2011-11-25 - 15:15
Vural: "Allah kimseyi kendi sözlerini inkar edeceği, kendi sözlerinden dolayı mahcup düşeceği bir hale getirmesin. Bu millet bundan sonra kime inanacak?"
Meclis Genel Kurulu'nda görüşülecek gensoruyu bugünlük geri çektiklerini ifade eden Oktay Vural şunları söyledi: "Zalimin karşısında mazlumun sesi olmak için verdiğimiz gensoruyu bugünlük geri çekiyoruz. Televizyonların yayın yapmadığı, milletimizin yayınlara ulaşamadığı bugün yerine onların istediği gibi değil, milletimizin bilgi edinmesinin uygun olduğu bir zamanda gensoruyu vereceğiz. Denetim yetkisini sonuna kadar kullanmaya kararlıyız. AKP'nin denetim mekanizmasını yok sayan, millete tepeden bakan, despot yaklaşımı ve dayatmacı, baskıcı anlayışına rağmen vatandaşlarımızın sesi ve sözcüsü olmaya devam edeceğiz."
Bedeli askerliği, 'elime silah almam' diyen vicdani retçilerin askerlik yapmaması için açılan bir kapı olarak nitelendiren Vural, hükümeti şu sözlerle eleştirdi: " Bedelli askerlik tasarısı, adaletten yoksundur. Bu tasarı, doğrudan vicdani retçilerin faydalanmasını temin etmek amacıyla hazırlanmıştır. Temel eğitim dahi almadan bedel karşılığı askerlikten muaf tutulmak 'elime silah almam' diyen vicdani retçilerin önünü açmaktadır. Tasarı görüşülürken askerlik reformunu da kapsayacak şekilde öneri verdik ancak parmak çokluğuyla kabul edilmedi. Şu parmağınızı kaldırırken önce kalbinize, sonra akılınıza götürün."
Başbakan Erdoğan'ın bedelli askerlikle ilgili daha önce yaptığı konuşmayı da basın mensuplarına dinleten Vural, Erdoğan'ı şu sözlerle eleştirdi: "Allah kimseyi kendi sözlerini inkar edeceği, mahcup düşeceği bir hale getirmesin. Bundan daha büyük bir ibret olur mu? Bundan sonra Başbakanının hangi dediğine inanacaksınız? Diyor ki Başbakan: 'parası olan yapacak, parası olmayan yapamayacak.' Ne oldu? Bu millet kime güvenecek? Başbakan'ın meşhur sözüyle kendisine çağrıda bulunuyorum: Çık açıkla."
Şehit ve gazilerin tasarıda yer almalarının kendilerini rencide ettiğini ifade eden Vural, "Millet şehitlerimiz, gazilerimiz için her türlü yardımın arkasındadır. Ancak bedelli askerliğin vicdani retçileri de kapsaması bu bedeli ödeyenlere karşı haksızlıktır. Şehit ve gazilerin böyle bir tasarıda yer almaları onurlarını incitmiştir. Ayrıca bedelli askerlik yapacak olanlar da vicdani retçilerle aynı kefeye konulmaktan rahatsızdırlar" şeklinde konuştu.
Başbakan'ın Dersim olaylarıyla ilgili özrünü de eleştiren Vural şöyle konuştu: " Tarihle hesaplaşılmaz, ibret alınır. Bırak tarihi değerlendirmeyi tarihçiler yapsın. Siyasetçiler de ders çıkarsın. Sen isyancıların avukatı mısın? 1930'da yaşanan bir olayı soykırım, Atatürk'ü savaş suçlusu ilan ederek kime ne mesaj vermeye çalışıyorsun? Başbakan'ın isyanları meşrulaştıran, sütten çıkmış ak kaşık gibi mazlumlaştıran bir yaklaşım tarzı var. Asıl amaç ne? Türkiye'ye baş kaldıranları mazlum mu göstermeye çalışıyorsunuz? Bu acılarla güzel bir millet olmuşuz, peki şimdi bu acıları kaşıyarak milleti katliamcı gibi göstererek kime hizmet ediyorsunuz? Bir Başbakan doğru dürüst tespit yapmalıdır. Böyle çarpık bir anlayışla geçmişine bakan bir Başbakan'ın geleceği de olamaz."
