2016-08-18 - 15:44
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Proje bazlı teşvik uygulaması, şehit yakınına ÖTV'siz araç, ticari araçların yenilenmesinde vergi teşviki ile vakıf üniversitelerine ilişkin düzenlemeleri de içeren torba tasarının 80 maddesi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Bahçekapılı, Elazığ ve Van'da gerçekleştirilen hain terör saldırılarını divan olarak lanetlediklerini belirterek, saldırılarda şehit olanlara Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifa diledi.
AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin FETÖ'nün darbe girişimine, CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya Bartın'da yaşanan sel felaketine, HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ise gözaltı ve tutuklamalar sırasında yaşananlara ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
Bahçekapılı, Bitlis'ten de şehit haberleri geldiğini belirterek, "Gerçekten yüreğim daralıyor. Hepiniz de aynı duygudasınız inanıyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz." ifadesini kullandı.
Daha sonra siyasi partilerin grup başkanvekilleri Elazığ, Bitlis ve Van'da gerçekleştirilen terör saldırılarına ilişkin söz aldı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, terör örgütü PKK'nın hain saldırılarının devam ettiğini belirterek, şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa temenni etti.
PKK'nın bu saldırılarını artık sürpriz olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Akçay, aynı yöntemle yapılan saldırılarla PKK terörünün gerçek amacının tekrar tekrar kendini gösterdiğini, PKK'nın dili, dini fark etmeden bütün vatandaşları hedef aldığını ve saldırıların tek adının "katliam" olduğunun altını çizdi.
Önleyici tedbirlerin ve teknolojik imkanların mutlaka bir an önce seferber edilmesi gerektiğini dile getiren Akçay, "Milli varlığımız, birlik ve beraberliğimize yönelik tehditler her geçen gün artmaktadır. Türkiye'ye diş bileyenler, ülkemizi boyunduruk altına almak istemektedir. 15 Temmuz kalkışması PKK tarafından haince sürdürülürken, mücadele, terör örgütü ayrımı yapmadan devam etmelidir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise son bir hafta içerisinde meydana gelen bombalı saldırılarda yaşamını kaybeden ve yaralananlar olduğunu belirterek, hangi şehirde olursa olsun, yurttaşların yaşadıkları yerleşim alanlarının içerisindeki bu tür saldırıların gerçekleştirilmesini kabul edilemez bulduklarını ve kınadıklarını söyledi.
Demirel, şöyle devam etti:
"Hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşlarımızın acılarını bütün halkımızla paylaşıyoruz. Patlamaların, şiddetin, bombaların ve ölümün günlük yaşamımızın kanıksanan bir parçası olmasını asla kabul etmiyoruz. Akan kanın bir an önce durması, şiddetin sona ermesi ve sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek çözme konusunda adımların atılması çağrımızı yineliyoruz. Yaşadığımız bunca acıya rağmen halen barış ve çözüm olmadan demokrasinin, demokrasi olmadan da barışın olmayacağı gerçeğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise sözlerine, terör saldırılarında hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyerek başladı.
Elitaş, "15 Temmuz FETÖ vasıtasıyla Türkiye'de gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi, anlaşılan o ki dış ülkelerin maşası olarak kullanılan PKK terör örgütüyle birlikte, elbirliği içerisinde, ülkemizin güneydoğusunda, o bölgedeki insanlarımıza karşı terör faaliyetlerini de götürerek, şiddeti normal hale getirmeye çalışıyor." dedi.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra alınan olağanüstü halin sadece FETÖ ile ilgili değil, bütün terör örgütleriyle ilgili mücadeleyi de beraberinde getirdiğini vurgulayan Elitaş, Meclis'in özellikle terörle mücadele konusunda, mutabakatlık çerçevesinde, hükümete katkı yapacak şekilde gösterme gayreti içerisinde olmaları gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 15 Temmuz kalkışmasından sonra "tam toparlanıyoruz" derken, son dört günde gerçekleştirilen terör saldırılarının herkesi derin bir kaygı ve endişe ortamına sevk ettiğini söyledi.
