TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile GAP Bölge Kalkınma İdaresi, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Uzay Ajansı, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu ile 127 üniversitenin bütçeleri de ele alınacak.
TBMM Genel Kurulunda, Sanayi ve Teknoloji ile Milli Eğitim bakanlıklarının 2023 yılı bütçeleri üzerinde görüşmeler başladı. Gündeme geçmeden önce, grup başkanvekilleri söz adı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, dün Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu anımsatarak, teklifte, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan 49 yıldan az süreli sözleşme sürelerinin, 49 yıla kadar uzatılmasını eleştirdi.
Özel, söz konusu teklifte, zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınabilmesine imkan sağlayan düzenlemenin de Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın, Meclis'e Türkiye'nin ilk yerli ve milli otomobili olan Togg ile geldiğini aktaran Özel, "Sayın Bakan istiyor ki bugün Togg konuşulsun. Eyvallah, Meclis'e gelmiş; ne getirdiyse, millete verilen yetkinin geri alınmayacağı gibi hediye de geri alınmaz,; onu da Meclis'te bırakın, bir şarj ünitesi koyun. Götürürseniz, şanınıza yakışmaz. Eksiği, gediği görülsün. Genel Sekreter de şarjını taksın; milletin vekilleri onu test eder, görür, katkımız olur." diye konuştu.
Özgür Özel ayrıca, söz konusu kanun teklifini göstererek, "Biz Togg'la gurur duyarız ama bundan utanç duyarız." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise İYİ Parti grubunun, AK Parti milletvekillerinin bütçe üzerinde konuşmaları başladığında salonu terk ettiklerini belirterek, siyasi linç ve itibar suikastıyla karşı karşıya olduklarını söyledi.
Elitaş, "İYİ Parti grubu eğer burada kendi arkadaşlarına karşı grup olarak bir bireysel hareketi ortaya koyuyorlarsa eyvallah; ama bunu Genel Başkanlarının talimatıyla yapıyorlarsa iradelerini bir kişiye teslim eden İYİ Parti grubuyla karşı karşıyayız. Burada hanımağa talimat veriyor 'Çıkın dışarı.' diyor. Ben buradan Sayın Akşener'e sesleniyorum, diyorum ki milletvekili arkadaşlarımızı zor durumda bırakmayın. Hüseyin Örs'ü tanırım, gelsin buraya, doğrusunu anlatsın, bizim Bursa Milletvekilimizin linç edilmesine meydan vermesin." ifadelerini kullandı.
Daha sonra AK Parti milletvekilleri bütçe üzerinde konuşma yaptı.
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, Türkiye'nin ekonomik anlamda yüksek gelir grubundaki ülkelerin seviyesine ulaşma hedefi olduğunu, bu hedefe ulaşmanın yolunun, sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma, güçlü, kararlı, dengeli ve planlı sanayi politikalarından geçtiğini söyledi.
Ülkenin güçlü ve sürdürülebilir şekilde büyümesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarının AR-GE ve inovasyon faaliyetlerini teşvik ettiğini, girişimciliği desteklediğini, bölgelerin potansiyelini artıracak kurumsal projeleri tek tek hayata geçirdiğini anlatan Öztürk, "Bir zamanlar, iğneden ipliğe neredeyse her sanayi malını ithal etmekte olan Türkiye artık dünya ölçeğinde güçlü bir sanayi ülkesidir. Satın alma gücü paritesine göre, Türkiye 2021 yılında dünyanın en büyük 11'inci, Avrupa'nın 4'üncü büyük ekonomisine sahiptir." diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın, bugün Meclis'e yerli ve milli otomobil Togg geldiğini anımsatan Öztürk, "Bakanım, ben de bu aracın Meclis'te kalmasını talep ediyorum. Siz dediniz ki 'Araç benim değil.' ama eminim Sayın Özel'in talebi de bu, bütün grupların da talebi bu. Bu, tarihe bir not düşmektir. Bu milli Togg'un Meclis'te kalmasını arzu ediyorum." dedi.
AK Parti Mardin Milletvekili Cengiz Demirkaya, kalkınma projeleri arasında ölçek, boyut ve hedefleri itibarıyla dünyadaki en büyük yatırımlardan biri olan GAP'ın, Mardin ile birlikte 9 ili kapsadığını anlattı.
Alan ve nüfus açısından Türkiye'nin yaklaşık yüzde 10'luk bölümüne tekabül eden GAP'ın tamamlanabilmesi amacıyla bölgeye yapılan yatırımların 2003 yılından itibaren düzenli bir şekilde artırıldığını söyleyen Demirkaya, "GAP bölgesi yatırımlarının ülke içindeki payı 2001 yılında yüzde 5'lere kadar düşerken 2003-2021 dönemi içerisinde yüzde 14'lerin üzerine kadar çıkmıştır. 1990-2021 döneminde 2021 yılı fiyatlarıyla 224 küsur milyar lira kaynak ayrılırken bunların 199 küsur milyar lirası yatırıma dönüşmüştür." ifadelerini kullandı.
AK Parti Van Milletvekili İrfan Kartal, partisinin hükümetlerinin Doğu Anadolu Bölgesi'ne büyük önem verdiğine işaret ederek, "Bölgemizi her alanda daha yaşanabilir bir hale getirmek amacı doğrultusunda DAP idaresi kurulmuş. İdare, faaliyete başladığı 2013 yılından itibaren çeşitli sektörlere yönelik programlar uygulayarak bölgede birçok projeye finansman desteği sağlamıştır." şeklinde konuştu.
AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Sorgun, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresinin geniş tarım arazilerine rağmen su kaynakları kısıtlı olan ve Türkiye'nin gıda güvenliği için stratejik konumda bulunan bölgede toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve kırsal kalkınma önceliğinde faaliyetlerini yürüttüğünü belirtti.
Özellikle Kovid-19 salgınıyla birlikte ortaya çıkan gıda güvenliğinin, bölgenin cazibesini bir kez daha ön plana çıkardığına işaret eden Sorgun, "KOP idaresi, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınması için enerji, turizm, sanayi ve beşeri kapasitenin geliştirilmesine yönelik projeleri destekleyerek bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandırmayı hedeflemektedir. KOP idaresi bugüne kadar bölge insanına çeşitli alanlarda 2 milyar liranın üzerinde destek sağlamıştır." şeklinde konuştu.
AK Parti Artvin Milletvekili Erkan Balta, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının (DOKAP), 2021-2023 yılları arasını kapsayan yeni bölge kalkınma programı kapsamında, tarımsal üretimde büyüme, katma değer artışı ve kırsal kalkınma, turizm ve sanayide ekonomik büyüme, beşeri ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi programlarında çalışmalarına devam ettiğini söyledi.
DOKAP Başkanlığının, bugüne kadar 670 projeye 2022 yılı fiyatlarıyla 2,1 milyar lira kaynak aktardığını belirten Balta, "Proje kapsamında bölgemizde sürdürülebilir turizm yaklaşımı benimsenerek, 2013-2022 yılları arasında turizm sektöründe 268 adet projeye tahsis edilen toplam ödenek miktarı 2022 fiyatlarıyla 1,25 milyar liradır." dedi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ahmet Çakır, KOSGEB'in, partisinin iktidarları döneminde tam anlamıyla atağa kalktığını ve gerek destekler gerek desteklenen AR-GE çalışmaları gerekse projeler noktasında önemli bir portföye ulaştığını söyledi. Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kurulduğu 1990 yılından 2002 yılına kadar sadece 14,5 milyon lira destek dağıtan kurum, AK Parti'mizin iktidara geldiği 2003 yılından bugüne kadar 10,88 milyar lira, bugünkü güncellenmiş rakamlarla reel değerine baktığımız zaman 31 milyar lira değerinde destek ödemesi yapmıştır. Bu devasa gelişim küçük ve orta ölçekli firmaların yaşaması, gelişmesi, sanayiye katılımı, ekonomiye katkısı anlamında ortaya konulan vizyonun net bir göstergesidir. Bu destekler dışında, yine, kapsam dahilinde kalan gruplar alternatif finansman yoluyla aynı tarihler arasında 21,76 milyar lira bugünkü reel değerlerle 100 milyar lirayı bulan kredi hacmi de oluşturulmuştur. KOSGEB iktidarlarımız döneminde başlatılan ve 2010 yılında faaliyeti olmayan AR-GE ve İnovasyon Destek Programı kapsamında üreticilerimizin ve yeni ürünler geliştirilmesi, mevcut ürünler üzerinde yeni gelişmeler sağlaması için destek ödemeleri yapmaya başlamıştır. Sadece 2022 yılının Ekim ayına kadar geçen dönemde 1393 işletmemize toplam 173 milyon lira destek ödemesi gerçekleştirilmiştir."
AK Parti İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, 2017 yılında Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatının, Türk Patent Kurumunu araştırma ve inceleme otoritesi olarak tescil ettiğini, kurumun araştırma raporlarıyla dünyada ilk 10 kurum arasına girmeyi başardığını söyledi.
Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı verilerine göre Türkiye'nin uluslararası patent başvurusunda 16'ncı, uluslararası marka başvurusunda 10'uncu ve uluslararası tasarım başvurusunda 11'inci sırada yer aldığını belirten Şentürk, "Türk Patent Kurumumuz, 1260 coğrafi işaret düzenlemiş ve böylece tarihi, milli ve coğrafi değerlerimizin tanıtım ve markalaşmasına ciddi bir katkı sağlamıştır." şeklinde konuştu.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, sanayide dijital dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğini, Türkiye'nin AR-GE ve inovasyonda tarihinin en büyük desteklerini verirken son bir yılda 18 yeni organize sanayi bölgesi kurulduğunu söyledi. Endüstri bölgelerinin sayısının 29'a ulaştığını, 59 ilde yer alan 96 Teknopark'ta binlerce araştırmacının çalıştığını anlatan Koçer, şunları kaydetti:
"Ocak ayından bu yana KOSGEB üzerinden KOBİ'lere 8,3 milyar lira kaynak sağlandı. KOSGEB, bu yıl 106 bin kişiye girişimcilik eğitimi verdi. AR-GE ve ÜR-GE İnovasyon Destek Programı ile KOBİ'lere 6 milyon liraya kadar destek sağlanmaya devam ediyor. Sanayi Bakanlığı destekleri sayesinde ülkemizde AR-GE harcamalarının milli gelirdeki payı binde 5'ten yüzde 1,13'e çıktı. Yılın üçüncü çeyreğinde istihdam bir önceki çeyreğe göre 123 bin kişi artarak 30 milyon 787 bin kişiye, sanayide kapasite kullanım oranı ise yüzde 75,9'a ulaştı. Savunma sanayimizin ulaştığı seviye dünyanın takdirini topluyor, gücümüzü artırıyor. Yerli otomobilimiz Togg, milli gururumuz. Bugün Togg'u ilk defa Meclis'te ağırlıyoruz."
AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun TBMM'de kabul edilerek yasalaştığını anımsattı.
Milli Eğitim Bakanlığının, kanun kapsamındaki eğitim ve sınavları 5 ay gibi kısa bir sürede sonuçlandırdığını belirten Erdem, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sınav konusunda boykot çağrısında bulunduğunu anımsattı. Erdem, şunları kaydetti:
"Diğer muhalefet partilerinin ve bazı sendikaların haksız, sadece siyasi görüşleriyle kışkırtmalarına rağmen, öğretmenlerimiz yine Cumhur İttifakı'na güvendi ve şartları tutan öğretmenlerimizin yüzde 95'i uzman ve başöğretmen olmak için başvuruda bulundu. Başvuran öğretmenlerimizin yüzde 99'u kendilerine sınav öncesi sunulan eğitimlerini tamamladı. Eğitimler sonunda uzman öğretmenlik sınavına 432 bin öğretmenimiz girdi ve 422 bini kazandı; yüzde 97,6'sı. Yine eğitimleri sonunda başöğretmenlikte yüzde 97,5 başarı oranıyla 66 bin öğretmen başöğretmen oldu. Öğretmenlerimizi yanıltan siyasilerin, sendikaların, bu noktada, sınava girmeyen yüzde 5'lik kısmındaki veballerini düşünmelerini arzu ederim. Yine eksik kalan, başöğretmenliğe süresi yetmeyenlere yeniden süreyi ve idarecilerin durumunu da hep beraber değerlendireceğimize inanıyorum. Bu yüksek oranda katılım, yüksek başarı için öğretmenlerimizi bir kez daha huzurlarınızda tebrik ediyorum. Yeni kariyer ve buna bağlı ücret artışları da hayırlı olsun."
AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, Türkiye'de 300 bin yabancı öğrenci bulunduğunu ifade ederek, bu duruma "Afrika ülkelerinden, Türk Cumhuriyetlerinden, Balkan ülkelerinden öğrencileri aldınız, ondan sonra da '300 bin öğrenci' diye övünüyorsunuz." şeklinde eleştiride bulunanlar olduğunu anlattı.
YÖK verilerine göre Almanya'dan bine yakın öğrenci bulunduğunu bildiren Özdemir, "Yunanistan'dan 2 bin 500'ü aşan öğrencinin bulunduğunu görüyoruz, Amerika'dan, Kanada'dan öğrenci alıyor, Hollanda'dan, Fransa'dan, Avusturya'dan, İtalya'dan. Listeyi şöyle alt alta koyduğunuzda bir A4 kağıdının arka yüzüne geçtiğini ve oranın da neredeyse yetmez hale geldiğini görüyorsunuz. Üniversitelerimizin sayısı hala yetersiz, hala bizim yapacağımız çok iş var, alacağımız çok mesafe var. Kalitenin yükseltilmesi noktasında daha çok çaba harcamamız gerekiyor. Akademisyenlerimizin uluslararası standartlarda, uluslararası ölçekte başarılı bilim adamları olmaları için bizim daha alacağımız çok mesafe var ama bugün gelinen noktayı da elbette yabana atmamak lazım. Bu, Türkiye'nin başarısıdır, milletin başarısıdır." sözlerini sarf etti.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Habibe Öçal, başörtüsüne yönelik Anayasa değişikliği teklifinin 336 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulduğunu anımsatarak, "Bir dönem millete kabus yaşattınız. Temel hak ve hürriyetlerini kısıtladığınız, hayatlarını söndürdüğünüz, çok boyutlu ve sistematik işkencelerin mağduru olan, bu zamana kadar da yargılanmaları devam eden insanlar var. Madem 'Hesap vermeden helalleşelim.' diyorsunuz, alın size imkan. Anayasa değişikliği teklifimize destek verin." diye konuştu.
Öçal, 28 Şubat döneminde yapılan yargısız infazlar konusunda helalleşilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, partisinin iktidarlarında üniversitelerin demokratik dönüşümünü sağladıklarını ifade ederek, "Başörtüsü sorununu çözdük, bin bir zahmet ve zorlukla üniversitelerin kapısına gelen Anadolu'nun başörtülü çocukları üniversite kapılarından kovulmuyor artık." ifadelerini kullandı.
Maviş, katsayı engellerini kaldırdıklarını da dile getirerek, "Artık imam hatip mezunları da meslek lisesi mezunları da istedikleri üniversitenin kapısından AK Parti sayesinde girebiliyorlar. Yıllarca denklikleri verilmeyen, diplomaları iptal edilen öğrencilerin uğradığı haksızlıkları giderdik. Bütün bu demokratik kazanımları, AK Parti kadrolarının ve grubumuzun onurlu mücadelesiyle gerçekleştirdik. Üniversitelerimizi darbecilerin yuvası olmaktan çıkardık." dedi.
Bu arada CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de 28 Şubat sürecinde üniversitede olduğunu ve başörtülü arkadaşına yapılan haksızlığa karşı koyduğunu anlattı.