Başbakan'ın 'tarihe şaşı bakan bir yaklaşım tarzı' içinde olduğunu öne süren Vural, sözlerine şöyle devam etti: "Devletin içinde devlete izin vermem diyerek KCK operasyonlarını yapan sen değil misin? Peki o dönemde neden buna izin verilsin? Şimdi isyancılardan özür mü diliyorsun? Yarın Çanakkale'de, Sakarya'da PKK ile mücadelede şehit düşenleri mi sorgulayacaksın? "
Başbakan'ın 'MHP KCK konusunda konuşmuyor' sözlerini de eleştiren Vural," Böyle bir yalan olabilir mi? Nerede insaf? Biz bunlarla görüşmeyin, yapmayın, etmeyin derken; PKK ile iş tutuyormuş. Senin Adalet Bakanın KCK ile görüşüyor. Kültür ve Turizm Bakanın KCK operasyonlarını eleştiriyor. Operasyonları eleştirenleri uçağına alıyorsun. Bizim MHP olarak varlık sebebimiz; milli birlik ve bütünlüktür. Biz bu işe ömrümüzü adadık. MHP'yi ağzına desturla al" diye konuştu.
Toplantı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Vural, Bülent Arınç'ın İstiklal Mahkemeleriyle ilgili açıklamasını şöyle değerlendirdi: "Bunlar yakında Pargalı'yı kim zehirledi? diye soracaklar. Amacın nedir? Cumhuriyet'le hesaplaşman mı var? Milletin tarihine güvensizlik getirilmek isteniyor. Bu tartışmalardan siyasi medet ummak ve geçmişi mahkum etmek istiyorlar. O gün yapamadığın, bugün yapmak istediğin nedir? Depremi bile yönetemediniz, kendi işinize bakın."
CHP'nin gensoru önerisi hakkında MHP adına görüşleri sorulan Vural, önerinin lehinde tavır alacaklarını, vahim iddiaların araştırılmasını ve ispata davet ettiklerini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İngiltere ziyaretine de değinen Vural, gazetecilere "Bir Cumhurbaşkanı bir ülkeye yaptığı ziyarette, Başbakan'ın bulunduğu yere gider mi? sorusunu yöneltti. Vural: "Cumhurbaşkanı David Cameron'u bulunduğu yerde ziyaret etti. Bir başbakan Cumhurbaşkanı'nı makamında kabul ediyor. Cumhurbaşkanı, krallar gibi karşılandığı ülkede, kendi istediği şartlarda kabul etse daha iyi olurdu. Bizim kral gibi bir arayışımız yok. Türkiye Cumhurbaşkanı veya Başbakanı olmak kral ya da kraliçe olmaktan daha önemlidir" dedi.
Oktay Vural, "Daha konuşulacak çok konu var. Bizler bu konuları mutfağa yani sizlere veriyoruz. Bakalım hangi yemek çıkacak? Sanırım haberler patronlarınız sayesinde yine tabldot olacak" sözleriyle medyayı da eleştirdi. (15:15)
Bedeli askerliği, 'elime silah almam' diyen vicdani retçilerin askerlik yapmaması için açılan bir kapı olarak nitelendiren Vural, hükümeti şu sözlerle eleştirdi: " Bedelli askerlik tasarısı, adaletten yoksundur. Bu tasarı, doğrudan vicdani retçilerin faydalanmasını temin etmek amacıyla hazırlanmıştır. Temel eğitim dahi almadan bedel karşılığı askerlikten muaf tutulmak 'elime silah almam' diyen vicdani retçilerin önünü açmaktadır. Tasarı görüşülürken askerlik reformunu da kapsayacak şekilde öneri verdik ancak parmak çokluğuyla kabul edilmedi. Şu parmağınızı kaldırırken önce kalbinize, sonra akılınıza götürün."
Başbakan Erdoğan'ın bedelli askerlikle ilgili daha önce yaptığı konuşmayı da basın mensuplarına dinleten Vural, Erdoğan'ı şu sözlerle eleştirdi: "Allah kimseyi kendi sözlerini inkar edeceği, mahcup düşeceği bir hale getirmesin. Bundan daha büyük bir ibret olur mu? Bundan sonra Başbakanının hangi dediğine inanacaksınız? Diyor ki Başbakan: 'parası olan yapacak, parası olmayan yapamayacak.' Ne oldu? Bu millet kime güvenecek? Başbakan'ın meşhur sözüyle kendisine çağrıda bulunuyorum: Çık açıkla."