Meclis'e bir saldırı yapıldığı zaman tek vücut olduklarını ve milli iradeye sahip çıktıklarını anımsatan Altay, "Böyle vahim bir tablo karşısında eli kolu bağlı oturmak, taziye dilemek benim ve partimin içine sinmemektedir. Bu parlamento, başkanlık, siyasi parti grupları bu tablo karşısında daha yüksek bir refleks göstermek zorundadır." diye konuştu.
Altay, hükümetin son günlerde yaşanan olaylarla ilgili derhal Meclis'e bilgi vermesini, bilgi vermeden de gündeme geçilmemesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, son günlerdeki terör saldırıları nedeniyle hükümetin parlamentoyu bilgilendirmesi gerektiğini ifade ederek, "Bir ülkenin her gün şehirlerinde bombalar patlıyorsa, bir takım odaklar bu bombaları patlatıyor, komut veriyorsa ve an itibariyle TBMM olup biteni bilmiyorsa o meclisin varlığının hiçbir değeri yoktur." dedi.
TBMM Genel Kurulunda CHP Grubunun, terör saldırılarına zemin oluşturan yanlış politikalar konusunda Meclis Araştırması açılmasıyla ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi, reddedildi.
Altay, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, bir ülkede darbe girişiminin birlik ve beraberlik içinde önlenmesinin iftihar edilecek bir durum olduğunu, demokrasinin güzelliğini gösterdiğini söyledi.
Ancak yaşananlar karşısında "Demokrasi kazandı" diyen iktidarın kendine ve dünyadaki demokrasi algısına bir bakması gerektiğini ifade eden Altay, "Elbette demokrasi kazandı. Ama bir ülkede sanatçılar, gazeteciler, akademisyenler sudan sebeplerden cezaevlerine atılıyorsa, karakollara tıkıştırılıyorsa yani iktidar sanattan, medyadan, bilimden ürker hale geliyorsa o ülkede demokrasi kazanan değil, kaybedendir. O ülkedeki demokrasi sağlıklı ve nitelikli demokrasi de değildir." diye konuştu.
Altay, dün ve bugün Türkiye'nin terör saldırılarıyla sarsıldığını, ancak hükümetin hiçbir üyesinin Genel Kurulda olmadığını ve tüm taleplere karşı bilgilendirme yapılmadığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hükümetin hiçbir üyesi Genel Kurulda değil. Son üç gündür bu koltuklarda otururken kendinize şu soruyu sormuyor musunuz? Kendim dahil hepimize söylüyorum, biz burada raf elması değiliz. Milli irade, milli irade diye ahkam kesmekle de milli iradeye saygı olmaz. Bir ülkenin her gün şehirlerinde bombalar patlıyorsa, bir takım odaklar bu bombaları patlatıyor, komut veriyorsa ve an itibariyle TBMM olup biteni bilmiyorsa o Meclisin varlığının hiçbir değeri yoktur."
MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir de bugün yine ülkenin bazı evlerine ateş düştüğünü, şehit acısı yaşandığını belirtti.
Böyle bir ortamda Meclisin rutin gündemi ile çalışmaya devam etmesini eleştiren Koçdemir, şunları söyledi:
"Siyasi sorumluluğunuzun gereğini yapın. Bu memleket iyi yönetilmiyordu, bugün artık hiç yönetilmiyor. Bunun böyle devam etmesi mümkün değil. Çünkü birbirimizi dinlemiyoruz, burada bir müzakere etmiyoruz ve herkesin ocağını söndüren, herkesin yüreğini yakan bu problemi biz burada problem olarak görmüyoruz. 15 Temmuz'da bir melun girişimi yaşadık, onun arkasından burada konuştuğumuz konular, 'alelacele kanunlaştıralım' dediğimiz konular maalesef kahvede, sokakta, evde konuşulan konular değil. Ülkeyle bağımızı kestiğimizde siyasetin hiçbir anlamı kalmayacaktır."
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen ise tarif etmekte zorlanılan acılar yaşandığını dile getirerek, bu acıların bir daha yaşanmaması için çare aranması gerektiğini söyledi.
