2020-02-20 - 15:20
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Başkanvekili Levent Gök, gündem dışı konuşmalara geçmeden önce Almanya'nın Hanau kentinde iki iş yerine düzenlenen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği aşırı sağcı terör saldırısına ilişin açıklamalarda bulundu.
Levent Gök, bu saldırının ırkçı bir saldırı olduğu yönünde gerek Alman makamları gerek diğer yetkililerin değerlendirmeleri olduğunu anımsattı.
Resmî açıklama yapılmamasına karşın ölenlerin arasında Türklerin bulunabileceğini, saldırı düzenlenen kafelerin sahiplerinin Türk olması ve bunun Türklerin yaşadığı bir kasaba yaşanmasının bu ihtimali güçlendirdiğini belirten Gök, "Irkçılık dünyada yok edilmesi gereken bir kavram. Irkçılık kavramıyla ilgili olarak kendisini o alana hapseden yurttaşların, başka ülke vatandaşlarını bir yurttaş, bir insan olarak değerlendirmeyen anlayışın, bugün özellikle batı dünyasında giderek arttığına tanık oluyoruz. Türk yurttaşlarımızın da her yerde korunması ve bu konuda çok daha dikkatli olunması gerektiği ortaya çıkıyor. Bununla büyük bir mücadelenin içerisinde olmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Irkçılık üzerinden yapılan bu saldırılarla ilgili olarak dünya ölçeğinde mücadele yürütülmesi gerektiğini ifade eden Levent Gök, "Bu saldırıyı lanetliyorum ve kınıyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun Türk yurttaşları olarak bizler, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve herkesin insan olmasından kaynaklanan doğuştan gelen hakları olduğunu kabul ederek herkesi bir birey olarak kabul ediyoruz. Böylesine davranışları kınıyoruz ve lanetliyoruz." diye konuştu.
Gök, gündeme geçmeden önce AK Parti Bayburt Milletvekili Fetani Battal, İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi gündem dışı söz verdi.
Milletvekilleri de Almanya'da düzenlenen bu saldırıyı kınadı.
Mecliste Grup Başkanvekilleri Hanau'daki aşırı sağcı terör saldırısını kınadı.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri, Almanya'nın Hanau kentindeki aşırı sağcı terör saldırısını kınadı.
Genel Kurulda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, Hanau'daki saldırıyı gündeme getirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, olayı kınadıklarını belirterek, bu tür olayların tekrarlanmamasını temenni etti.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, bugün Almanya'dan gelen haberin yürekleri yaktığını söyleyerek, "Irkçı, Türk düşmanı bir terör eylemi olduğu anlaşılmakta. Soruşturma bu minvalde yürütülmelidir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, saldırıyı nefretle kınadığını ifade ederek, "Irkçılık her yerde kötüdür. Irkçılık her zaman lanetlemeli ve uzak durulmalıdır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Almanya'da gerçekleştirilen ırkçı saldırıdan dolayı üzgün olduklarını belirterek, "Irkçılık, bir insanlık suçudur. Umarım bu son olur. Ölenlere rahmet diliyorum. Nereden gelirse gelsin bu tür saldırıları şiddet ve nefretle kınıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Altay, "Yunanistan'ın 16 adayı silahlandırılmasıyla" ilgili Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Genel Kurulda bilgi vermesini de istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Hanau kentine gerçekleşen ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.
Muş, "Bu tip saldırıları net bir şekilde kınıyoruz. Elbette Alman adli makamları soruşturmayı yürütecektir ama Alman makamları bu tür saldırılara karşı gerekli tedbirleri almalıdır. Almanya'daki vatandaşların güvenliği için her türlü girişimi yapmaktayız ve yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Ayrıca, Muş, Dervişoğlu ve Bülbül, Ege Üniversitesinde 5 yıl önce öğrenciler arasında çıkan kavgada öldürülen Fırat Çakıroğlu'nu rahmetle andı.
TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için "geçici koruma altındaki Suriyeliler" ile ilgili önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, milletin ekonomik sorunlarla boğuşurken, Suriyeli sığınmacıların ülkeye 80 milyar doları aşan bir maliyet getirdiğini savundu.
Türkiye'nin demografisinin değiştiğini belirten Özdağ, Türkiye'de kayıtlı olan Suriyelilerin ülkede kalması durumunda 20 yıl sonra 11,3 milyon Suriye kökenlinin Türkiye'de yaşayacağını iddia etti.
Ümit Özdağ, Suriyelilerin kültürel ve ekonomik hak talepleriyle birlikte siyasal hak taleplerinde de bulunabileceğine işaret ederek, bunun Türkiye için bir güvenlik sorunu haline geleceğini belirtti. Özdağ, Suriyelilerin ileride ne gibi tehditlere yol açacağının bir milli güvenlik konusu olduğunu vurguladı.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Suriyelilerin de çeşitli sorunlar yaşadığını ve ucuz iş gücü olarak kullanılmaya çalışıldığını dile getirerek, "Suriyeli meselesi, bu şekilde manipüle edilerek toplumun karşı karşıya getirilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de bu konunun Meclis'te araştırılmasını önerdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, Türkiye'nin, kendisini bölgeden soyutlama imkanının olmadığını belirterek, "Diplomasi alanında Türkiye olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmenin gayreti içindeyiz. Sahada da varız, var olacağız. Ne insani sorumluluklarımızdan ne de menfaatlerimizden taviz vereceğiz. Suriye ile mücadeleden imtina edersek, yarın çok daha çetin mücadeleleri kendi topraklarımızda yürütmek zorunda kalacağız." diye konuştu.
Devletin bütün birimlerinin geçici koruma altındaki Suriyelilerle yakından ilgilendiğini kaydeden Çonkar, "Bu mesele, siyaseten rant devşirilecek bir mesele değildir. Tüm siyasiler olarak bizlerin sorumlu davranmak gibi bir görevimiz var." dedi.
Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "anadilde eğitime" ilişkin grup önerisinin görüşülmesine geçildi.
Kürtçe seçmeli dersin okullardan kaldırılmaya çalışıldığını ileri süren HDP Mardin Milletvekili Ebrü Günay, 10 yılda sadece 80 Kürtçe öğretmeni atamasının yapıldığını, bunun da iktidarın Kürt diline yasakçı uygulamalarını gösterdiğini, iktidarın asimilasyon politikalarını sürdürdüğünü savundu.
Günay'ın, "Dünya Anadil Günü"nü kürsüden hem Türkçe hem de Kürtçe olarak kutlamasına, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt itiraz etti.
Bunun üzerine Enginyurt ile HDP'li milletvekilleri arasında kısa süreli sözlü tartışma yaşandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Ebrü Günay'ın iddiaları üzerine yerinden söz alarak, "Bütün diller bizimdir. Hepsi bizim için kıymetli. Bizim dillere karşı hiçbir dönemde önyargımız ve yasakçı bir yaklaşımımız olmamıştır. Bunu da yaptığımız uygulamalarda görmek mümkündür. Diller toplumlarla doğar ve yaşarlar. Bunların önüne set koymak gibi bir anlayışa sahip olmadık." ifadelerini kullandı.
Günay'ın konuşmasında, "iktidarın asimilasyon politikalarını devam ettirdiğini" iddia ettiğini hatırlatan Muş, "Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Hem bu ülkede konuşulan dilleri bizim dillerimiz olarak görürüz hem de bu ülkenin kültürlerinin tamamı Türkiye'yi ortaya çıkarır. Bir tanesi eksik olsa Türkiye olmaz. Asimilasyon, inkar, ret gibi kavramlar bizim parti politikalarımızda da siyaset kültürümüzde de insan olarak inancımızda da anlayışımızda da yer bulması mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda CHP'nin "elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artışa" ilişkin grup önerisi de görüşüldü.
CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, son 2 yılda doğal gaza yüzde 62, elektriğe yüzde 71 oranında zam yapıldığını, vatandaşın elektrik ve doğal gaz faturalarını ödeyemediğini savundu.