TBMM Genel Kurulunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerinde İYİ Parti milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Altıntaş, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) tarihçesinde, Türkiye'nin planlı ekonomi döneminin başlangıcında kurulduğu belirtilse de bu cümlede yer alan "planlı ekonomiden" bahsedilemeyeceğini söyledi.
İktidarın, yatırımların fizibilitesi ve planlanması kavramlarını eski Türkiye'nin kötü alışkanlıkları olarak gördüğünü ileri süren Altıntaş, "AK Parti; eğitim, sağlık, enerji, tarım, hayvancılık gibi alanlarda olduğu gibi yerli merkantilizm diyebileceğimiz bir bakış açısını bilim alanına da genişletti ve TÜBİTAK'ı temel bilimler yerine uygulamalı araştırmalara yönlendirdi. Özellikle savunma sanayi, elektronik, telekomünikasyon alanlarındaki ihtiyaçların artmasıyla kaynaklar TÜBİTAK'ı daha değerli hale getirdi. Yeni enstitüler kuruldu, büyük projelere yöneldi. Ancak TÜBİTAK bu geçişle birlikte bir kimlik bunalımına da girdi." ifadesini kullandı.
AK Parti'nin, iktidara geldiğinde sanayi konusundan uzak durduğunu, devletin elindeki tüm sanayi kuruluşlarını haraç mezat sattığını iddia eden Altıntaş, uzun soluklu sanayi yatırımları yerine inşaat gibi hızlı ve çok karlı sektörlere ağırlık verildiğini savundu.
Tarımın da tamamen merkantilizmin eline verildiğini ileri süren Altıntaş, "Kendilerini eleştirenlere de 'paramız var ki ithal ediyoruz' dediler. Kısacası uluslararası piyasalardaki ucuz ve bol dövizle içeriden ve dışarıdan borçlanarak paraları inşaata, betona gömerek büyümeyi gerçekleştirmek gibi kolaycı bir yöntemi tercih ettiler. İktidar partisinin, günü kurtarmaya yönelik popülist politikaları bırakarak, geleceğe dönük akılcı istişareye dayalı uygulamaları yürürlüğe koymasını bekliyoruz." diye konuştu.
İYİ Parti Gaziantep Milletvekili İmam Hüseyin Filiz, Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP), diğer kalkınma projelerinin en büyüğü ve en eskisi olduğunu, GAP deyince ilk olarak akla merhum cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in geldiğini belirtti.
GAP kapsamındaki enerji projelerinde yüzde 92 oranda ilerleme kaydedildiğini ancak sulamada planın, enerji projelerindeki ilerlemenin oldukça gerisinde kaldığını ifade eden Filiz, proje kapsamında 1,8 milyon hektar arazinin sulanması hedeflense de 1 milyon hektardan fazla arazinin suya hasret beklediğini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Kanal İstanbul ile uğraşacağınıza, Sudan'da, Venezuela'da toprak kiralayacağınıza bölgemiz için hayati önemi olan sulama projeleri tamamlansaydı Güneydoğu'da bir Hollanda yaratılabilirdi. Böylece hem milyarlarca dolarlık tarım ürünü ihraç edilir hem de dışa bağımlılığımız ortadan kalkardı. GAP'ın temel hedefi, bölge halkının gelir düzeyini ve hayat standardını yükseltmek, bu bölge ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak olmasına rağmen bu konularda başarılı olunduğu söylenemez. Ülke genelinde fert başına düşen en düşük milli gelir ortalaması GAP bölgesindedir. GAP bölgesinde işsizlik bir sorun olarak devam etmektedir. İşsizliğin bu kadar yüksek olmasının, sosyal sorunlar yarattığı ve madde kullanımını tetiklediği, gençlerimizin geleceğini kararttığı gerçeği de bilinmelidir."
İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, Doğu Anadolu Bölgesi'ne bakıldığında kalkınmanın çok geciktiğinin aşikar olduğunu, bunda AK Parti iktidarı kadar önceki hükümetlerin de ihmalinin bulunduğunu iddia etti.
Kalkınan bir bölgenin göç vermeyeceğini, Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki illerin en fazla göç veren iller arasında yer aldığını belirten Oral, Türkiye'nin büyümesine en az katkı sağlayan illerin 12'sinin yine DAP bölgesinde bulunduğunu aktardı.
DAP kapsamındaki illerin tamamında bir atık su ve hava kirliliği probleminin de olduğunu ileri süren Oral, "Doğu Anadolu, bölgenin dini ve sosyal yapısını kullanarak, oy deposuna çevirmeye çalışan iktidar ve etnik kimliği istismar eden siyasi partilerden artık bıkmıştır. Doğu Anadolu, çok söz verip az hizmet yapan iktidardan, yoksulluktan, fakirlikten göçe maruz kalmaktan bıkmıştır." görüşünü paylaştı.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat, Milli Eğitim Bakanlığının bütçesinin rakamsal olarak arttığını, ancak genel bütçe içindeki oranının azaldığını vurgulayarak, bunun kendilerinde hayal kırıklığına sebep olduğunu dile getirdi.