Bilgen, "Biz barışa inanıyorsak, bu ülkeyi birlikte paylaşabileceğimizi düşünüyorsak çözüme de bu kısır döngüden çıkabileceğimize de inanmamız gerekiyor. Ama inanmak yetmez, en az inanmak kadar çözüm için de kafa yormak gerekiyor." diye konuştu.
Çözüm Meclis çatısı altında aranacaksa herkesin nerede yanlış yaptığına yönelik özeleştiride bulunmasını isteyen Bilgen, şiddet ve ona yol açan ortamın yok edilmesinin demokrasi ve insan haklarının yükseltilmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.
AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt, grup önerisi üzerindeki konuşmasında, terörle mücadele konusunda gerek iktidarın gerekse muhalefetin aynı hassasiyeti taşıdığına inandığını söyledi.
Kurt, "Ayağımıza çelme takmak, bu ülkeyi terör bataklığıyla meşgul etmek isteyenler var ama diğer taraftan da bu ülkenin ilerlemeye, kalkınmaya, ayağındaki terör prangasını kırmaya ihtiyacı var. Bunun için Meclisimiz çalışacak." değerlendirmesinde bulundu.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylanan CHP'nin grup önerisi, kabul edilmedi.
Öte yandan MHP Grubunun, terör örgütlerinin Türkiye'deki finansal faaliyetlerinin araştırılarak terörizmin finansmanının önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla verdiği Meclis Araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi ile HDP Grubunun "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlığıyla yayınlanan bildirinin ardından akademisyenlerin maruz kaldığı işten çıkarma, görevden uzaklaştırma, adli ve idari soruşturma ile gözaltı ve tutuklama uygulamalarının araştırılması amacıyla verdiği önergenin bugün görüşülmesi önerileri de kabul edilmedi.
Daha sonra "torba kanun" olarak bilinen, Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "İş başına gelen rektörler, gelecek dönemde de tekrar görevlerinin devamını sağlamak kastıyla, yardımcı doçentlik, doçentlik kadroları dağıtmakta adeta ve kendilerini destekleyecek kadrolar oluşturmaktadır." dedi.
"Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nda, 28 maddenin yer aldığı birinci bölümün görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti, tasarının 14'üncü maddesinde, devlet üniversitelerinde rektörün, Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilecek, profesör olarak en az 3 yıl görev yapmış 3 aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanmasını öngören ve Yükseköğretim Kanunu'nda bir dizi değişiklik yapan önerge verdi.
AK Parti'nin önergesi üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AK Parti'nin verdiği önergenin anayasaya aykırı olduğunu, önergeyle komisyonda görüşülmeyen, tartışması yapılmayan bir düzenlemenin yeni bir madde gibi sunulduğunu belirterek, önergenin işlemden çıkarılmasını istedi.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da önergenin çekilmesini isteyerek, "Rektörlük seçimlerini tamamen ilgili alandakilerden çıkarıp, tamamen Cumhurbaşkanının iki dudağının arasına bir atamaya dönüştürüyor. Bu kadar köklü bir değişikliğin ilgili komisyonlarda tartışılmaması anayasal bir suç olur." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise hayretler içerisinde olduklarını belirterek, "Önergeyi okuyunca bunun mini darbe girişimi olduğunu, fiili durum yaratma ve oldu bitti girişimi olduğunu ifade ediyorum. Daha ağırını üzülerek söylemek durumundayım ki çok ciddi bir siyasi ahlaksızlıkla karşı karşıyayız." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise yapılanın, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda rektörlük seçimine ilişkin bir düzenleme olduğunu ve anayasaya aykırı bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
Bostancı, şöyle devam etti:
"Üniversitede hocalık yapanlar çok iyi bilirler ki rektörlerin üniversite içerisinde seçimle iş başına gelmeleri birçok problem doğurmaktadır. İş başına gelen rektörler, gelecek dönemde de tekrar görevlerinin devamını sağlamak kastıyla, yardımcı doçentlik, doçentlik kadroları dağıtmakta adeta ve kendilerini destekleyecek kadrolar oluşturmaktadır. Kendilerini desteklemeyen, oy vermeyen çevrelere karşı da hasmane tutum sergilemektedirler. Buradaki bütün akademisyenler bu tür olaylara şahittir. Sonuçta üniversitenin dışından bir insan getirilmiyor."