Doğal gaz tüketiminin düşmesine rağmen faturaların ödenemediğine işaret eden Demirtaş, bu konunun araştırılması gerektiğini vurguladı.
Avrupa'nın son 10 yılın en ucuz doğal gazını kullanırken, Türkiye'nin en pahalı doğal gazı tükettiğini öne süren Ünal Demirtaş, doğal gaz şirketlerinin, tüketmedikleri doğal gazın bedelini vatandaşın faturasına yansıttığını iddia etti.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, dar gelirli vatandaşların faturalarından vergi yüklerinin kaldırılmasını istedi.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ise elektrik ve doğal gaz fiyatlardaki artışın, elektrik ve doğal gaz piyasasında tekelci yapının bir sonucu olduğunu belirterek, "Bu tekelci yapıyı çözmeden halkımızın enerji ihtiyacını karşılamak mümkün değildir." diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Nevzat Şatıroğlu, milli enerji ve maden politikası kapsamında gerekli olan tüm adımların atıldığını dile getirerek, bu çalışmanın amacının rekabetçi, şeffaf, tüketicinin korunduğu, öngörülebilir bir piyasa modelinin ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Şatıroğlu, 2019'da enerji ithalatının, bir önceki yıllara oranla yüzde 4,2 oranında azaldığına dikkati çekerek, elektrik üretiminde ise yerli kaynakların payının yüzde 62, yenilenebilir kaynakların payının ise 44 olarak gerçekleştiğini anlattı.
Dar gelirli ve sosyal yardım alan 2,5 milyon aileye, ayda 150 kilovata yakın elektrik bedelinin katkı olarak sağlandığını bildiren Nevzat Şatıroğlu, bunun ayda yaklaşık 100 liraya denk geldiğini dile getirdi.
Şatıroğlu, "2002'de asgari ücret içinde yüzde 32 olan doğal gaz payı 2020'de yüzde 9,2'ye, yüzde 15 olan elektrik faturasının oranı yüzde 4,5'e gerilemiştir." şeklinde konuştu.
Genel Kurulda, konuşmaların ardından yapılan oylamalarda İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Daha sonra Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
Levent Gök, bu saldırının ırkçı bir saldırı olduğu yönünde gerek Alman makamları gerek diğer yetkililerin değerlendirmeleri olduğunu anımsattı.
Resmî açıklama yapılmamasına karşın ölenlerin arasında Türklerin bulunabileceğini, saldırı düzenlenen kafelerin sahiplerinin Türk olması ve bunun Türklerin yaşadığı bir kasaba yaşanmasının bu ihtimali güçlendirdiğini belirten Gök, "Irkçılık dünyada yok edilmesi gereken bir kavram. Irkçılık kavramıyla ilgili olarak kendisini o alana hapseden yurttaşların, başka ülke vatandaşlarını bir yurttaş, bir insan olarak değerlendirmeyen anlayışın, bugün özellikle batı dünyasında giderek arttığına tanık oluyoruz. Türk yurttaşlarımızın da her yerde korunması ve bu konuda çok daha dikkatli olunması gerektiği ortaya çıkıyor. Bununla büyük bir mücadelenin içerisinde olmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Irkçılık üzerinden yapılan bu saldırılarla ilgili olarak dünya ölçeğinde mücadele yürütülmesi gerektiğini ifade eden Levent Gök, "Bu saldırıyı lanetliyorum ve kınıyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun Türk yurttaşları olarak bizler, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve herkesin insan olmasından kaynaklanan doğuştan gelen hakları olduğunu kabul ederek herkesi bir birey olarak kabul ediyoruz. Böylesine davranışları kınıyoruz ve lanetliyoruz." diye konuştu.
Gök, gündeme geçmeden önce AK Parti Bayburt Milletvekili Fetani Battal, İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi gündem dışı söz verdi.
Milletvekilleri de Almanya'da düzenlenen bu saldırıyı kınadı.
