2013-04-25 - 13:55
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, ''Bundan sonraki yol ve yönteme dair, Sayın Meclis Başkanı'nı göreve davet edeceğiz. Liderlerle görüşme dahil olmak üzere düşüncelerimizi Sayın Başkan ile paylaşacağız'' dedi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, ''Bundan sonraki yol ve yönteme dair, Sayın Meclis Başkanı'nı göreve davet edeceğiz. Liderlerle görüşme dahil olmak üzere düşüncelerimizi Sayın Başkan ile paylaşacağız'' dedi.
Kart, 10 Mart 2013 tarihinde yapılan komiser yardımcılığı sınavının, 2004-2012 döneminde olduğu gibi ciddi şaibeler içerdiğini ileri sürdü. Kart, sınava giriş belgesi düzenlenmesi aşamasından, sınavın yapılması ve sonuçlarının açıklanmasına kadar geçen süreçte bu şaibeyi doğrulayacak birçok bulgunun mevcut olduğunu savundu.
Atilla Kart, söz konusu sınavda, adayların bulundurmaları zorunlu olan belgelerin dikkate alınmadığını, yalnızca polis kimliği ile yetinildiğini öne sürdü. Sınav sonuçlarının genel olarak açıklanmamasına rağmen sınava itiraz edenlerin isim ve kadroları Pol-Net ortamında açıklanarak bir anlamda teşhir edildiklerini belirten Kart, haksızlığa uğrayan birçok memurun, mobing ve sürgün korkusu nedeniyle sesini çıkaramadığını söyledi.
Kart, Erzurum Cumhuriyet Anadolu Lisesi'ndeki sınavda soru kitapçıkları ve cevap anahtarının bulunduğu paketin açık olarak getirilmesinin ayrı bir şaibe oluşturduğunu iddia etti.
Kart ayrıca, TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu'nun, Emniyet içinde çeteleşmeyi de araştırma sorumluluğunu göstereceğini umduğunu ifade etti.
Gazetecilerin, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin sorularını yanıtlayan Kart, son olarak yürütme ile ilgili bölümün müzakere edilemediğini, bu konuda 'hükümet modeli'' nedeniyle ciddi bir tıkanmanın söz konusu olduğunu belirtti. Temel hak ve özgürlüklerin ikinci müzakeresinin bitmek üzere olduğunu kaydeden Kart, şunları söyledi:
''Biz, bundan sonraki yol ve yönteme dair, Sayın Meclis Başkanı'nı göreve davet edeceğiz. Yeni bir değerlendirme yapma gereği var. Hem başkanlık taslağının getirdiği tıkanma aşılmalı hem de ikinci müzakerenin nasıl bir takvim içinde yapılacağı belirlenmeli. Bu arada ortaya çıkan taslağın kamuoyunun bilgisine sunulması, liderlerle görüşme dahil olmak üzere düşüncelerimizi Sayın Başkan ile paylaşacağız.
Aslında Sayın Başbakan dışında diğer liderlerin anayasa takvimine yönelik bir müdahalesi yok. Hem bu müdahaleyi sona erdirmek hem de başkanlık taslağının yarattığı tıkanmayı aşma noktasında, görüşme yapılmasında fayda olduğu düşüncesindeyiz.
Her ne çalışma olacaksa bunun mutlaka mutabakat ile olması zorunluluğu var. O zaman meşruiyet noktasında sorun olmaz. Bunun dışında bir ya da iki partinin dayatması ile süreç gelişirse orada meşruiyet sorunu başlar ve ciddi bir kriz yaşanır.''
Kart, 10 Mart 2013 tarihinde yapılan komiser yardımcılığı sınavının, 2004-2012 döneminde olduğu gibi ciddi şaibeler içerdiğini ileri sürdü. Kart, sınava giriş belgesi düzenlenmesi aşamasından, sınavın yapılması ve sonuçlarının açıklanmasına kadar geçen süreçte bu şaibeyi doğrulayacak birçok bulgunun mevcut olduğunu savundu.
Atilla Kart, söz konusu sınavda, adayların bulundurmaları zorunlu olan belgelerin dikkate alınmadığını, yalnızca polis kimliği ile yetinildiğini öne sürdü. Sınav sonuçlarının genel olarak açıklanmamasına rağmen sınava itiraz edenlerin isim ve kadroları Pol-Net ortamında açıklanarak bir anlamda teşhir edildiklerini belirten Kart, haksızlığa uğrayan birçok memurun, mobing ve sürgün korkusu nedeniyle sesini çıkaramadığını söyledi.
Kart, Erzurum Cumhuriyet Anadolu Lisesi'ndeki sınavda soru kitapçıkları ve cevap anahtarının bulunduğu paketin açık olarak getirilmesinin ayrı bir şaibe oluşturduğunu iddia etti.
Kart ayrıca, TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu'nun, Emniyet içinde çeteleşmeyi de araştırma sorumluluğunu göstereceğini umduğunu ifade etti.
Gazetecilerin, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin sorularını yanıtlayan Kart, son olarak yürütme ile ilgili bölümün müzakere edilemediğini, bu konuda 'hükümet modeli'' nedeniyle ciddi bir tıkanmanın söz konusu olduğunu belirtti. Temel hak ve özgürlüklerin ikinci müzakeresinin bitmek üzere olduğunu kaydeden Kart, şunları söyledi:
''Biz, bundan sonraki yol ve yönteme dair, Sayın Meclis Başkanı'nı göreve davet edeceğiz. Yeni bir değerlendirme yapma gereği var. Hem başkanlık taslağının getirdiği tıkanma aşılmalı hem de ikinci müzakerenin nasıl bir takvim içinde yapılacağı belirlenmeli. Bu arada ortaya çıkan taslağın kamuoyunun bilgisine sunulması, liderlerle görüşme dahil olmak üzere düşüncelerimizi Sayın Başkan ile paylaşacağız.
Aslında Sayın Başbakan dışında diğer liderlerin anayasa takvimine yönelik bir müdahalesi yok. Hem bu müdahaleyi sona erdirmek hem de başkanlık taslağının yarattığı tıkanmayı aşma noktasında, görüşme yapılmasında fayda olduğu düşüncesindeyiz.
Her ne çalışma olacaksa bunun mutlaka mutabakat ile olması zorunluluğu var. O zaman meşruiyet noktasında sorun olmaz. Bunun dışında bir ya da iki partinin dayatması ile süreç gelişirse orada meşruiyet sorunu başlar ve ciddi bir kriz yaşanır.''