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara vererek, grup başkanvekillerini toplantıya çağırdı.
Görüşmelerin ardından Bahçekapılı, AK Parti'nin verdiği önergenin, önerge sahipleri tarafından geri çekildiğini söyledi.
Proje bazlı teşvik uygulaması, şehit yakınına ÖTV'siz araç, ticari araçların yenilenmesinde vergi teşviki ile vakıf üniversitelerine ilişkin düzenlemeleri de içeren torba tasarının 80 maddesi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, torba tasarı olarak bilinen "Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı"nın maddelerinin görüşmeleri tamamlandı.
Görüşmeler sırasında kabul edilen önergelerle Hakkari ve Şırnak'ın il statüsünden çıkarılması ile terör suçu nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, başkanvekili ve meclis üyelerinin yerine İçişleri Bakanı ve vali tarafından görevlendirme yapılmasına ilişkin düzenlemeler tasarı metninden çıkarıldı.
Bu düzenlemeler, dört partinin ortak önergesi ile metinden çıkarılırken, muhalefet partisi milletvekilleri kararı alkışlarla karşıladı.
Ayrıca, görüşmelerde özel bütçeli idarelere ait ticari amaçlı kuruluşlardaki hisseler ile varlıklardan bu idarece Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirilenlerin, bu kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirilebileceğine ilişkin düzenlemeyi tasarıdan çıkaran önerge de kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, defin ruhsatını, mevtanın muayenesinden sonra belediye tabiplerinin yanı sıra toplum sağlığı merkezi tabipleri ve aile hekimleri de verebilecek. Bu ruhsatın yerleşim yeri bazında hangi tabiplerce verileceğini Türkiye Halk Sağlığı Kurumu belirleyecek.
DSİ Genel Müdürlüğü muhasebe hizmetleri, 5 yıl daha Maliye Bakanlığı personelince yürütülecek.
Karayolları Genel Müdürlüğünce erişme kontrolü uygulanan karayollarında yapılan, işletilen, işlettirilen, yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen binalar, hizmet tesisleri ve bakım işletme tesisleri, karayolunun müştemilatı sayılacak. Bu bina ve tesisler, devlet ormanlarındaysa Karayolları Genel Müdürlüğüne bedelsiz devredilecek.
Müsadereye konu olmaları nedeniyle kamu hizmetine sunulamayacak olan ve orman niteliğini kazanan taşınmaz üzerinde bulunan fabrika ya da ticarethaneler, 49 yıllığına kiraya verilebilecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının açılış izniyle faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevlerinin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında uygulandığı gibi 5 vergilendirme dönemi süresince elde edilen kazançları kurumlar vergisinden istisna tutulacak.
Gayrimenkul sahiplerince yapılan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar doğrudan gider olarak indirilebilecek.
Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında kredi teminatı sağlayan kurumların, Gelir Vergisi Kanunu kapsamındaki kazanç ve iratları üzerinden vergi kesintisi yapılmayacak.
Bakanlar Kuruluna, vergiye tabi işlemlere taraf veya aracı olanlara vergi kesintisi yaptırmaya ve belirli şartlar altında farklı kesinti oranları tespit etmeye ilişkin yetki verilecek.
Değerli Kağıtlar Kanunu'nda yer alan değerli kağıtlar tanımına elektronik imza kullanmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler de dahil ediliyor.
Gaziantep'in Şahinbey ilçesi sınırları içerisinde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Gecekondu Kanunu'na göre ilgili idarelerce yapılan arsa veya konut tahsis işleminin gerçekleştirilememesi halinde, arsa veya konut tahsisi için ödenen bedeller en geç 3 ay içerisinde faiziyle hak sahiplerine veya mirasçılarına ödenecek. Hak sahipleri, bunun dışında ilgili idareden herhangi bir hak, bedel ve tazminat talep edemeyecek.
