2010-01-20 - 12:45
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKAY'IN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Kurulmasına Dair Yasa Tasarısına ilişkin eleştiriler yöneltti. Okay, AK Parti Hükümetinin, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ile ''kendi derin devletini oluşturma çalışmalarını son noktaya taşımak istediğini'' savunarak, ''Yabancı çalıştırma yetkisi alarak, iç güvenliğimiz okyanus ötesine teslim edilmektedir. İstihbarata, sanki Kurtlar Vadisi ayarı yapılmaktadır'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında
AK Parti Hükümetinin, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ile ''kendi derin devletini
oluşturma çalışmalarını son noktaya taşımak istediğini'' savunarak, ''Yabancı çalıştırma
yetkisi alarak, iç güvenliğimiz okyanus ötesine teslim edilmektedir. İstihbarata,
sanki Kurtlar Vadisi ayarı yapılmaktadır'' dedi.

Demokrasi, insan hakları, hukuk devleti söz konusu olduğunda ''mangalda
kül bırakmayan'' Hükümetin, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı kurulmasında da
aynı sözlerin arkasına sığındığını bildiren Okay, ''Darbe girişimleri, suikast
planları, vesayet gibi kavramların arkasına saklanarak sessiz ve derinden sivil
bir darbe yapmaya çalışan iktidar, artık sivil dikta aşamasına doğru hızla
ilerlemektedir. Gerçekleştirdiği kadrolaşma, emniyet içinde sağladığı F tipi
örgütlenme, cemaat ve tarikatların isteğiyle yapılan atamalar, keyfi dinlemeler,
hukuk dışı tutuklamalar, 'açılım' isimleriyle ülkeyi bölme projeleri, emekçilere
uyguladığı acımasızca tutumla farklı bir aşamaya gelinmiştir'' diye konuştu.

Okay, HükUmetin, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ile ''aklından hiç
çıkarmadığı kendi derin devletini oluşturma çalışmalarını son noktaya taşımak
istediğini'' ileri sürdü.

''AKP'NİN ÖZEL TİMLERİ''

İktidarın, ''devlet içinde derin yapılanmada yeni bir örgütlenme için
kollarını sıvadığını'' savunan Okay, bunun yalnızca CHP'nin iddiası olmadığını,
Hükümetin, itiraflarda bulunduğunu söyledi. Okay, İçişleri Bakanı Beşir
Atalay'ın, ''... bu kuruluşu, ölü doğmuş bir kuruluş olarak katiyen düşünmüyoruz.
Bu konuda belki herşey yasa metnine geçirilmiyor. Biraz da çok bağlayıcı
olmayalım, biraz esnek çalışalım'' şeklindeki açıklamasının da düşüncelerini
doğruladığını belirtti.

Okay, ''AKP'nin özel timleri için yeni bir yapı mı öngörülmektedir? Bu
özel timler, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı aracılığıyla 81 ilde
örgütlenmek mi istemektedir? Örtülü ödenekten yararlanacak, operasyonel görevi
olmadığı halde inceleme ve denetleme yetkisi olacak, bu yetkisini hangi
kuruluşlara karşı kullanacağı belli olmayan, çalışanlarının nasıl seçileceği ve
nitelikleri hakkında yeterli bilgi bulunmayan bu müsteşarlık, iktidarın özel
örgütlenmesine giden yolun taşları değil de nedir?'' diye sordu.

Atalay'ın, ''esnek ve yasa metnine yazılmamış'' diye belirttiği
örgütlenmenin, hukuk devletiyle bağdaşır bir yanının olmadığını dile getiren
Okay, ''Bu, istibdat dönemlerinde görülecek bir düzenlemedir. Abdülhamit dönemi
uygulaması ile karşı karşıyayız'' dedi.

Tasarıyla, sözleşmeli yabancı çalıştırma imkanı getirildiğine işaret eden
Okay, ''Yabancı çalıştırma yetkisi alarak, iç güvenliğimiz okyanus ötesine teslim
edilmektedir. İstihbarata, sanki Kurtlar Vadisi ayarı yapılmaktadır'' diye
konuştu. Okay, tasarıyla, AK Parti'nin, illerde idari birimlerin yanına ''kuma
yönetimi'' getirmek istediğini, kendisine bağlı çalışma ekibi oluşturmaya
çalıştığını savundu.

''HALK OYLAMASINDA, HALKTAN TOKAT''

Okay, Anayasa değişikliklerinin halk oylamasına sunulma süresini 60 güne
indiren yasa teklifinin TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildiğinin anımsatılması
üzerine, teklif gündeme geldiğinde de bunun ülkenin gündemini değiştirmeye
yönelik ve anayasada bazı değişikliklerin ön çalışması olduğunu dile
getirdiklerini söyledi.

AK Parti'nin, yargıyı da ''AKP'lileştirmek'' için anayasal değişiklik
yapma çabasında olduğunu ileri süren Okay, ''Bu teklifteki amaç da AKP'nin,
Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı seçiminde olduğu gibi anayasa değişikliğini
uzlaşmaksızın, parlamentodan geçiremediği takdirde halkoyuna götürme arzusudur.
Geçmiş göstermiştir ki böylesine direngen siyasi iktidarlar, halk oylamasında
halktan tokat yemiştir'' dedi.

''KONUŞMALARIN BİPLENMESİ LAZIM''

Okay, Ermenistan Anayasa Mahkemesinin, Türkiye ile imzalanan protokollere
ilişkin kararının sorulmasına karşılık, Hükümetin, dış politikada Türkiye
Cumhuriyeti Devletini, ''toslattığını'' ileri sürdü.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, kendisine yönelik
suikast iddialarını ciddiye almayanlara yönelik sözlerinin sorulmasına Okay,
''Sayın Arınç, bakan olduktan sonra, kontrolünü tamamen yitirdi. Sayın Arınç'a
bakanlık dokundu, ağzı bozuldu. Bunda Recep İvedik filmlerinin etkisi oldu.
Hakaretamiz konuşmalarının reytingi yüksek oluyor. Bundan sonra galiba Bülent
İvedik denmesi daha doğrudur. Arınç'ın bu tür basın açıklamalarını, RTÜK'ün
denetimine tabi televizyon kanalları, bip sesi vermeli, Arınç'ın konuşmalarının
biplenmesi lazım'' karşılığını verdi. (12:45)