamamlanmadan önce sağlık çalışanları hakkında ön yargılı haberlerle karşılaşmaktayız. Bu haksızlıktır. Soruşturma tamamlanmadan hüküm konulması, başlıklar atılması sağlık çalışanlarını rahatsız etmektedir." dedi.
Bebek ölüm hızında, Türkiye'nin, OECD ülkelerinin 30 yılda katettiği mesafeyi 8 yılda aldığını belirten Akdağ, "Bebek ölüm hızı sürekli azalıyor. İnşallah içinde bulunduğumuz yıl daha da azalmış olacak." ifadesini kullandı.
Türkiye'de ailelerde farkındalığın artması, bilgi ve eğitim düzeyinin yükselmesiyle otizm teşhisinin artığını söyleyen Akdağ, rehabilitasyon için 8 saatlik bir eğitim verildiğini, kendisinin de bunun artırılması gerektiğine inandığını ancak yetişmiş eleman sorunu bulunduğunu belirtti.
Her yıl toplum sağlığıyla ilgili araştırmalar yaptıklarını, özel olarak Suriyeliler üzerinde de bu araştırmayı yapacaklarını bildiren Akdağ, "Ancak şundan eminiz: Suriyeli misafirlerimizden dolayı Türkiye'de herhangi bir salgın hastalık olmadı çünkü bu hususta çok itinalıyız." bilgisini verdi.
Bakan Akdağ, hiçbir Batı Avrupa ülkesiyle kıyaslanmayacak kadar Türkiye'de hastanelerde randevu süresinin kısa olduğunu dile getirdi.
Akdağ'ın soruları yanıtlamasının ardından sıradaki sözlü sorular için bakanlar Genel Kurulda bulunmadığından, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşimi, 6 Haziran saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulunda, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve MHP, HDP, CHP ve AK Parti grup başkanvekilleri, helikopter kazasında ve Lice'de çatışmada şehit olan 16 asker için başsağlığı dileklerini ilettiler.
Toplantının açılışında, dün, helikopter kazasında 13 askerin, Lice'de de 3 askerin çatışmada şehit olduğunu anımsatan Bahçekapılı, "Şehitlerimizi saygıyla, sevgiyle, minnetle hatırlayacağız. Allah rahmet eylesin. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Onlar, isimlerini altın harflerle tarihimize kaydettiler. Onlarla onur duyuyoruz. Milletimizin başı sağ olsun." dedi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, milletçe büyük üzüntü içinde olunduğunu belirterek, "Şırnak'ta helikopter kazasında, terörle mücadelede, Kato Dağı'nda yürütülen operasyonda büyük başarılara imza atan komutanlar şehit oldu. Kaza kırımın en ufak ayrıntısına kadar incelenerek aydınlatılmasını istiyoruz. Şehitlerimizin gözü arkada kalmasın, terörle mücadeleki başarılar asla yarım kalmayacaktır. Şehitler ölmez vatan bölünmez." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Lice ve Şırnak'ta 16 güvenlik görevlisi ile Zonguldak'ta maden ocağında göçükte iki maden emekçisi olmak üzere toplam 18 kişiye Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına başsağlığı dilediğini ifade etti.
