2012-10-03 - 12:45
Özcan Yeniçeri: "Yangına benzin dökerek, yangını söndürmek mümkün değildir. Oslo yangına benzin dökmektir"? "Barzani'ye 'Türkiye seninle gurur duyuyor' demek gaflet ötesi, haince bir durumdur ve bu hainlik doğrudan doğruya şehitlerimiz aziz ruhlarına yapılmıştır."
Yeniçeri, düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Erdoğan'ın AK Parti Kongresi'nde yaptığı konuşma ve Barzani'yi kongreye davet etmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti'nin Oslo türü görüşmeler yapmanın yollarını aradığını öne süren Yeniçeri, "Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Oslo türü görüşmeler yapılabilir, belki de yapılıyordur' diyor. Erdoğan ise 'Oslo olmaz başka yer olur, olması gerekiyorsa olur' diyerek teröristlere bir çeşit 'silah başı yap' emri vermiştir. Daha önce açılan Oslo kapısı, Türkiye'yi nereye götürdüyse, bundan sonra açılacak o tür bir kapı da oraya götürecektir. Eli silahlı teröristler, Erdoğan'ın kendileriyle görüşmek için fırsat aradığını duyunca yaptıkları eylemlerle gurur duyacaklardır" dedi.
Terör örgütünü muhatap almanın sorunları çözmeyeceğini vurgulayan Yeniçeri, "PKK hukuki, ahlaki, yasal bir kuruluş değildir. PKK Türkiye'yi itibarsızlaştırmakta kullanılan uluslararası bir enstrümandır. PKK terör örgütünün silah bırakmasını beklemek, olanı biteni anlamamak demektir. Başbakan Erdoğan terör örgütünün iradesinin Kandil'in, İmralı'nın, Barzani'nin ya da AB'deki terör mahfillerinin elinde olduğunu sanmaktadır. Bu bir yanılgıdır. Başbakan, 'silah bırakır eylem yapmazsa operasyonlar durur' diyor. Demokratik hukuk devleti yalnızca silahlı teröristlerin takibini mi öngörür? Silahsız canilerin hukuk devletinde takip edilmemesi mümkün müdür" şeklinde konuştu.
"Yangına benzin dökerek, yangını söndürmek mümkün değildir. Oslo yangına benzin dökmektir" diyen Yeniçeri, "Böyle bir görüşme yaklaşan seçimlerle ilgilidir. Erdoğan iktidarı seçimlerden önemlidir. Yani annelerin ağlamaması için değil, AKP'nin seçim kaybetmemesi için terör örgütüyle görüşmeler tasarlanıyor. Başbakanın görevlendireceği memurlarla Öcalan görüşebilir. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Öcalan'ı muhatap alması demek değildir. Tayyip Erdoğan'ın muhatabını bulması meselesidir. Devletin muhatabının başka devlet olacağına ve devletin devletle görüşeceğine göre; bu görüşmelerde PKK mı devlet statüsüne yükseltilecek, yoksa devlet mi PKK terör örgütü seviyesine indirilecektir? Önce Başbakan'ın bunu açıklaması gerekir" diye konuştu.
Hükümetin PKK ile görüşmesinin kanunsuz olduğunu savunan Yeniçeri, "Teröristlerle görüşme, buluşma, işbirliği yapmaları için hükümetin vereceği görevler kanunsuzdur. Kanunsuz emirleri yerinme getirenler de, emri verenler kadar sorumludur" dedi.
"Barzani'ye 'Türkiye seninle gurur duyuyor' demek gaflet ötesi, haince bir durumdur ve bu hainlik doğrudan doğruya şehitlerimiz aziz ruhlarına yapılmıştır" diyen Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ın 2007 yılında söylediği "Barzani bizim muhatabımız olamaz. Şu anda terör örgütüne yataklık yapar durumdadır. Bana o kişiyi sormayın" sözlerini hatırlattı. Yeniçeri konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Bana o kişiyi sormayın diyenler de, kongreye davet edenler de kendileridir. Kendi tercihleri, kendi çelişkileridir. Ancak Barzani, PKK'nın Türkiye'de gerçekleştirdiği katliamlardan ve cinayetlerden en az PKK kadar sorumludur. PKK'nın şehit ettiği Mehmetçikler ve gaziler ile onların ahfadı nasıl olur da Barzani'den guru duyar?"
Başbakan Erdoğan'ın "Yıl sonuna kadar Anayasa oldu oldu. Olmadı artık bizi daha fazla meşgul etmeyecek. Gerekeni yapacağız" sözlerini de eleştiren Yeniçeri, "Başbakan'ın bu sözleri Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun görevini sona erdirmiş bulunmaktadır. AKP, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları için yeni Anayasa istemiyor. AKP, Tayyip Erdoğan için yeni anayasa istiyor" dedi.
