2011-12-15 - 18:00
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır: "Türk kamuoyunun Fransa konusunda taşmakta olan sabrı, bir müddet sonra kontrol edilemez hale gelebilecektir."
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Fransa meclisinde, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifi girişiminin sadece Türkiye-Fransa ilişkilerine zarar vermekle kalmayacağını, aynı zamanda Türkiye-Ermenistan ilişkilerine de zarar vereceğini söyledi.
Bozkır ve TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi bazı milletvekilleri TBMM'de basın mensupları ile bir araya gelerek, Fransa Meclisi'ndeki girişime ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Bu tür girişimlerin, Fransa'da seçim dönemlerinde ortaya çıktığına işaret eden Bozkır, ancak Türkiye ve Fransa'nın uzun zamandır çok sağlam temellere dayanan iyi ilişkileri bulunduğunun göz ardı edildiğini söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 10,5 milyar dolara ulaştığını, Fransa'nın Türkiye'deki yatırımlarının 8,6 milyar doları bulduğunu bildiren Bozkır, Türkiye'de bine yakın Fransız şirketinin ekonomik faaliyet sürdürdüğünü hatırlattı.
Yaklaşık 350 Türk firmasının da Fransa'da girişimlerinin bulunduğunu ifade eden Bozkır, Türkiye'nin Fransa'daki yatırımlarının yarım milyar dolara ulaştığını söyledi. Geçtiğimiz yıl 930 bin Fransız turistin Türkiye'ye geldiğini belirten Bozkır, Fransa'da 550 bin Türk yaşadığını kaydetti. Bozkır, "Böyle, son derece güzel bir tablo varken dostumuz addettiğimiz Fransa'da bu tür bir gelişme olmasını hem üzüntüyle karşılıyoruz hem de anlamakta güçlük çekiyoruz" dedi.
Yasanın kanunlaşması halinde Fransa'daki Türk topluluğunun fikir özgürlüğünü ve düşüncelerini açıklama özgürlüğünü kısıtlayıcı bir sonuç doğuracağına dikkati çeken Bozkır, yasanın akademik çalışmaları kısıtlayıcı bir durumu da ortaya çıkaracağını kaydetti. Bozkır, "Ayrıca bunun, hem Fransa anayasasının öngördüğü özgürlüklere aykırı olduğunu hem de Fransa'nın daha önce yaptığı bazı açıklamalarla uyuşmadığını düşünüyoruz" dedi.
Fransa'nın AB çerçeve kararına ilişkin deklarasyonunda bu durumun tam tersine bir açıklama bulunduğuna işaret eden Bozkır, Fransa'nın o açıklamasında soykırımın sadece uluslararası bir mahkeme kararı olduğu takdirde cezalandırılabileceği yönünde bir açıklaması bulunduğunu hatırlattı.
Bozkır, "Mahkemenin veya tarihçilerin karar vermesi gereken bir konuda Türkiye'nin görüşlerine hiç başvurulmadan, tek taraflı bir karar alınması da hem savunma hakkının ihlali hem de tarihi gerçeklerle ilgili bir kararı siyasetçilerin vermesi gibi bir durum ortaya çıkarıyor" diye konuştu.
Yasayla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin çeşitli maddelerine de aykırı bir durum ortaya çıkacağını vurgulayan Bozkır, şunları kaydetti: "Böyle bir girişim sadece Türkiye-Fransa ilişkilerine zarar vermekle kalmayacak, aynı zamanda Türkiye-Ermenistan ilişkilerine de zarar verecektir. Türkiye, Ermenistan ile iyi ilişki kurmak için bir çaba sarf etmiştir ve burada da bu konunun bir 'Tarihçiler Komisyonu'nda ele alınması temel unsurlardan biri olmuştur. Biz, bütün arşivlerimizi kurulacak bu komisyonun incelemesine açmayı garanti etmişizdir. Ancak, Ermenistan tarafında arşivlerin açılması mümkün olmadığı gibi, orada araştırma yapacak Türk tarihçiler de engellenmiştir."
Protokollerin Ermenistan Meclisi'nde onaylanmasının Ermenistan Cumhurbaşkanı tarafından durdurulduğunu anımsatan Bozkır, bu nedenle TBMM Dışişleri Komisyonu'nun da konuyu gündeme almadığını söyledi.
Türk parlamentosu heyeti olarak Fransa'ya Pazar günü gideceklerini ve Çarşamba gününe kadar Paris'te çeşitli temaslarda bulunacaklarını bildiren Bozkır, geçecek yasanın Türkiye-Fransız ilişkilerine ne kadar zarar vereceğini, zamansız ve gereksiz olduğunu anlatmak istediklerini kaydetti.