"Eğitime büyük pay ayırdık" sözlemlerinin doğru olmadığını ifade eden Sunat, "Milleti de kendinizi de kandırmayın. Milli Eğitime ayrılan pay, ihtiyacın çok altında kalmış ve eğitim harcamalarının esas yükü büyük ölçüde velilerin sırtına yüklenmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in, ziyaret ettiği her ilde o ilin yatırım bütçelerini açıkladığını anımsatan Sunat, verilen o rakamların afaki olduğunu ve 2023 bütçesi ile uyumsuzluk gösterdiğini iddia etti.
Bütçeden milli eğitim yatırımlarına ayrılan payın, geçen senenin rakamlarından daha düşük olduğunu savunan Sunat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sürekli derslik ve öğretmen sayısıyla ilgili 2002 yılı verileriyle karşılaştırma yapıyorsunuz ancak ülkede nüfus arttı, öğrenci sayısı arttı. Bu durumda öğretmen ve derslik sayısının aynı kalmasını bekleyemezsiniz. Abartılı ve ayartıcı bir şekilde algı yönetmeye çalışıyorsunuz. Nüfusumuzun 23 milyonu çocuk, bu çocukların 11 milyonu derin yoksul, 6 milyonu açlık sınırında. 5 ila 17 yaş arası 1 milyon 200 bin çocuğun okulda kaydı yok. Çocuk işçi sayısı son raporlara göre 2 milyona dayandı. Yaz dönemi 5 milyonu buluyor. 10 yaşında her 4 çocuğumuzdan birisi öğrenme yoksulu. Milyonlarca çocuğun okula aç gittiği ülkemizde, AK Parti iktidarının bütçe tercihlerini kimden yana kullandığı belli. Yetersiz beslenme, ülkemizde milyonlarca çocuğun sağlığını, zihinsel ve sosyal gelişimini tehdit ediyor. Bu da ülkemizin geleceğini etkiliyor."
MHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen, Sanayi ve Teknoloji ile Milli Eğitim bakanlıklarının 2023 yılı bütçeleri üzerinde konuştu.
MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, sanayi yatırımlarının Türkiye'nin "lider ülke" hedefi açısından önemine değinerek, Türkiye'nin demir çelik, beyaz eşya, ticari araç ve düzcam üretiminde Avrupa'da 1'inci olduğunu belirtti.
Türkiye'nin çimento üretiminde de Avrupa lideri olduğunu aktaran Ersoy, "Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada bir numaradır; Türk'ün gücüne bir bakın. Şu anda Avrupa'nın en teknolojik gemilerini Türkiye üretiyor. Bir zamanlar 'bitti bitecek' denilen gemi inşaat sektöründe yılda 2 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Türk 'bitti' demeden bitmez." ifadelerini kullandı.
Son bir yılda 18 yeni organize sanayi bölgesi (OSB) kurulduğunu kaydeden Ersoy, şunları kaydetti:
"Mesleki eğitimde desteklenmiş ve OSB'lerde aranan eleman ihtiyacını müşterek katkılarla karşılamak amacıyla Türkiye genelindeki OSB'lerde 90 meslek lisesi açılmıştır. 2023 yılı lider ülke Türkiye'sine ulaşılacaksa milli ve yerli duruş sayesinde ulaşılacak; bize özgü, bize has insan modeliyle, ekonomik modelle, siyasi yapıyla ulaşılacaktır. Başka türlü devletimizin ve milletimizin bekasını muhafaza etmemiz mümkün değildir. Biz, Türkiye'nin geleceğinden umutluyuz, büyüyen, gelişen, güçlenen, zenginleşen bir Türkiye var. 2023'te Cumhur İttifakı'yla birlikte kazanan Türkiye olacak, ekonomi olacak, millet olacak."
Bazı kesimlerin Ülkü Ocaklarını karaladığını söyleyen Ersoy, "Ülkü Ocaklarına bazı mihraklar tarafından yapılan karalama ve kötü gösterme densizliğini sizlerin ve aziz milletimizin huzurunda lanetliyorum." dedi.
MHP İstanbul Milletvekili Bülent Karataş, dünyanın son zamanlarda derin bir kriz yaşadığını, ülkelerin 50 yıldır görmedikleri yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele ettiğini belirtti.
Ekonomide istikrarlı bir büyümenin sağlanmasının sürdürülebilir sanayi üretiminden geçtiğine dikkati çeken Karataş, büyüme oranlarında görülen başarının arkasındaki asıl itici gücün sahip olunan güçlü sanayi altyapısı olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanında güçlü bir vizyon ortaya koyarak birçok yeniliğe imza attığını, atmaya da devam ettiğini belirten Karataş, "Türkiye'nin ilk yerli ve milli elektrikli otomobili olan Togg'u üretmeyi başarması da bu kapsamdadır. Fikri ve sınai mülkiyet hakları Türkiye'ye ait olan milli ve yerli bir otomobil markasına sahip olmamız bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. Ülkemiz için gerek güvenlik gerekse ekonomik açıdan büyük öneme sahip olan savunma sanayisinin gösterdiği performans da hepimiz için gurur kaynağıdır." diye konuştu.
