2013-03-18 - 14:54
Metin Lütfi Baydar: "Siyasi etik çok önemlidir. İnsanların siyasi çizgisinde kırıklık olmaması gerekir. Türk siyasi tarihine baktığınız zaman siyasi çizgisinde kırıklık olanların yok olup gittiklerini görürsünüz." CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar parlamentoda düzenlediği basın toplantısında seçim bölgesindeki taşkın felaketlerine ve bölge halkının sorunlarına değindi.
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar parlamentoda düzenlediği basın toplantısında seçim bölgesindeki taşkın felaketlerine ve bölge halkının sorunlarına değindi.
Son bir aydır hafta sonlarını seçim bölgesi Aydın'da geçirdiğini söyleyen Baydar, Büyük Menderes taşkınının hala devam ettiği bilgisini verdi. Bölgeden bazı taşkın fotoğraflarını basınla paylaşan CHP'li Baydar, "AKP hükümetinden ve önümüzdeki günlerde tarlasından umudunu kesen vatandaşımız ancak Menderes'teki sarıbalığı tutmak üzere ağ atmaktadır" şeklinde konuştu.
İktidarın bölge için tam on bir yıldır aynı açıklamayı yaptığını, Büyük Menderes nehrini ıslah edeceklerini söylediklerini, çalışmaların kısa sürede biteceğini söylediklerini belirten Baydar, "yıl 2013 işte durum ortada" dedi.
Geçen haftalarda TBMM Genel Kurulu'nda Menderes taşkınlarının dile getirilmiş olmasının bölgede büyük yankı uyandırdığını ifade eden Baydar, devlet yetkililerinin toplantıdan toplantıya geçtiğini ve durumun kamuoyuna tekrar anlatılmaya çalışıldığını belirtti.
Bu toplantılarda ve daha sonrasında iktidar milletvekillerinin taşkın yaşanan ova köylerini ziyaret edemediğini söyleyen Baydar, "vatandaşın içine çıkamamaktadırlar. Sorunu halletmeleri için bürokratları göndermişlerdir. Bu taktiklerini de Başbakan'dan aldıklarını bilmekteyiz. İmralı sürecini bildiğiniz gibi hükümet değil, MİT yürütmektedir, Başbakan'a göre. Sürecin olumsuzluğu MİT'e, başarı da yüce Başbakan'a aittir. Bölge milletvekilleri de bu tekniği benimsemişler ve ortaya çıkmayıp bürokratları vatandaşlarla karşı karşıya getirmişlerdir" şeklinde konuştu.
Bölgede yaşayan ve bu sorundan etkilenen vatandaşlara iktidar milletvekillerinden cevabı almaları için yazılı basın açıklamalarıyla birkaç soru sormalarını istediğini dile getiren Metin Lütfi Baydar, vatandaşların soruları soramadıklarını çünkü iktidar milletvekillerini bir türlü göremediklerini söyledi. CHP'li Baydar şunları kaydetti:
"İktidara tekrar soruyorum. Büyük Menderes nehrinin yağmurdan başka bir ihtimalle taşması mümkün müdür? Tarsim sigortası taşkın sonrası ürünlerde oluşan zararı karşılamakta mıdır? Karşılamıyorsa bunun nedeni nedir? Yazın sulamadan para almasını bilen iktidar aynı su vatandaşın mahsulüne zarar verdiği zaman neden zararı karşılamaz? Şubat ayı içerinde hangi barajın kapakları açılarak su bırakılmıştır? Bırakılan bu su sonrası yeni bir taşkın olmuş mudur? Hükümet neden sadece Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin borçlarını ertelemektedir? Çiftçilerin özel bankalara olan borçları ne olacaktır? Borcunu bir şekilde ödemiş olan çiftçilerin durumu ne olacaktır?"
Bölge gerçekten zor durumda olduğunu sözlerine ekleyen Baydar, Ak Parti tarafından gönderilen bürokratların şu anki durumun kötü olduğunu ve bunu çözmek için de ellerinden bir şey gelmediğini açıkça ifade ettiklerini söyledi.
Baydar, "Söke ovasında bugünkü sulama sistemi planlanırken ilk olarak taşkınlardan korunmak için taşkın setleri inşa edilmiştir. Fakat bu setler Söke ovası içinde kıvrılarak akan Menderes nehrinin hız kaybetmesine dolayısıyla Menderes'in her kıvrımının geriye doğru bir şişkinlik oluşturmasına neden olmaktadır. Bu durum taşkını kaçınılmaz kılmaktadır. Setlerin yanlışlığından başka iktidarın 11 yıldır ağzından düşüremediği Menderes ıslahı dedikleri şey nehir yatağından çamurun alınıp yan tarafa konulmasından başka bir şey değildir. Nehrin çamurun alıp nehrin yanına set yaparsanız taşkını önleyemezsiniz" şeklinde konuştu.
Baydar bölgedeki çalışmaların Büyük Menderes nehrinin ruhuna göre yapılması gerektiği, çevre halkının ve bölge yönetimlerinin mutlaka fikrinin alınması gerektiği görüşünü savundu.
CHP'den istifa eden Salih Fırat hakkında sorulan bir soruya CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar şöyle cevap verdi:
"Siyasi etik çok önemlidir. İnsanların siyasi çizgisinde kırıklık olmaması gerekir. Türk siyasi tarihine baktığınız zaman siyasi çizgisinde kırıklık olanların yok olup gittiklerini görürsünüz. O yüzden arkadaşımızın böyle bir karar vermiş olmasından hicap duyduğumu, CHP olarak, kendisine oy veren seçmenler adına hicap duyduğumu, üzüldüğümü ifade ediyorum. Ama siyasi etik konusunda karar verecek olan kişi kendisidir."