Mecliste Grup Başkanvekilleri Hanau'daki aşırı sağcı terör saldırısını kınadı.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri, Almanya'nın Hanau kentindeki aşırı sağcı terör saldırısını kınadı.
Genel Kurulda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, Hanau'daki saldırıyı gündeme getirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, olayı kınadıklarını belirterek, bu tür olayların tekrarlanmamasını temenni etti.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, bugün Almanya'dan gelen haberin yürekleri yaktığını söyleyerek, "Irkçı, Türk düşmanı bir terör eylemi olduğu anlaşılmakta. Soruşturma bu minvalde yürütülmelidir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, saldırıyı nefretle kınadığını ifade ederek, "Irkçılık her yerde kötüdür. Irkçılık her zaman lanetlemeli ve uzak durulmalıdır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Almanya'da gerçekleştirilen ırkçı saldırıdan dolayı üzgün olduklarını belirterek, "Irkçılık, bir insanlık suçudur. Umarım bu son olur. Ölenlere rahmet diliyorum. Nereden gelirse gelsin bu tür saldırıları şiddet ve nefretle kınıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Altay, "Yunanistan'ın 16 adayı silahlandırılmasıyla" ilgili Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Genel Kurulda bilgi vermesini de istedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Hanau kentine gerçekleşen ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.
Muş, "Bu tip saldırıları net bir şekilde kınıyoruz. Elbette Alman adli makamları soruşturmayı yürütecektir ama Alman makamları bu tür saldırılara karşı gerekli tedbirleri almalıdır. Almanya'daki vatandaşların güvenliği için her türlü girişimi yapmaktayız ve yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Ayrıca, Muş, Dervişoğlu ve Bülbül, Ege Üniversitesinde 5 yıl önce öğrenciler arasında çıkan kavgada öldürülen Fırat Çakıroğlu'nu rahmetle andı.
TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için "geçici koruma altındaki Suriyeliler" ile ilgili önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, milletin ekonomik sorunlarla boğuşurken, Suriyeli sığınmacıların ülkeye 80 milyar doları aşan bir maliyet getirdiğini savundu.
Türkiye'nin demografisinin değiştiğini belirten Özdağ, Türkiye'de kayıtlı olan Suriyelilerin ülkede kalması durumunda 20 yıl sonra 11,3 milyon Suriye kökenlinin Türkiye'de yaşayacağını iddia etti.
Ümit Özdağ, Suriyelilerin kültürel ve ekonomik hak talepleriyle birlikte siyasal hak taleplerinde de bulunabileceğine işaret ederek, bunun Türkiye için bir güvenlik sorunu haline geleceğini belirtti. Özdağ, Suriyelilerin ileride ne gibi tehditlere yol açacağının bir milli güvenlik konusu olduğunu vurguladı.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Suriyelilerin de çeşitli sorunlar yaşadığını ve ucuz iş gücü olarak kullanılmaya çalışıldığını dile getirerek, "Suriyeli meselesi, bu şekilde manipüle edilerek toplumun karşı karşıya getirilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de bu konunun Meclis'te araştırılmasını önerdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, Türkiye'nin, kendisini bölgeden soyutlama imkanının olmadığını belirterek, "Diplomasi alanında Türkiye olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmenin gayreti içindeyiz. Sahada da varız, var olacağız. Ne insani sorumluluklarımızdan ne de menfaatlerimizden taviz vereceğiz. Suriye ile mücadeleden imtina edersek, yarın çok daha çetin mücadeleleri kendi topraklarımızda yürütmek zorunda kalacağız." diye konuştu.
Devletin bütün birimlerinin geçici koruma altındaki Suriyelilerle yakından ilgilendiğini kaydeden Çonkar, "Bu mesele, siyaseten rant devşirilecek bir mesele değildir. Tüm siyasiler olarak bizlerin sorumlu davranmak gibi bir görevimiz var." dedi.
Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "anadilde eğitime" ilişkin grup önerisinin görüşülmesine geçildi.
