2010-03-10 - 14:42
TBMM GENEL KURULU...
Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurulda gündem dışı söz alan bazı kadın milletvekilleri ''8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'' dolayısıyla düşüncelerini dile getirdiler. CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, ''ayrımcılık'' suçunu işlediği gerekçesiyle Erzurum Özel Yetkili Savcısı hakkında suç duyurusunda bulundu. Konuşmaların ardından Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, temel yasa olarak görüşülen, sebze ve meyve ticaretini düzenleyen yasa tasarısının 1. bölümü üzerinde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurulda gündem
dışı söz alan bazı kadın milletvekilleri ''8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü''
dolayısıyla düşüncelerini dile getirdiler. CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir,
''ayrımcılık'' suçunu işlediği gerekçesiyle Erzurum Özel Yetkili Savcısı hakkında
suç duyurusunda bulundu.

BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, kadın-erkek eşitliğine ilişkin
verdikleri yasa tekliflerinin bir an önce TBMM gündemine getirilmesini istedi.

Bayındır, kadınların siyasette daha etkin yer almaları için kota getiren
teklife özel öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti. Bayındır, ''Hükümeti ve
Meclisi bu konuda göreve çağırıyorum'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, kadın-erkek eşitliğinin bir insan
hakları sorunu olduğunu vurguladı.

Evlilik birliği içinde edinilen malların kadın erkek arasında eşit
dağılımını öngören düzenlemenin 2002 öncesi evlilikleri kapsamamasını eleştiren
Keleş, bunun düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.

Keleş de siyasette pozitif ayrımcılık anlamında kadınlara kota
uygulamasının önemine işaret etti.

CHP İstanbul Milletvekili Necla Arat ise TBMM'nin kadın haklarının yaşama
geçirilmesi konusunda irade göstermesi gerektiğini ifade etti.

AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, yasalarda kadın-erkek
eşitliği konusunda gerekenlerin yapılmakta olduğunu, ancak uygulamada sorunlar
yaşandığını söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara da kadınların sorunlarını
çözmenin yolunun demokratikleşmeden geçtiğini dile getirdi.

''Alevilerin sorunları'' konusunda gündem dışı söz alan CHP Sivas
Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca
hazırlanan iddianamede 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in ''çevredeki
Alevi köylere hizmet götürerek ayrımcılık yapmakla suçlandığını'' ifade etti.

''Bu savcıya göre Alevi köylerine okul yaptırmak, hizmet götürmek suç''
diyen Özdemir, şöyle devam etti:

''Bu memlekette Alevi köylerine okul yaptırmak ne zamandan beri suç
olmaya başladı. Alevi olmanın suç olduğunu, isminin önünde Cumhuriyet olan bir
savcı tarafından belirtilmesi ilk defa devri iktidarınızda görüyoruz. Buradan,
Alevi açılımı yapan Sayın Başbakana, arka arkaya Alevi Çalıştayları düzenleyen
Sayın Bakana bir davette bulunuyorum: Anayasamızın 2, 10, 24. maddeleri hiç
kimsenin ayrımcılığa tabi tutulamayacağını, bunu yapanların suç işlediğini
söylüyor. Bu kürsüden açıkça bu savcı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.
Anayasa'daki ayrımcılık suçunu işlemiş olan bu savcı hakkında devlet harekete
geçmelidir.

Televizyonlardan izledik. Erzincan Başsavcısının makamının nasıl başka
bir savcı tarafından basılıp, başsavcının söylemiyle (nasıl eşkıyalıkla karşı
karşıya kaldığını) hep birlikte gördük. Buradan Sayın Başbakana ve
milletvekillerine söylüyorum: Sakın ola ki dokunulmazlığınıza sığınmayın. Gözü
kara bir başka savcı da yarın gelip sizin makamınızı basıp ensenizden tutup
(haydi kardeşim topla pijamalarını gidiyoruz) diyebilir, bu uygulama devam ettiği
sürece. Bu iddianameyi düzenleyen sayın Savcıya bir çağrıda bulunuyorum: İlhan
Cihaner ile ilgili evrakta sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırmak suçundan
bahsediyor. Bu savcı eğer cumhuriyetin savcısıysa bu suçtan arananları arıyorsa
en çok TBMM'de ihaleye fesat karıştıran, evrakta sahtekarlık yapan var. Bu
savcıyı, Türkiye Büyük Millet Meclisine davet ediyorum.''

Konuşmanın ardından Özdemir ile bazı AK Parti milletvekilleri arasında
tartışma yaşandı.

Yerinden Özdemir'in konuşması ile ilgili söz alan AK Parti Grup
Başkanvekili Suat Kılıç, milletvekili olmanın, devam eden soruşturmaların
içerisine dilediği şekilde girme hakkını hiç kimseye vermediğini söyledi.

Kılıç, ''Yapılan konuşmaların çerçevesini belirlerken milletimizi kaygıya
düşürmeyecek, ayrımcılık yapmayacak cümleler söylenmesini herkese tavsiye
ederim'' dedi.