Arsa veya konut tahsis işleminin gerçekleştirilememesi nedenleriyle arsa veya konutların adlarına tescili, bedel veya tazminat ve benzeri taleplerle açılan ve henüz kesinleşmeyen her türlü davalarda da bu hüküm uygulanacak. Reddedilen davaların yargılama giderleri davalı idare tarafından ödenecek.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Bahçekapılı, Elazığ ve Van'da gerçekleştirilen hain terör saldırılarını divan olarak lanetlediklerini belirterek, saldırılarda şehit olanlara Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifa diledi.
AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin FETÖ'nün darbe girişimine, CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya Bartın'da yaşanan sel felaketine, HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ise gözaltı ve tutuklamalar sırasında yaşananlara ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
Bahçekapılı, Bitlis'ten de şehit haberleri geldiğini belirterek, "Gerçekten yüreğim daralıyor. Hepiniz de aynı duygudasınız inanıyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz." ifadesini kullandı.
Daha sonra siyasi partilerin grup başkanvekilleri Elazığ, Bitlis ve Van'da gerçekleştirilen terör saldırılarına ilişkin söz aldı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, terör örgütü PKK'nın hain saldırılarının devam ettiğini belirterek, şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa temenni etti.
PKK'nın bu saldırılarını artık sürpriz olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Akçay, aynı yöntemle yapılan saldırılarla PKK terörünün gerçek amacının tekrar tekrar kendini gösterdiğini, PKK'nın dili, dini fark etmeden bütün vatandaşları hedef aldığını ve saldırıların tek adının "katliam" olduğunun altını çizdi.
Önleyici tedbirlerin ve teknolojik imkanların mutlaka bir an önce seferber edilmesi gerektiğini dile getiren Akçay, "Milli varlığımız, birlik ve beraberliğimize yönelik tehditler her geçen gün artmaktadır. Türkiye'ye diş bileyenler, ülkemizi boyunduruk altına almak istemektedir. 15 Temmuz kalkışması PKK tarafından haince sürdürülürken, mücadele, terör örgütü ayrımı yapmadan devam etmelidir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise son bir hafta içerisinde meydana gelen bombalı saldırılarda yaşamını kaybeden ve yaralananlar olduğunu belirterek, hangi şehirde olursa olsun, yurttaşların yaşadıkları yerleşim alanlarının içerisindeki bu tür saldırıların gerçekleştirilmesini kabul edilemez bulduklarını ve kınadıklarını söyledi.
Demirel, şöyle devam etti:
"Hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşlarımızın acılarını bütün halkımızla paylaşıyoruz. Patlamaların, şiddetin, bombaların ve ölümün günlük yaşamımızın kanıksanan bir parçası olmasını asla kabul etmiyoruz. Akan kanın bir an önce durması, şiddetin sona ermesi ve sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek çözme konusunda adımların atılması çağrımızı yineliyoruz. Yaşadığımız bunca acıya rağmen halen barış ve çözüm olmadan demokrasinin, demokrasi olmadan da barışın olmayacağı gerçeğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise sözlerine, terör saldırılarında hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyerek başladı.
Elitaş, "15 Temmuz FETÖ vasıtasıyla Türkiye'de gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi, anlaşılan o ki dış ülkelerin maşası olarak kullanılan PKK terör örgütüyle birlikte, elbirliği içerisinde, ülkemizin güneydoğusunda, o bölgedeki insanlarımıza karşı terör faaliyetlerini de götürerek, şiddeti normal hale getirmeye çalışıyor." dedi.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra alınan olağanüstü halin sadece FETÖ ile ilgili değil, bütün terör örgütleriyle ilgili mücadeleyi de beraberinde getirdiğini vurgulayan Elitaş, Meclis'in özellikle terörle mücadele konusunda, mutabakatlık çerçevesinde, hükümete katkı yapacak şekilde gösterme gayreti içerisinde olmaları gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 15 Temmuz kalkışmasından sonra "tam toparlanıyoruz" derken, son dört günde gerçekleştirilen terör saldırılarının herkesi derin bir kaygı ve endişe ortamına sevk ettiğini söyledi.
Meclis'e bir saldırı yapıldığı zaman tek vücut olduklarını ve milli iradeye sahip çıktıklarını anımsatan Altay, "Böyle vahim bir tablo karşısında eli kolu bağlı oturmak, taziye dilemek benim ve partimin içine sinmemektedir. Bu parlamento, başkanlık, siyasi parti grupları bu tablo karşısında daha yüksek bir refleks göstermek zorundadır." diye konuştu.