Türkiye'nin dünyada stratejik ve ekonomik ağırlığının artarak etkin bir güç haline gelebilmesi için Türk cumhuriyetleriyle olan ekonomik ve sosyal iş birliklerine özen gösterilmesi gerektiğine işaret eden Karataş, "Türkiye'nin küresel bir güç haline gelmesi, dünya bilim ve teknolojisine katkıda bulunan ülkeler arasında saygınlığa sahip olan bir ülke konumuna gelmesinden geçmektedir. Bu kapsamda bilim ve teknoloji üretme kapasitesinin daha arttırılarak kalkınmaya ve sosyal refaha dönüşmesi sağlanmalıdır. Ülkemiz, nitelikli adımlarla bu alanda önemli bir aşama kaydetmiştir. Türk sanayisi ve teknolojisinde atılan tarihi adımlar ve alınan mesafe dikkate alındığında Türkiye'nin önü açık, geleceği aydınlıktır." değerlendirmesini yaptı.
MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ, 2023 Eğitim Vizyonu'yla eğitimin her kademesindeki eksikliklerin giderilmesinin amaçlandığını, bu yolda yapılan çalışmaların gelecek açısından umut vadettiğini söyledi.
Mesleki eğitimin öneminin de gittikçe arttığını aktaran Karadağ, Mesleki Eğitim Kanunu'nda yapılan değişiklikle mesleki eğitim merkezlerinin iş veren ve bu eğitim merkezine giden gençler için çok cazip hale getirildiğini belirtti.
Eğitim alanında bekleyen sorunların olduğuna da dikkati çeken Karadağ, şu ifadeleri kullandı:
"Bunlardan bir tanesi, milli eğitim sistemimizde önemli fonksiyonlar üstlenen eğitim müfettişlerinin düşük kalan mali haklarıdır. Bu hakların iyileştirilmesinin zaruri olduğu düşüncesindeyiz. Bunun için gerekli kanun teklifimizi Milliyetçi Hareket Partisi olarak hazırlayıp Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza sunduk. En kısa zamanda çözüme kavuşturulacağı inancındayız.
Aynı şekilde, ilçe milli eğitim müdürleri ile şube müdürlerinin de mali özlük hakları konusunda birtakım sıkıntıları olduğunu biliyoruz. Bu konuda gerekli çalışmalar ve adımlar atılması için çaba göstereceğimizi de belirtmek istiyorum. Ayrıca rehberlik hizmetinin tüm öğrencilere ulaşması için her okula psikolojik danışman atanması yerinde bir uygulama olacaktır."
MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, üniversitelere sınavsız girişin sağlanması gerektiğini ifade ettiğini anımsattı.
Eğitim sisteminin bu duruma uygun olarak planlaması gerektiğini ifade eden Kalyoncu, "Öğrencileri yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre yönlendirecek öğretmenlerdir ve bu sistemin işlerlik kazanabilmesi öğretmenlerin eğitimine bağlıdır." dedi.
Meslek eğitiminin tüm ülkeler ve sektörler açısından önemli bir konu olduğunu vurgulayan Kalyoncu, şu değerlendirmede bulundu:
"Ülkeler, ihtiyaç duydukları nitelikli iş gücünü oluşturabilmek için mesleki eğitim konusu üzerine önemle eğilmektedirler. Bu konu, ülkemizde de önemle üzerinde durulması gereken konular arasında yer almaktadır ancak halen gelişmiş ülkeler düzeyinde olduğumuzu söylemek mümkün değildir. Meslek eğitiminin önemli basamaklarından biri olan meslek yüksekokullarının çözülmemiş sorunları mesleki eğitimin başarısı önünde engel teşkil etmektedir.
Meslek yüksekokullarının bölgesel uygunluğa göre dağılımını sağlamak, verilen eğitimin kalitesi açısından önemli olmakla birlikte tarafların katlanmış olduğu eğitim maliyetlerinin daha verimli sonuçlar elde etmesine de imkan sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, meslek yüksekokullarına öğretim görevlisi alımlarında özel sektör deneyimi üzerinde de durulmalı ve bu deneyimin alanla ilgili olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir."
MHP'li milletvekillerinin konuşmasının ardından söz alan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, MHP Kayseri Milletvekili Ersoy'un konuşmasında kullandığı "Ülkü Ocaklarını kötü gösteren densizlere" ifadesini eleştirdi.
Beştaş, "En büyük densizlik, daha doğrusu, dünyanın, yeryüzünün görüp göreceği en büyük suç ve densizlik ırkçılıktır." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise "Irkçılığın alasını yapıp da başkalarını ırkçılıkla suçlamak abesle iştigalden başka bir şey değildir ve etnikçilik yapmak da ırkçılıktır." yanıtını verdi.
TBMM Genel Kurulunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerinde HDP milletvekilleri söz aldı.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 30 Kasım 2022'de Bursa'da bir lisede görevli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, Aleviler ve Alevi öğrencilere "Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değildir." sözlerini sarf ettiğini öne sürdü. Hakkında soruşturma açılan bu öğretmenin başka bir okulda görevine devam ettiğini söyleyen Kenanoğlu, "Yine ayrımcılığa, kin kusmaya, zehirlemeye, bu sapkın inancını, sapkın düşüncesini bizim üzerimizden uygulamaya devam ediyor. Bu meczubu ne zaman öğretmenlikten men edeceksiniz?" dedi.
HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, iktidarın, üniversitelerde, bilimsel düşünce üretenlere karşı düşman hukuku izlediğini, hiçbir akademik kariyeri olmayan ama iktidara itaat edenlerin üniversite rektörleri olarak atandığını iddia etti.