AK Parti iktidarının bölgesel, dinsel, etnik ayrımcılığını reddettiğini
belirten Kılıç, ''Türkler, Kürtler, Araplar, Arnavutlar Cumhuriyet Türkiyesinin
eşit yurttaşlarıdır. Alevi ve Sünni vatandaşlarımız Cumhuriyet Türkiyesinin eşit
yurttaşlarıdır. Yapılan konuşma bu yönüyle anayasanın ayrımcılığı reddeden
kriterlerine uygun düşmemiştir. Düzeltiyorum. Bu düzeltmenin herkese emsal
olmasını yürekten arzu ediyorum'' dedi.

Gündem dışı söz alan MHP Giresun Milletvekili Murat Aksu ise Türkiye'deki
gerçek işsizlik rakamının 3.5 milyon değil, 6 milyon olduğunu öne sürdü.

Aksu, ''Hükümet, yargı ve açılım ile uğraşacağına işsizlikle
uğraşmalıdır. Gerçek gündem budur'' dedi.

Konuşmaların ardından ''Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında
Kanun Tasarısı''nın görüşmelerine geçildi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, sebze ve
meyve ticaretini düzenleyen tasarının, ürünlerin kayıt altına alınmasını ve
malların tüketici birlikleriyle pazarlara ulaşabilmesine imkan verdiğini
belirterek, bu nedenle fiyatlarda ucuzlama olabileceğini söyledi.

Ergün, TBMM Genel Kurulunda, temel yasa olarak görüşülen, sebze ve meyve
ticaretini düzenleyen yasa tasarısının 1. bölümü üzerinde, milletvekillerinin
sorularını yanıtladı.

Sebze ve meyve piyasasında fiyatların yüksekliğini, bu sektörün mevsim
şartlarından etkilenmesine bağlayan Ergün, ''Mevsimselliği bir kenarda tutarsak,
spekülasyonlar varsa, elbette bunlar denetlenmeli'' dedi.

Tasarıyla işlem maliyetlerinin düşürüldüğüne işaret eden Ergün,
''Malların kayıt altına alınması ve tüketici birlikleri vasıtasıyla pazarlara
kolayca ulaşabilmesine imkan vermesi açısından bir ucuzlama meydana geleceğini,
sebze ve meyve fiyatlarında işlem maliyetlerinin azalması, arzın fazlalaşması
nedeniyle de bir ucuzlama meydana gelebileceğini düşünüyoruz'' diye konuştu.

Ergün, fiyat spekülasyonu yapanlara yönelik de yaptırımlarının olduğunu
dile getirdi.

Tasarının yasalaşması halinde, mevcut 195 halin durumunun sorulmasına
Ergün, ''Amacımız, halin sayısının az ya da çok olması değil. Bizim amacımız,
topluma bu ürünlerin sağlıklı şekilde ulaşması. Halini sağlıklı hale getiremeyen
kişiler, bu süre içerisinde elbette tasfiye olacaklardır. AB ülkelerinde 76 hal
var, hal sayısının fazlalığı bu işlerin düzgün gittiği anlamına gelmiyor. Umarız,
bütün haller sağlıklı olmak için imkanlarını seferber eder. Hal sayısında
muhtemelen azalma da meydana gelebilecektir'' karşılığını verdi.

Tasarının, üretici birliklerini güçlendirdiğine dikkati çeken Ergün,
tasarının yasalaşmasından sonra ihtiyaç görülmesi halinde, üretici birlikleri
kanununda da bazı değişiklikler olabileceğini kaydetti.

Tasarının 1. Bölümü üzerinde CHP Grubunun görüşlerini dile getiren Muğla
Milletvekili Gürol Ergin, düzenlemenin, ihtiyacı giderdiğini ve yararlı olduğunu
söyledi.

Hal Yasasının Mecliste görüşüldüğünü ancak büyük mağazalara ilişkin
düzenlemenin gündeme gelmediğini ifade eden Ergin, ''Bunu hangi güçler
engelliyor?'' diye sordu.

Türkiye'nin ihraç ettiği bazı ürünlerin, ilaç kalıntısı nedeniyle iade
edildiğini ileri süren Ergin, Tarım ve Köyişleri Bakanı'nın üretim ve denetimde
üst üste sınıfta kaldığını savundu. Ergin, ''Dışarıya gönderilen ürünler zehirli
olur da iç piyasada olmaz mı? Avrupa'nın yemediği, Türk halkına yedirilir mi?''
dedi.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da tasarının, üretici ve tüketici
fiyatları arasındaki uçurumu kapatmayacağını öne sürdü.

Işık, tasarının, sektörde, büyük şirketlerin tekelleşmesine yol açacağı
uyarısında bulundu.

BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik de tasarının, hal esnafının
sorunlarını dikkate almadığını, hal komisyoncularının, hipermarketlerin birer
elemanı durumuna düşeceğini savundu.(14:42)