Yıldırım, "Yüce Allah'tan bu aziz mübarek günlerden hiç kimseye zamansız ölüm, evlet acısı, evlatlara da anne baba acısı göstermemesini temenni ediyorum." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, güvenlik görevlilerinin üstün sorumluluk bilinci içinde görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Dün Lice'de üç askerin şehit olması ve akşam saatlerinde gelen kahredici kaza haberinin herkesi derinden sarstığını belirten Gök, "Hepimizin duyguları karmakarışık. Yoğun duygular yaşıyoruz. Birbirinden değerli subaylarımızı, askerlerimizi kaybettik. Vatan uğruna ortaya koydukları canları, bugün toplumumuz birleştiriyor. Bu kahramanlar sayesinde Türkiye, ulus devlet olmanın, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmanın sorumluluğu ve dayanışmasını yaşıyor. Onlar, Türkiye'ye bir kez daha birleştirdiler. Türkiye bugün tüm sorunlarını ikinci plana iterek askerlerimizin yasını tutuyor. Bugün Türkiye ağlıyor. Ruhları şad olsun." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, helikopter kazasında ve Lice'de şehit düşen kahraman askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine, millete başsağlığı ve sabır dileklerini iletti. Muş, şunları söyledi:
"Kahraman askerlerimiz terörle mücadelede büyük başarılar elde ederken, bu acı kazanın yaşanmış olması bizleri derin üzüntüye sevk etti. Ateş sadece düştüğü yeri değil, milletimizin bağrını yakmıştır.
Acımız büyük ama terörle mücadeledeki kararlılığımız da büyüktür. Terörle mücadele sonuna kadar sürecek ve kahraman vatan evlatlarımız bu mücadeleden asla geri durmayacaktır. Ne vatan nöbeti durur ne de kahraman Türk askeri biter. Nice kahraman askerleri bağrından çıkaran bu millet, şehitlerinin kanını yerde bırakmadan terörle mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Teröre karşı başarılı operasyonlar sadece kırsalda değil teröristlere yardım ve yataklık eden, lojistik destek sağlayan, sözcülüğünü yapan, sınırlarımızın içindeki ve dışındaki tüm hainlere karşı yürütülecek ve terör kaynağında kurutulacaktır."
Yerinden söz alan milletvekilleri de çatışmada ve helikopter kazasında şehit olan 16 askerle ilgili başsağlığı dileklerini iletti.
TBMM Genel Kurulunda, HDP Grubunun, engelli yurttaşların sorunlarının tespitine ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan grup önerisi üzerinde söz alan HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, engelli vatandaşlara ilişkin birçok düzenlemenin sadece kağıt üzerinde kaldığını savundu.
Engelli öğrencilerin eğitim olanaklarından yeterli oranda yararlanabildiğinin söylenemeyeceğini öne süren Botan, OHAL'den engellilerin de ciddi bir şekilde payına düşeni aldığını ve engelli yurttaşların da işlerinden alındığını söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, engelli işsizlik oranının azaltılması gerektiğine işaret etti.
Engellilerin yaşadığı sorunlarına değinen Tor, "Ankara Büyükşehir Belediyesi, caddeleri engellilerin kolayca yürümelerini temin bakımından sanıyorum sert plastikten yapılmış sarı şeritlerle döşedi. Ben bunu bir belediyecilik ve mühendislik garabeti olarak değerlendiriyorum. Döşenen sarı şeritli çizgi yolların çoğu deforme olmuş, kalkmış, bozulmuş durumdadır. Milyonlarca kamu kaynağı maalesef heba olmuştur." diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca'nın gündem dışı konuşmasından bazı bölümleri okuyarak, "(Kürt kentleri, Kürdistan.) Bu dil ayrımcı bir dildir. Özellikle hassas olduğumuz bugünde böyle bir dili kullanmak hoş değildir. Bugün dağlarda, biz burada rahat çalışalım diye şehit olan kardeşlerimizin olduğu bir günde bu ayrımcı dili kullanmak doğru değil. Hepimiz, 'Kürtler ve Türkler kardeştir' ortak payında buluşmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.
HDP'nin Grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya, Türkiye'de engellilerin sorunlarının bitmediğini, engelli ailelerin en büyük derdinin ise kendilerinden sonra çocuklarına ne olacağına ilişkin düşünceleri olduğunu bildirdi.
Engellilerin eğitim, sağlık, ulaşım, istihdam ve kamu hizmetinden yararlanmada ciddi sorunları olduğunu aktaran Akkaya, hangi siyasi parti bu konuyla ilgili bir adım atarsa CHP olarak onu desteklemeye, katkı vermeye hazır olduklarını belirtti.
AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, "Kürdistan" kelimesinin Osmanlılar, Selçuklular ve Cumhuriyet döneminde, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgeyi tanımlamak üzere kullanılmış bir isim olduğunu bildirdi. Öztürk, "Sade bir adlandırmadır. Ayrı bir devlete, eyalete, siyasi oluşuma işaret etmek için kullanılmış bir tabir asla değil." diye konuştu.
Engelliler konusunda bütün parti temsilcilerinin güzel şeyler söylediğine işaret eden Özdemir, Türkiye'deki engellilerin sayısında dünya ortalamasının az üstüne çıkan bir rakam söz konusu ise bunun sebebinin Türkiye'de meydana gelen terör faaliyetleri olduğunu dile getirdi. Engelli öğrencilere ilişkin istatistikleri paylaşan Özdemir, "Bir engelli milletvekili olarak iyi noktalara doğru gittiğimizi kısaca ifade etmek istiyorum. Bugünümüz dünden daha güzeldi. Allah kısmet ederse yarınımız bugünden çok daha güzel olacak." ifadesini kullandı.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca'nın gündem dışı konuşmasını kabul etmenin mümkün olmadığını ve konuşmanın baştan aşağı terör örgütünü aklama çabası olduğunu ve lanetlediğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında hiçbir milletvekilinin PKK terör örgütünü aklayacak açıklama yapamayacağını vurgulayan Muş, şunları kaydetti:
"13 şehidimizi toprağa vereceğimiz bu günde hele hele böyle ifadelerin kullanılması asla kabul edilemez. Faşist, ırkçı, ayrımcı bir konuşmadır. Barıştan, ortak akıldan, ortak yaşamdan dem vuranlar, böyle faşist açıklamalar yapamazlar, yapmamalılar. Bölgede sıkışan PKK, ses HDP Grubundan geliyor. Devletin, evi yıkılan vatandaşın evini yapmasından burada rahatsızlık duyuluyor. Defalarca söyledik. Türkiye'nin idari yapılanmasında 'Kürdistan' diye bir yer yok. Türkiye'de 81 il, yedi coğrafi bölge vardır.
Devlet, egemenlik sınırları içerisinde halka baskı ve terör uygulamaya çalışan terör örgütünü bertaraf etmek için operasyon uygular. Kendi egemenlik sınırları içerisinde kendine hükümdarlık aralığı kurmaya çalışan hiçbir yapıya, terör örgütüne müsade etmez. Şu an güneydoğuda yapılan odur. PKK kendine bir hükümdarlık alanı kurmaya çalışmakta, devlet, orada bu işin içerisine giren teröristlerin başını ezmektedir. Olay bundan ibarettir."
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, 670 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin (KHK) gündemin ilk sırasına alınarak, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine CHP grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yürürlüğe giren 24 KHK'nın sadece 5'inin Mecliste görüşülüp karara bağlandığını belirterek, iktidar partisinin hukuksal görevini yerine getirmediğini savundu.
16 Nisan'da gerçekleştirilen anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sonucunun meşruiyetinin 12 Eylül Anayasa'sı gibi çok uzun süre tartışılacağını öne süren Erkek, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin referandumun demokratik şartlarda yapılmadığını yönünde açıklaması bulunduğunu ifade etti.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, OHAL'in tehditler bertaraf edildiğinde kalkacağını kaydetti.
Halk oylaması sonucunun meşru olup olmadığı kanaatini Muharrem Erkek'in veremeyeceğini belirten Muş, "Milletin verdiği karara sizin 'kabul etmiyorum' deme gibi bir şansınız yoktur. Bunu bir kere kabul edeceksiniz, hazmedeceksiniz." diye konuştu.