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, milliyetçiliğin burjuva ideolojisi olduğunu; hiçbir halkın tarihsel olarak milliyetçi olmadığını söyledi. "Milliyetçilik en büyük zehirlerden bir tanesidir." diyen Çepni, halkların eşitliği ve kardeşliğinin mücadelesinin bu anlamda önemli olduğunu belirtti.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, eğitim sürecinin asimilasyon içermemesi gerektiğini ancak ülkede 3 türlü asimilasyonla karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü. Bunları etnik, inançsal ve cinsel asimilasyon olarak sıralayan Bülbül, "Etnik olarak Kürtler, Araplar, Romanlar, Çerkezler, Ermeniler eğitim yoluyla asimile ediliyorlar. İnançsal olarak Ezidiler, Aleviler, inanmayanlar ve Hristiyanlar asimile ediliyorlar. Türkler de asimile ediliyor çünkü Türklere dair televizyonlarda ve farklı yerlerde yaptığınız şeyler ne yazık ki Türk halkının kadim değerini, kutsal kültürünü içermiyor; uyduruk, ırkçı bir yaklaşım içeriyor." ifadelerini kullandı.
Ana dilde eğitimin önemli olduğunu belirten Bülbül, "2022 yılında, 21'inci yüzyılın birinci çeyreğinde neden ana dilde eğitim yasak? Kürtlerde, Araplarda, Romanlarda ana dilde eğitimin olmaması suçtur." görüşünü savundu.
HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, annesinin ve babasının Türkçe bilmediğini, kendisinin de Türkçe'yi sonradan öğrendiğini anlattı. Ana dilinde konuşma yapamadığını söyleyen Taşçıer, Anayasa ve İçtüzüğün buna imkan verecek şekilde değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Taşçıer, daha önceki Genel Kurul toplantısında da ana dilinde konuşmak istediğini ancak TBMM Başkanvekili Haydar Akar'ın İçtüzük dolayısıyla kendisine izin vermediğini hatırlattı. HDP'li Taşçıer, "30 milyon ana dili Kürtçe olan vatandaş var. Onların dili, ikinci resmi dil olmalı. Muhalefetle beraber bunun için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Bu bir lütuf değil, bizim doğal hakkımız." ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Haydar Akar, Genel Kurulu, Anayasa ve İçtüzüğe göre yönettiğini, hatiplerin sözlerinin ne anlama geldiğini anlamak zorunda olduğunu belirtti.
HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin, yoksul çocuklar için çok önemli olduğunu ancak AK Parti'nin bunu önemsemediğini iddia etti.
Devlet okullarında tuvaletlerin temizlenmediğini, okul aile birliğinin tüm ihtiyaçları karşılamasının beklendiğini savunan Koçyiğit, "Öte yandan bütün okulları imam hatibe dönüştürdüler. Çocuğunuzu imam hatibe göndermek istemiyorsanız ya özel okula göndereceksiniz ya bir sahtekarlıkla adresinizi taşıyacaksınız ya da o mahalleden taşınacaksınız. Bu sizin eğitime ne kadar ideolojik yaklaştığınızı ortaya koyuyor." diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının 2023 yılı bütçeleri üzerinde CHP milletvekilleri söz aldı.
CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, AK Parti iktidarında eğitimin kalitesinin düştüğünü ileri sürdü.
Türkiye'nin ucuz emek ve iş gücü deposuna çevrildiğini savunan Arı, "Ülkemiz bilimden uzak ekonomik anlayışla ve tercihlerle mi yönetilmeye devam edilecek yoksa hak temelli bir kalkınmayla ve üretime değer veren yeni bir anlayışla çağı yakalayan, gelişen dünyada 'biz de varız' diyen yeni bir kalkınma anlayışını mı tercih edecek?" diye sordu.
CHP olarak tercihlerinin Türkiye'yi, cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeniden kalkındırmak olduğunu anlatan Arı, "Millet ittifakı olarak toplumun tüm kesimleriyle birlikte halkımızı biz zenginleştireceğiz. Bugün yaşanan bu ağır yıkımı biz ortadan kaldıracağız. Bugün 3,5 milyon insanımız işsiz, iş arıyor ve bulamıyor. Bu gençlerimiz iş bulmada umudunu kaybettiği için artık iş aramaktan vazgeçmiş durumda. Yetişmiş gençlerimiz doktor, mühendis, teknik eleman olmuş, gençlerimiz yurt dışında gelecek arama peşindeler. Bu konuda samimi bir çalışma yapılmalı, bunun önüne geçilmelidir." diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Bağımsızlık için siyasal zafer yetmez, ekonomik zafer de gerekir." dediğini ve bu amaçla 4 yılda 30 fabrika açtığını söyledi.
Atatürk'ün bilimi, aklı, eğitimi ve bağımsızlığı hep ön planda tuttuğunu anımsatan Tarhan, "Dünyada medeniyet için, hayat için, başarı için 'En hakiki mürşit ilimdir.' diyen ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü anlayamayanlardan daha ne beklenir." ifadesini kullandı.
CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek de 20 yıldır Türkiye'yi yönetenler tarafından bilim, teknoloji ve yatırım alanlarına yeterli desteğin verilmediğini ileri sürdü.