Bozkır, "Türk kamuoyunun Fransa konusunda taşmakta olan sabrı bir müddet sonra kontrol edilemez hale gelebilecektir. Bu gerçekten arzu etmediğimiz bir durum. Bunun hem Türkiye'ye hem Fransa'ya zararları olacaktır. Tabiatıyla bölgemizde çok önemli siyasi dönüşüm süreci ve dünyada da tarihin en büyük ekonomik krizlerden biri yaşanırken böyle bir durumun ortaya çıkması hem Türkiye'ye hem Fransa'ya, hem bölgeye hem dünyaya zarar verecek niteliktedir" diye konuştu.
Bir gazetecinin yasa tasarısı meclisten geçerse Türkiye'nin Fransa'ya karşı bir yaptırım uygulayıp uygulamayacağı sorusu üzerine Bozkır, daha henüz sonuç aşamasına gelmeden Türkiye'nin ne yapacağını açıklamanın doğru olmadığını belirtti.
Bozkır, "Bu aşamada böyle bir gelişmenin Türkiye-Fransız ilişkilerine vereceği zararı vurgulamak için Paris'e gidiyoruz. Ümidimiz de bu girişimin sonuçsuz kalması ve bu yasanın hiçbir şekilde kanunlaşmaması" dedi.
BDP'nin neden Paris'e gidecek heyette temsil edilmediği sorusunu yanıtlarken de Bozkır, TBMM tarafından bir girişim başlatılması konusunda TBMM'de grubu bulunan AK Parti, CHP ve MHP'nin Meclis Başkanı'na başvuruda bulunduğunu ve Paris'e gidecek heyetin bu şekilde oluşturulduğunu anlatan Bozkır, BDP'den bu heyette yer almak için bir talep gelmediğini söyledi.
Bozkır, "Bu sürece BDP'yi de katmayı düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, "BDP'den bir milletvekilinin de yer alması konusunda bir sorunumuz yok, bir talepleri olursa yer alırlar" dedi.
Toplantıda söz alan, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörü ve Başbakanlık Başdanışmanı İbrahim Kalın ise, yasanın onaylanacağı tarihin Türkiye'nin Paris Turizm Ataşesi Yılmaz Çolpan'ın Ermeni silahlı terör örgütü ASALA tarafından öldürüldüğü tarih olan 22 Aralık 1979'un yıldönümüne rastladığını hatırlattı.
1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını siyasilerin değil tarihçilerin değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Kalın, görüştüğü batılı muhataplarına "Türklerin Ermenileri 500 yıl bir arada yaşadıktan sonra bir günde mi katletmeye karar verdiğini" sorduğunu ancak yanıt alamadığını aktardı. Kalın, yasayla bu konuda verilecek cezanın ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geleceğini de vurguladı.(18:00)
Bozkır ve TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi bazı milletvekilleri TBMM'de basın mensupları ile bir araya gelerek, Fransa Meclisi'ndeki girişime ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Bu tür girişimlerin, Fransa'da seçim dönemlerinde ortaya çıktığına işaret eden Bozkır, ancak Türkiye ve Fransa'nın uzun zamandır çok sağlam temellere dayanan iyi ilişkileri bulunduğunun göz ardı edildiğini söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 10,5 milyar dolara ulaştığını, Fransa'nın Türkiye'deki yatırımlarının 8,6 milyar doları bulduğunu bildiren Bozkır, Türkiye'de bine yakın Fransız şirketinin ekonomik faaliyet sürdürdüğünü hatırlattı.
Yaklaşık 350 Türk firmasının da Fransa'da girişimlerinin bulunduğunu ifade eden Bozkır, Türkiye'nin Fransa'daki yatırımlarının yarım milyar dolara ulaştığını söyledi. Geçtiğimiz yıl 930 bin Fransız turistin Türkiye'ye geldiğini belirten Bozkır, Fransa'da 550 bin Türk yaşadığını kaydetti. Bozkır, "Böyle, son derece güzel bir tablo varken dostumuz addettiğimiz Fransa'da bu tür bir gelişme olmasını hem üzüntüyle karşılıyoruz hem de anlamakta güçlük çekiyoruz" dedi.
Yasanın kanunlaşması halinde Fransa'daki Türk topluluğunun fikir özgürlüğünü ve düşüncelerini açıklama özgürlüğünü kısıtlayıcı bir sonuç doğuracağına dikkati çeken Bozkır, yasanın akademik çalışmaları kısıtlayıcı bir durumu da ortaya çıkaracağını kaydetti. Bozkır, "Ayrıca bunun, hem Fransa anayasasının öngördüğü özgürlüklere aykırı olduğunu hem de Fransa'nın daha önce yaptığı bazı açıklamalarla uyuşmadığını düşünüyoruz" dedi.
Fransa'nın AB çerçeve kararına ilişkin deklarasyonunda bu durumun tam tersine bir açıklama bulunduğuna işaret eden Bozkır, Fransa'nın o açıklamasında soykırımın sadece uluslararası bir mahkeme kararı olduğu takdirde cezalandırılabileceği yönünde bir açıklaması bulunduğunu hatırlattı.