Partili cumhurbaşkanlığının geçmişte de olduğunu anlatan Muş, "Tek adam partisi arıyorsanız, yapılan bir yoruma karşılık bir genel başkanın 'kapının önüne koyarım' anlayışına bakacaksınız. Tek adamı orada arayacaksınız. " dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Mustafa Kemal Atatürk'ün, bir gazeteye yaptığı "Başvekillik görevini İsmet Paşa'ya vereceğim. Kabul etmezse zorunlu olarak belki ben üstlenirim" açıklamasının "Cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan mı olmak istiyor" şeklinde anlaşılması üzerine, Atatürk'ün buna üzüldüğünü anımsattı.
Atatürk'ün dedikodular üzerine açıklama yaparak, "Memleketin umumi temayülü, İsmet Paşa kabul etmezse, benim başbakanlığı yapmamı gerektiriyorsa ben başbakanlığı büyük bir tevazuyla üstlenirim ama bu halde de cumhurbaşkanlığını bırakırım" dediğini aktaran Gök, "87 yıl önce Atatürk'ün aldığı tavra bakın bir de şimdiki cumhurbaşkanı ile başbakanı birleştiren modele bakın." diye konuştu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da KHK'ların bir an önce görüşülmesi için tüm partilerin uzlaşabileceğini, muhalefetten olumlu tavır beklediklerini vurguladı. Tunç, KHK'ları, Meclis veya yargı denetiminden kaçırmak gibi bir niyetleri olmadığını bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, "Bir ülkeyi OHAL ile yönetmek, o ülkeyi normal koşullarda yönetme acziyetinden başka bir şey değildir." dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, 670 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin (KHK) gündemin ilk sırasına alınarak, bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerine CHP grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında yürürlüğe giren 24 KHK'nın sadece 5'inin Mecliste görüşülüp karara bağlandığını belirterek, iktidar partisinin hukuksal görevini yerine getirmediğini savundu.
16 Nisan'da gerçekleştirilen anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sonucunun meşruiyetinin 12 Eylül Anayasa'sı gibi çok uzun süre tartışılacağını öne süren Erkek, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin referandumun demokratik şartlarda yapılmadığını yönünde açıklaması bulunduğunu ifade etti.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, OHAL'in tehditler bertaraf edildiğinde kalkacağını kaydetti.
Halk oylaması sonucunun meşru olup olmadığı kanaatini Muharrem Erkek'in veremeyeceğini belirten Muş, "Milletin verdiği karara sizin 'kabul etmiyorum' deme gibi bir şansınız yoktur. Bunu bir kere kabul edeceksiniz, hazmedeceksiniz." diye konuştu.
Partili cumhurbaşkanlığının geçmişte de olduğunu anlatan Muş, "Tek adam partisi arıyorsanız, yapılan bir yoruma karşılık bir genel başkanın 'kapının önüne koyarım' anlayışına bakacaksınız. Tek adamı orada arayacaksınız. " dedi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Mustafa Kemal Atatürk'ün, bir gazeteye yaptığı "Başvekillik görevini İsmet Paşa'ya vereceğim. Kabul etmezse zorunlu olarak belki ben üstlenirim" açıklamasının "Cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan mı olmak istiyor" şeklinde anlaşılması üzerine, Atatürk'ün buna üzüldüğünü anımsattı.
Atatürk'ün dedikodular üzerine açıklama yaparak, "Memleketin umumi temayülü, İsmet Paşa kabul etmezse, benim başbakanlığı yapmamı gerektiriyorsa ben başbakanlığı büyük bir tevazuyla üstlenirim ama bu halde de cumhurbaşkanlığını bırakırım" dediğini aktaran Gök, "87 yıl önce Atatürk'ün aldığı tavra bakın bir de şimdiki cumhurbaşkanı ile başbakanı birleştiren modele bakın." diye konuştu.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da KHK'ların bir an önce görüşülmesi için tüm partilerin uzlaşabileceğini, muhalefetten olumlu tavır beklediklerini vurguladı. Tunç, KHK'ları, Meclis veya yargı denetiminden kaçırmak gibi bir niyetleri olmadığını bildirdi.
HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, "Bir ülkeyi OHAL ile yönetmek, o ülkeyi normal koşullarda yönetme acziyetinden başka bir şey değildir." dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kapalı mekanlarda sigara içilmesiyle ilgili bugüne kadar 16 milyon denetim yaptıklarını, 190 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını bildirdi.
Akdağ, TBMM Genel Kurulunda, sözlü soruları yanıtladı.
Floresan lambaların baş ağrısı, görme bozukluğu gibi bazı olumsuz etkileri zaman zaman tartışmalara yol açsa da bunu gösteren güvenilir delile dayalı bir bilginin söz konusu olmadığını ifade eden Akdağ, floresan lambaların kullanımını kısıtlayıcı herhangi bir uygulamanın dünya genelinde olmadığı gibi Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi kuruluşların da bu hususta üye ülkelere herhangi bir tavsiyesinin bulunmadığını söyledi.
Dizüstü bilgisayarların erkeklerde kısırlığa yol açtığına dair iddiaların, bu cihazların kullanım sürecinde ısınması sebebiyle ısıl etkilerine bağlı olarak spermatogenezin bozulmasına dayandırıldığını aktaran Akdağ, ısıl etkinin çoğunlukla geçici olarak sperm sayısı ya da hareketliliği üzerinde olumsuz etkisi olabileceği yolunda yayınlar bulunduğunu ancak kalıcı bir erkek kısırlığına yol açtığına dair kanıta dayalı bilimsel verinin mevcut olmadığını anlattı.
Akdağ, "Dile getirilen endişeler günümüz itibarıyla teorik düzeydedir. Bununla birlikte Bakanlığımızın ilgili bilimsel danışma kurulları kullanıcıların bu cihazları masa üzerinde ya da bilgisayar altlığıyla kullanmalarını önermektedir." bilgisini verdi.
Sigaraya mücadelede DSÖ'nün Türkiye'yi şampiyon ilan ettiğini ve üst üste ödüller verdiğini belirten Akdağ, şunları söyledi:
"Denetim faaliyetlerimizi yedi gün yirmi dört saat esasına göre sürdürüyoruz. Kapalı mekanlarda tütün kullanımıyla alakalı olarak bugüne kadar 16 milyon denetim yaptık, yaklaşık 190 milyon Türk lirası idari para cezası uyguladık. Bir taraftan sigarayı bıraktırma hattımız 171 var. Bu hususta yardım isteyen bütün vatandaşlarımız 171 numaralı hattı aramalılar. Bu hattan aldıkları desteği bir taraftan da sigarayı bırakma polikliniklerinde devam ettireceklerdir. Danışma hattımıza, kurulduğu 2010 yılından bugüne kadar yaklaşık 25 milyon çağrı girişi olmuştur. Sigara bırakma polikliniklerimizde de 2 milyon civarında vatandaşımıza hizmet ettik.
Bütün bunlar 2008 ile 2012 arasında sigara içme oranlarında ciddi bir düşüş sağladı. Maalesef 2012 ile 2014 arasında sigara içme oranları yine yükseldi. TÜİK'in 2016'da yaptığı yeni araştırmalar şunu gösteriyor: 2014 yılından 2016 yılına kadar geçen iki yıllık süre zarfında yine sigara içme oranlarını düşürmeyi başardık. Yani bu husustaki eğilim olumluya doğru döndü. 2014 yılında 15 yaş ve üzeri tütün kullanım oranı yüzde 32,5 iken 2016 yılında bu yüzde 30,5'e düştü, 2 puan aşağıya indi.
Türkiye, gerçekten sigaranın çok fazla içildiği bir ülke. Bu hususta önümüzdeki günlerde ciddi yeni tedbirlerimiz olacak. Bir taraftan denetimleri güçlendirirken öbür taraftan düz pakete geçmek için sizlere bir madde getireceğiz. Bunlarla beraber sigara kutularının marketlerde, bakkallarda, raflarda görünmemesini sağlayacak kanun maddeleri de getireceğiz. Bütün bu hususlarda yüce Meclisimizin daha önce olduğu gibi bundan sonra da destek vereceğinden eminim.