"Adalet ve Kalkınma Partisi hani uzaya gidecekti?" sorusunu yönelten Zeybek, "Buradan uzay istasyonunu mutlaka Millet ittifakının olduğu dönemde kuracağımızı, nasip olursa merkezinin de Samsun olacağını söylüyorum." diye konuştu.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Aziz Aydınlık, mazot, gübre ve yem fiyatlarının 34 kat arttığını, seçim bölgesi Şanlıurfa'da tarımın hükümet eliyle bitirildiğini iddia etti.
Yurt genelinde pamuğun yüzde 45'inin, fıstığın yüzde 42'sinin Şanlıurfa'da yetiştirildiğini, hükümetin, Yunanistan'ın, ABD'nin çiftçisini Şanlıurfalı çiftçiye tercih ettiğini savunan Aydınlık, "İşte sizin Şanlıurfa vizyonunuz. Benim Urfa sokaklarında gördüğüm siftah etmeyen esnaf, ürünü para etmeyen çiftçi, geçinemeyen emekli oldu. Sokakta gördüğüm zirve yapan enflasyon, bunun yarattığı hayat pahalılığı, işsizlik oldu. Bilin ki bu son bütçeniz. Yapılacak ilk seçimlerde iktidardan gideceksiniz." dedi.
CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, hükümetin iktidara geldiğinde yolsuzlukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele edeceği sözünü verdiğini ancak bu işin peşini çok erken bıraktığını ileri sürdü.
Hükümetin, verdiği sözün altında ezildiğini iddia eden Ünver, "Şimdi bunun ezikliği ile kaba kuvvete başvuruyorsunuz, oraya buraya saldırıyorsunuz. Herkese çamur atıyorsunuz, çamur atmaya çalıştıkça da daha fazla çamura bulanıyorsunuz." şeklinde konuştu.
CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, CHP olarak bugüne kadar milletin hayrına olacak sayısız kanun teklifi verdiklerini, bu tekliflerin hepsinin reddedildiğini kaydetti.
Özellikle seçim bölgesine yönelik sorunların çözümü için fındık üreticisinin, çay üreticisinin talepleri doğrultusunda verilen önerge ve kanun tekliflerinin, içeriğine bakılmadan iktidar partisi tarafından reddedildiğini ifade eden Kaya, şöyle konuştu:
"Elektriğe, doğalgaza, kömüre yapılan ve milletin belini büken zamlar araştırılsın ve bu fahiş fiyat araştırılsın istedik, reddettiniz. Üniversite öğrencilerimizin yurt ve barınma sorunlarının araştırılması ve bu sorunun çözülmesini istedik, reddettiniz. Ev ve iş yeri kiraları bir anda 45 kat arttı, bunun sebepleri araştırılsın ve bu sorun çözülsün istedik, reddettiniz. Görüldüğü gibi hemen her teklifimizi reddettiniz ve aslında her reddinizle milletimizi mağdur ettiniz. Böyle siyaset olur mu? Allah size vicdan, merhamet versin."
TBMM Başkanvekili Haydar Akar, CHP milletvekillerinin konuşmalarının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'e söz verdi.
Varank, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın, akrabalarıyla ilgili ithamlarda bulunduğunu belirterek, "Benimle ilgili herhangi bir kanunsuzluk, usulsüzlük, yolsuzluk, peşkeş, herhangi bir kayırma varsa ya da benim bu konularda herhangi bir dahilim varsa bunu ispat etmeyen, bununla ilgili suç duyurusunda bulunmayan alçaktır, namerttir." dedi. Varank, bu cevabı daha önce de verdiğini hatırlattı.
"Biz komün hayatı yaşamıyoruz, siz yaşıyor olabilirsiniz." ifadesini kullanan Varank, şunları kaydetti:
"Ben Mustafa Varank olarak 17 yıldır fiilen siyasetin içerisindeyim. Benimle ilgili en ufak bir yolsuzluk bulamayanlar, en ufak bir yanlışlık bulamayanlar akrabalarım üzerinden bana iftira atmaya çalışıyorlar. Tekrar söylüyorum, ortada bir yolsuzluk, kanunsuzluk, usulsüzlük varsa ispat etmeyen alçaktır, namerttir. Ben bugüne kadar hiç haram yemedim, aileme de hiç haram yedirmedim. Biz haram işinden anlamayız ama belli ki siz haramın da uzmanısınız."
Bakan Varank, öğrencilik döneminde dersine girdiği Prof. Dr. Ayşe Ayata'nın sınıfın ortasında kendisini kaldırıp "Biz sizin gibilere toplum dışı diyoruz." sözlerini sarf ettiğini belirterek, "Siz bunu niye kabullenemiyorsunuz biliyor musunuz; çünkü bu kadar saçma bir zihniyete sahip olabileceğinize siz bile inanamıyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer de Bursa'da Alevilere yönelik sözleri ile gündeme gelen öğretmen hakkında Milli Eğitim Bakanlığının hiçbir işlem yapmadığı yönünde iddiaların ortaya atıldığını ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Olay vuku bulduğu andan itibaren soruşturma açtığını kaydeden Özer, "Söz konusu öğretmene en üst ceza olan kademenin ilerlemesi cezası verilmiştir. Ayrıca öğretmen hakkında başsavcılık tarafından başlatılan işlem devam etmektedir." diye konuştu.
Bakan Özer, Konya'daki istismar iddialarına ilişkin de okul müdürü ve yöneticilerle ilgili olarak bakanlık olarak soruşturma açtıklarını, adı geçen şahısın da tutuklandığı kaydetti.