'Irak yönetiminin, Türk askerlerinin Kuzey Irak'tan çekilmesi yönünde taleplerine' ilişkin değerlendirmesi sorulan Yeniçeri şunları söyledi: "Türkiye'ye meydan okumayan ülke kalmadı. Bu devlet yönetimi zihniyetinden kaynaklanıyor. Devlet, devlet gibi yönetilmiyor. Irak hükümeti PKK teröründen sorumludur. Şehit aileleri Irak hükümeti ve Barzani'yi mahkemeye vermelidir. Türkiye, Kandil ve o bölgeyi tampon bölge ilan etmeliydi. Başbakan doğrudan sorumludur. Mecliste tezkere görüşülecek, yeni tezkere ABD ile görüşülecek ve 2013'de tezkere yenilenecek. Hükümet 1 yıldır ne yaptı? Hangi yüzle tezkere ver diyecek?" (12:45)
Meltem Salimoğlu
AK Parti'nin Oslo türü görüşmeler yapmanın yollarını aradığını öne süren Yeniçeri, "Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Oslo türü görüşmeler yapılabilir, belki de yapılıyordur' diyor. Erdoğan ise 'Oslo olmaz başka yer olur, olması gerekiyorsa olur' diyerek teröristlere bir çeşit 'silah başı yap' emri vermiştir. Daha önce açılan Oslo kapısı, Türkiye'yi nereye götürdüyse, bundan sonra açılacak o tür bir kapı da oraya götürecektir. Eli silahlı teröristler, Erdoğan'ın kendileriyle görüşmek için fırsat aradığını duyunca yaptıkları eylemlerle gurur duyacaklardır" dedi.
Terör örgütünü muhatap almanın sorunları çözmeyeceğini vurgulayan Yeniçeri, "PKK hukuki, ahlaki, yasal bir kuruluş değildir. PKK Türkiye'yi itibarsızlaştırmakta kullanılan uluslararası bir enstrümandır. PKK terör örgütünün silah bırakmasını beklemek, olanı biteni anlamamak demektir. Başbakan Erdoğan terör örgütünün iradesinin Kandil'in, İmralı'nın, Barzani'nin ya da AB'deki terör mahfillerinin elinde olduğunu sanmaktadır. Bu bir yanılgıdır. Başbakan, 'silah bırakır eylem yapmazsa operasyonlar durur' diyor. Demokratik hukuk devleti yalnızca silahlı teröristlerin takibini mi öngörür? Silahsız canilerin hukuk devletinde takip edilmemesi mümkün müdür" şeklinde konuştu.
"Yangına benzin dökerek, yangını söndürmek mümkün değildir. Oslo yangına benzin dökmektir" diyen Yeniçeri, "Böyle bir görüşme yaklaşan seçimlerle ilgilidir. Erdoğan iktidarı seçimlerden önemlidir. Yani annelerin ağlamaması için değil, AKP'nin seçim kaybetmemesi için terör örgütüyle görüşmeler tasarlanıyor. Başbakanın görevlendireceği memurlarla Öcalan görüşebilir. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Öcalan'ı muhatap alması demek değildir. Tayyip Erdoğan'ın muhatabını bulması meselesidir. Devletin muhatabının başka devlet olacağına ve devletin devletle görüşeceğine göre; bu görüşmelerde PKK mı devlet statüsüne yükseltilecek, yoksa devlet mi PKK terör örgütü seviyesine indirilecektir? Önce Başbakan'ın bunu açıklaması gerekir" diye konuştu.
Hükümetin PKK ile görüşmesinin kanunsuz olduğunu savunan Yeniçeri, "Teröristlerle görüşme, buluşma, işbirliği yapmaları için hükümetin vereceği görevler kanunsuzdur. Kanunsuz emirleri yerinme getirenler de, emri verenler kadar sorumludur" dedi.
"Barzani'ye 'Türkiye seninle gurur duyuyor' demek gaflet ötesi, haince bir durumdur ve bu hainlik doğrudan doğruya şehitlerimiz aziz ruhlarına yapılmıştır" diyen Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ın 2007 yılında söylediği "Barzani bizim muhatabımız olamaz. Şu anda terör örgütüne yataklık yapar durumdadır. Bana o kişiyi sormayın" sözlerini hatırlattı. Yeniçeri konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Bana o kişiyi sormayın diyenler de, kongreye davet edenler de kendileridir. Kendi tercihleri, kendi çelişkileridir. Ancak Barzani, PKK'nın Türkiye'de gerçekleştirdiği katliamlardan ve cinayetlerden en az PKK kadar sorumludur. PKK'nın şehit ettiği Mehmetçikler ve gaziler ile onların ahfadı nasıl olur da Barzani'den guru duyar?"
Başbakan Erdoğan'ın "Yıl sonuna kadar Anayasa oldu oldu. Olmadı artık bizi daha fazla meşgul etmeyecek. Gerekeni yapacağız" sözlerini de eleştiren Yeniçeri, "Başbakan'ın bu sözleri Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun görevini sona erdirmiş bulunmaktadır. AKP, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları için yeni Anayasa istemiyor. AKP, Tayyip Erdoğan için yeni anayasa istiyor" dedi.
'Irak yönetiminin, Türk askerlerinin Kuzey Irak'tan çekilmesi yönünde taleplerine' ilişkin değerlendirmesi sorulan Yeniçeri şunları söyledi: "Türkiye'ye meydan okumayan ülke kalmadı. Bu devlet yönetimi zihniyetinden kaynaklanıyor. Devlet, devlet gibi yönetilmiyor. Irak hükümeti PKK teröründen sorumludur. Şehit aileleri Irak hükümeti ve Barzani'yi mahkemeye vermelidir. Türkiye, Kandil ve o bölgeyi tampon bölge ilan etmeliydi. Başbakan doğrudan sorumludur. Mecliste tezkere görüşülecek, yeni tezkere ABD ile görüşülecek ve 2013'de tezkere yenilenecek. Hükümet 1 yıldır ne yaptı? Hangi yüzle tezkere ver diyecek?" (12:45)
Meltem Salimoğlu
