2012-03-07 - 12:50
BDP'Lİ KÜRKÇÜ'NÜN BASIN TOPLANTISI?
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Pozantı Cezaevinde yaşananlara ilişkin bir inceleme yaptığını belirterek değerlendirmelerde bulundu.
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Pozantı Cezaevinde yaşananlara ilişkin bir inceleme yaptığını belirterek değerlendirmelerde bulundu.

BDP Mersin Milletvekili Kürkçü, ''Pozantı Cezaevinde yaşananların'' aslında temel sorunların bir yansıması olduğunu öne sürerek, söz konusu cezaevinin kapatılmasının soruna çözüm getirmeyeceğini söyledi.

Çocukların maruz kaldıkları olayların onlar cezaevine girmeden önce başladığını ve zincirleme baskıların bir sonucu olarak ortaya çıktığını savunan Kürkçü, ''Acilen yapılacak ilk iş, çocukların serbest bırakılarak, tutuksuz yargılanmalarını sağlamak olmalı. Çocukların beyanı asıl kabul edilerek olayların içinde bulunan kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılmalı." dedi

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, sözlerinde şunları kaydetti:

"Pozantı Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yaşanan vahşet ve zulüm, Çocukların kendi onurlarını kurtarmak için kendi cesaretleriyle ortaya atılmalarıyla açığa çıkmış ve Türkiye'nin çocuklarıyla savaşına dair sayısız bilgiye ulaşılmasına yardımcı olmuştur. Bu çocuklara ve onların öykülerini topluma ulaştıran ve bağımsız haber kuruluşlarına teşekkür ediyoruz.

Pozantı, mahpus çocuklar sorununun yalnızca tekil bir örneği ve bir yüzüdür. Karşı karşıya olduğumuz şey Türkiye'nin temel sorunlarının yoksulluk, Kürt sorunu ve antidemokratik devlet egemenliği çocuklardan yansıyarak topluma geri dönüşüdür. Sorunların kalıcı bir biçimde çözülmesi ciddi toplumsal, ekonomik, siyasal hamlelerle mümkündür. Yasalara ve uluslararası sözleşmelere rağmen, kanunla ihtilafa düşen çocukların durumunun giderek vahimleşmesi özellikle Kürt sorununa yönelik güvenlik eksenli politikalarla yakından ilgilidir.

Kamu görevlileri, güvenlik ve zor kullanımı öne çıktıkça ellerindeki gücü özellikle korunmasız çocuklara karşı artan bir keyfilikle kullanmakta, kendilerince durumdan vazife çıkartarak polis, jandarma, mahkeme, gardiyan ve sivil gönüllülerin birbirine zincirleme bağlandıkları bir paralel güvenlik aygıtı oluşturmaktadırlar.

Bu aygıtın kendilerini yasadan ve yaptırımlardan koruyacağına ve kanundan korunacaklarına dair derin bir inanç içinde hareket etmekte ve birbirlerini daha çok ihlal için özendirmekte ve yüreklendirmektedirler.

Bununla birlikte TMY kapsamında ve TCK kapsamında Pozantı Çocuk Ceza İnfaz Kurumu'na atılan çocukların uğradıkları şiddet ve zulmün yol açtığı zarar ve travmaların etkilerinin giderilmesi ve korumaları için acilen şunlar yapılabilir;

TMY Kapsamında ve TCK kapsamında tutulan çocukların tutuklu yargılanması için elle tutulur hiçbir gerekçe yoktur. Çocuklar derhal serbest bırakılarak evlerine geri gönderilmelidir.

Hükümlü, ya da hükmen tutuklu çocuklar eğitim ve rehabilitasyon sağlayacak kurumlara hızla nakledilerek cezalarını aileleriyle yakın ilişki içinde tamamlamaları sağlanmalıdır.

Çocuklara zulüm uygulayan ve tecavüz eden, bu zulme göz yuman kamu görevlileri ile diğer hükümlüler hakkında çocukların beyanı asıl kabul edilerek derhal adli ve idari soruşturma başlatılmalı, başlatılan soruşturmalar acilen sonuçlandırılmalı ve sorumlular cezalandırılmalıdır. Bu sorumlular arasında Cezaevi İnceleme Kurulları'nın da yer aldığı unutulmamalıdır.

Çocukların kendi seçecekleri okullara geri dönüşü sağlanmalı, ailelerine kamu kaynaklarından eğitim yardımı sunulmalı, çocuklara bağımsız kurumlar aracılığıyla travma sonrası rehabilitasyon olanakları verilmelidir.

Çocuklar için sürekli bir kaygı kaynağı ve nefret nesnesi halını almış olan bir çevik kuvvet harekât merkezi gibi kullanılan Mersin, Akdeniz ilçesindeki Siteler Polis Karakolu kapatılarak başka bir yere taşınmalı ve karakol çocukların hizmetindeki bir kamu mekânına dönüştürülmelidir.

Mersin Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü emirleri altındaki kolluk kuvvetlerinin ve idari birimlerin halka ve çocuklara karşı zalimane muamelelerine son vermeleri için uyarılmalı, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları Mersin'deki yaygın devlet şiddetinin kaynaklarının tespiti ve sona erdirilmesi için derhal harekete geçmelidir.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair sözleşmeye taraftır ve her çocuğun onurlu, özgür ve eşit bir biçimde yaşaması konusunda yükümlülükleri vardır. Sözleşmenin özellikle 19,34, ve 37. Maddeleri çocuğa karşı şiddetin tanımlanması ve önlenmesinde yol göstericidir.

Madde 19 doğrudan çocuğa karşı şiddeti ele alırken, madde 37 işkenceyi ve zalim, insanlık dışı ve küçük düşürücü diğer davranışları ve cezaları yasaklamaktadır. Madde 39 ise her türlü şiddet mağduru çocuğun rehabilitasyonu için çağrıda bulunmaktadır.

Adalet Bakanlığı uygulamaları bu Sözleşme hükümleriyle uyumlu kılınmalı, Türkiye sözleşmenin çekince koyduğu maddelerini de imzalayarak, Kürt çocukların dil ve kültürlerinin baskı altına alınmasına zemin oluşturmaya son vermelidir.

Çocukların kendilerine uygun olmayan kapalı infaz kurumlarında kalmasına son verilmelidir.

Kapalı kurumlar çocuk hakları kuruluşlarının da temsilci bulunduracağı bağımsız izleme mekanizmalarına açılmalıdır.

Kapalı kurumlarda insan hakları ve onurunun korunmasını ve sosyal adaletin tahsisini amaç edinen sosyal hizmet uygulamaları başlatılmalıdır." (12:50)