Sigarının tek tek satılmasının da çok büyük cezası var. Hapis cezası var çocuklara sigara satmanın.
Geleceğimiz açısından sigara mücadelesini kazanmamız şart. Eğer sigara, şişmanlık ve hareketsizlik mücadelesini kazanamazsak Türkiye'nin bir sağlık geleceği olmaz."
Akdağ, Cumhuriyetin 100. yılına doğru giderken hekim açığının kapatılmış olacağını söyledi.
Alternatif tıp adı altında, tüketicinin bilgi eksikliğini istismar ederek ürün tanıtımı, satışı yapan kişilerle ilgili 138 suç duyurusunda bulunduklarını bildiren Akdağ, "Ancak bu işin şarlatanlığını yapanları kapıdan kovsanız bacadan, bacadan kovsanız pencereden girmektedir." dedi.
Konuyla ilgili 2016 yılında 5 bin 56 internet sitesinin tamamen erişime engellenmesi taleplerinin olduğunu ifade eden Akdağ, "4 bin 590 internet sitesi de yapılan tanıtımların tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olması nedeniyle Piyasa Denetim ve Gözetimi Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir. Bunlarla ilgili 8 milyon 700 bin lira para cezası uygulanmıştır." bilgisini verdi.
RTÜK'ten 5 televizyon kanalının kapatılmasını talep ettiklerini bildiren Akdağ, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılıkları ve RTÜK'ün görevlerini hızlı biçimde yerine getirmeleri gerektiğini söyledi. Akdağ, "Bu mahkemeler iki, üç sene sürdüğünü zaman, bunu bilenler zaten yapacaklarını yapıyor, atı alan Üsküdar'ı geçiyor." diye konuştu.
Bakanlık olarak vatandaşların hukukunu korumak için çaba sarf ettiklerini belirten Akdağ, "Ancak vatandaş şikayetlerinde, soruşturmalar tamamlanmadan önce sağlık çalışanları hakkında ön yargılı haberlerle karşılaşmaktayız. Bu haksızlıktır. Soruşturma tamamlanmadan hüküm konulması, başlıklar atılması sağlık çalışanlarını rahatsız etmektedir." dedi.
Bebek ölüm hızında, Türkiye'nin, OECD ülkelerinin 30 yılda katettiği mesafeyi 8 yılda aldığını belirten Akdağ, "Bebek ölüm hızı sürekli azalıyor. İnşallah içinde bulunduğumuz yıl daha da azalmış olacak." ifadesini kullandı.
Türkiye'de ailelerde farkındalığın artması, bilgi ve eğitim düzeyinin yükselmesiyle otizm teşhisinin artığını söyleyen Akdağ, rehabilitasyon için 8 saatlik bir eğitim verildiğini, kendisinin de bunun artırılması gerektiğine inandığını ancak yetişmiş eleman sorunu bulunduğunu belirtti.
Her yıl toplum sağlığıyla ilgili araştırmalar yaptıklarını, özel olarak Suriyeliler üzerinde de bu araştırmayı yapacaklarını bildiren Akdağ, "Ancak şundan eminiz: Suriyeli misafirlerimizden dolayı Türkiye'de herhangi bir salgın hastalık olmadı çünkü bu hususta çok itinalıyız." bilgisini verdi.
Bakan Akdağ, hiçbir Batı Avrupa ülkesiyle kıyaslanmayacak kadar Türkiye'de hastanelerde randevu süresinin kısa olduğunu dile getirdi.
Akdağ'ın soruları yanıtlamasının ardından sıradaki sözlü sorular için bakanlar Genel Kurulda bulunmadığından, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşimi, 6 Haziran saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