Altay, hükümetin son günlerde yaşanan olaylarla ilgili derhal Meclis'e bilgi vermesini, bilgi vermeden de gündeme geçilmemesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, son günlerdeki terör saldırıları nedeniyle hükümetin parlamentoyu bilgilendirmesi gerektiğini ifade ederek, "Bir ülkenin her gün şehirlerinde bombalar patlıyorsa, bir takım odaklar bu bombaları patlatıyor, komut veriyorsa ve an itibariyle TBMM olup biteni bilmiyorsa o meclisin varlığının hiçbir değeri yoktur." dedi.
TBMM Genel Kurulunda CHP Grubunun, terör saldırılarına zemin oluşturan yanlış politikalar konusunda Meclis Araştırması açılmasıyla ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi, reddedildi.
Altay, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, bir ülkede darbe girişiminin birlik ve beraberlik içinde önlenmesinin iftihar edilecek bir durum olduğunu, demokrasinin güzelliğini gösterdiğini söyledi.
Ancak yaşananlar karşısında "Demokrasi kazandı" diyen iktidarın kendine ve dünyadaki demokrasi algısına bir bakması gerektiğini ifade eden Altay, "Elbette demokrasi kazandı. Ama bir ülkede sanatçılar, gazeteciler, akademisyenler sudan sebeplerden cezaevlerine atılıyorsa, karakollara tıkıştırılıyorsa yani iktidar sanattan, medyadan, bilimden ürker hale geliyorsa o ülkede demokrasi kazanan değil, kaybedendir. O ülkedeki demokrasi sağlıklı ve nitelikli demokrasi de değildir." diye konuştu.
Altay, dün ve bugün Türkiye'nin terör saldırılarıyla sarsıldığını, ancak hükümetin hiçbir üyesinin Genel Kurulda olmadığını ve tüm taleplere karşı bilgilendirme yapılmadığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hükümetin hiçbir üyesi Genel Kurulda değil. Son üç gündür bu koltuklarda otururken kendinize şu soruyu sormuyor musunuz? Kendim dahil hepimize söylüyorum, biz burada raf elması değiliz. Milli irade, milli irade diye ahkam kesmekle de milli iradeye saygı olmaz. Bir ülkenin her gün şehirlerinde bombalar patlıyorsa, bir takım odaklar bu bombaları patlatıyor, komut veriyorsa ve an itibariyle TBMM olup biteni bilmiyorsa o Meclisin varlığının hiçbir değeri yoktur."
MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir de bugün yine ülkenin bazı evlerine ateş düştüğünü, şehit acısı yaşandığını belirtti.
Böyle bir ortamda Meclisin rutin gündemi ile çalışmaya devam etmesini eleştiren Koçdemir, şunları söyledi:
"Siyasi sorumluluğunuzun gereğini yapın. Bu memleket iyi yönetilmiyordu, bugün artık hiç yönetilmiyor. Bunun böyle devam etmesi mümkün değil. Çünkü birbirimizi dinlemiyoruz, burada bir müzakere etmiyoruz ve herkesin ocağını söndüren, herkesin yüreğini yakan bu problemi biz burada problem olarak görmüyoruz. 15 Temmuz'da bir melun girişimi yaşadık, onun arkasından burada konuştuğumuz konular, 'alelacele kanunlaştıralım' dediğimiz konular maalesef kahvede, sokakta, evde konuşulan konular değil. Ülkeyle bağımızı kestiğimizde siyasetin hiçbir anlamı kalmayacaktır."
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen ise tarif etmekte zorlanılan acılar yaşandığını dile getirerek, bu acıların bir daha yaşanmaması için çare aranması gerektiğini söyledi.
Bilgen, "Biz barışa inanıyorsak, bu ülkeyi birlikte paylaşabileceğimizi düşünüyorsak çözüme de bu kısır döngüden çıkabileceğimize de inanmamız gerekiyor. Ama inanmak yetmez, en az inanmak kadar çözüm için de kafa yormak gerekiyor." diye konuştu.