F.Banu Doğan
Son bir aydır hafta sonlarını seçim bölgesi Aydın'da geçirdiğini söyleyen Baydar, Büyük Menderes taşkınının hala devam ettiği bilgisini verdi. Bölgeden bazı taşkın fotoğraflarını basınla paylaşan CHP'li Baydar, "AKP hükümetinden ve önümüzdeki günlerde tarlasından umudunu kesen vatandaşımız ancak Menderes'teki sarıbalığı tutmak üzere ağ atmaktadır" şeklinde konuştu.
İktidarın bölge için tam on bir yıldır aynı açıklamayı yaptığını, Büyük Menderes nehrini ıslah edeceklerini söylediklerini, çalışmaların kısa sürede biteceğini söylediklerini belirten Baydar, "yıl 2013 işte durum ortada" dedi.
Geçen haftalarda TBMM Genel Kurulu'nda Menderes taşkınlarının dile getirilmiş olmasının bölgede büyük yankı uyandırdığını ifade eden Baydar, devlet yetkililerinin toplantıdan toplantıya geçtiğini ve durumun kamuoyuna tekrar anlatılmaya çalışıldığını belirtti.
Bu toplantılarda ve daha sonrasında iktidar milletvekillerinin taşkın yaşanan ova köylerini ziyaret edemediğini söyleyen Baydar, "vatandaşın içine çıkamamaktadırlar. Sorunu halletmeleri için bürokratları göndermişlerdir. Bu taktiklerini de Başbakan'dan aldıklarını bilmekteyiz. İmralı sürecini bildiğiniz gibi hükümet değil, MİT yürütmektedir, Başbakan'a göre. Sürecin olumsuzluğu MİT'e, başarı da yüce Başbakan'a aittir. Bölge milletvekilleri de bu tekniği benimsemişler ve ortaya çıkmayıp bürokratları vatandaşlarla karşı karşıya getirmişlerdir" şeklinde konuştu.
Bölgede yaşayan ve bu sorundan etkilenen vatandaşlara iktidar milletvekillerinden cevabı almaları için yazılı basın açıklamalarıyla birkaç soru sormalarını istediğini dile getiren Metin Lütfi Baydar, vatandaşların soruları soramadıklarını çünkü iktidar milletvekillerini bir türlü göremediklerini söyledi. CHP'li Baydar şunları kaydetti:
"İktidara tekrar soruyorum. Büyük Menderes nehrinin yağmurdan başka bir ihtimalle taşması mümkün müdür? Tarsim sigortası taşkın sonrası ürünlerde oluşan zararı karşılamakta mıdır? Karşılamıyorsa bunun nedeni nedir? Yazın sulamadan para almasını bilen iktidar aynı su vatandaşın mahsulüne zarar verdiği zaman neden zararı karşılamaz? Şubat ayı içerinde hangi barajın kapakları açılarak su bırakılmıştır? Bırakılan bu su sonrası yeni bir taşkın olmuş mudur? Hükümet neden sadece Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin borçlarını ertelemektedir? Çiftçilerin özel bankalara olan borçları ne olacaktır? Borcunu bir şekilde ödemiş olan çiftçilerin durumu ne olacaktır?"
Bölge gerçekten zor durumda olduğunu sözlerine ekleyen Baydar, Ak Parti tarafından gönderilen bürokratların şu anki durumun kötü olduğunu ve bunu çözmek için de ellerinden bir şey gelmediğini açıkça ifade ettiklerini söyledi.
Baydar, "Söke ovasında bugünkü sulama sistemi planlanırken ilk olarak taşkınlardan korunmak için taşkın setleri inşa edilmiştir. Fakat bu setler Söke ovası içinde kıvrılarak akan Menderes nehrinin hız kaybetmesine dolayısıyla Menderes'in her kıvrımının geriye doğru bir şişkinlik oluşturmasına neden olmaktadır. Bu durum taşkını kaçınılmaz kılmaktadır. Setlerin yanlışlığından başka iktidarın 11 yıldır ağzından düşüremediği Menderes ıslahı dedikleri şey nehir yatağından çamurun alınıp yan tarafa konulmasından başka bir şey değildir. Nehrin çamurun alıp nehrin yanına set yaparsanız taşkını önleyemezsiniz" şeklinde konuştu.
Baydar bölgedeki çalışmaların Büyük Menderes nehrinin ruhuna göre yapılması gerektiği, çevre halkının ve bölge yönetimlerinin mutlaka fikrinin alınması gerektiği görüşünü savundu.
CHP'den istifa eden Salih Fırat hakkında sorulan bir soruya CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar şöyle cevap verdi:
"Siyasi etik çok önemlidir. İnsanların siyasi çizgisinde kırıklık olmaması gerekir. Türk siyasi tarihine baktığınız zaman siyasi çizgisinde kırıklık olanların yok olup gittiklerini görürsünüz. O yüzden arkadaşımızın böyle bir karar vermiş olmasından hicap duyduğumu, CHP olarak, kendisine oy veren seçmenler adına hicap duyduğumu, üzüldüğümü ifade ediyorum. Ama siyasi etik konusunda karar verecek olan kişi kendisidir."
F.Banu Doğan