Kürtçe seçmeli dersin okullardan kaldırılmaya çalışıldığını ileri süren HDP Mardin Milletvekili Ebrü Günay, 10 yılda sadece 80 Kürtçe öğretmeni atamasının yapıldığını, bunun da iktidarın Kürt diline yasakçı uygulamalarını gösterdiğini, iktidarın asimilasyon politikalarını sürdürdüğünü savundu.
Günay'ın, "Dünya Anadil Günü"nü kürsüden hem Türkçe hem de Kürtçe olarak kutlamasına, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt itiraz etti.
Bunun üzerine Enginyurt ile HDP'li milletvekilleri arasında kısa süreli sözlü tartışma yaşandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Ebrü Günay'ın iddiaları üzerine yerinden söz alarak, "Bütün diller bizimdir. Hepsi bizim için kıymetli. Bizim dillere karşı hiçbir dönemde önyargımız ve yasakçı bir yaklaşımımız olmamıştır. Bunu da yaptığımız uygulamalarda görmek mümkündür. Diller toplumlarla doğar ve yaşarlar. Bunların önüne set koymak gibi bir anlayışa sahip olmadık." ifadelerini kullandı.
Günay'ın konuşmasında, "iktidarın asimilasyon politikalarını devam ettirdiğini" iddia ettiğini hatırlatan Muş, "Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Hem bu ülkede konuşulan dilleri bizim dillerimiz olarak görürüz hem de bu ülkenin kültürlerinin tamamı Türkiye'yi ortaya çıkarır. Bir tanesi eksik olsa Türkiye olmaz. Asimilasyon, inkar, ret gibi kavramlar bizim parti politikalarımızda da siyaset kültürümüzde de insan olarak inancımızda da anlayışımızda da yer bulması mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda CHP'nin "elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artışa" ilişkin grup önerisi de görüşüldü.
CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, son 2 yılda doğal gaza yüzde 62, elektriğe yüzde 71 oranında zam yapıldığını, vatandaşın elektrik ve doğal gaz faturalarını ödeyemediğini savundu.
Doğal gaz tüketiminin düşmesine rağmen faturaların ödenemediğine işaret eden Demirtaş, bu konunun araştırılması gerektiğini vurguladı.
Avrupa'nın son 10 yılın en ucuz doğal gazını kullanırken, Türkiye'nin en pahalı doğal gazı tükettiğini öne süren Ünal Demirtaş, doğal gaz şirketlerinin, tüketmedikleri doğal gazın bedelini vatandaşın faturasına yansıttığını iddia etti.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, dar gelirli vatandaşların faturalarından vergi yüklerinin kaldırılmasını istedi.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ise elektrik ve doğal gaz fiyatlardaki artışın, elektrik ve doğal gaz piyasasında tekelci yapının bir sonucu olduğunu belirterek, "Bu tekelci yapıyı çözmeden halkımızın enerji ihtiyacını karşılamak mümkün değildir." diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Nevzat Şatıroğlu, milli enerji ve maden politikası kapsamında gerekli olan tüm adımların atıldığını dile getirerek, bu çalışmanın amacının rekabetçi, şeffaf, tüketicinin korunduğu, öngörülebilir bir piyasa modelinin ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Şatıroğlu, 2019'da enerji ithalatının, bir önceki yıllara oranla yüzde 4,2 oranında azaldığına dikkati çekerek, elektrik üretiminde ise yerli kaynakların payının yüzde 62, yenilenebilir kaynakların payının ise 44 olarak gerçekleştiğini anlattı.
Dar gelirli ve sosyal yardım alan 2,5 milyon aileye, ayda 150 kilovata yakın elektrik bedelinin katkı olarak sağlandığını bildiren Nevzat Şatıroğlu, bunun ayda yaklaşık 100 liraya denk geldiğini dile getirdi.
Şatıroğlu, "2002'de asgari ücret içinde yüzde 32 olan doğal gaz payı 2020'de yüzde 9,2'ye, yüzde 15 olan elektrik faturasının oranı yüzde 4,5'e gerilemiştir." şeklinde konuştu.
Genel Kurulda, konuşmaların ardından yapılan oylamalarda İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Daha sonra Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