Çözüm Meclis çatısı altında aranacaksa herkesin nerede yanlış yaptığına yönelik özeleştiride bulunmasını isteyen Bilgen, şiddet ve ona yol açan ortamın yok edilmesinin demokrasi ve insan haklarının yükseltilmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.
AK Parti Samsun Milletvekili Hasan Basri Kurt, grup önerisi üzerindeki konuşmasında, terörle mücadele konusunda gerek iktidarın gerekse muhalefetin aynı hassasiyeti taşıdığına inandığını söyledi.
Kurt, "Ayağımıza çelme takmak, bu ülkeyi terör bataklığıyla meşgul etmek isteyenler var ama diğer taraftan da bu ülkenin ilerlemeye, kalkınmaya, ayağındaki terör prangasını kırmaya ihtiyacı var. Bunun için Meclisimiz çalışacak." değerlendirmesinde bulundu.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylanan CHP'nin grup önerisi, kabul edilmedi.
Öte yandan MHP Grubunun, terör örgütlerinin Türkiye'deki finansal faaliyetlerinin araştırılarak terörizmin finansmanının önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla verdiği Meclis Araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi ile HDP Grubunun "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlığıyla yayınlanan bildirinin ardından akademisyenlerin maruz kaldığı işten çıkarma, görevden uzaklaştırma, adli ve idari soruşturma ile gözaltı ve tutuklama uygulamalarının araştırılması amacıyla verdiği önergenin bugün görüşülmesi önerileri de kabul edilmedi.
Daha sonra "torba kanun" olarak bilinen, Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "İş başına gelen rektörler, gelecek dönemde de tekrar görevlerinin devamını sağlamak kastıyla, yardımcı doçentlik, doçentlik kadroları dağıtmakta adeta ve kendilerini destekleyecek kadrolar oluşturmaktadır." dedi.
"Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nda, 28 maddenin yer aldığı birinci bölümün görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti, tasarının 14'üncü maddesinde, devlet üniversitelerinde rektörün, Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilecek, profesör olarak en az 3 yıl görev yapmış 3 aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanmasını öngören ve Yükseköğretim Kanunu'nda bir dizi değişiklik yapan önerge verdi.
AK Parti'nin önergesi üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AK Parti'nin verdiği önergenin anayasaya aykırı olduğunu, önergeyle komisyonda görüşülmeyen, tartışması yapılmayan bir düzenlemenin yeni bir madde gibi sunulduğunu belirterek, önergenin işlemden çıkarılmasını istedi.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da önergenin çekilmesini isteyerek, "Rektörlük seçimlerini tamamen ilgili alandakilerden çıkarıp, tamamen Cumhurbaşkanının iki dudağının arasına bir atamaya dönüştürüyor. Bu kadar köklü bir değişikliğin ilgili komisyonlarda tartışılmaması anayasal bir suç olur." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise hayretler içerisinde olduklarını belirterek, "Önergeyi okuyunca bunun mini darbe girişimi olduğunu, fiili durum yaratma ve oldu bitti girişimi olduğunu ifade ediyorum. Daha ağırını üzülerek söylemek durumundayım ki çok ciddi bir siyasi ahlaksızlıkla karşı karşıyayız." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise yapılanın, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda rektörlük seçimine ilişkin bir düzenleme olduğunu ve anayasaya aykırı bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
Bostancı, şöyle devam etti:
"Üniversitede hocalık yapanlar çok iyi bilirler ki rektörlerin üniversite içerisinde seçimle iş başına gelmeleri birçok problem doğurmaktadır. İş başına gelen rektörler, gelecek dönemde de tekrar görevlerinin devamını sağlamak kastıyla, yardımcı doçentlik, doçentlik kadroları dağıtmakta adeta ve kendilerini destekleyecek kadrolar oluşturmaktadır. Kendilerini desteklemeyen, oy vermeyen çevrelere karşı da hasmane tutum sergilemektedirler. Buradaki bütün akademisyenler bu tür olaylara şahittir. Sonuçta üniversitenin dışından bir insan getirilmiyor."
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşime ara vererek, grup başkanvekillerini toplantıya çağırdı.