Bozkır, "Mahkemenin veya tarihçilerin karar vermesi gereken bir konuda Türkiye'nin görüşlerine hiç başvurulmadan, tek taraflı bir karar alınması da hem savunma hakkının ihlali hem de tarihi gerçeklerle ilgili bir kararı siyasetçilerin vermesi gibi bir durum ortaya çıkarıyor" diye konuştu.
Yasayla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin çeşitli maddelerine de aykırı bir durum ortaya çıkacağını vurgulayan Bozkır, şunları kaydetti: "Böyle bir girişim sadece Türkiye-Fransa ilişkilerine zarar vermekle kalmayacak, aynı zamanda Türkiye-Ermenistan ilişkilerine de zarar verecektir. Türkiye, Ermenistan ile iyi ilişki kurmak için bir çaba sarf etmiştir ve burada da bu konunun bir 'Tarihçiler Komisyonu'nda ele alınması temel unsurlardan biri olmuştur. Biz, bütün arşivlerimizi kurulacak bu komisyonun incelemesine açmayı garanti etmişizdir. Ancak, Ermenistan tarafında arşivlerin açılması mümkün olmadığı gibi, orada araştırma yapacak Türk tarihçiler de engellenmiştir."
Protokollerin Ermenistan Meclisi'nde onaylanmasının Ermenistan Cumhurbaşkanı tarafından durdurulduğunu anımsatan Bozkır, bu nedenle TBMM Dışişleri Komisyonu'nun da konuyu gündeme almadığını söyledi.
Türk parlamentosu heyeti olarak Fransa'ya Pazar günü gideceklerini ve Çarşamba gününe kadar Paris'te çeşitli temaslarda bulunacaklarını bildiren Bozkır, geçecek yasanın Türkiye-Fransız ilişkilerine ne kadar zarar vereceğini, zamansız ve gereksiz olduğunu anlatmak istediklerini kaydetti.
Bozkır, "Türk kamuoyunun Fransa konusunda taşmakta olan sabrı bir müddet sonra kontrol edilemez hale gelebilecektir. Bu gerçekten arzu etmediğimiz bir durum. Bunun hem Türkiye'ye hem Fransa'ya zararları olacaktır. Tabiatıyla bölgemizde çok önemli siyasi dönüşüm süreci ve dünyada da tarihin en büyük ekonomik krizlerden biri yaşanırken böyle bir durumun ortaya çıkması hem Türkiye'ye hem Fransa'ya, hem bölgeye hem dünyaya zarar verecek niteliktedir" diye konuştu.
Bir gazetecinin yasa tasarısı meclisten geçerse Türkiye'nin Fransa'ya karşı bir yaptırım uygulayıp uygulamayacağı sorusu üzerine Bozkır, daha henüz sonuç aşamasına gelmeden Türkiye'nin ne yapacağını açıklamanın doğru olmadığını belirtti.
Bozkır, "Bu aşamada böyle bir gelişmenin Türkiye-Fransız ilişkilerine vereceği zararı vurgulamak için Paris'e gidiyoruz. Ümidimiz de bu girişimin sonuçsuz kalması ve bu yasanın hiçbir şekilde kanunlaşmaması" dedi.
BDP'nin neden Paris'e gidecek heyette temsil edilmediği sorusunu yanıtlarken de Bozkır, TBMM tarafından bir girişim başlatılması konusunda TBMM'de grubu bulunan AK Parti, CHP ve MHP'nin Meclis Başkanı'na başvuruda bulunduğunu ve Paris'e gidecek heyetin bu şekilde oluşturulduğunu anlatan Bozkır, BDP'den bu heyette yer almak için bir talep gelmediğini söyledi.
Bozkır, "Bu sürece BDP'yi de katmayı düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, "BDP'den bir milletvekilinin de yer alması konusunda bir sorunumuz yok, bir talepleri olursa yer alırlar" dedi.
Toplantıda söz alan, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörü ve Başbakanlık Başdanışmanı İbrahim Kalın ise, yasanın onaylanacağı tarihin Türkiye'nin Paris Turizm Ataşesi Yılmaz Çolpan'ın Ermeni silahlı terör örgütü ASALA tarafından öldürüldüğü tarih olan 22 Aralık 1979'un yıldönümüne rastladığını hatırlattı.
1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını siyasilerin değil tarihçilerin değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Kalın, görüştüğü batılı muhataplarına "Türklerin Ermenileri 500 yıl bir arada yaşadıktan sonra bir günde mi katletmeye karar verdiğini" sorduğunu ancak yanıt alamadığını aktardı. Kalın, yasayla bu konuda verilecek cezanın ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geleceğini de vurguladı.(18:00)