Şehit ve gazilerin tasarıda yer almalarının kendilerini rencide ettiğini ifade eden Vural, "Millet şehitlerimiz, gazilerimiz için her türlü yardımın arkasındadır. Ancak bedelli askerliğin vicdani retçileri de kapsaması bu bedeli ödeyenlere karşı haksızlıktır. Şehit ve gazilerin böyle bir tasarıda yer almaları onurlarını incitmiştir. Ayrıca bedelli askerlik yapacak olanlar da vicdani retçilerle aynı kefeye konulmaktan rahatsızdırlar" şeklinde konuştu.
Başbakan'ın Dersim olaylarıyla ilgili özrünü de eleştiren Vural şöyle konuştu: " Tarihle hesaplaşılmaz, ibret alınır. Bırak tarihi değerlendirmeyi tarihçiler yapsın. Siyasetçiler de ders çıkarsın. Sen isyancıların avukatı mısın? 1930'da yaşanan bir olayı soykırım, Atatürk'ü savaş suçlusu ilan ederek kime ne mesaj vermeye çalışıyorsun? Başbakan'ın isyanları meşrulaştıran, sütten çıkmış ak kaşık gibi mazlumlaştıran bir yaklaşım tarzı var. Asıl amaç ne? Türkiye'ye baş kaldıranları mazlum mu göstermeye çalışıyorsunuz? Bu acılarla güzel bir millet olmuşuz, peki şimdi bu acıları kaşıyarak milleti katliamcı gibi göstererek kime hizmet ediyorsunuz? Bir Başbakan doğru dürüst tespit yapmalıdır. Böyle çarpık bir anlayışla geçmişine bakan bir Başbakan'ın geleceği de olamaz."
Başbakan'ın 'tarihe şaşı bakan bir yaklaşım tarzı' içinde olduğunu öne süren Vural, sözlerine şöyle devam etti: "Devletin içinde devlete izin vermem diyerek KCK operasyonlarını yapan sen değil misin? Peki o dönemde neden buna izin verilsin? Şimdi isyancılardan özür mü diliyorsun? Yarın Çanakkale'de, Sakarya'da PKK ile mücadelede şehit düşenleri mi sorgulayacaksın? "
Başbakan'ın 'MHP KCK konusunda konuşmuyor' sözlerini de eleştiren Vural," Böyle bir yalan olabilir mi? Nerede insaf? Biz bunlarla görüşmeyin, yapmayın, etmeyin derken; PKK ile iş tutuyormuş. Senin Adalet Bakanın KCK ile görüşüyor. Kültür ve Turizm Bakanın KCK operasyonlarını eleştiriyor. Operasyonları eleştirenleri uçağına alıyorsun. Bizim MHP olarak varlık sebebimiz; milli birlik ve bütünlüktür. Biz bu işe ömrümüzü adadık. MHP'yi ağzına desturla al" diye konuştu.
Toplantı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Vural, Bülent Arınç'ın İstiklal Mahkemeleriyle ilgili açıklamasını şöyle değerlendirdi: "Bunlar yakında Pargalı'yı kim zehirledi? diye soracaklar. Amacın nedir? Cumhuriyet'le hesaplaşman mı var? Milletin tarihine güvensizlik getirilmek isteniyor. Bu tartışmalardan siyasi medet ummak ve geçmişi mahkum etmek istiyorlar. O gün yapamadığın, bugün yapmak istediğin nedir? Depremi bile yönetemediniz, kendi işinize bakın."
CHP'nin gensoru önerisi hakkında MHP adına görüşleri sorulan Vural, önerinin lehinde tavır alacaklarını, vahim iddiaların araştırılmasını ve ispata davet ettiklerini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İngiltere ziyaretine de değinen Vural, gazetecilere "Bir Cumhurbaşkanı bir ülkeye yaptığı ziyarette, Başbakan'ın bulunduğu yere gider mi? sorusunu yöneltti. Vural: "Cumhurbaşkanı David Cameron'u bulunduğu yerde ziyaret etti. Bir başbakan Cumhurbaşkanı'nı makamında kabul ediyor. Cumhurbaşkanı, krallar gibi karşılandığı ülkede, kendi istediği şartlarda kabul etse daha iyi olurdu. Bizim kral gibi bir arayışımız yok. Türkiye Cumhurbaşkanı veya Başbakanı olmak kral ya da kraliçe olmaktan daha önemlidir" dedi.
Oktay Vural, "Daha konuşulacak çok konu var. Bizler bu konuları mutfağa yani sizlere veriyoruz. Bakalım hangi yemek çıkacak? Sanırım haberler patronlarınız sayesinde yine tabldot olacak" sözleriyle medyayı da eleştirdi. (15:15)