Görüşmelerin ardından Bahçekapılı, AK Parti'nin verdiği önergenin, önerge sahipleri tarafından geri çekildiğini söyledi.
Proje bazlı teşvik uygulaması, şehit yakınına ÖTV'siz araç, ticari araçların yenilenmesinde vergi teşviki ile vakıf üniversitelerine ilişkin düzenlemeleri de içeren torba tasarının 80 maddesi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, torba tasarı olarak bilinen "Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi, İki İl Merkezinin Değiştirilmesi ve Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı"nın maddelerinin görüşmeleri tamamlandı.
Görüşmeler sırasında kabul edilen önergelerle Hakkari ve Şırnak'ın il statüsünden çıkarılması ile terör suçu nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, başkanvekili ve meclis üyelerinin yerine İçişleri Bakanı ve vali tarafından görevlendirme yapılmasına ilişkin düzenlemeler tasarı metninden çıkarıldı.
Bu düzenlemeler, dört partinin ortak önergesi ile metinden çıkarılırken, muhalefet partisi milletvekilleri kararı alkışlarla karşıladı.
Ayrıca, görüşmelerde özel bütçeli idarelere ait ticari amaçlı kuruluşlardaki hisseler ile varlıklardan bu idarece Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirilenlerin, bu kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirilebileceğine ilişkin düzenlemeyi tasarıdan çıkaran önerge de kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, defin ruhsatını, mevtanın muayenesinden sonra belediye tabiplerinin yanı sıra toplum sağlığı merkezi tabipleri ve aile hekimleri de verebilecek. Bu ruhsatın yerleşim yeri bazında hangi tabiplerce verileceğini Türkiye Halk Sağlığı Kurumu belirleyecek.
DSİ Genel Müdürlüğü muhasebe hizmetleri, 5 yıl daha Maliye Bakanlığı personelince yürütülecek.
Karayolları Genel Müdürlüğünce erişme kontrolü uygulanan karayollarında yapılan, işletilen, işlettirilen, yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen binalar, hizmet tesisleri ve bakım işletme tesisleri, karayolunun müştemilatı sayılacak. Bu bina ve tesisler, devlet ormanlarındaysa Karayolları Genel Müdürlüğüne bedelsiz devredilecek.
Müsadereye konu olmaları nedeniyle kamu hizmetine sunulamayacak olan ve orman niteliğini kazanan taşınmaz üzerinde bulunan fabrika ya da ticarethaneler, 49 yıllığına kiraya verilebilecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının açılış izniyle faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevlerinin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında uygulandığı gibi 5 vergilendirme dönemi süresince elde edilen kazançları kurumlar vergisinden istisna tutulacak.
Gayrimenkul sahiplerince yapılan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar doğrudan gider olarak indirilebilecek.
Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında kredi teminatı sağlayan kurumların, Gelir Vergisi Kanunu kapsamındaki kazanç ve iratları üzerinden vergi kesintisi yapılmayacak.
Bakanlar Kuruluna, vergiye tabi işlemlere taraf veya aracı olanlara vergi kesintisi yaptırmaya ve belirli şartlar altında farklı kesinti oranları tespit etmeye ilişkin yetki verilecek.
Değerli Kağıtlar Kanunu'nda yer alan değerli kağıtlar tanımına elektronik imza kullanmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler de dahil ediliyor.
Gaziantep'in Şahinbey ilçesi sınırları içerisinde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Gecekondu Kanunu'na göre ilgili idarelerce yapılan arsa veya konut tahsis işleminin gerçekleştirilememesi halinde, arsa veya konut tahsisi için ödenen bedeller en geç 3 ay içerisinde faiziyle hak sahiplerine veya mirasçılarına ödenecek. Hak sahipleri, bunun dışında ilgili idareden herhangi bir hak, bedel ve tazminat talep edemeyecek.
Arsa veya konut tahsis işleminin gerçekleştirilememesi nedenleriyle arsa veya konutların adlarına tescili, bedel veya tazminat ve benzeri taleplerle açılan ve henüz kesinleşmeyen her türlü davalarda da bu hüküm uygulanacak. Reddedilen davaların yargılama giderleri davalı idare tarafından ödenecek.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
